Özet (TL;DR) @ 2019-03-17T10:14:00.000Z: AK Parti Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş, "Taksim’deki gösteri, belki polis İstiklal Caddesi’ni açmadığı için yapılan bir protestoydu ama ezan duyulduğu anda bütün vatandaşların susup, ezana karşı…
Turkiye
10:14 17.03.2019(Guncellendi 10:18 17.03.2019) URL'yi kısaltın
AK Parti Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş, "Taksim'deki gosteri, belki polis İstiklal Caddesi'ni açmadığı için yapılan bir protestoydu ama ezan duyulduğu anda butun vatandaşların susup, ezana karşı hurmet gostermeleri gerekirdi" dedi.
(C) AA / Bilal Kahyaoğlu
Kurtulmuş, "Yeni Zelanda'daki bu saldırının dunyada gelişen ırkçı, faşist, İslam karşıtı ve yabancı duşmanı siyasetlerden etkilendiği, daha doğrusu bu ırkçı faşist siyasetin bu tur teror saldırıların zeminini oluşturduğuna hiç şuphe yoktur" diye konuştu.
Hurriyet'ten İpek Özbey'e konuşan Kurtulmuş'un açıklamaları şoyle:
Beka meselesi 31 Mart 'ın one çıkan argumanı… Anlatır mısınız, nedir beka sorunumuz? Neye, nelere karşı uyarılıyoruz?
-- Beka meselesi bizim uydurduğumuz, siyaset malzemesi yaptığımız ya da fantezi olsun diye kullandığımız bir terim değildir. Turkiye'nin son 6 yılına bir bakalım. 2012'nin 7 Şubat'ından, yani MİT Başkanı Hakan Fidan'ın sorguya çekilmek istendiği tarihten itibaren Turkiye çok buyuk olaylarla karşı karşıya kaldı. O olay, sadece MİT Başkanı'nın sorguya çekilmesi değil, o zaman Başbakan olan Recep Tayyip Erdoğan'ın alaşağı edilmesini planlayan bir FETÖ operasyonuydu. Ardından Gezi Parkı eylemleri ortaya çıktı. Önce bir çevre hassasiyeti diye başladı, ancak bir anda Turkiye'nin en marjinal, en aşırı radikal teror orgutlerinin sahaya çıktığı, Taksim Meydanı'nın duvarlarına teroristbaşı Apo'nun resminin asıldığı, Turk bayrağının meydanda alenen yakıldığı, bir devlet, hukumet karşıtı gosteriye donuştu. Onu da geçtik, arkasından 17-25 Aralık operasyonu geldi. Sonra 6-8 Ekim olayları… Kobani meselesi bahane edilerek sokaklar yakıldı. Arkasından malum çukur eylemleri ve son olarak 15 Temmuz darbe girişimi… Arkasında kimlerin olduğunu, ne şekilde destek verdiğini biliyoruz. Onu da onledik. Şimdi bu olaylardan herhangi birisi, diyelim ki Almanya, Fransa, İngiltere gibi bir Batı ulkesinde olsaydı bu bir beka sorunu olarak algılanır, butun siyaset bu olaylara karşı kendisini konumlandırırdı. Eğer siyaset bu unsurların karşısında iktidarıyla muhalefetiyle ortak bir noktada durmayı, 'Biz hukumete karşıyız ama bu yapılanları da tasvip etmiyoruz' diyerek muhalefet milletten yana durmayı başarabilseydi, inanın biz de beka meselesini ağzımıza almazdık.
Ancak siz beka sorunu dedik çe, muhalefet de 'bu ulkeyi 17 yıldır siz yonetiyorsunuz, eğer bir beka sorunu varsa bu sizin sorununuz' diye cevap veriyor…
-- Son altı yıldır karşılaştığımız olaylarla eski Turkiye'nin siyasi iktidarlarından biri karşılaşmış olsaydı alır şapkasını giderdi. Biz sonuna kadar, can pahasına direndik. Kolay değil. 15 Temmuz gecesi, darbenin daha nereye gideceğinin henuz belli olmadığı saatlerde başka bir siyasi lider olsa saklanacak delik arardı. Sayın Cumhurbaşkanımız, cesaretle, ferasetle milletimizin onune çıkıp, 'Ben buradayım, hiçbir yere gitmiyorum, haydi meydanlara çıkın, FETÖ'ye haddini bildirin. Ne olursa olsun halkın iradesinin uzerinde hiçbir irade tanımıyorum' dedi. Şayet eski Turkiye'nin siyasi alışkanlıklarına devam ediyor olsaydık, zayıf siyasi iktidarlar soz konusu olsaydı, zaten bu olayların herhangi birinde hukumet duşer, devletin birlik ve beraberliğini, milletin istiklalini, istikbalini koruyacak siyasi irade ortaya çıkmazdı. Dolayısıyla '17 senedir ne yapıyorsunuz' diyenlere '17 senedir eski Turkiye'nin karanlık odaklarının alışkanlıklarıyla mucadele ediyoruz diyoruz.
8 Mart 'tan bu yana bir ezan tartışması yaşanıyor. Turkiye'de ezan duşmanları olduğuna gerçekten inanıyor musunuz?
-- Taksim'deki goruntude belki o topluluğun içindeki herkes ezanı protesto etmek için oyle bir hareketlilik içinde değildi. Ama bu memlekette gayrimuslim yurttaşlarımız bile ezanı duyduğunda saygı gosterir. Ben Turkiye'de ezana, dini yaşayışa, dinin gorunur olmasına karşı olan çok az sayıda bir azınlığın olduğunu duşunuyorum. Her donemde de var olmuştur. Ama Taksim'deki gosteri, belki polis İstiklal Caddesi'ni açmadığı için yapılan bir protestoydu ama ezan duyulduğu anda butun vatandaşların susup, ezana karşı hurmet gostermeleri gerekirdi. Orada maalesef en azından ezana karşı bir saygısızlık yapıldı.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.