Özet (TL;DR) @ 2019-03-13T15:15:00.000Z: CHP'nin Kadıköy adayı Şerdil Dara Odabaşı, Seyr-i Sabah programında ilçenin mevcut sorunlarını ve bunlar için yapacaklarını anlattı. Odabaşı, babasının dedesinin TBMM 2. dönemden itibaren milletvekili…



Seyr-i Sabah

15:15 13.03.2019(Guncellendi 15:50 13.03.2019) URL'yi kısaltın

CHP'nin Kadıkoy adayı Şerdil Dara Odabaşı, Seyr-i Sabah programında ilçenin mevcut sorunlarını ve bunlar için yapacaklarını anlattı. Odabaşı, babasının dedesinin TBMM 2. donemden itibaren milletvekili olduğunu, babası ve abisinin belediye başkanlığı yaptığını vurguladı.

Seçim çalışmaları tum hızıyla surerken İstanbul'un en gozde ilçelerinden Kadıkoy'un CHP'li belediye başkan adayı Şerdil Dara Odabaşı, Seyr-i Sabah programına konuk olarak kendini ve bolgenin sorunlarını anlattı. Odabaşı, ailesinin dort kuşaktır sosyal demokrat siyasetin içinde fiilen bulunduğunu, kendisinin de çocukluğundan, 1989 yılından beri siyasette fiilen çalıştığını dile getirdi:

' BABAMIN DEDESİ TBMM 2. DÖNEM MİLLETVEKİLİYDİ'

"CHP ile bireysel olarak geçmişim 1989 yılında SHP ile başladı. Ankara'da 1989 yılındaki yerel seçimlerde mahallede seçim çalışması yapıyordum. 2011 yılında Oğuz Kaan Salıcı'nın İstanbul il başkanlığına atanmasının ardından il yonetim kurulu uyesi oldum ve il başkan yardımcısı seçildim. 2011 yılından 2015 yılının sonuna kadar İstanbul il yoneticiliği yaptım. Murat Karayalçın doneminde il sekreterliği yaptım. Daha çok mutfak çalışmasındaydım.

(C) AFP 2018 /

Ben ailemde CHP ile siyaset yapan 4. kuşak siyasetçiyim. Benim babamın dedesinden başlayan bir siyaset geçmişim var. Babamın dedesi TBMM'de 2, 3, 4. donemde milletvekiliydi. Sonrasında babamın amcası belediye başkanlığı yaptı. Babam 1973-1977'de belediye başkanlığı yaptı. Babam 1989 yılında tekrar aday oldu, Pazar gunu seçimleri kazanıp Salı gunu vefat etti. Abim belediye başkanı oldu SHP'den. Bizim aile CHP'nin siyasi tarihini yansıtan bir aile.

' KADIKÖYLÜLER SORGULAR'

Kadıkoy'de yaşayanlar çok aktiftir, her şeyi sorgularlar, merak ederler. Benimle ilgili her şeyi merak ediyorlar soruyorlar. Benden de bunların cevaplarını istiyorlar. Ama tepki ya da karşıtlık anlamında bir şey değil bu. Kadıkoy'un ozelidir bu. Teroristleri destekliyorsunuz diye saldırıya maruz kalmadım. Genelde Kadıkoy'de şahsımla ilgili soruyorlar. Hemen her gun sokaktayım. Pazarda çarşıda esnaf ziyaretlerinde beni suçlayan eleştiren sen nerden çıktın diye cumle kuran olmadı.

Biz daha çok Kadıkoy derken, Kadıkoy'u ikinci bir Kadıkoy yapmak, fiziksel ve coğrafi olarak mumkun değil. Dunyanın en guzel coğrafyasında yaşıyoruz. Biz daha çok Kadıkoy derken orayı orası yapan Kadıkoylulerin kendiler ve değerleri. Bu değerler nelerdir: Özgurlukçu, demokrat, Ataturkçu, laiktir, çevrecidir, hayvan haklarına saygılıdır, kadın haklarına saygılıdır. Cumhuriyet Bayramı kutlamaları ve 10 Kasım anması Kadıkoy'de çok gorkemli yapılır. Gezi olaylarına en fazla katılım Kadıkoy'den olmuştur. Kadıkoy ve Kadıkoyluler ozel bir yerdir. Biz bu kulturu çoğaltmak için daha çok Kadıkoy dedik. 19 Mayıs 2019'dan 29 Ekim 2023'e kadar 100. Yıl etkinliklerimiz başlayacak. Bu etkinlikleri Kadıkoy'de kutlamaya başladığımızda goreceksiniz ki Turkiye'de en fazla insanın katıldığı etkinlikler olacak.

' FİKİRTEPE TAM BİR KENTSLEL DÖNÜŞÜM FACİASI'

Fikirtepe'yi Kadıkoy'deki donuşumlerden ayırıyorum. Orada yapılan kentsel donuşum faciası. Bunun sorumlusu Kadıkoy Belediyesi değil, İstanbul Buyukşehir Belediyesi de şu an için değil, zamanında oydu. Bunun sorumlusu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı… Bu bakanlığın Ankara'da oturan burokratları, Fikirtepe'yi bilmeden oranın nasıl bir yer olduğunu gormeden bir imar yoğunluğuna neden oldular. Turkiye'nin girdiği ekonomik kriz nedeniyle orada uretilen daireler satılamadı. Ondan dolayı orada kentsel donuşum mağdurları çok fazla var. Oradakiler en temel ihtiyacı olan barınma ihtiyacından yoksun halde yaşıyorlar. Evinin çatısından yağmur akmasın diye naylon branda orterek yaşayan insanlar var.

(C) Fotoğraf : DHA

Diğer mahallelerde yaşayan insanlar, adın kentsel donuşum olan, aslında gerçekte bina yenilemesi olan bir sureç yaşadı. Çok yoruldu. Pencereyi açamayan Kadıkoyluler oldu, evinin onundeki sokağın beton kamyonlarıyla kesildiği gordu. Kadıkoylulerde bir bıkkınlık var. Bunu bizim baştan sona konuşmamız lazım. Biz yaptığımız her şeyin hesabını veriyoruz. Butun belediyelerimizde bu boyle. Devletin butun mufettişleri zaten bizim belediyelerimizin içinde. Mufettişler daha rahat çalışabilsin diye kalıcı bir odaları var artık bizim belediye binalarında. Eğer bir yanlışımız olsa zaten hukumet destekli yargı bunun hesabını sorardı. Kadıkoy ya da herhangi bir belediyenin şehrin içindeki o hafriyat kamyonlarına ceza kesme yetkisi yok. Bu yetki içişleri bakanlığında. İmar yapma yetkisi yok mesela bizim belediyelerin. İlçe belediyesi sadece buyukşehrin yaptığı 1/5000'lik planlara uyma yetkisi var. Eğer 1/5000'te yoksa siz bunu 1/1000 haritalarında duzeltemiyorsunuz.

' KURBAĞALIDERE'Yİ NE YAPIYORLAR NE BİZE YAPTIRIYORLAR'

Kurbağalıdere yıllardır temizlenmiyor. Bunu İSKİ'nin yapması lazım. Ama koktuğu zaman Kadıkoy Belediyesi çalışmıyor diyorlar. Biz oraya mudahale ettiğimiz zaman bunun yetkisi bende çalışamazsın diyorlar. İstanbul'daki butun dereleri çok kısa surede yaptınız neden Kadıkoy'deki dereyi yapmıyorsunuz? Diğer dereleri yapan muteahhitler mi çok iyi yoksa burasını yapan mı kotu? Yoksa siz Kadıkoy'de çalışacak olan muteahhidin hakkedişlerini vermiyorsunuz da ondan mı ilerlemiyor? Niye Kadıkoy halkını Kurbağalıdere ustunden cezalandırıyorsunuz? Neden Rıhtım duzenlemesini yapmıyorsunuz? 31 Mart'ta Ekrem İmamoğlu kazanınca ayrımcılık olmayacak ve Kadıkoy daha iyi olacak. Biz herkese eşit paylaştırılan imkanlar istiyoruz. Yan ilçemizde onlarca kultur merkezi yapan buyukşehir belediyesi neden Kadıkoy'de yapmıyor? Eğer yapamıyorsa arsalarını bize tahsis etsin, biz yapalım."