Özet (TL;DR) @ 2019-03-14T04:16:00.000Z: Hakim ve savcıların uymaları gereken etik kuralları kapsayan 'Türk Yargı Etiği Bildirgesi' Resmi Gazete'de yayımlandı.



Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) kararıyla yayımlanan bildirge 8 ana başlıktan oluşuyor. Bildirgede, hakimler ve savcıların, gorevlerini yerine getirirken adaletin en hassas ve doğru şekilde dağıtıldığından emin olan, mesleki sorumluluk içinde davranan, butun işlemleri ile karar ve davranışlarında insan ve toplum hayatına tesir edeceklerinin ve toplum nezdindeki saygınlıklarının korunmasının Turk yargısının itibarını da yukselteceğinin bilincindeki "hakim, fehim, mustakim, emin, mekin ve metin" insanlar olduğu belirtildi.

Hakim ve savcıların Anayasa ve kanunlardan aldıkları yetki çerçevesinde hur vicdanları ile evrensel değerleri şiar edinerek bağımsız ve tarafsız olarak gorevlerini yuruttukleri belirtilen bildirgede, gerek mesleki gerekse sosyal hayatlarında etik mesleki ilkeler doğrultusunda davranmaya onurları ve vicdanları uzerine soz verdikleri aktarıldı.

' GÜVEN VERİRLER, GÜVENİ ZEDELEYECEK DAVRANIŞLARI ÖNLERLER'

Bildirgede, hakimler ve savcıların insan onuruna saygılı oldukları, insan haklarını koruyup herkese eşit davrandıkları vurgulanarak, şu ifadelere yer verildi:

- İnsan onurunun dokunulmaz olduğuna dair medeniyetimizin ve evrensel kabulun bir tezahuru olarak, insan onurunu esas alır, butun davranışlarında insan hak ve ozgurluklerine uygun hareket ederler. İnsan haklarına dayalı devlet ilkesinin ancak insan hak ve ozgurluklerinin etkin bir şekilde korunması ile gerçekleşebileceğinin farkında ve bu konuda uzerlerine duşen sorumluluğun bilincindedirler. Bir arada yaşamanın, farklılıklara saygı duymayı, birbirine anlayışla yaklaşmayı ve herkese eşit davranmayı gerektirdiğini kabul ederler.

-- Gorevlerini yerine getirirken dil, din, mezhep, ırk, etnik koken, uyruk, cinsiyet, siyasi duşunce, sosyal ve ekonomik durum, hemşehrilik, yaşam biçimi, yaş, sağlık durumu, dış gorunuş, medeni hal ve benzeri sebeplerle ayrımcılığı kesin bir biçimde reddeder ve ayrımcı bir dil kullanmazlar. Anayasa'da yer verilen pozitif ayrımcılığın, eşitlik ilkesinin ihlali anlamına gelmediğini bilirler. Adalet hizmetinden faydalanmak isteyenler başta olmak uzere meslektaşları, avukatlar, adalet personeli, tanık, bilirkişi gibi yargısal surece dahil olanlara ve topluma eşitlik ilkesinin uygulandığına dair guven verirler. Gorev ve yetki alanı içinde bu guveni zedeleyebilecek her turlu davranışı onlerler."

' BAĞIMSIZLIKLARIYLA ADİL YARGILANMANIN GÜVENCESİDİRLER'

Hakimler ve savcıların bağımsızlıklarıyla adil yargılanmanın ve hukuk devletinin guvencesi olduklarının altı çizilen bildirgede, şu tespitlerde bulunuldu:

- Yargı bağımsızlığının, yargılama fonksiyonunun baskı ve tesirden uzak bir şekilde yerine getirilmesi için tanındığının bilinciyle hareket ederler. Bağımsızlıklarına doğrudan ya da dolaylı olarak etki edebilecek baskı ve tesiri kayıtsız şartsız reddederler. Kararlarını, kişilerin, kurumların ya da kamuoyunun tepkisini çekeceği endişesi duymaksızın ve onları memnun etme kaygısı taşımaksızın bağımsız olarak verirler.

-- Yargıya guvenin sağlanması ve surdurulebilmesi için bağımsız olmak kadar, bağımsız gorunmenin de onemli olduğu bilincindedirler. Bağımsızlığın, sorumsuz ve ayrıcalıklı olmak anlamına gelmediğinin, bilakis hesap verebilirlik ilkesi çerçevesinde adaletin tecelli etmesini sağlama amacı taşıdığının farkındadırlar. Kanunlarda belirtilen usul ve esaslara uygun olarak hesap verebilirliğin bağımsızlıklarını zedelemeyen, aksine toplumsal meşruiyetlerini artırmak suretiyle guçlendiren bir ilke olduğunun bilincindedirler.

' AYRIMCILIK YAPMADAN TARAFSIZ BİR ŞEKİLDE HAREKET EDERLER'

Bildirgede, hakimler ve savcıların tarafsız olduğu vurgulanarak, şunlar kaydedildi:

- Tarafsız hareket etmekle yetinmez, objektif bir bakış açısıyla tarafsızlıklarına ilişkin her turlu kuşkuyu bertaraf edecek bir duruş sergilerler. Yargıya guvenin sağlanması ve surdurulebilmesi için tarafsız olmak kadar, tarafsız gorunmenin de onemli olduğunun bilincindedirler. Adil yargılamanın gereği olarak herhangi bir tarafa iltimas gostermeden ve ayrımcılık yapmadan tarafsız bir şekilde hareket ederler. Mesleki ve sosyal hayatlarında tarafsızlık ilkesine aykırı duşebilecek her turlu ayrımcı soylem ve davranıştan kaçınır, konuşma ve beden dilini tarafsızlıklarını ihlal etmeyecek biçimde kullanmaya ozen gosterirler. Sosyal medya başta olmak uzere kitle iletişim araçları vasıtasıyla yapacakları yorum, değerlendirme ve paylaşımların kolaylıkla amacını aşan sonuçlar doğurabileceğini ve tarafsızlıklarını sorgulanır hale getirebileceğini ongorerek hareket ederler.

-- Kişisel kanaat ve duşuncelerinin, tarafsızlıklarına golge duşurmesine izin vermez ve on yargılı şekilde hareket etmezler. Gorevlerini yuruturken on yargı ve tercihlerinden etkilenip etkilenmediklerini sorgularlar. Toplumda, herhangi bir olay ile ilgili olumlu veya olumsuz bir kanaat oluştuğu durumlarda dahi tarafsızlıklarını korurlar. Gorevlerini yerine getirirken kendileri, yakınları ve sosyal çevrelerini gozetmek amacıyla taraflı davranışlarda bulunmayı reddeder, tarafsızlıklarından odun vermezler. Gorevde olan veya gorevinden ayrılarak avukatlık, bilirkişilik, arabuluculuk ve benzeri gorevler yuruten meslektaşlarına ayrıcalıklı davranmaz, bu yonde bir izlenim oluşturmazlar.

Hakimler ve savcıların durust ve tutarlı oldukları vurgulanan bildirgede, "Durustluk ve doğruluğun, mesleğin gerektirdiği yuksek karakterin vazgeçilmez unsurları olduğunun bilinciyle, gerek mesleki yaşamlarında gerekse sosyal hayatlarında bu yonde bir duruş sergilerler" denildi.

Bildirgede şu ifadeler yer aldı:

- Özu sozu bir kişilikleriyle oldukları gibi gorunur ve gorundukleri gibi olurlar. Mesleki itibarlarının korunması için sozlerini yerine getirmekte hassasiyet gosterirler. Durustluklerine golge duşurebilecek durumlar içinde bulunmama konusunda ozenli davranırlar. Neticesinden olumsuz şekilde etkileneceklerini ongorseler dahi gerek iş ve işlemlerinde gerek soz ve davranışlarında doğruluktan ayrılmazlar.

-- Yargısal sureçte aleyhine karar verilen taraf da dahil olmak uzere, durustluklerinden şuphe duyulmamasını sağlayacak şekilde davranırlar. Hukuki guvenlik ilkesi gereği uygulamalarında tutarlılığı gozeterek gorevlerini yerine getirirler. Tutarlılığı sabit fikirlilik olarak yorumlamazlar ve toplumsal değişimleri dikkate alırlar.

' YARGIYA OLAN GÜVENİ ZEDELEYEBİLECEK DAVRANIŞLARDAN KAÇINIRLAR'

Bildirgede, hakimler ve savcıların, kendilerine duyulan guvenin, yargıya guvenle doğrudan ve ayrılmaz şekilde bağlantılı olduğunun bilinciyle butun işlem, eylem ve kararlarında yargıya guveni temin ettikleri ve guçlendirdikleri hatırlatıldı.

"Vakur duruşlarıyla adına karar verdikleri Turk milleti başta olmak uzere herkesin kendilerine guven duymasını sağlarlar." ifadesine yer verilen bildirgede, şunlar kaydedildi:

-- Gorevlerini yaparken kendilerine duyulan guvene halel getirebilecek bir algı, kuşku veya tereddut oluştuğunu fark ettiklerinde, gorevden çekilmelerinin gerekip gerekmediğini azami dikkat ve ozenle değerlendirirler. Yargıya olan guveni tartışmalı hale getirebilecek veya zedeleyebilecek tutum ve davranışlardan her zaman ve her yerde titizlikle kaçınırlar.

-- Özel hayatlarında, mesleki guvenilirliklerine golge duşurebilecek davranışlarda bulunmamaya hassasiyet gosterirler. İfade ozgurluklerini, yargıya duyulan guveni sarsmayacak ve siyasi tarafgirliğe duşmeyecek biçimde kullanırlar.

' BİLGİLERİN MAHREMİYETİNİ SOSYAL MEDYADA İHLAL ETMEZLER'

Bildirgede, hakimler ve savcıların mahremiyeti toplumdan bilgi saklamak için değil, aksine yargısal surece dahil olanların haklarını koruyarak adaletin yerini bulması amacıyla gozettiklerine işaret edilerek, gorevleri nedeniyle vakıf oldukları devlet sırları, ticari sırlar ile kişilere ve kurumlara ait gizli kalması gereken bilgilerin mahremiyetini korudukları vurgulandı.

Hakimlik ve savcılık mesleğini yerine getirenlerin, gizli kalması gereken bilgi ve sırları, kendi yararına ya da başkalarının yarar veya zararına olabilecek şekilde kullanamayacakları hatırlatılan bildirgede, şunlar belirtildi:

-- Bu bilgilerin mahremiyetini sosyal medya veya başka bir yolla ihlal etmezler. Adliye personeli başta olmak uzere gorevleri gereği gizli kalması gereken bilgilere erişim imkanı olanların, gizliliğe riayet etmesini sağlarlar. Gizli kalması gereken bilgileri doğru belirlerler. Mevzuatta ongorulen açıklık ve şeffaflık ilkeleri; lekelenmeme, bilgi edinme ve savunma hakları; basın, haber alma ve ifade ozgurlukleri ile mahremiyetin karşı karşıya geldiği hallerde, kişilerin şeref ve itibarı ile kamusal yarar arasındaki hassas dengeyi gozeterek hareket ederler.

-- Yargıya teslim edilen bilgi ve sırların korunduğuna ilişkin guveni temin eder, bu bilgilerin ve sırların gizliliğini gorevleri sona erse dahi gozetirler.

' YORUM VE DEĞERLENDİRMELERDE YAPICI VE ÖLÇÜLÜ OLURLAR'

Hakimler ve savcıların mesleğe yaraşır şekilde davranacakları kaydedilen bildirgede, "Mesleki ve sosyal ilişkilerinde muhataplarına karşı saygı ve nezaket ilkeleri çerçevesinde hareket eder, soz ve davranışlarının onlar uzerindeki etkisini gozetirler. Mesleklerinin yaşamlarına kattığı değer ve yuklediği sorumluluğun bilinciyle gorevlerinin gerektirdiği hassasiyetle davranırlar." denildi.

Bildirgede şunlar ifade edildi:

- Olaylar ve durumlar karşısında uzlaştırıcı bir dil kullanır, sağduyulu ve temkinli davranırlar. Toplumun kendilerinden yargı hizmetinin kaliteli sunulmasının yanı sıra erdemli olmalarını da beklediğinin bilincindedirler. Gorevin yerine getirilmesi sırasında diğer meslektaşlarla uyum, iş birliği ve karşılıklı saygı içinde çalışarak verimli bir iş ortamı oluştururlar. Mesleki bilgi ve deneyimlerini meslektaşlarıyla paylaşma hususunda istekli davranırlar. İfade ozgurluğu kapsamında yazılı, gorsel, işitsel ya da sosyal medyada duşuncelerini açıklarken veya paylaşımlarda bulunurken mesleğin gerektirdiği etik ilkelere uygun hareket ederler.

Mesleki işleyişe ilişkin konular ile yargı kararlarına dair yorum ve değerlendirmelerinde yapıcı ve olçulu olurlar. Meslektaşlarının yetkinliklerini, yargının saygınlığına ve yargıya olan guvene zarar verebilecek şekilde tartışmaya açmazlar."

' ÖZEL HAYATLARINA GEREKEN DİKKATİ GÖSTERİRLER'

Bildirgede, hakim ve savcıların mesleğe yaraşır şekilde davranmaları gerektiği vurgulandı.

"Gorevin yerine getirilmesiyle ilgili olan veya ilgili gorulebilecek herhangi bir hediye, bağış, borç, yardım ya da iltimas kabul etmezler." ifadesine yer verilen bildirgede, şunlar belirtildi:

- Konumları ve mesleklerinin sağladığı nufuzdan fayda sağlamazlar. Yakınlarının ve birlikte çalıştıkları personelin de bu hususa riayet etmelerini sağlarlar. Hizmet gereklerini gozeterek kamu mal ve hizmetleri ile insan kaynaklarının en etkili ve doğru biçimde, amacına uygun olarak kullanılmasını temin ederler. Mesleki saygınlığın korunabilmesi için ozel hayatlarına gereken dikkati gosterirler. Özel hayatlarında iletişim içinde oldukları kişilerin, işlem ve kararlarını etkilemesine fırsat vermedikleri gibi etkileme guçleri bulunduğu izlenimine yol açabilecek tavır ve davranışlardan da kaçınırlar.

-- Herhangi birinin de bu izlenimi oluşturmasına imkan tanımazlar. Sosyal hayatlarının gereği olarak içinde bulunacakları ortam ve mekanları titiz bir şekilde seçmek suretiyle mesleki saygınlıklarını korurlar.

' HAK VE ADALETE UYGUN DÜŞMEYEN BİR İSTEKTE BULUNMAZLAR'

Hakimler ve savcıların yetkin ve mesleklerine ozenli davranmaları gerektiği vurgulanan bildirgede, şu ilkelere de yer verildi:

-- Kararlarının veya işlemlerinin, bu tasarruflardan etkilenenlerin dunyasında ve toplum uzerinde bırakacağı tesirin farkındadırlar. Bu nedenle, butun mesleki faaliyetlerinde gereken dikkat, onem ve ozeni gosterirler. Her soruna çozum odaklı ve aynı duyarlılıkla yaklaşırlar. Gorevlerini vicdani kanaatleri doğrultusunda, ahlaki olgunluklarına, ehliyet ve liyakatlerine yaraşır şekilde yaparlar. Kararlarını hakkaniyetle verebilmek için gerekli butun bilgi kaynaklarına ulaşmaya ve işlemlerini yeterli gerekçelerle desteklemeye ozen gosterirler.

- Mesleki bilgilerini guncel tutmak ve geliştirmek amacıyla gerekli eğitimleri alma; alanıyla ilgili akademik çalışmaları, ulusal ve uluslararası alandaki hukuki gelişmeler ile yargı içtihatlarını takip etme konusunda kendilerini sorumlu hissederler. Mesleki yetkinliklerini arttırmanın, dış etkilerden bağımsız olarak karar vermelerine katkı sağlayacağını bilirler. Gorevlerini adaletin tecellisini geciktirmeyecek şekilde ve makul surede yerine getirirler. Gorevlerine bağlılıkları, gayretleri ve çalışkanlıklarının yanı sıra davranışlarına gosterdikleri ozen ile de meslek etiği yonunden ornek olurlar. Çalışma saatlerini verimli kullanır, kamu hizmetini aksatmamak için azami ozen gosterirler. Zamanın herkes için değerli olduğunu bilir ve bu konuda duyarlı davranırlar. Atama, yer değiştirme ve ozluk haklarına ilişkin diğer hususlarda hak ve adalete uygun duşmeyen bir istekte bulunmazlar.

Bildirgenin, Turkiye Cumhuriyeti hakimleri ve savcılarının takip edecekleri etik ilkeleri belirleyen bağlayıcı bir belge niteliğinde olduğu ifade edilerek, hakimler ve savcıların, bu bildirgede belirtilmeyen bir durumla karşılaştıklarında, takip etmeye onur ve vicdanları uzerine soz verdikleri ilkelerin ruhuna uygun davranmaları gerektiği belirtildi.

Turk Yargı Etiği Bildirgesi'nin aynı zamanda hakimler ve savcıların, adına karar verdikleri yuce Turk milletine ve onun her bir ferdine verilmiş soz niteliğinde olduğu, yargı etiği konusunda karşılaşılabilecek tereddutler hususunda Hakimler ve Savcılar Kuruluna başvurulabileceği kaydedildi.