Özet (TL;DR) @ 2019-03-12T20:18:00.000Z: ZDF televizyonunun İstanbul bürosu şefi Jörg Brase, basın kartının uzatıldığını açıkladı. Birkaç gün sonra Türkiye’ye döneceğini söyleyen Brase, diğer gazetecilerin de bekleyişlerini sürdürdüğünü…



Avrupa

20:18 12.03.2019(Guncellendi 20:24 12.03.2019) URL'yi kısaltın

ZDF televizyonunun İstanbul burosu şefi Jorg Brase, basın kartının uzatıldığını açıkladı. Birkaç gun sonra Turkiye'ye doneceğini soyleyen Brase, diğer gazetecilerin de bekleyişlerini surdurduğunu kaydetti.

DW Turkçe'nin haberine gore Alman ZDF televizyonunun İstanbul burosu şefi Jorg Brase, basın kartının uzatıldığını ve birkaç gun içinde Turkiye'ye doneceğini açıkladı.

Twitter uzerinden bir mesaj paylaşan Brase, "Turkiye kararını duzeltti. Jorg Brase basın kartını alacak. Önumuzdeki gunlerde İstanbul'a doneceğim. Thomas Seibert ve diğer birçok kişi ise kartını beklemeyi surduruyor" dedi.

#Turkei korrigiert Entscheidung. @JorgBrase soll nun doch seine Pressekarte bekommen. Ich werde in den kommenden Tagen nach Istanbul zuruckkehren. Thomas Seibert @BosphorusNews wartet weiter auf seine Karte, und viele andere auch.

-- Jorg Brase (@JorgBrase) 12 Mart 2019

Turkiye'de basın kartlarının suresi uzatılmayan Brase ile Tagesspiegel gazetesinin Turkiye muhabiri Thomas Seibert, 10 Mart'ta Turkiye'den ayrılmışlardı.

Brase, İstanbul'dan ayrılmadan once DW'ye yaptığı açıklamada, basın kartının suresinin neden uzatılmadığını bilmediğini dile getirerek, "Basın kartımın suresinin uzatılması için yaptığım başvurunun neden reddedildiği konusunda bugune kadar hiçbir neden gosterilmedi" demişti. Aldığı ret yanıtı konusunda "geçerli bir neden" goremediğini belirten Brase, "En azından adli inceleme gerektirecek bir neden yok. Benim bildiğim kadarıyla, Turkiye'deki mevcut basın yasasını da ihlal etmedim" şeklinde konuşmuştu.

Seibert Tagesspiegel'de yayınlanan ve Turkiye'de muhabirlik yaptığı yıllarda tanık olduğu sureci anlatan yazısında, Ankara'nın gazetesi Tagesspiegel'e "Thomas Seibert'ten başka bir gazeteci gonderin" şeklinde "ahlaksız bir teklifte bulunduğunu" yazmıştı. Seibert, "Turk hukumeti Alman gazete ve televizyonları kontrol etme hedefine ulaşamayacak" demişti.