Özet (TL;DR) @ 2019-03-11T16:19:31.000Z: Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan, Türkiye'nin dış yardım konusunda dünyada birinci sırada yer aldığını belirterek "Dünyanın en zengin ülkesi olduğumuz için…
Turkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Yuksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan, Turkiye'nin dış yardım konusunda dunyada birinci sırada yer aldığını belirterek "Dunyanın en zengin ulkesi olduğumuz için değil ama muhakkak dunyanın gonlu en zengin ulkesi olduğumuz için bu boyle" dedi.
Bilal Erdoğan, TÜGVA Antalya Temsilciliği ve TÜGVA Kıraathanesi'nin açılışında, gençlere seslenerek çok buyuk bir medeniyetin mirasçıları olduklarını soyledi.
Osmanlı İmparatorluğu'nun, kapitalizmin yukselmesi ve Batı'nın guçlenmesiyle ortaya çıkan ruzgarların gerisinde kaldığını hatırlatan Erdoğan, bu nedenle Osmanlı'nın yıkıldığını, duşmanlarının şimdiki topraklarına sıkıştırdığını dile getirdi.
Bu topraklarda Turkiye Cumhuriyeti'nin inşa edilerek yeniden ozgurluğe kavuşulduğunu aktaran Erdoğan, bu ozgurluğun, tek yanlı bakılmaması gereken bir hadise olduğunu bildirdi.
"Kendi sınırlarınız içinde, kendi bayrağınız, kendi istiklal marşınız, kendi yonetim sistemlerinizi sağlarsınız ama ulkenin kendi kararlarını verebilen bir ulke olması bambaşka bir boyuttur" diyen Erdoğan, dunyada dış politikada, savunmada kendi kararlarını verebilen ulkelerin çok fazla olmadığını, biraz derinlemesine bakıldığında bunun gorulebileceğini dile getirdi.
Bugun 'en gelişmiş' denilen Almanya ve Japonya'da bile 50-60 bin ABD askerinin var olmasının, bunun bir gostergesi olduğunu vurgulayan Erdoğan, Turkiye'nin bağımsız dış politika kurmaya, kendi kararlarını vermeye çalıştığı bir donemde, bir cendereye alınmaya çalışıldığını, muttefik olarak bilinenlerin iki yuzlu tavırlar içine girdiğini soyledi.
' KENDİ KİMLİĞİ OLAN BİR ÜLKE Mİ OLACAĞIZ YOKSA AMERİKA'NIN PAYANDASI MI OLACAĞIZ?'
Turkiye Cumhuriyeti'nin onemli bir medeniyetin mirasçısı olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şoyle konuştu:
"Bu mirasla geleceğimizi kurmak onumuzdeki bir yol. Bu mirası reddederek geleceğimizi kurmak başka bir yol. Nedir bu miras? Çok yonlu bir konu yine. Bizim butun oz kulturumuz bu mirastır. Bu kulturun içerisinde evde anneanne ile babaanne ile kurulan ilişkilerden, yeme içme adabımıza varıncaya kadar, dinlediğimiz muziklerden halk oyunlarımıza varıncaya kadar bizi biz yapan dediğimiz her şeyi bunun içinde değerlendirmeliyiz. Yani biz Turkiye olarak 21. yuzyılda kendi kimliği, kendi oz kulturu, kendi karakteristik ozelliklerini taşıyan bir ulke mi olacağız, yoksa Avrupa'nın, Amerika'nın payandası, onların kulturunu ve adetlerini gitgide benimseyen, içleştiren, onlara benzeyen bir ulke mi olacağız."
' EN KÜÇÜK BİR KARAR VERMEYE KALKTIĞINIZDA KAFANIZA VURURLAR'
Erdoğan, bunun kritik bir mesele olduğuna işaret ederek "Çunku siz kendi kimliğinizi yucelttiğiniz olçude ozgur ve bağımsız olabilirsiniz. Başka kimliklerin adeta çatısı altına kendinizi sokarsanız, onların şekilleriyle onların renkleriyle renklenmeye ve şekillenmeye başlarsanız o zaman kendinizi ozgur zannedebilirsiniz, bağımsız zannedebilirsiniz ama en kuçuk bir karar vermeye kalktığınızda kafanıza vururlar. Bunları biz geçtiğimiz yuzyılda yaşadık. Bunlar cumhuriyetimizin imtihanları. Biz çok guçlu olmak zorundayız ki kendi kimliğimizle ayakta durabilelim. Bizim kimliğimiz oyle geçmişi, derinliği olmayan bir kimlik değil. Bizim kimliğimiz binlerce yıllık bir kimlik. Bizim kimliğimiz Semerkant'tan, Buhara'dan alıp Balkanlara Endulus'e kadar uzanan bir kimlik. Boylesine zengin, boylesine derin, boylesine geçmişi olan bir kimlik. Acaba geleceğimizi boylesine derin bir geçmişin, kimliğin uzerine mi inşa etmeliyiz, yoksa 150-200 yıllık bir batılılaşma hezeyanının uzerine mi inşa etmeliyiz?" değerlendirmesinde bulundu.
(C) AA / Murat Kaynak
TÜGVA'da gençlerin sorgulaması gereken hayati konunun bu olduğuna değinen Erdoğan, geleceğin, gençlerin geleceği olduğunu bildirdi.
Gençlerin 21. yuzyıl Turkiye'sinin rengini ve kimliğini belirleyeceğini aktaran Erdoğan, "Gelin bu gelecek bizim olsun. Bu gelecek bizim oz kulturumuz, kimliğimiz uzerine kurulu olsun. Ancak o zaman guçlu olabiliriz, ancak o zaman saygın olabiliriz, ancak o zaman itibar gorebiliriz." dedi.
Batı'nın kulturu ve malları uzerinde rekabet edilmeye kalkışılırsa çok zaman kaybedileceğini anlatan Erdoğan, kendi değer, kultur ve urunlerinin yuceltilmesi halinde dunyada bunun çok muşterisi olduğunun yaşayarak goruleceğini ifade etti.
' CUMHURİYET DÖNEMİNİN EN HIZLI BÜYÜME DÖNEMİNİ YAŞIYORUZ'
Erdoğan, turizmde İstanbul'un dunyanın en onemli destinasyonları arasında yer aldığını belirterek, sozlerini şoyle surdurdu:
(C) AA /
"Çunku İstanbul farklı. İstanbul, Roma'dan, Paris'ten farksız bir şehir olsaydı acaba bu kadar turisti çekebilir miydi? Paris'te, Roma'da gorduğunu neden İstanbul'da gormeye gelsin? İstanbul'u kendi zenginliğinden ve kendi karakteristik ozelliğinden dolayı tercih edip geliyor. Dolayısıyla bizim kesinlikle kendi geleneğimiz ve goreneğimiz konusunda bir kompleks içerisinde olmamamız gerekir. Geçtiğimiz yıllarda ozellikle şunu gorduk. Gelişmişliğin, ilerlemenin, kalkınmanın dinle, inançla, kulturle, gelenekle hiçbir alakası yok. Japonya Başbakanı Marmaray'ın açılışına geldiğinde yaptığı konuşmada 'Turk milletinin kendi kulturunu yaşatarak gelişme çabasını takdir ediyorum' demişti. İşte Japonya hala okunması ve oğrenmesi çok zor olan alfabeyle teknolojinin, gelişmenin zirve noktasında. Bundan feragat etmiyor. Kendi gelenek ve goreneğinden feragat etmiyor. Bunun gericilikle bir alakası yok. O zaman neden hala bizim bir kesim aydınımız gelişmişliğin goruntuyle irtibatlı olduğuna takılıp kaldı? Turkiye bugun savunma sanayisi teknolojisi alanında ozellikle ciddi bir atılım yaptı. Bu atılımı yapan kadrolar, iktidar, inancına sahip çıkma gayretinde olan bir iktidar. Bu gelişmenin, kalkınmanın onunde engel oluyor mu? Son 16 yıldır Turkiye ortalama buyumesi 5,7. Cumhuriyet doneminin en hızlı buyume donemini yaşıyoruz. Butun cumhuriyet doneminde bu buyumeyle buyuseydik bugun aşağı yukarı İtalya ile aynı milli gelire sahip olacaktık. Dindar yaşamaya çalışan, inancıyla yaşamaya çalışan insanlar iktidarda, imam hatipli bir Cumhurbaşkanı ulkeyi yonetiyor ama bu mumkun oluyor. Gençler, geleneğinizden, geçmişinizden imtina etmeyin, bununla ilgili komplekse girmeyin. Bilakis ne zaman ki siz kendi kimliğinizi kuşanırsınız, ne zamanki kendi inancınızı yuceltirsiniz, o zaman butun dunyada daha fazla saygı gorursunuz."
' GURUR DUYULACAK BİR GEÇMİŞİMİZ VAR'
"Geçmişimizden neyi alarak geleceğimizi kuruyoruz, bu çok onemli" diyen Erdoğan, şoyle devam etti:
"Bizim utanılacak bir tarihimiz yok. Gurur duyulacak bir geçmişimiz var. Bizim sanki sadece savaşlarımız anlatılıyor. İşte Osmanlı'nın cengaver sultanlarının zaferleri anlatılıyor. Oysaki çok buyuk duşunce insanlarını da yetiştirmiş bir medeniyetin de mirasçılarıyız. Avrupa'nın Orta Çağ karanlığı dediği, İslam dunyasının bilimde en ileri olduğu, dunyanın onunde olduğu zamanlar. Yani bizim aydınlanma çağımız, onlar için karanlık çağ. Onların aydınlanmasında biz treni kaçırmışız. O zaman biz dunyada ilmin, fennin, duşuncenin en onunde olduğumuz zamanları ornek alıp geleceğimizi oyle kurmak zorundayız. İşte TÜGVA'da gençlerimize bu ruhu vermeye çalışan, 'şucu-bucu' diye ayırt etmeden… Bugun TÜGVA'da mini golf oynamaya gelen de var, ders halkasına oturup ders yapmaya gelen de var, futbol-basketbol oynamaya gelen de var, ok atmaya gelen de var. Arkamda 'Yeni Nesil Gençlik Vakfı' yazıyor. Yeni Nesil Gençlik Vakfı demek, gençlerin ne yapacaklarına kendilerinin karar verdiği yer. Onun için TÜGVA'nın yonetimleri 20'li yaşlardakilerden oluşuyor. Onun için TÜGVA'nın ortaokullarda, liselerde yuz binlerce gonullusu var."
TÜGVA'nın, geçen yıl 500 bin gence ulaştığını, 60 bin genç gonullunun etkinliklerde gorev aldığını aktaran Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Gelecek için çok umitvarız çunku boylesine bir nesil geliyor. Hem geçmişinden ilham alıp, gelecekle ilgili dunya çapında iddia sahibi olan bir gençlik geliyorsa evelallah Turkiye'nin sırtı yere gelmez. Ama mesele sadece Turkiye değil. Bizim hayallerimiz Turkiye ile sınırlı değil. Dunyanın birçok sıkıntısına, derdine çare olacak reçeteler bizim medeniyetimizin kodlarında saklı. Dunyanın her tarafına bunları anlatmamız ve paylaşmamız icap eder. Geçen sene 'Tecrube Paylaşımı' adlı programla 500'e yakın gencimiz dunyanın dort bir yanındaki TİKA faaliyetlerine katıldılar. Bu yaz da inşallah 500'un uzerinde gencimiz yine gidecekler. 32 ulkede TİKA faaliyetlerine destek olacaklar. Kimi yerde belki bir okul inşaatında boya yapacaklar, kimi yerde hayırseverlerin yardımlarını mazlum insanlara goturecekler, kimi yerde havaalanından çıkıp 15-20 saat dokuntu arabalarla gidecekler ama Turkiye'nin, dunyanın dort bir yanında nasıl yardım elini ulaştırdığını, nasıl mazlumlara sahip çıktığını gorecekler ki vizyonları Turkiye'nin otesine ulaşsın."
(C) Fotoğraf : DHA
Bugun Turkiye'nin, dış yardım konusunda dunyada birinci sırada yer aldığını anımsatan Erdoğan, "Dunyanın en zengin ulkesi olduğumuz için değil ama muhakkak dunyanın gonlu en zengin ulkesi olduğumuz için bu boyle. Ülkeyi bu iddiaya sahip hale getiren yoneticilerimiz başta Cumhurbaşkanımız olmak uzere hepsinden Allah razı olsun. Cumhurbaşkanımızın derdi gençlere çok daha buyuk ufukları hazırlayabilmek, sunabilmek. Bunun için gece gunduz çalışıyorlar. Şimdi bize duşen gayret etmek. Yolumuz açık. Bize duşen daha buyuk işler uretmek. Daha buyuk projelere imza atmak. Dunya çapında işler yapan gençler inşallah TÜGVA çatısının altından çıkacak" diye konuştu.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.