Özet (TL;DR) @ 2019-03-11T20:24:00.000Z: Binlerce kişinin hayatını kaybettiği Gölcük Depreminin merkez üssü Kocaeli'nde hâlâ onlarca yamuk bina bulunuyor. Görünümleri ile korkutan binaların içinde ise zemine yerleştirilen dairesel cisimler…



Turkiye

20:24 11.03.2019(Guncellendi 20:34 11.03.2019) URL'yi kısaltın

Binlerce kişinin hayatını kaybettiği Golcuk Depreminin merkez ussu Kocaeli'nde hala onlarca yamuk bina bulunuyor. Gorunumleri ile korkutan binaların içinde ise zemine yerleştirilen dairesel cisimler eğime doğru hızla yuvarlanıyor.

17 Ağustos 1999'da saat 03.02'de meydana gelen ve yaklaşık 45 saniye suren 7.4 buyukluğundeki depremin uzerinden 18 yıl geçmesine rağmen ayakta kalan onlarca yamuk bina halen ailelere ev sahipliği yapıyor.

Merkez ussu Kocaeli'nin Golcuk ilçesi olan 17 Ağustos 1999'da saat 03.02'de meydana gelen ve yaklaşık 45 saniye suren 7.4 buyukluğundeki deprem ve çeşitli nedenlerle yan yatan binalarda yaşayan aileler, zemindeki eğriliklere aldırmadan yaşamlarını surduruyor.

Evlerde bardağa koyulan sular, tabağa koyulan yemekler ve zemine yerleştirilen dairesel cisimler eğime doğru hareket ediyor. Şehir merkezinde birbirine yaslanmış şekilde duran 20 civarında hasarlı bina hem uzmanları hem de vatandaşları tedirgin ediyor.

30 SENED İR 7 SANTİM YATIK BİNADA YAŞIYOR

İzmit merkezinde bulunan ve 30 yıl once bitişikteki otel inşaatı nedeniyle 7 derece yana yatan binada eşiyle birlikte yaşayan Necip Doğru, depremi de Pisa Kulesini andıran binada geçirdiğini ifade etti. Depremde 45 saniye sallanmasına rağmen binada ufak tefek sıva çatlamaları dışında hasar olmadığını soyleyen Doğru, "Ben içinde oturuyorum 40 seneden beri. Burada balçık zemin var. Sağa-sola yatabilir ama oyle bir hasar daha benim binamda olmadı. Arka cepheye 3 cm yatıktı o zaman yan tarafa 7 cm yatıktı. Çunku olçme yaptırdık biz" dedi.

' TAŞIMA GÜCÜ UYGUN OLMAYAN ZEMİN'

(C) AA / Mustafa Gungor

Binadaki yamuklukların zeminin yumşak olmasından kaynaklı olduğunu ifade eden Kocaeli Üniversitesi Muhendislik Fakultesi Jeoloji Muhendisliği Bolumu oğretim uyesi Yard. Doç. Dr Özkan Coruk, "Bolge jeolojik olarak İzmit ovasının genç, henuz daha sıkışmamış, kaya olmamış, kısmen bataklık niteliğindeki yumuşak, taşıma gucu duşuk, kil ve kumlu aluvyal birimlerden oluşuyor. Bulunduğumuz kesim de bu ozelliklere bağlı olarak taşıma gucu duşuk. Bu boyuttaki yapıları herhangi bir muhendislik hizmeti veya zemin iyileştirmesi, derin temel sistemi uygulaması ongorulmediği sure içerisinde taşıma gucu uygun olmayan zemin olarak tanımlayabiliriz" diye konuştu.

' BİTİŞİK DÜZEN OLMASAYDI AYAKTA DURMAZDI'

Binaların yanlarındaki binalardan destek alarak ayakta kaldıklarını ifade eden Coruk, "Örnekte de gorduğunuz gibi taşıma gucu duşuk olduğu için bu tip çok katlı yapılarda, binadan gelecek statik ve dinamik yuku taşıma niteliği olmayan bir zemin. Ve buna bağlı olarak binada da bina yuku devreye girdikten sonra zemin tabakaları, bu yuk karşısında oturma gerçekleştirmiş. Oturmaya bağlı olarak da zeminin oturmasının bir tarafta yuksek olmasına, buna bağlı olarak da binanın burada olduğu gibi bir tarafa doğru kaykılmasına neden olmuş. Gorduğumuzde ayakta duran bir bina ama ayakta durmasını sağlayan buradaki bitişik nizamın oluşturduğu birbirini destekleyen binalar. Boyle olunca da her ne kadar yapısal bozukluk kendini gosterse de bina ayakta duruyor. Ancak ayakta durması hasarı olmayan bir bina olduğu anlamına da gelmiyor. Birbirini destekleyen binalar olmasaydı ayakta durması mumkun değildi" şeklinde konuştu.

Bu tip binaların riskli yapılar olduğunu anlatan Coruk, "Daha sonraki aşamada İzmit ve Kocaeli bolgesi 1. Dereceden deprem bolgesi. 1999 yılında buyuk bir depreme maruz kalan bir bolge. Boyle bir deprem sırasında zemin tabi ki normal statik konumunu kaybederek deprem dalgalarıyla zemin orseleniyor. Boyle bir durumda bu hareket daha farklı bir şekilde binaya yansıyacak. Bina belki yandaki binayla birlikte hareket ederek çokme yıkılma benzeri hasarlar, belki oturulamayacak hasar, belki de daha kotusu yıkılma gibi bir risk taşıdığı için yıkılarak hiç istemediğimiz 1999 yılında karşılaştığımız can kayıplarına neden olacak" ifadelerini kullandı.

Bu tarz yamulmaların binalarda yaşanmaması için alınacak onlemlerden bahseden Yard. Doç. Dr Özkan Coruk, "Bu tip alanlarda mutlaka zemini çok iyi tanımlamamız gerekiyor. Yani zemin etudu dediğimiz, zemin ortamının jeolojik ozelliklerinin çok iyi araştırıldığı, derine sondajlarla inilip numunelerin alındığı bir etut yapmamız gerekiyor. Zemin profilini çok iyi tanımlamamız gerekiyor. Tanımladığımız zemin profiline gore bir yapı tasarımı ortaya koymak, o yapı için de uygun temek sistemini tercih etmemiz, o temel sistemi uzerinde yapıyı taşıtmamız gerekiyor" dedi.

Son olarak yapıları Pisa Kulesine benzettiğini dile getiren Yard. Doç. Dr Özkan Coruk şoyle konuştu: "Binaların İtalya'daki Pisa Kulesi ile benzer koşullar taşıdığını anlatan "Pisa Kulesinde de benzer şekilde farklı oturma olduğu, kulenin kendi statik yukuyle farklı oturmanın getirdiği bir sonuç. Ama Pisa Kulesi turistik amaçla kullanılıyor. Yani Pisa Kulesi rahatlıkla duzeltilebilir ama şu anda turistik amaçlı kullanılıyor. Herhangi bir yerleşme veya oturma amaçlı işlevi yok. Ama bizde maalesef Pisa Kulesi gibi yapılarda oturuyoruz.