Özet (TL;DR) @ 2019-03-11T06:19:00.000Z: CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yerel seçim için gösterdikleri kadın adayların sayısına ilişkin olarak kendisine yöneltilen eleştirileri yanıtladı. Kılıçdaroğlu, "Haklılar, doğrudur. Onların…



CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yerel seçim için gosterdikleri kadın adayların sayısına ilişkin olarak kendisine yoneltilen eleştirileri yanıtladı. Kılıçdaroğlu, "Haklılar, doğrudur. Onların bekledikleri kadar belediye başkanlığı, belediye meclisi ya da il genel meclisi uyeliğinde yer veremedik" dedi.

Sozcu gazetesi yazarı Zeynep Gurcanlı, Edirne'de duzenlenen 8 Mart Dunya Emekçi Kadınlar Gunu etkinliğine dair izlenimlerini aktardı.

Gurcanlı, "Kurtar bizi Bay Kemal" başlığıyla yayımlanan yazısında şunları kaydetti:

"Edirne'de 8 Mart Dunya Emekçi Kadınlar Gunu etkinliğindeyiz. Kursude CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu konuşuyor. Kadınların, mevcut iktidarın yarattığı ortam nedeniyle yaşadıkları sıkıntıları anlatıyor.

(C) AA / Ali Balıkçı

Birden bire bir kadın ayağa kalkıyor ve haykırıyor: 'Kurtar bizi Bay Kemal!' Emekçi kadının Kılıçdaroğlu'na seslenmek için kullandığı ifade dikkat çekici: 'Bay Kemal' hitabı, bizzat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından, CHP lideri ve partisi hakkında olumsuz cumleler kurarken kullanılan bir hitap. Belli ki yandaş medyanın surekli yayınladığı Cumhurbaşkanı konuşmaları nedeniyle 'Bay Kemal' hitabı yayılmış, oturmuş. Ama ilginç şekilde, Cumhurbaşkanı'nın cumle içinde kullandığı olumsuz algı ile değil, son derece olumlu şekilde sokağa yansımış.

'Bay Kemal', 'kurtar bizi' cumleciği ile birleşince sempatik, olumlu, hatta bir şekilde 'kahramanlaştıran' bir tanım olmuş. İktidarın kullandığı 'olumsuz/alaycı' her ifade, donup onu vurmaya başladı.

Edirne'den donuşte, uçaktaki sohbetimizde Kılıçdaroğlu'na bu 'Bay Kemal' hitabının kendisine ne duşundurduğunu de sorma imkanı buldum. 'Hoşuma gitti' dedi ve ekledi: 'Sonuçta duzgun, durust bir insanın hangi lakap takılırsa takılsın vatandaşın gonlunde bir yer vardır. O sevimli, gelecek endişesine ilişkin duygularını bu şekilde bana ifade eden kadına yurekten teşekkur ediyorum…'

KILI ÇDAROĞLU'NA KADIN İLGİSİ

Edirne'de bir tekstil fabrikasını gezdi CHP lideri. Kadınların kendisine ilgisi de muthişti. Bu ilgiyi, ozellikle Turkiye'de kadının yaşadığı 'çok sayıda soruna' bağladı Kılıçdaroğlu.

En onemli sorunu, 'kadına karşı artan baskı' olarak açıkladı: 'Kadınlar duşuncelerini ifade edemiyorlar. Caddede, sokakta, rahat gezemiyorlar. Bir anlamda mahalle baskısı, toplumsal baskı altında kaldıklarını goruyorlar, hissediyorlar ve bundan buyuk bir rahatsızlık duyuyorlar.'

Kılıçdaroğlu'na gore ikinci sorun, giderek artan hayat pahalılığının ozellikle kadınları buyuk olçude etkilemesi: 'Geçim derdi, çocuklarının işsizliği ve o geçim derdinin aile içinde getirdiği sıkıntılar, tartışmalar, bir toplumsal yuk olarak kadının omuzlarında ve kadın bundan rahatsız. Bundan kurtulmak istiyor. O da rahat yaşamak istiyor.'

Ancak Kılıçdaroğlu, kadınların bu haykırışlarının ne iktidardaki AKP, ne de Cumhur İttifakı ile ona destek veren MHP tarafından duyulmadığını da duşunuyor: 'Kadınlar kurtulmak istiyorlar. Ama dertlerini kime anlatacaklar? Erdoğan'a anlatsalar… Erdoğan, 'oturun oturduğunuz yerde' diyecek. Bahçeli'ye anlatsalar… Bahçeli'nin de kadınlara yonelik bir olumlu soylem geliştirmediğini bugune kadar gorduk zaten. Geriye kalıyor CHP. CHP'nin de oteden beri kadın-erkek eşitliği, kadının toplumsal ve sosyal yaşama katılması, çalışması, uretmesi konusundaki soylem ve eylemleri ortada. Bu soylemler, tum demokratik dunya tarafından dile getirilen soylemler. Dolayısıyla kadınların CHP'ye yonelik buyuk beklentileri var. Bu beklentileri biz karşılamak istiyoruz, karşılamak zorundayız da…'

KILI ÇDAROĞLU'NDAN BİR DE İTİRAF…

Ancak tam bu noktada bir de itiraf geliyor CHP liderinden: 'Politik olarak kadınlar bu son yerel seçimlerde arzu ettikleri kadar Belediye Başkanlığı, belediye meclis uyeliği veya il genel meclis uyeliklerinde yer almadıklarını ifade ediyorlar. Aslında haklılar, doğrudur. Onların bekledikleri kadar belediye başkanlığı, belediye meclisi ya da il genel meclisi uyeliğinde yer veremedik.'

Buna gerekçe olarak, biraz bolgenin, biraz bugune kadar oluşan geleneklerin yeterince kırılamamasını gosteriyor Kılıçdaroğlu ve ekliyor: 'Ama eskiye gore, bu donemde de kadın sayısı daha fazla. Kadınların arzu ettiği yeterlilikte mi? Hayır, değil. Onların siyasal yaşamda daha guçlu olarak yer almaları, Turkiye'de siyasetin kalitesini de yukseltecektir. Daha sağlıklı, daha tutarlı, daha içtenlikli bir tartışmaya yol açacaktır siyasette…'

Kadınlar olarak zor bir donemden geçiyoruz. Bu sohbet, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın damadı Berat Albayrak'ın kadınlarla buluşup, 'kadınların ekonomiden bu kadar anlamasına şaşırdım' dediği saatlerde gerçekleşti.

Birkaç saat sonra ise İstanbul İstiklal Caddesi'nde 8 Mart Dunya Kadınlar Gunu yuruşune polisin ağır mudahalesi gerçekleşti. Turkiye nufusunun yarısını oluşturan kadınlar gormezden geliniyor. Kadınlar 'eşitlik' dedikçe, iş hayatında, sosyal hayatta daha aktif olmaya çalıştıkça baskı artıyor. Peki 'kurtarıcı' kim? O işçi kadının seslendiği şekilde 'Bay Kemal' mi?

Kılıçdaroğlu bunun da yanıtını aynı sohbette verdi aslında: 'Ciddi bir yoksullaşma, işsizlik surecinde yaşıyoruz. Ve butun bunların tamamından vatandaş bir çıkış arıyor. O açıdan gelip bizi kurtarın diyorlar. Biz de şoyle diyoruz: 'Sizi bireysel olarak kurtarmak' değil, 'Ben çıkacağım, sizi kurtaracağım' değil. Birlikte bu işi yapabilirsek, herkesi kurtarabiliriz. Çunku bu yaşanan acı tablodan Turkiye'nin kurtulması için ortak irade sergilemesi lazım. Yani demokratik yollardan bunların gitmesi lazım. Sandığa gideceğiz, oyumuzu kullanacağız…'

Tek bir oyumuz var. Ama çok onemli. Bunu hiç ama hiç unutmayın…"