Özet (TL;DR) @ 2019-03-06T21:36:00.000Z: Cumhurbaşkanı Erdoğan, ''S-400 konusunda işi bitirdik, geri dönüşümüz asla olamaz. Ruslarla anlaştık, ortak üretime gireceğiz, belki S-400'den sonra S-500'e gireceğiz'' açıklamasını yaptı.



Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TV 360 ve 24 TV ortak yayınında gundeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Belediyelere kayyum atanmasına ilişkin soruyu yanıtlayan Erdoğan, "Geçmişte yaşananlar çok onemli bir ders. 31 Mart'tan sonra benzer şeyler yaşanırsa işi anında yargıya goturur, kayyumlar için yolu açarız. Kayyumların başarısını gormemek bakar kor olmaktır. Bunun en guzel orneği, Diyarbakır'dır" dedi.

' BU KADIN ŞİRAZESİNDEN ÇIKMIŞ'

İYİ Parti lideri Meral Akşehir'in "Cumhurbaşkanı'nın 'terorist' dediği Denizlililer nasılsınız?" ifadelerini kullandığının belirtilmesi uzerine Erdoğan, "Bu kadın şirazesinden çıkmış. Bunlar birbirleri ile ortak oldular ya, bir yerinden kapacak. Bay Kemal yalancı, bu da ondan yalanı kaptı. O ne diyorsa o da onu soyluyor" açıklamasında bulundu. Erdoğan, "Meral Hanım Tayyip Erdoğan'ın ne olduğunu çok iyi bilir. Meral Hanım istikamet uzere yaşan birisi değildir, istikametini birçok kere kaybetmiştir, o da yalancıdır. Meral Hanım, Tayip Erdoğan halkına 'terorist' diyecek kadar istikametini kaybetmemiştir. Maalesef HDP'li olup da şuanda teror orgutunun uşaklığını yapanların yonettiği HDP'ye, onun başındakilere birçoğu, adam kalkıyor 'Kurdistan'da HDP, batı da AK Parti ve MHP'yi yok edeceğiz' diyor. Hey Meral Hanım Turkiye'de 'Kurdistan' diye bir bolge var mı? Sen bunu nasıl kabul edersin? Bir taraftan 'boyle bir şey yok' diyeceksin, 'Kurdistan' diyenlerle el ele omuz omuza olacaksın. Erdoğan ne diyor, Turkiye'de Kurdistan yok. Eğer sen Kurdistan'ı çok seviyorsan Kuzey Irak'ta Kurdistan var, buyur Kurdistan'a git. Benim dediğim bu. Ben HDP'ye oy verenlere nerede 'terorist' demişim ispat etsinler, ispat ettikleri anda ne gerekiyorsa yaparım. Biz asla seçmene boyle bir yakıştırmayı hiçbir yerde yapmadık, kaldı ki Kandil ve Pennsylvania destekli bir zillet ittifakı ile karşı karşıyayız. Kapalı kapılar ardında kirli pazarlıklar yapmaktalar. Nitekim bugun Denizli mitingi, ikisinin birlikte yaptığı mitingdir, burada da yalan makinesi devreye girmiştir" açıklamasında bulundu.

' AKŞENER BİZİ DE SATTI'

Terorle gelinen mucadele bağlamında savunma sanayinde yerli ve milli uretimlerden bahseden ve bunlardan bazılarının rahatsız olduğunu soyleyen Erdoğan, "Bay Kemal bundan rahatsız. Başka kim rahatsız, HDP rahatsız. Bugun Denizli konuşmasında bakıyorum ki, Meral Hanım da bundan rahatsız. Biz bu mucadeleyi teroristlere karşı veriyoruz. Hani sen milliyetçiydin, Ülkucuydun, ne oldu sana? Bir anda istikametini kaybettin, once bir kendine gel. Biz partimizi kurarken bizi de sattı bu kadın. Biranda ortadan kayboldu. Benimle beraber partimizi kurarken belli yerlere geldi, ondan sonra Afyon'da ortadan kayboldu. Boyle birisi bu… Bunlara guven olmaz. Bunlarla bir yere varılmaz" diye konuştu.

' ANKET CİDDİYETLERİ KALMADI'

Seçim anketlerine ilişkin değerlendirmede bulunan Erdoğan, "Bazı anketlerin manipulasyon için kullanıldığına şahit oluyoruz. Bundan 5-6 seçim oncesi anket ciddiyetleri kalmadı. Biz kendimiz yapıyoruz" dedi.

' CUMHUR İTTİFAKI, TÜRKİYE'NİN YENİDEN İNŞASI İÇİN ŞANS'

Erdoğan, "Cumhur İttifakı ulkemizin yaşadığı bu muazzam donuşumun ana eksenidir. Cumhur İttifakı, Turkiye'nin yeniden inşası için bir şanstır" şeklinde konuştu.

' BAZI GELİŞMELER OLDUĞUNDA GEREĞİNİ YAPARIZ'

Erdoğan terorle mucadeleye ilişkin şunları kaydetti:

"Suriye'de nasıl teror koridorunu yok ettiysek aynı şekilde yeni bazı gelişmeler olduğu anda oraya da gereğini yaparız. İşte Adana Mutabakatı denilen olay budur. Terorle mucadelede Kurt, Fransız, Yunanmış, Avustralya'dan gelenmiş, ayıklayacak halimiz yok. Mehmet'ime silah doğrultana biz de doğrulturuz. Sınırlarımız içinde ve otesinde teror orgutune tarihte gorulmemiş ağır darbeler vurduk. Başlarını kaldıramaz hale geldiler".

' BUKALEMUN KILIKLILARI DA BULACAĞIZ'

(C) AA /

FETÖ ile mucadelenin de kararlılıkla surduğune işaret eden Erdoğan, "Milletimiz musterih olsun. FETÖ ile mucadele kararlılığımız suruyor. Bukalemun kılıklıları da buluyoruz, bulacağız. 2019'da bugun itibarıyla 3 bin 306 FETÖ operasyonu yapıldı. Bu yıl 7 bin 416 gozaltı ve bin 385 tutuklama işlemi gerçekleşti" dedi.

' 'GÜVENLİ BÖLGENİN KONTROLÜ BİZDE OLMALI'

Turkiye'nin Suriye'nin kuzeyinde guvenli bolge oluşturulması talebiyle ilgili gelinen aşamanın sorulması uzerine Erdoğan, eski ABD Başkanı Barack Obama'nın başkanlığı doneminde bu konuyu kendisinin ABD'ye teklif ettiğini belirterek şu bilgileri verdi:

"ABD ile beraber kuzeyde boyle bir bolge oluşturalım ve bu bolgede de bizdeki multecileri buralara yerleştirelim. Yani biz bu konutların yapımı noktasında adımı atarız ama bize mali destek noktasında da Amerika'nın veya Batılı ulkelerin bu desteği vermesi lazım. 'Bu çok guzel bir duşunce filan' demişlerdi ama bu konuda bir adım atılmadı. Şimdi bu yeni donemdeyse bu guvenli bolge veya bizim sınırdan şoyle 30 kilometre derinlikte atacağım boyle bir adımın kesinlikle Turkiye'nin kontrolunde olması lazım. Turkiye'nin dışında birisine buranın kontrolunun verilmesine biz 'evet' diyemeyiz. Çunku her an buradan bize saldırı olur. Peki bunlar ne yapacaklar şoyleyeyim; YPG'ye, PYD'ye kalkıp buranın kontrolunu verecekler. Bizim buna 'evet' dememiz mumkun değil. Amerika, 'biz 400 asker bırakacağız' diyor. Fransa ise 'biz 200 tane bırakacağız' diyor. Bunlarla bu olacak iş değil. Eğer siz burayı guvenli bolge olarak duşunuyorsanız, biz burada Özgur Suriye Ordusu ile burayı guvenli hale getiririz ki biz sizin bir stratejik ortağınız olarak rahat edelim. Biz NATO'da beraber değil miyiz? NATO'da berabersek bir stratejik ortak olarak bize karşı vecibeleriniz yok mu? O zaman bunu halledin".

' KONTROLÜ BİZ ALIRSAK HUZURLU OLURUZ'

YPG'nin kontrol ettiği 50 bin kilometrekare alanın Suriye'nin yaklaşık yuzde 27'sine tekabul ettiğine dikkati çeken Erdoğan, "Burada da bu kontrolu biz ele alırsak, biz de huzurlu oluruz. Yoksa bizim burada guvende olmamız mumkun değil. Kaldı ki şu anda Suriye'nin tum tarım arazilerinin yuzde 60'ı PKK/YPG'nin kontrolunde. Özellikle Deyrizor o bolgede petrol yatakları var. Bu petrol yatakları da DEAŞ'ın kontrolundeydi, kısmen bunların kontrolunde. Ham alıyorlar, tamda mutekamil bir yapıları yok ama onu işleyip 650-700 dolara bunu satma durumundalar. Kaynakları da ozellikle buralardan elde ediyorlar. Butun bunlara karşı Turkiye olarak biz bu gelişmeleri çok daha guvenli kılmamız lazım ki adımlarımızı guvenli bir şekilde atalım" diye konuştu.

' ABD'NİN PYD TERÖR ÖRGÜTÜYLE OLAN İLİŞKİSİNE SON VERMESİ ŞART'

"Turkiye'nin guvenli bolge talebinden neden korkuyorlar? Turkiye'yi neden bu bolgede istemiyorlar?" sorusu uzerine Erdoğan, şunları soyledi:

"Bu sureç içerisinde Trump kararlı bir duruş sergilemedi dersem yanlış olur, sergiledi. Fakat tabii her liderin etrafında da birileri var. Surekli bir şeyler sufle ediyor. Burada da boyle bir şeyler var. Bu noktada Amerika'nın bir muesses nizamı var, buna bir derin devlet de diyebiliriz, bunların engellemeleri soz konusu. Bu engellemeler ozellikle bizim için de en temel sıkıntılardan bir tanesi. Nitekim Amerika'nın bir defa PYD/YPG teror orgutuyle olan ilişkisine son vermesi şart. Bunlarla ilişkiyi kesemezse bu sıkıntı bizim devam eder ama bunu ortadan kaldırırsa benim kendilerine daha once de soylediğim gibi gelin burada beraber hareket edelim, biz buraya iki tugay sokarız, Özgur Suriye Ordusu ile beraber de bu işi çozeriz dedik. Ne yazık ki bunlar bu işe sıcak bakmadılar. İşte o dediğim, etrafındaki generallerin de yaklaşımıyla ki bazıları etrafında değil zaten, onları da gorevden aldı, maalesef şu anda kayıplar".

' BU SİLAHLAR KİME TESLİM EDİLECEK?'

Erdoğan, ABD'nin Suriye'den çekilmesinin ne aşamada olduğunun ve burada Amerika'nın teror orgutlerine verdiği silahların akıbetinin ne olacağının sorulması uzerine şu cevabı verdi:

"Butun silahların seri numaraları vesaire bizdedir, sozlerini pek sağlıklı bulmuyorum. Bu silahlar kime teslim edilecek, Turkiye'ye mi teslim edilecek veya kendileri mi alıp goturecekler? Biz bunu Irak'ta yaşadık, boyle bir şey olmadı. Tam aksine orada işte yine PKK'ya ve aynı şekilde teror orgutlerine bunları verdiler. Biz burada bu yaşanmasın istiyoruz. Eğer boyle bir şey yapacaksanız gelin bunları bize verin, bolgenin guvenliğini de biz bunlarla sağlayalım. Biz Amerika'nın Suriye'den çekilme surecini sıcağı sıcağına takip ediyoruz. Şu anda henuz bu adımlar atılmış değil. Amerika'nın Suriye'den çekilme kararının bolge ulkelerinin guvenliğine, ayrıca Suriye'nin guvenliğine de yansımasını çok çok onemli buluyoruz. Suriye'nin toprak butunluğu bizim baştan beri iddia ettiğimiz bir konu. Buna bizim de Rusya'nın da İran'ın da Amerika'nın ve Koalisyon Guçleri'nin de uymasının gereğini hep ifade ettik. Biz bunu Soçi'de, Ankara'da, Tahran'da ifade ettik. İkinci tur Soçi'deki sonuç bildirgesinde de bunları yine oraya derç ettik. Bugun de bizim duşuncemiz yine boyle. Bundan sonraki sureçte de ikinci Soçi'den sonra Ankara olacak. Bunlar bizim gundemimizin onemli başlıkları, buna boyle devam edeceğiz".

' ABD BU SİLAHLARI GÖTÜRMEYECEKSE BİZE VERSİN'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD'nin Suriye'de teror orgutlerine verdiği silahlarla ilgili Turkiye'nin tavrıyla ilgili bir soruya, "Amerika bu silahları kendisi alıp gidecekse malıdır, alsın gotursun ama yok kendisi alıp goturmeyecekse bize versin, gerekirse otururuz masaya pazarlığımızı yaparız, işimize yarayanı veririz parasını alırız. O ayrı mesele ama kalkıp bunu teroristlere vermesin. Teroriste bunu parasız veriyor, bunların birçoğunu kendilerinden paramızla istediğimiz halde bize vermediler. Teroriste bunları parasız veriyorsunuz, ondan sonra da Kongre'de şurada burada diyorsun ki 'şu kadar para harcadık'. Buyurun sizin yaptığınız iş bu, neticesi de bu." karşılığını verdi.

' S-400 KONUSUNDA BİZ İŞİ BİTİRDİK, KONUŞMAYA GEREK YOK'

S-400 fuze sistemi konusunda bazı çevrelerin Turkiye'ye yonelik baskılarıyla ilgili bir soru uzerine Erdoğan, şunları kaydetti:

"S-400 konusunda biz işi bitirdik, o bitmiş bir şey. Onu artık konuşmamızın anlamı yok. Çunku gerek Sayın Putin ile gerekse Rusya ile biz bu anlaşmayı bitirmiş vaziyetteyiz. Yani kredi şartlarından ortak uretime varıncaya kadar butun bunlar konuşuldu, anlaşıldı, imzalar atıldı bitti. Şimdi bizim bir geri donuşumuz asla olamaz. Çunku bize boyle bir ahlaksızlık yakışmaz, bu ahlaki değildir. Çunku biz bir anlaşma yaptıysak onun arkasında dururuz. Kimse bizden tukurduğumuzu yalamamızı beklemesin. Alışılmış liderlerden de değiliz. Bunu da herkesin bilmesi lazım. Kaldı ki biz Patriot olayını bunlardan ne zaman istedik? Obama donemi. Obama doneminde bu işi halledemediler. Sayın Trump ile de bunları konuştuk. Bu donemde de maalesef 17 ay oldu, buradan da yine olumlu bir şey çıkmadı. Biz yine onlara dedik ki hala verebiliyorsanız siz de verin bize. Biz şartlar uygunsa, fiyatlar uygunsa, kredi uygunsa, ortak uretime girebileceksek sizle de yaparız. Ama ortak uretim, kredi şartı, teknoloji bunların olması şart. Ben sana vereyim ama anahtar benim elimde olsun, kusura bakma biz boyle bir şeye artık giremeyiz. Bunlar tarih oldu. Şimdi biz Ruslarla anlaştık, ortak uretime gireceğiz. Belki S-400'den sonra S-500'e gireceğiz. Bize S-400'de dayatma yapanlar, niçin Yunanistan'a yapmıyor S-300 için? Niçin Bulgaristan'a yapmıyor S-300 için? Niçin Slovakya'ya yapmıyor S-300 için? Bunlar da aynı zamanda NATO ulkesi, yapın onlara da niye yapmıyorsunuz?"

' TEMMUZ AYINDA İLK PARTİ S-400'LERİ ALACAĞIZ'

NATO Genel Sekreterinin S-400 tedarikiyle ilgili "Bu ortaklarımızın en doğal hakkıdır, biz buralarda mudahale edemeyiz" dediğini aktaran Erdoğan, şoyle devam etti:

"Şimdi bizi nereden tehdit ediyorlar, F35'lerin radarları noktasında sıkıntı doğurur. Biz bunların da incelemesini yaptık. Boyle bir şey de yok. Biz F35'lerin taksidini tıkır tıkır odeyen bir ulkeyiz. Şu ana kadar 1 milyar doları aştı bizim odediğimiz para. Biz bu noktada da samimiyiz. Ben her şeyi senden alacağım diye bir kaide olamaz ki. Sen aldığın her urunu bize sorarak mı alıyorsun, hayır. İstediğin urunu istediğin yerden alıyorsun. Bizim de boyle bağımsızlığımız var, biz bağımsız Turkiye'yiz, kole değiliz. Dolayısıyla burada da bizim ozgurluk alanımız neyse, bu ozgurluk alanımızın içerisinde her alanda adımlarımızı atıyoruz. Rusya ile bu konuda adımımızı attık, imzalar tamam. Çok çok uygun şartlar altında da S-400 anlaşmamızı yaptık. Bize bunun gonderimini de temmuza kadar çektiler. Temmuzda da ilk partiyi de inşallah alacağız".

' ABD İLE OLANLAR SAĞLIKLI VE SAMİMİ DEĞİL'

Trump'ın, Turkiye'yi GTS kapsamındaki "gelişmekte olan ulkeler" statusunden çıkarma kararının hatırlatılarak, "Bunu ekonomik anlamda bir hamle olarak gormek mumkun mu? ABD S-400'den dolayı bir arıza çıkarır mı?" sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuda gerekli cevapların verildiğini belirtti.

Olanları "sağlıklı ve samimi" bulmadığını ifade eden Erdoğan, "Bir taraftan biz Sayın Trump'la 75 milyar dolarlık bir hedef koyacağız, ondan sonra damadını Turkiye'ye gondereceksin, hem 'bu ekonomik ilişkileri goruşelim' diyeceksin. Ben de damadı kabul ettim. Bizim damatla da oturdular, etraflıca konuştular vesaire, arkasından hemen bunun olması tabii duşundurucu. Tabii buyuk ihtimalle Berat Bey bu hafta içinde arar, belki kendisiyle bunları konuşacaktır. Belki de şu anda mesajlaşmıştır, bilemiyorum. Bu konuda kopru iyi çalışıyor ama bunlar yakışık şeyler değil. Sene 1974, sene 2019, boyle bir şeyin adımı atılmış, şimdi de bunun kaldırılma noktasına gelmesi doğru bir şey değil." ifadelerini kullandı.

(C) REUTERS /

O donemde Polonya ve Turkiye olarak iki ulkeye boyle bir uygulama başlatıldığını anımsatan Recep Tayyip Erdoğan, "Şimdi bunu geri çekme, boyle bir yanlış adım atılmasını doğru bulmamız mumkun değil ama bu tur şeyler son zamanlarda Amerika-Turkiye arasında maalesef oluyor. Turkiye her turlu tedbirini kendine gore alıyor, bunlara alışığız. Bizi bunlarla kimse terbiye etmeye de kalkmasın. Bu tur terbiye etme metotlarına karşı bizim bağışıklığımız var, bunu da herkesin bilmesi lazım" değerlendirmesini yaptı.

' BENİM DE TRUMP'A YÖNELİK TEVECCÜH DOLU SÖZLERİM VAR'

ABD'li bir yetkilinin, "Trump kendisini Erdoğan'a yakın hissediyor, sempati duyuyor, çok seviyor, iletişim kurmaktan keyif alıyor." şeklindeki açıklamasının hatırlatılıp, "İkili ilişkinizi nasıl goruyorsunuz? ABD'nin bu değişken tavrı, iki lider ilişkilerinde sıkıntı yaratmıyor mu?" şeklindeki soruyu Erdoğan, Trump'ın şahsına yonelik teveccuh dolu sozleri gibi kendisinin de ona karşı aynı şekilde teveccuh dolu sozleri olduğunu aktardı.

' ABD'NİN S-400 DİYE TUTTURMASI YANLIŞ'

Liderler olarak ulkeler yonettiklerini ve kavga edecek hallerinin olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şoyle devam etti:

"Turkiye sıradan bir ulke değil. 82 milyon nufusuyla, kendi altyapısını guçlendirmiş, gelişmekte olan sanayisiyle, ileri teknolojisiyle farklı bir konumda. Kaldı ki biz S-400 konusundan F35'e varıncaya kadar, bu konulardaki attığımız adımların yanında şu anda bizim bir defa Turk Hava Yolları olarak filomuzun yarısı neredeyse Boeingdir. Filo genişliyor. Geniş govdeli uçaklar, bunun yanında dar govde uçaklar vesaire, 100'u aşkın 4 sene içinde bedeli de 10 milyar doları bulacak bir alım yapıyoruz. Şimdi Turkiye bu noktada Amerika'ya bir guven içerisindeyken, Amerika'nın kalkıp da farklı bir şeyle S-400 tutturup gitmesi yanlış bir şey. Biz S-400'u senden almayız da obur tarafta bak Boeing'de senden alım yapıyoruz. Bunu nereye koyacaksın? Burada karşı taraftan biz aynı hassasiyeti tabii ki bekliyoruz".

' BİZİM BURADAN TAVİZ VERMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL'

Kendine, "Biz Turkiye olarak S-400'u neden almayalım?" diye sorduğunu belirten Erdoğan, "Biz şu anda S-400 ile ilgili butun maliyet hesaplarını yaptık. Bunun yanında butun operatif hareket yeteneği nedir, ne değildir bunlar uzerinde hassasiyetle durduk. Menziline bakıyoruz, 400 kilometre menzilli ve bunun 30 kilometre irtifası var. Aynı anda 36, gerektiğinde de çift batarya ile 72 hedefe bağlanabiliyor. Butun bunlar bizim modern savunma sistemlerine ihtiyacımızın olduğu donemde attığımız adımlardır. Biz bunu atacağız ki terorle mucadelemizi de başarılı bir şekilde verelim. Aksi takdirde biz terorle mucadelede yaya kalırız. Bizim buradan taviz vermemiz mumkun değil" şeklinde konuştu.

"Boeingle ilgili 10 milyarlık bir alımdan bahsettiniz, zora sokulursa biz de bu siparişlerden vazgeçebiliriz anlamına geliyor bu soyledikleriniz" şeklindeki değerlendirmeye ise Recep Tayyip Erdoğan, "Şu anda tabii doğmamış çocuğa don biçmenin hiçbir anlamı yok. Ben onun için bu şeylerin hiçbirini ciddi bulmuyorum. Şu anda bizim kendisiyle yapacağımız goruşmeler, Berat Bey'in aynı şekilde Kushner'le yapacağı goruşmeler bunların hepsi bu işi yoluna koyar, ben boyle inanıyorum." yanıtını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tanzim satışlara ilişkin bir soruya da 31 Mart'a kadar bu iş yoluna girmediği takdirde bu konuda Turkiye'deki iki onemli esnaf kuruluşuyla masaya oturarak, bunu 81 vilayete yayacaklarını vurguladı.

' EY CHP, İSTESEN DE İSTEMESEN DE BİZ UZAYA ÇIKACAĞIZ'

CHP'nin Uzay Ajansı ile ilgili Anayasa Mahkemesine yaptığı başvurunun hatırlatılması uzerine Erdoğan, "Ey CHP, istesen de istemesen de biz uzaya çıkacağız. Bu adımı atacağız. Biz bu yarışı yapacağız. İnşallah o gunleri de goreceğiz. Benim milletimin CHP'ye gonul verenler de dahil olmaz uzere bir şeyi bilmesi lazım, bunların dış politikada ihaneti var, petrol arama işi kolay iş değil. Biz eskiden gemimiz yoktu, ne arama ne sondaj olmadığı için biz uluslararası bazı şirketlerle bunu yapabilir miyiz diye Karadeniz'de onlarla adım atıyorduk. Petrol işi kolay bir şey değil. Bizim şimdi arama var, sondaj gemimiz var. Bu tur harcamalar 50'de olacak, 100'de olacak. Yakaladığın anda bu tur harcamaları sana iade eder. CHP'nin zihniyetinde bunlar yok. Biz o bolgede araştırma yapan ulkelerle de goruşmelerimiz var. Onlarla boyle bir imkanı yakalarsak onu da deneyeceğiz. Biz dunyanın 16 derin sondaj gemisini çok uygun fiyatlarla aldık. CHP bu çalışmalardan bile maalesef rahatsız oldu. Bu gemilerimizin zamanla başka ulkelere de kiralanması mumkun olacak" dedi.