Özet (TL;DR) @ 2019-03-07T07:31:39.000Z: Hakkında 2 yıllık hapis cezası kararı bulunan, 'örgüt üyesi olmak' ve 'örgüt propagandası yapmak' iddialarıyla soruşturmalar açılan sanatçı Ferhat Tunç, Türkiye'den ayrıldı. Yaşamına bir süre…
Turkiye
07:31 07.03.2019URL'yi kısaltın
Hakkında 2 yıllık hapis cezası kararı bulunan, 'orgut uyesi olmak' ve 'orgut propagandası yapmak' iddialarıyla soruşturmalar açılan sanatçı Ferhat Tunç, Turkiye'den ayrıldı. Yaşamına bir sure Almanya'da devam edeceğini belirten Tunç, "Cezaevine girdiğim takdirde yeniden ozgur kalmam mumkun olmayacaktı" dedi.
Hakkında iki yıl hapis cezası kararı bulunan ve 'orgut uyesi olmak' ve 'orgut propagandası yapmak' iddialarıyla soruşturmalar açılan Ferhat Tunç, Turkiye'den ayrıldı.
Şu anda Norveç'te bulunduğunu, yetkililerin burada kalması halinde her turlu desteği vereceklerini soylediklerini aktaran Tunç, "Ama ailem Almanya'da olduğu için oraya gideceğim" dedi.
Tunç, Turkiye'den ayrılma sebebini de şoyle açıkladı:
"Ülkeyi terk etmek yerine kendimi hapis cezasına hazırlamıştım. Ancak hapis cezasının ardından durmadılar ve ardı ardına dava açtılar. Hakkımda açılmış davaların sayısını takip etmekten zorlanmaya başladım. Cezaevine girdiğim takdirde yeniden ozgur kalmam mumkun olmayacaktı. Yakın çevrem sanatıma yurt dışında daha fazla emek harcayabileceğimi duşunuyordu ki beni ikna ettiler."
1- Hakkımdaki 2 yıllık hapis cezası kararıyla yetinmediler; duğmeye basılmış gibi 'orgut propagandası' ve 'orgut uyeliği' iddialarıyla çok sayıda yeni soruşturma ve davalar açtılar, açmaya devam ediyorlar. Dahası hedef gosterdiler. pic.twitter.com/Oqs21BX7YN
-- FERHAT TUNÇ (@ferhatttunc) March 4, 2019
Cumhuriyet'ten Mehmet Kızmaz'ın sohbetin devamında yonelttiği sorular ve Tunç'un yanıtları şoyle:
' İÇİM RAHAT AMA BURUK'
- Yurt d ışında bulunuyor olmanız ve ulkenizden sizinle bir roportaj
yapılıyor olması ne hissettiriyor?
Her şeyden once ulkenizde; urettiğiniz, fidan diktiğiniz, nefes aldığınız, çocuk buyuttuğunuz, aşkı yaşadığınız, en yuksek sesli kahkahaları attığınız ulkenizde haksızlığa uğruyor, sadece iş veya seyahat için bulunduğunuz ulkelere yaşamaya gidiyorsunuz. Bunu deneyimleyen herkesin yureğinde sancı olur. Sevgili dostum Ahmet Kaya'yı da surgunde yitirdik. Bunun ne demek olduğunu az çok bilirdik ama ilk gunden hissetmeye başladım. Bir suç işleyip de yolculuğa çıkmadım; yaptığım, soylediğim hiçbir şeyi adaletin, barışın hamurundan ayırmadım. Sancılı olduğum kadar guçlu, yalnız olduğum kadar kalabalık hissediyorum. Şu yaşıma kadar olan yolculuklarımın en zoruydu. Daha once bu kadar isteksiz olduğumu anımsamıyorum. İçim rahat ama buruk.
' BÜTÜN DİKTATÖRLER YENİLDİ'
- Darbeleri yapanlar hat ırlanmıyor, baskı goren sanatçıların şarkıları ise milyonlar tarafından halla dinleniliyor. Bugunler nasıl hatırlanacak, geride ne kalacak?
Kaybettiğimiz kimseler için "şimdi olsaydı" diye cumleye başlamayı hiç sevmem ama Ahmet Kaya, Yılmaz Guney ve Nazım Hikmet gibi değerler yaşasaydı nerede duracaklarını herkes az çok ongorur. Baskının biçimi değişiyor. Toplumun her mekanizmasına şiddet işlemiş durumda. Toplum adeta ikiye bolunmuş, ekonomi çokmuş. Baskıyla, hukuksuzlukla bir yere kadar varabilir; o yerin sonu da daima uçurum. Madımak'ı yakanlar ile tutuklayanlar, surgune gonderenler arasındaki zihniyette bir fark yok. Siyasetin açmazını gosterdiği için sanatçılar hedef alınıyor. AKP, nerede ozgur, çağdaş bir uğraş varsa ondan adeta tiksiniyor; medeniyetten korkuyor ve sanatçıların da bunları temsil ettiğini bildiği için baskısını, engelini esirgemiyor. Boyle zamanlarda sessiz kalanın da, sanat yapmaktan uzaklaşanın da, yandaş olanın da sanatın tarihinden, disiplinine kadar hiçbir şeye hakim olmadığına eminim. Savaşa, hukuksuzluğa karşı ses vermeyen hiç kimse ya hatırlanmayacak ya da iyi hatırlanmayacak. Yakılanları, Kaya'ları; duruşlarıyla hatırlıyoruz. Bugunlerden de daha çok insanı boyle hatırlayacağız. Surgunun hak ettiği en son tasvir 'kaçış' olur. Kendisini surgunde goren kimse yılmaz ve ulkelerine dair sorumluluklarını unutmaz. Sanat karanlık donemlerde daha fazla yaratmak için ilham alır ve her koşulda ayakta kalır. Geriye çok ciddi bir sansur ve baskı tarihi kalacak. Ama tarihin tekerrurune dair de şunu soylemek lazım; butun diktatorler yenildi.
' EN ZORU SUSMAK'
- Geride kalanlara, T urkiye'deki yurttaşlara ne soylemek istersiniz?
Hepimizin dirayetli olması gereken zamanlar. Çaresizliğe kapılmamamız gerekiyor. Surgunler de kalanları yalnız hissettirmemeli; her şartta ve yerde ulkemizin bu karanlıktan kurtulması için çabalayacağız. Tutukluyken de ulkede kalırken de surgundeyken de eğer bir kenara çekilmemişsek, hepsi zorlayıcı ama erdemli olur. Ama en zoru susmak. Kimse sessiz kalarak, bekleyerek kurtulamayacağımızı da bilmeli.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.