Özet (TL;DR) @ 2019-03-04 08:20:22.909943: Âdetimdir, hayalleri olan arkadaşlarımın o hayallerine körükle giderim. Karavan isteyen arkadaşıma eşlikçi olup ilgili fuara gitmek ve kendisine aralıksız gaz vermek de bu amacıma uygun bir…



Gunun mırıldanılan şarkı parçası t-rap makamında Kayra'dan geliyor: "Kafaya koydum alacaktım bi tane orta yollu taka, butun parayı çarçur ettim çunku yoktu o fiyata."

Boat Şov fuarındayım ve gerçekten de o paraya yok, butun parayı çarçur etmek yapılabilecek anlamlı işlerden biri. Hemen yan taraftan bir tane yine orta yollu çekme karavan alınabilir, o da bir seçenek.

Evet, Boat Şov'un yanı başında Kamp ve Karavan Fuarı da yer alıyor. Ki aslında ben ve yanımdaki arkadaşım da tekneden ziyade bu kısma geldik. Kendisi doğa sporlarına, aktivitelerine, her şeylerine meraklı bir insan.

Bir karavan sahibi olmak istediğine karar vermiş. Kendisine eşlikçi olmadan edemedim. Çunku erkekliğin onda dokuzu beraber taşıt bakmak ve uzerine ahkam kesmektir neticede.


Fuar alanında bizden iyi olmasın pek çok uçlu beşli erkek grubu var zaten şu kaç beygir, bu kaç yapar stili dolaşan... Başta şoyle bir kaybolur gibi olduk tekne ne tarafta karavan ne tarafta diye ama çabuk çozuldu. Şoyle bir demografiye bakınca halloluyor. Polarl ı, sakallı abilerin geldiği taraf karavan, efil gomlekli enseli abilerin gittiği yer tekne.

Karavana geçiyoruz geçmesine ama girer girmez kendimizi VIP karavanların arasında buluyoruz, tekneye gitmiş kadar oluyoruz.

Âdet yerini bulsun diye uzanamadığımız karavana laf çakıyoruz geçerken. Arkadaşım bakıp bakıp "Bunlar aslında doğa ve kamp ruhunu yansıtmıyor" diyor.

Bu arada fuarlarda taşıtların uzerine mini etekli kız atma uygulaması gozle gorulur olçude azalmış, biteyazmış sanki. Hayırlı olmuş.

Herkes bize çekme karavan tavsiye ediyor, ısrarla yok biz yekpare istiyoruz diyoruz, lafımızdan da donmuyoruz. Niye oyle istediğimizden tam emin değilim ama evden oyle karar verip çıktıydık donmek olmaz.


Birisi "Avcılık fuarı burada mı?" diye soruyor. Bilmiyoruz, bilsek de soylemezdik.

Hop iki adım sonra bir soruya daha yakalanıyoruz: " Doğayı seviyor muyuz?", Evet, seviyoruz... "Kredi kartımızla bağış yapar mıyız?". "Yapamayız, karavan parası biriktiriyoruz."

Karavanlarda açılır tavan uygulamasından çok etkileniyoruz ki ben bunu bir suredir internette gorup etkileniyordum zaten, gozumle gorup etkilendim bir de iyi oldu.

Çekme karavanlar da bakmayın ovuldukleri kadar sevimli. Bazılarına boyle masanın uzerine kadehli şişeli falan dekorasyon yapmışlar. Bir tek gece fenerle  GBT yapmaya gelen jandarma eksik dekorda.

G G G

Buyuk alan, ustune ustune oradan motor, buradan bot, yok taşınabilir masaj koltuğu falan derken insan bir sure surmenaj oluyor.

Arkada şım iki saattir "Detaylar muthiş, detaylar muthiş" diye deli deli sayıklayarak karavandan inip karavana biniyor.

"Aslında ikinci el bir panelvan alsan şu kadara, içini şu kadara yapsan, bizim kuzen var marangoz, o da şey etse" falan diyerek kendi karavanını kendin yapmanın çok mantıklı olduğuna ikna etme stratejisine geçiyorum.

E madem kendimiz yapacağız, hazırına altı saat daha bakmamıza gerek yok. Sabahtan beri Euro'dur, dolardır çarpıp duran arkadaşa da ilaç gibi geliyor bu argumanım. O fikrini değiştirmeden çıkabiliyoruz.

Yolda marangoz kuzenini ar ıyor, ben kendi karavanını yapan Instagram hesaplarında fink atmaya başlıyorum. Mesela: Instagram /benceyaparim.

Eril enerjimizi faydalı bir iş olan karavan araştırmasına yonlendirmiş olmanın haklı gururuyla geri donuyoruz. Karavanı buyuk ihtimalle hiç yapamayacak, seneye tekrar fuara gelip aynı turu baştan atacağız, bence o da bir gerçek tabii.