Özet (TL;DR) @ 2019-03-03T13:23:00.000Z: CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Uşak mitingi dönüşünde gazetecilere açıklamalarda bulunurken 'beka sorunu' tartışmalarını değerlendirdi. Kılıçdaroğlu, "AK Parti'nin içinde gelişmelerden ciddi…
Turkiye
13:23 03.03.2019(Guncellendi 13:56 03.03.2019) URL'yi kısaltın
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Uşak mitingi donuşunde gazetecilere açıklamalarda bulunurken 'beka sorunu' tartışmalarını değerlendirdi. Kılıçdaroğlu, "AK Parti'nin içinde gelişmelerden ciddi rahatsızlık duyan bir kesim var. Milletvekillerinde de var, AK Parti'ye oy veren vatandaşlarda da var. Geniş bir kitle aldatıldığını duşunuyor" dedi.
CHP lideri Kılıçdaroğlu, Uşak mitingi donuşunde uçakta gazetecilere açıklamalarda bulundu.
Hurriyet'ten Rifat Başaran'ın haberine gore, "Beklediği sonuçlar gelmediği için Erdoğan anketlerden rahatsız. 17 yıl ulkeyi yonetip sonra vatandaşları soğan kuyruğuna mecbur eden bir anlayış herhalde anketlerden olumlu bir sonuç beklemiyordur" diyen Kılıçdaroğlu, şoyle devam etti:
"Anketlerde eridiğini, oy kaybettiğini goruyor. Vatandaşın artık beylik laflara ihtiyacı olmadığını goruyor. Vatandaşın karnı aç. Vatandaş işsiz. Çaresizlik goruyorsun vatandaşta. Sorun var, sorun çok derin. Anketlerin onune olumsuz gitmesine Erdoğan'ın şaşırmaması lazım. Kendisi de buyuk bir ihtimalle fark ediyordur çevresi de. Biz de goruyoruz zaten. MHP'ye de, İYİ Parti'ye de, bize de bir kayış var. Oy verenler, Turkiye'nin iyi yonetilmediğinden endişe duyanlar diğer partilere yoneliyorlar."
' KENTLİ MUHAFAZAKÂRLAR AKP'DEN KOPTU'
Kılıçdaroğlu, şunları soyledi:
(C) AA / Murat Kaynak
"'Kentli muhafazakarlar' dediğimiz bir grup var. Bunlar kentte, huzur içinde yaşamak istiyorlar. Bu kentli muhafazakar grup buyuk olçude AKP'den kopmuş vaziyette. Onlar da bunu hissediyorlar, goruyorlar. Erdoğan da bu kesimi yanında tutmak istiyor. Ama bu kesim hem entelektuel birikim itibarıyla hem dunyayı sorgulama dunyaya bakma itibarıyla Erdoğan'dan çok farklı duşunuyor. En azından bu kentli muhafazakar grubun bir guçlu demokrasi anlayışı var. Duşuncelerinin bir şekliyle ifade edilmesini istiyor. Şu anda kentli muhafazakar demokrat diye tanımladığımız bu kesim bize yakın bir kesim. CHP'nin en azından samimi olarak demokrasiyi, duşunce ozgurluğunu savunduğunu goruyor, kabul ediyorlar."
Muhafazakar kent yoksullarından da CHP'ye yonelim var. Biz muhafazakar kent yoksulları ile değişik platformlarda yakın ilişki kurmaya çalıştık referandum surecinden başlayarak" diyen Kılıdaroğlu, "Bu insanlar aslında sahipsiz insanlar. Kendilerini bir politik kurumun sahiplendiği duşuncesinde değiller. 'Siyaset bizi tumuyle dışlamış' diyorlar. Biz onları yanımıza almaya, onların sorunlarıyla ilgilenmeye, bir şekliyle onları da daha gorunur kılmaya çalıştık. Bu yoksul kesimden de bize doğru bir sempati var" ifadesini kullandı.
' ERDOĞAN DA VAZGEÇİLMEZ DEĞİL'
Kılıçdaroğlu, şunları soyledi:
"Oturduğu koltuk Cumhurbaşkanlığı. Yani cumhuru temsil ediyor. Ama cumhurun yarısını duşman ilan ediyor. Yani ne soyleyeceğini bilmiyor aslında. Kaybetmemek için ne gerekiyorsa hepsini yapabilecek şekilde kendisini şartlandırmış. 'Ben mutlaka kalmalıyım, ben gidersem Turkiye mahvolur' şeklinde bir algıyı toplumun belleğine yerleştirmeye çalışıyor. Oysa bir devletin yonetimi insanların omruyle sınırlı değil. Turkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan bu yana pek çok başbakan pek çok cumhurbaşkanı geldi geçti. Hiçbir kişi vazgeçilmez değildir. Erdoğan da vazgeçilmez değildir. Kaldı ki alttan daha eğitimli daha birikimli daha sağ duyulu pek çok insan siyasete atılıyor. Bu insanlar Turkiye'yi geleceğe taşıyacak olan insanlardır. Siyaset kurumu da bu insanların onunu açmak zorundadır. ****
' MİLLETİN YARISINA ZİLLET DİYOR'
- Devletin her turlu imkanını kullanıyor. Sonra kalkıp 'cumhurbaşkanıyım' diyor. Boyle cumhurbaşkanı olur mu? 'Sen benim cumhurbaşkanım değilsin' dediğim zaman da kızıyor. Cumhurun başı kalkıp milletin yarısını zillet diye tanımlar mı? Bu ne ahlaka ne siyaset anlayışına ne inanca hiçbir kulture sığmaz. Bir toplumun yarısını duşman ilan edeceksin, kendi geleceğini kurtarmak için. Ya da kendi geleceğini kendi duşunduğun şekilde inşa etmek için.
- AK Parti'nin içinde gelişmelerden ciddi rahatsızlık duyan bir kesim var. Milletvekillerinde de var, AK Parti'ye oy veren vatandaşlarda da var. Geniş bir kitle aldatıldığını duşunuyor: Oy verdik yoksullaştık. Bu milleti getirip soğan kuyruğuna muhtaç ettik.
-- Birisinin bunun hesabını vermesi lazım. Bu hesap verilmeden siz vatandaşa ne diyeceksiniz. Doğal olarak bazı arayışlar olabilir. Gidişattan rahatsız olanlar daha farklı bir arayışı gerçekleştirmek için siyasal parti kurabilirler. Demokrasilerde bunu yadırgamamak lazım.
' TÜRKİYE O KADAR ZAYIF BİR DEVLET Mİ?'
-- Turkiye Cumhuriyeti bir beka sorunu yaşamıyor. Kişilerin kendi geleceklerine yonelik endişeler taşındığını gayet iyi biliyoruz. Kişilerin gelecek endişesi var. Turkiye Cumhuriyeti hem bolgesinde hem dunyada saygınlığı olan guçlu bir devlettir.
(C) AA / Cem Öksuz
- Ne beka sorunu. Turkiye Cumhuriyeti devleti o kadar zayıf bir devlet mi? Ordusu var, kurumları var, universiteleri var. Her şeye rağmen bolgesinin en dinamik en canlı ulkesi. Butun sorunlarına rağmen. Dolayısıyla birilerinin beka sorunu olabilir ama Turkiye'nin oyle bir beka sorunu yoktur."
-- Şoyle bir açmazla da karşı karşıyayız: Erdoğan'ın partisiyle diğer siyasal partiler arasında fark var. Erdoğan her turlu hakareti yapabilir ama siz eleştirirseniz Cumhurbaşkanı'na hakaretten hakkınızda dava açılıyor. Erdoğan uçağa biner para vermez; her turlu imkandan yararlanır, devletin valisi, kaymakamı jandarması polisi askeri herkes ona yardım eder.
-- Butun bu artılarla propaganda yapar. Bizim yapacağımız propagandayı engellemek için de elinden gelen her şeyi yapar. Örneğin salı toplantılarımız 13.30'da oluyor. Gider zorla 13.30'a denk getirip benim konuşacağım saatte miting duzenler. Niçin? Kılıçdaroğlu'nu kimse dinlemesin diye. Ahlaki değil şartlar eşit değil."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.