Özet (TL;DR) @ 2019-03-02T10:37:00.000Z: Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, "Milli uçağımızı 2023'te hangardan çıkarıyoruz. Milli uçağımızı 2026'da göklerde görmek nasip olacak" açıklamasında bulundu.



Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Kızılcahamam'da bir otelde Turk Havacılık ve Uzay Sanayi (TUSAŞ) tarafından duzenlenen "Turk Havacılık ve Uzay Sanayii Yonetim Zirvesi"nde yaptığı konuşmada, zirvenin savunma sanayisi ve Turk milleti için hayırlı olmasını diledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın selam ve muhabbetlerini katılımcılara ileten Oktay, Turk milletinin tarihinde savunma alanındaki ozgun tasarım ve uretimleriyle başarılara imza attığını belirtti.

(C) AA / Kayhan Özer

Osmanlı'nın geliştirdiği tufekleri, topları ve savaş gemileriyle birçok onemli savaşta karşı tarafa ustunluk kurduğunu, zaferler kazandığını anımsatan Oktay, 16. yuzyılda Osmanlı'nın Afrika'dan Endonezya'ya, Hindistan'dan Çin'e kadar birçok ulkeye askeri teknoloji transferi ve satışı yaparken, bir taraftan da kadırgalarının deniz savaşlarında destanlar yazdığını vurguladı.

Fuat Oktay, Birinci Dunya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı doneminde bile zor şartlarda Turkiye'nin askeri teçhizatını ureterek, kendi kendine yettiğinin unutulmaması gerektiğini, Cumhuriyetin kuruluşunu takip eden yıllarda, savunma sanayisi alanında yerli uretim için ciddi gayretler sarf edildiğini ancak sonrasında atılan adımların akamete uğradığını anlattı.

Kendi kurduğu fabrikada uçak uretimine başlayan Nuri Demirağ ve milli savunma sanayisi alanındaki ilk ozel sektor temsilcisi Nuri Killigil'in muhimmat ve silah fabrikası girişiminin bu alanda atılan ilk adımlar olduğunu belirten Oktay, rahmetli 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal doneminde başlayan savunma sanayisi atılımlarının guçlu altyapılar oluşturmakla birlikte hemen akabinde var olan istikrarsızlık ortamı sebebiyle planlanan şekilde sonuçlanamadığını kaydetti.

' GEÇMİŞTE SATIN ALDIĞIMIZ İHA'LARI UÇURAMADIĞIMIZ GÜNLERİ UNUTMADIK'

Oktay, tarihten alınan guç ve kararlılıkla 2002 sonrası savunma sanayisinde tam bağımsızlık doğrultusunda çok buyuk ilerleme sağlandığını aktardı. Turkiye'nin bolgesel ve kuresel konumu sebebiyle teknolojinin yalnızca kullanıcısı olmasının mumkun gorulmediğini belirten Oktay, sozlerini şoyle surdurdu:

"Gunumuzde kendi teknolojilerini, ozellikle de savunma sistemlerini uretemeyen ulkeler, kuresel guçlerin açık hedefi olmaktadır. Teknolojik ihtiyaçlar, başka ulkelerden tedarik edilirse en ihtiyaç duyulan zamanda, o sistemleri kullanamama riskiyle karşı karşıya kalınabileceğinin bilincindeyiz. Geçmişte satın aldığımız İHA'ları uçuramadığımız gunleri unutmadık, unutmayacağız. Kıbrıs Harekatı sırasında uygulanan ambargo da dun gibi hafızalarımızdadır. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, ulkemizin savunma ve guvenlik ihtiyaçlarının yerli ve milli imkanlarla karşılanmasına çok onem veriyor teknolojik bağımsızlığımızı sağlamak için gece gunduz çalışıyoruz. Ülkemizin savunma sanayisinde sadece kendi kendine yeten bir ulke değil, dost ve muttefik ulkelerin de ihtiyaçlarına cevap verebilen bir ulke olmasını hedeflemekteyiz. Bu çerçevede kamu ve ozel sektorde girişimlerimizi surduruyor, çok boyutlu teşvik ve yatırımlarımızı çeşitlendiriyoruz."

Oktay, savunma sanayi ihtiyaçlarını tasarımdan uretime kadar milletin kendi muhendisleri ve buyuk olçude yerli ve milli kaynaklarla karşıladıklarını vurguladı.

"Savunma sanayisinde ilerlememizde, kaynaklarımızı etkin ve verimli kullanmamız esastır." diyen Oktay, şu ifadeleri kullandı:

"Savunma Sanayii Başkanlığının yeni sistemde, doğrudan cumhurbaşkanlığına bağlanmasının ana sebeplerinden birisi de budur. Cumhurbaşkanlığı Hukumet Sistemi'nin getirdiği tum hız, esneklik ve dinamizmden yararlanmaktır. Yeni sistemle milletimize sunduğumuz katma değeri yuksek teknolojiye sahip milli urun yelpazemiz çok daha hızla genişleyecektir. Teknoloji ureten bir topluma sizlerle donuşecek, milli teknoloji hamlemizi birlikte başarıya ulaştıracağız."

(C) AA /

' YERLİ VE MİLLİ ÜRETİMDE YÜZDE 65'LERİ YETERLİ GÖRMÜYORUZ'

Oktay, devletin her turlu zorlukla topyekun mucadeleyi başarıyla yurutecek kabiliyete ve geleneğe sahip olduğunu, bu bilinçle, geride kalan 17 yılda savunma sanayisinin "yerlileştirme, millileştirme ve kuresel etkinlik" dusturu çerçevesinde buyuk bir aşama kaydettiklerini aktardı.

Askerimizin en basit teçhizatını bile uretemeyen gunlerden, tum parçalarıyla birlikte milli uçağını, insansız hava aracını uretmeye başlayan bir Turkiye'ye gelindiğine işaret eden Oktay, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Savunma sanayisinde yerlilik oranımızı yuzde 15'lerden, yuzde 65'lere kadar çıkardık. Yuzde 65'lere nasıl geldik, sizler çok iyi biliyorsunuz. ATAK helikopterinden edindiğimiz tecrubeyi bir adım oteye taşıyarak, Ağır Sınıf Taarruz Helikopteri ile yeni bir sayfa açtık. Turk muhendisleri tarafından tasarlanan ve uretilen yerli helikopterimiz GÖKBEY test uçuşunu başarıyla gerçekleştirmiş, gururumuz olmuştu. Geçtiğimiz aylarda TEI'nin yerli ve milli olarak geliştirdiği PD-170 motoruyla insansız hava araçlarımızdan ANKA'nın uçuşu başarıyla gerçekleştirildi. Yakaladığımız bu ivmeyle yerli uretim ve tasarım imkanlarımızı hızla artırarak, Turkiye için çok onemli bir proje olan Milli Muharip Uçak ve ilk milli haberleşme uydumuz TURKSAT 6A gibi nice projeleri gerçekleştireceğimize inanıyorum. Yerli ve milli uretimde yuzde 65'leri yeterli gormuyoruz."

"Savunma teknolojileri alanında yurutulen milli proje sayımız 600'un uzerine çıkmıştır." ifadesini kullanan Oktay, sadece uretim değil ozgun urun geliştirme ve tasarım alanında da gelinen noktanın, takdire şayan olduğunu soyledi.

Savunma sanayisinde ihracat atılımının Turkiye için çok onemli bir donum noktası olduğuna işaret eden Oktay, bu alanda urunleri ithal eden bir ulkeden artık tasarlayıp, uretip, ihracat yapan bir ulkeye donuştuklerini, 168 milyar doların uzerine çıkarak rekor kıran ihracat rakamlarının, geçen yıla gore yuzde 5,9 artarak, yukselen ivmesini surdurduğunu dile getirdi.

Yeni açıklanan dış ticaret verilerine gore dış ticaret açığının ocak ayında yuzde 72,5 azalarak 2,5 milyar dolar olduğunu vurgulayan Oktay, sozlerini şoyle surdurdu:

"İhracatta şahlanışımızı, 2019 yılında savunma sanayisinin de etkisiyle surdureceğiz. 2002 yılında 248 milyon dolar olan savunma ve havacılık ihracatımız 2018'de 8 katın uzerinde buyuyerek yaklaşık 2 milyar 35 milyon dolara ulaşmıştır. Yeterli mi? Asla değil. Sizlerin gayretleriyle daha da yuksek seviyelere ulaştıracağımıza inanıyorum. Milli sinerjinin gelişmesiyle savunma sanayimizi şahlandıran TUSAŞ'ın, Turkiye'nin bugun geldiği noktaya katkısı çok buyuktur. 2002 yılında dunyanın en buyuk savunma şirketleri arasında tek bir savunma firmamız bulunmazken, bugun TUSAŞ 64. sıraya yerleşmiştir. Çok daha yukarılara çıkacağız."

Oktay, TUSAŞ'ın, 1984'ten bu yana havacılık ve uzay sanayisi sistemlerinin geliştirilmesi, modernizasyonu ve uretimi faaliyetlerini yuruttuğunu, Turkiye'nin onde gelen teknoloji merkezlerinden biri olduğunu ifade etti.

TUSAŞ'ın, uçak, helikopter, insansız hava aracı ve uzay sistemleri gibi ulkenin milli teknoloji hamlesi açısından en stratejik projelerini gerçekleştirmesinin, herkes için gurur kaynağı olduğunu belirten Oktay, şu bilgileri verdi:

(C) AA / Rauf Maltaş

"Coğrafi kısıtlama olmaksızın, dunya uzerinde herhangi bir bolgeden yuksek çozunurluklu goruntu elde edilmesini sağlayan uydumuz GÖKTÜRK 1 ve TUSAŞ tarafından uretilen ilk milli gozlem uydumuz GÖKTÜRK 2, uzaya fırlatılarak adımızı uzaya yazdırmıştır. Ülkemizin butunluğune kasteden PKK/YPG ve DEAŞ gibi teror orgutleriyle mucadelede guvenlik guçlerimizin kullandığı ATAK helikopteri ve İnsansız Hava Aracı Sistemi ANKA gibi iftihar vesilesi urunlerimiz var. Milli Muharip Uçak Projesi'nin tamamlanmasıyla ulkemiz, ABD, Rusya ve Çin'den sonra beşinci nesil bir muharip uçağı uretebilen ulkeler arasında yer alacaktır. Üstelik bu konuda uzak bir gelecekten de bahsetmiyoruz. 2023'te milli uçağımızı hangardan çıkaracağız ve 2026'da goklerde gormek nasip olacak. 2031'de envantere alıyoruz."

' 2053 VE 2071 VİZYONLARIMIZ VE MİLLİ TEKNOLOJİ HAMLEMİZ DOĞRULTUSUNDA…'

Oktay, Savunma Sanayii Başkanlığı ile TUSAŞ arasında imzalanan, ATAK helikopterinde elde edilen tecrubelerin bir ust seviyeye taşındığı "Ağır Sınıf Taarruz Helikopteri" sozleşmesinin de hayırlı olmasını diledi.

Şimşek ve Turna isimli hedef uçak sistemlerinin de TSK'nin hava savunma birliklerinin eğitim ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamaya başladığını anlatan Oktay, şunları kaydetti:

"TUSAŞ'ın, yerli uretime ve yan sanayimizin gelişiminde KOBİ'ler dahil ozel sektore verdiği destek de takdire şayandır. Tasarlayıp urettiğimiz urunlere dair alt sistemleri oluşturmak, alt sektorleri geliştirmek zorundayız. Yerli ve milli projelerimizin beşeri sermayemizi guçlendiriyor olması, muhendislerimizin başarı hikayeleri yazması, Turkiye'nin yukselişini hızlandıracaktır. 2053 ve 2071 vizyonlarımız ve milli teknoloji hamlemiz doğrultusunda, en temel onceliğimiz, milli tasarım ve uretimi yapacak nitelikli personelin yetişmesi olmalıdır. Eğitimde atılan adımlarla, tekno girişim destekleriyle ve AR-GE çalışmaları teşvikleri ile gençlerimizin en iyi şekilde yetişmesi ve uretmesini destekliyoruz. Bu doğrultuda sizleri hali hazırda surdurmekte olduğunuz universite-sanayi iş birliği faaliyetlerinizi daha da geliştirmeye davet ediyorum. Yurutmekte olduğunuz stajyer muhendis programını beğeniyle takip ediyorum. Bunun gibi genç muhendislerimize yonelik programların yanı sıra teknolojiye katma değer sağlayacak AR-GE çalışmalarını yaygınlaştırmanızı bekliyorum. İş hacminizi buyuterek paydaş ve iştiraklerinizin sayısını artıracağınıza ve urun yelpazenizi daha da genişleteceğinize yurekten inanıyorum. İnşallah savunma sanayisi urunleri için dışarıya hiçbir bağımlılığımızın kalmadığı gunler gelecek."

Oktay, Turkiye'nin milli teknoloji hamlesi doğrultusunda, ulkeyi 2053 ve 2071 hedeflerine taşıyacak vizyon sahibi yoneticilerin, tum teşvik ve desteklerle bugune kadar olduğu gibi bundan sonra da yanlarında olacaklarını sozlerine ekledi.