Özet (TL;DR) @ 2019-03-03T01:37:00.000Z: Hatay'a giderken uçağında gazeteci Ahmet Takan'ın sorularını yanıtlayan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'tükenmişlik sendromu yaşadığını' söyledi.



Hatay'a giderken uçağında gazeteci Ahmet Takan'ın sorularını yanıtlayan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'tukenmişlik sendromu yaşadığını' soyledi.

Soyleşiyi Yeniçağ'daki koşesine taşıyan Takan'a Kılıçdaroğlu'nun verdiği yanıtlar şoyle:

-- Adayların sayısı belli. Onu belirlerken listenin başında olanlar memnun oluyor, ortasında olanlar kaygılı, altta yer alanlar ise uzgun. Bir denge sağlamak zorundasınız. Bunun için de toplumun nabzını tutuyorsunuz. Aday sayısı fazlaysa  memnuniyetsizlerin sayısı da o kadar fazla oluyor. Bu durum da kırgınlık yaşanıyor. Partili olanlar, siyaseti samimi olarak  hizmet gorenler, listeye dahil olmasalar da kararlı bir biçimde  parti için çalışıyor. Dahil olmayanlar ya bağımsız ya da başka partilerde yollarına devam ederler. Aday belirlemede boylece samimiyeti de bir anlamda goruyoruz. Partimizde aday gosterilmeyenlerden bazıları DSP'den aday oldu. Onların çok fazla etkili olacağını sanmıyorum.  Seçmen bilinçli. DSP'ye ise soyleyecek sozumuz yok. Onlar da siyasi parti. Biz sadece samimi olmayan siyasetçilerimize kızıyoruz.

​- Bu seçimlerde bir geleneği de başlattık. Buyukşehir belediye başkanlıklarına o kentte belediyecilik yapan, saygınlık kazanan kişileri aday olarak gosterdik. Beylikduzu  belediye başkanı Ekrem İmamoğlu, Seferihisar belediye başkanı Tunç Soyer, Antalya'da Konyaaltı Belediye Başkanı Muhittin Bocek, Seyhan Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Nilufer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey bu ornekler arasında. Dolayısıyla başkanlarımız, ilçelerinde kendilerini buyuk şehir belediye başkanlığına hazırlamış oldular. Bu durum, başkanlarımızın hizmetlerinde daha başarılı olma yolunu da açıyor. Verdiği hizmetleri, ilerde butun kente verecek bir biçimde çalışma yurutuyor.

ERDO ĞAN'IN SERT ÜSLUBU

- AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ekibi ile onun yanında yer alan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, seçimi kaybedeceklerini gordukleri için yeni şeyler de soyleyemiyorlar. 17 yıldır iktidarda olan AKP'nin soyleyecek sozu olmayınca, karalama kampanyasıyla seçimi goturmeye çalışıyor. Millet İttifakını karalayarak, toplumu bolerek, kutuplaştırarak yol almak istiyorlar. Buna karşılılık, millet ittifakını oluşturanlar daha dikkatli, herkesi kucaklayan dil kullanmaya ozen gosteriyorlar. Erdoğan'ın soyleyeceği farklı bir şey yok. Bizim seçim sloganımızda, bu sureçteki çalışmalarımızla, Erdoğan ve ekibinin çalışması arasında fark var. Bizim belediye başkan adayı olarak gosterdiklerimiz, neler yapacaklarını, amaçlarını, hedeflerini ortaya koyuyorlar. Öbur tarafta ise Erdoğan ve Bahçeli konuşuyor. Erdoğan  kendini adeta Turkiye belediye başkanı olarak konumlandırmış durumda. Sert soylemlerle sonuç elde etmeye çalışıyor.

-- Hakkımda ve partimizle ilgili Erdoğan'ın sert soylemleri karşısında sadece gulumsuyorum. Biten, tukenmiş bir insanı goruyorum. Soyleyecek sozu kalmamış, ufku tukenmiş. İnsanları kavga ederek, bolerek, ayrıştırarak, nasıl koltuğumu koruyabilirim  anlayışı içinde. Halktan kopuk, soylemleri de inandırıcı olmayan bir anlayış sergiliyor. Tam anlamıyla Erdoğan tukenmişlik sendromu yaşıyor.

' YILDIRIM İMAMOĞLU'NA BELEDİYE İSTİHDAM YARATMAZ DEDİ, İSTİHDAM HEDEFİNİ 200 BİNE ÇIKARDI'

İHA

- Erdoğan ve ekibi soylemlerinde, bizim adaylarımızın projelerinin rakamlarını buyuterek kendi projeleri gibi buyutmeye, sunmaya başladılar. İstanbul adayımız Ekrem İmamoğlu işsizlikle mucadele  için sayı verdi, 150 bin kişiye istihdam yaratacağını soyledi. AKP'nin adayı Binali Yıldırım, 'Belediyeler istihdam yaratmaz' dedi. Onlar da bu kez sayıyı 200 bine çıkardılar. Belediyenin, nasıl istihdamın yarattığını gormeleri için Beylikduzu'ne gitsinler. Adama sorarlar, 'Başbakanlık yaparken kaç bin kişiyle istihdam yarattın?'  Devletin butun imkanları varken istihdam yaratamıyor, Ekrem beyin sozlerini çalıp daha fazla istihdam yaratacağını one suruyor.

-- Biz seçimlere yeni ve genç adaylarla, onlar ise ne kadar eski ve yıpranmış adayı varsa onlarla buyukşehire çıktılar. Çunku partilerinde de enerji tukenmişliği var. Koşe başlarını tutanlar yenilere izin vermiyor. Ankara'ya Kayseri'den aday getiriyorlar. Devasa Ankara'da başkan olacak kimseyi bulamadılar. Projesi, ongorusu olmayan, Ankara'yı, Ankaralıyı bilmeyen bir aday getirdiler. Onun da tek yaptığı adayımız Mansur Yavaş'a saldırmak. Sen projelerini anlat kardeşim; Mansur Yavaş'ı herkes biliyor. Durust, insan sevgisi olan, geçmişinde başarı hikayesi olan birisi. Ankaralıların tamamı Beypazarı'na gidiyorlar. Şimdi butun Ankara'yı oyle yapacağız. Cumhuriyetin başkentini, Cumhuriyete yakışır başkente donuştureceğiz.

' ZEYBEKCİ İTHAL ADAY'

- İzmir'e getirip aday gosterdikleri Nihat Zeybekçi de ithal aday. Ankara'ya ithal, İzmir'e ithal. İthal adaylarla başkanlık mı yapılır? İzmir'de bir İzmirliyi bulamadınız mı?

-- (Erdoğan balkon konuşması yapar mı?) Ankara, İstanbul, İzmir, Adana, Mersin, Bursa, Antalya'yı alacağız. 31 Mart gecesi, seçimi kazanan arkadaşlarımız, kendileri konuşacak, halkı nasıl kucaklayacaklarını daha ilk gunden itibaren dile getirecekler, taahhutlerini anlatacaklar.

-- Erdoğan'ın seçim sonuçlarını hazmetme gibi bir alışkanlığı yok. Daha doğrusu demokrasi kulturu yok. Seçimleri demokratik bir yarış olarak gormuyor. Kendisine karşı olan rakipleri duşman olarak, hem de yok edilmesi gereken duşman olarak goruyor. Bunun için Devletin butun olanaklarını kullanıp başarı elde etmek istiyor.

' HAKLI OLDUĞUMUZ İÇİN BU SEÇİMİ KAZANACAĞIZ'

- Cumhurbaşkanı olarak binlerce korumayla miting alanlarına gidiyor. Valiler eşlik ediyor. Devletin butun kaynakları seferber edilmiş durumda. Diğer partilere gelince biz hazineden gelen imkanlarla propaganda yapıyoruz. Haklı olduğumuz için bu seçimi kazanacağız.

-- Belediye başkanlarımızın kazandıkları yerlerde kimse otekileştirilmeyecek, ayrımcılık olmayacak. Aslında kazanan AKP'li vatandaşlarımız da olacak. Onlar da sosyal belediyeciliği, ayrımcılığın olmadığını gorecek. Yoksul mahallelere ayrımcılık yapılacak ve onlara daha çok hizmet goturulecek.

-- (İYİ Parti ile ittifak) Diğer illerde de durumumuz iyi. Adaylarımız çalışıyor. İYİ Parti ile guçlu bir işbirliğimiz var. Bizim işbirliğimiz demokrasi için işbirliğidir. Çıkara dayalı işbirliği değil. Bu seçim, demokrasiden yana olanlarla, demokrasiye karşı olanların yarışı olacak. Yoksulluğa, açlığa, sefalete karşı olanlar bir tarafta, cebini doldurmak isteyenler bir tarafa.

9 EYL ÜL ÜNİVERSİTESİ'NİN MANAV AÇMASI

-- Bilim uretmesi gereken universitelerin hali ortada. İzmir 9 Eylul Üniversitesi, bilim uretmek yerine manavcılığa başladı. O zaman halleri, manavları kapatın. Üniversitenin gorevi, Turkiye neden uretimden kopartıldığını, demokrasiden niçin uzaklaştırıldığını araştırmalı. Bunları bırakmışlar, sırf saraya yaranmak için manavcılık yapıyorlar. Bu universitemiz, manavlık yapan universite olarak tarihe geçecektir. Allah bilir sattıkları urunler de ithaldir.