Özet (TL;DR) @ 2019-03-01T06:33:00.000Z: Eski AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, 31 Mart 2019'da düzenlenecek yerel seçimlere ilişkin olarak "Ben meseleye beka diye bakmıyorum. Yani bu seçimlerin beka ile bir alakası yok" dedi.



Eski AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, 31 Mart 2019'da duzenlenecek yerel seçimlere ilişkin olarak "Ben meseleye beka diye bakmıyorum. Yani bu seçimlerin beka ile bir alakası yok" dedi.

Eski AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, Sozcu Gazetesi Ankara Temsilcisi Saygı Özturk'e konuştu.

15 Temmuz 2016'da duzenlenen darbe girişimi sırasında onemli bir rol oynadığını belirten Özdağ, "Darbeyi Başbakan Yıldırım'ı arayarak, bakanları arayarak haber verdim. 15 Temmuz akşamı 'bu darbe' diye ilk tweeti atıp insanları sokağa davet ettim. 'Demokrasiye, seçilmiş hukumete sahip çıkacağız' dedim. Eğer tersi olsaydı ilk hesap sorulacak kişi ben olacaktım. Şoforumu çağırdım 'bu gece birlikte olebiliriz, benimle gelmek istemeyebilirsin' dedim, evden 500'luk iki torba mermiyi alıp çıktım" dedi.

Daha sonra aklına CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi aramak geldiğini ifade eden Özdağ, sozlerine şoyle devam etti:

"Bahçeli'ye ozel kalemi uzerinden ulaştık; 'Darbeye karşıyız. Seçilmiş hukumetin yanındayız.' O kadar rahatladık ki. Çunku ben darbe nedir biliyorum. 28 Şubat'ı yaşadım, 12 Eylul' u yaşadım,7 sene cezaevinde kaldım. 68 gun işkencede kaldım. Hele ki boyle lokal darbe olursa onun çok acımasız olacağını duşunuyorum. Sonra Kılıdaroğlu'nu aramak geldi. Engin Altay'ı aradım. Dondu bana Genel Başkanla goruştum. 'Darbeye karşıyız. Seçilmiş hukumetin ve Cumhurbaşkanının yanındayız' dedi. Onu da arkadaşlarıma soyledim. Sonra Kılıçdaroğlu Başbakanla goruşmek istedi. Abdulhamit Gul de buna şahittir. Özel kalemine ulaştık başbakanın. Başbakan yanımda yok dedi. O zaman Başbakana soyle Kılıçdaroğlu'nu bir arasın dedik."

Özturk'un aktardığına gore Özdağ'ın açıklamalarından one çıkanlar şoyle:

' DÖNÜN DEDİM, 'GELMEYECEĞİM' DEDİ'

-- Ben milletvekili olduktan sonra ABD'ye gittim. 2011'in sonunda dedim ki 'Turkiye ye donun' Gayem işte bunu Turkiye'ye davet edelim, cemaatini kontrol etsin. Bu cemaat demokrasi dışı işlere bulaşıyor, onu seziyorum. Kendisini Turkiye'ye davet ettim. 'Hakkınızda tahkikat, takibat yok. Gelin cemaatinizi kontrol edin' dedim. Biz iyi niyetle duşunuyoruz. Adam meğerse cemaatin bu şekilde olmasını kendisi istiyormuş yani. Ondan sonra 'gelmeyeceğim' dedi.

' GELİRSEM BELALARI KÖPÜRTÜRÜM'

-- Gelirsem 'başımızdaki belaları kopurturum' dedi. AK Parti'yi, hukumeti kast ederek. Ben de niye belalar kopursun ki dedim. Kopururse hep beraber gorevimiz dedim. Menderes asıldı, Demirel altı defa gitti, 7 defa geldi dedim. Özal bedel odedi. Muhsin Yazıcıoğlu buyuk bedel odedi, Erbakan, Çiller bedel odedi. Şimdi de Recep Tayyip Erdoğan bedel oduyor dedim. Recep Tayyip Erdoğan da burada direniyor gelin dedim beraberce direnin birlikte Turkiye ye demokrasiyi getirin, birlikte getirin bedel odeyelim dedim.

' 3 DÖNEM AK PARTİ İKTİDARDA KALMALI'

-- Siz de gelin Erdoğan'ın yediği dayağa ortak olun dedim. Bunu yapalım Turkiye'yi gelecek kuşaklara ozgur ve demokratik zengin bir ulke bırakalım dedim. Gelmeyeceğim dedi. Üç donem daha parti  iktidarda kalmalı dedi. Üç donem yasağını da kaldırın dedi. Siyaset tecrubeyle yapılır dedi, niye yasak koysunlar, uç donem yasağı diye bir şey olur mu dedi.

' HUMEYNİ GİBİ GELECEKTİ'

-- İlginç, ondan sonra meğerse uç donem sonra şoyle gelmeyi duşunuyordu herhalde. Üç donem sonra İstanbul'a bir uçak inecek Washington'dan, Humeyni gibi gelecek herkes uç donem sonra da yaşarsa tabi gelecek. Bu uç donem içerisinde gayesine ulaşacak. Turkiye' ye dondum. Partinin yetkililerine bazı bilgiler verdim, bu adam donmek istemiyor diye soyledim. Parti yetkililerine de 'bunlar devleti ele geçirmek istiyorlar dikkat edelim. Turkiye Olimpiyatlarını alkışlıyoruz ben de alkışlıyorum ama bunlar ağır ağır devleti ele geçirme çalışması yapıyorlar' dedim. Ama pek kaile alınmadım.

' HER OKULU İHL YAPMAYIN' RAHATSIZ ETTİ'

****- Her okulu imam-hatip yapmay ın, talep olmadan açılan her okul israftır. Bunun adına isterseniz İmam Hatip, ister meslek lisesi, ister fen lisesi deyin. Talep varsa açın. Manisa'da ben hem İmam Hatip açıyorum ama daha çok endustri meslek lisesi açıyorum. Çunku benim 11-12 tane organize sanayim var. Geçmişte imam hatipleri oğrencisiz bırakmak için katsayı uygulaması neyse bugun de her yere İmam Hatip açmak doğru değil.

' MÜCADELEDE CHP'Yİ ÖN PLANA ALALIM'

-- Darbeden sonra ben CHP ile MHP ile AK Parti'nin birlikte hareket etmesini istiyorum. Turkiye'yi beraberce normalleştirelim. FETÖ'den PKK'dan kurtaralım. Başka iç yapılar varsa bunlarla yine beraber mucadele edelim. Özellikle CHP'yi on planına alalım dedim. Sebebim de şuydu; CHP Sosyalist Enternasyonel uyesiydi ve o donemde de donem başkanıydı. CHP ile yapacağımız bir FETÖ mucadelesinin Avrupalıları daha rahat ikna edebileceğimizi duşundum. Çunku FETÖ'nun Amerika tarafından yonlendirildiğini biliyorum çunku oraya gidişi belli zaten.

' FETÖ'YÜ SİZ, SOL, MİLLİYETÇİ KESİM YAZDI'

-- Ben size teşekkur ederim Saygı bey. Turkiye'de FETÖ'yu bir siz yazmışsınız, sol yazmış bir de bazı milliyetçiler yazmış bir iki tane. Turkiye'de bu insanlar 'sol yazmışsa ideolojik yazmıştır' on yargısıyla baktı.

' HEDEFİ İSLAM DEVLETİ KURMAK'

-  Benim tahminim şu; Fethullah Gulen kendisi bir proje. Hedefi Turkiye'yi ele geçirmek. İslam devleti kurmak. Ama Turkiye'yi yonetenler de Kasım Gulek'ten, Ecevit'e tum siyasi parti liderlerine kadar hepsi.. Birkaç ismi tenzih ederim; Ya bu guzel işte okullar açıyor, Turkiye'nin lobileri oluyor. Gulen'i devlet gibi algılamışlar, Turkiye Cumhuriyeti için çalışan bir adam gibi algılamışlar ve devlet bunlara destek olmaya başlamış.MİT'İ 5 KATLI BİNADAN DİNLEDİLER!: MİT'i ele geçirmeye çalışmışlar bunlar. MİT'in dışında beş katlı bir bina almışlar. Yenimahalle'de. Daha buyuk bir teknolojiyle MİT'i dinlemişler bunlar. Çok onemli bir şey o. Ele geçirme çalışması yapıyorlar ama geçiremiyorlar. 70-80 adamı MİT'e sokuyorlar. Bazı MİT elemanlarımızın PKK'nın eline geçmesi dedikleri de budur zaten. Sonra MİT hemen uyandı.

' 17-25'TEN SONRA UYANDI'

(C) AA /

- Bunlar yola devam edelim deseler, 15 Temmuz'da darbe yapmasalar, bir 10 yıl sonra yine devleti ele geçirirlermiş. Ama 17-25 Aralık'tan sonra Recep Tayyip Erdoğan uyandı. Bunlar devleti ele geçirme çalışması yapıyorlar. İktidara ortak olmak değil, iktidarı ele geçirmek istiyorlar. Sen sandıkla geleceksin bunlar senin uzerinde vesayet kuracaklar. Erdoğan bunu anlayınca bunlarla mucadele etmeye başladı. Bunlar onun uzerine darbe hazırlığı yapmak istediler. Ordu içindeki kazanımlarını kaybedeceklerini anladılar. Erdoğan burada direnmeseydi. Bana gelen askerler, MİT mensupları dediler ki; Erdoğan değil de başka bir siyasetçi olsaydı bunlar çoktan devleti ele geçirirlerdi. 15 Temmuz'da darbe gerçekleşirdi dediler. Çunku 17/25 Aralık sonrası emniyetten ve yargıdan çok tasfiyeler olunca, 15 Temmuz akşamı bunlar çok yalnızlaştı.

' ERDOĞAN'I ELE GEÇİRSELER, DARBE OLURDU'

-- Recep Tayyip Erdoğan'ı ele geçiremediler. O gece 23-24 sularında Erdoğan'ı ele geçirselerdi yine darbe olurdu. Kesinlikle olurdu. Çunku sokakta kimse kalmazdı. Bazı askerlerde bunlara raam olurdu yani darbeyi başarmışlar işte. İnsanlar guce karşı bir meyil gosteriyorlar maalesef. Turkiye'nin demokratikleşmesi, şeffaflaşması, ozgurleşmesi lazım. Yani bu mucadelede de hukuktan ayrılmaması lazım. Turkiye de her cemaat, her dernek maliye ve hukuk tarafından denetlenmelidir. Bu çok onemlidir Turkiye'nin geleceği açısından.

' SEÇİMİN BEKA İLE ALAKASI YOK'

- Ben meseleye beka diye bakmıyorum. Yani bu seçimlerin beka ile bir alakası yok. Beka ile alakasının olmasının sebebi şudur; eğitimde fırsat eşitliğini ve gelir dağılımında adaleti sağlarsanız, şeffaf bir demokrasi anlayışınız, liyakat ve ehliyet esasına dayalı bir devlet dairelerine giriş sisteminiz olursa beka sorununuz olmaz. Bir Kurt, alevi, Sunni bu devlet benimdir demeli. Hala beyin goçu devam ediyor. Devleti yonetenler bunu durduramıyorlarsa beka sorunumuz vardır.

' SÜRPRİZLER OLABİLİR'

-- Çok buyuk surprizler de olabilir. Çok umulmadık yerde umulmadık başarıları BBP, Saadet Partisi bazı illerde alır. AK Parti'nin çok guçlu olduğu bir yeri CHP alır, İyi Parti alır. CHP'nin bazı guçlu olduğu yerlerde Ak Parti alabilir. Hem parametre hem barometre millet. Bir yandan siyasetin ısısını olçecek bir yandan sizler yolunuza devam edin veya etmeyin diye mesajlar verecek. Cumhurbaşkanlığı hukumet sisteminin bir noktada denemesi olacak. Ak Parti burada bir sınavdan geçecek. Geçecek mi geçemeyecek mi onu goreceğiz.

' YENİ PARTİ, İHTİYAÇ Kİ KONUŞULUYOR'

- Yeni parti soylemleri var ama Sayın Gul'den, Babacan'dan, Davutoğlu'ndan kendi ağızlarından bir şey duymadıkça hepsinin sadece rivayet olduğunu soyleyebiliriz. Ama bu çok konuşuluyor. Gul'un Babacan başkanlığında bir parti kurduracağı. Bir de Sayın Davutoğlu'nun parti kuracağı. Bir de Babacan'la Davutoğlu'nun birlikte olduğu noktasında, uç tane goruş var. Eğer bunlar çok konuşuluyorsa ve bunu herkes konuşuyorsa bir ihtiyaca mı var da konuşuyor demektir. İhtiyaç olmasa bu konuşulur mu? Domates, nohut fiyatları, tanzim satışlar neden konuşuluyor? Bir problem var. Bunların konuşulması dolaylı olarak doğru olduğunu ortaya koyuyor bir noktada dolaylı olarak. Turkiye'de bir arayış da var. Bu arayışı birileri olgunlukla karşılamalı, herkes olgunlukla karşılamalı. FP'den sonra SP-AK Parti kurulurken, MÇP'den MHP ye doğru geçerken bir ihtiyaç manzumesinin karşılığında çıktı bunlar. Cumhurbaşkanı diyor ki 'daha once de parti kuranlar oldu gorduk sonucunu' diyor. O zamanlar bir talep yokmuş demek ki. Bir de rahatsız olmaya gerek yok.

' HAİNSE NİYE BAKANLIK YAPTILAR?'

-- Bunları rencide ediyorlar, hain diyorlar. Hainse bu adamlar, niye Dışişleri bakanlığı, Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı yaptı? Yani. Siyaset yapmanın ağır olduğunu duşunuyorum. Ülkuculerin, sağın diyelim haini bitmez. Solcuların doneği bitmez. Dini cemaatlerin de kafiri bitmez. Neden? Kimse kurulu yapısını kaybetmek istemiyor. Gorduğum kadarıyla bu kadar konuşulmanın, lehte aleyhte yazıların ozellikle de aleyhte yazıların çok olması, vatandaşın konuşması bir arayış var Turkiye'de. Bu arayışın sonucu 31 Mart sonrası daha çok goreceğiz."