Özet (TL;DR) @ 2019-02-27T13:00:00.000Z: CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, Seyr-i Sabah programında Şişli’de belediye işçilerinin bir günlük işi yavaşlatma eyleminin DİSK ile yapılan görüşmeler sonucunda sona erdiğini ve çöplerin…
Seyr-i Sabah
13:00 27.02.2019(Guncellendi 13:31 27.02.2019) URL'yi kısaltın
CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, Seyr-i Sabah programında Şişli'de belediye işçilerinin bir gunluk işi yavaşlatma eyleminin DİSK ile yapılan goruşmeler sonucunda sona erdiğini ve çoplerin toplanmaya başlanacağını soyledi.
(C) AA /
Şişli'de maaşlarını 20 gundur alamayan işçilerin işi yavaşlatma eylemiyle bir gun çopler toplanmadı ve bu konu gazetelere CHP'li belediyelerin başarısızlığı olarak yansıdı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, Seyr-i Sabah programında halkın genel olarak odeme zorluğu yuzunden belediyeye odemelerin zamanında yapılamadığını, bunun da kaynak yetersizliğine neden olduğunu dile getirdi. Erdoğdu, maaşların 20 gun geciktirilmesinin ardından bir gunluk çoplerin toplanmaması yuzunden kotu goruntulerin oluştuğunu, ancak sorunun çozume kavuşturulduğunu soyledi. Turkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu'nun (DİSK) ile yapılan goruşmeler sonucunda çopler bugunden itibaren toplanmaya başlanıyor:
' YENİ HAVALİMANI BÜYÜK BİR SORUN YUMAĞI'
(C) Fotoğraf : DHA
"Yeni havalimanı yap işlet devret projesiyle yapıldı. Bu projeler belirli sureliğine işletmecilere veriliyor. Ne zaman başlandığı ne zaman bittiği doğrudan hazineyle alakalı bir soru. Konsorsiyuma verilen sure Ocak 2017'de doluyordu. Ancak bu sure 2019 yılının Ocak ayına kadar sarktı. Önce 29 Ekim dediler, Mart dediler. Kabaca tam 2 yıl gecikti. Her yıl 1 milyar 45 milyon Euro kira odenmesi gerekiyordu. 2 milyardan fazla kira kaybı var. Hala tarihte bir netlik yok. Açılışın gecikmesinin sebebi inşaattan kaynaklanan problemler.
Biz ormanları mahvediyorsunuz dedik. Burası eski komur sahası, deniz seviyesinin altına kadar çukurların olduğu, tepelerin olduğu engebeli bir arazi. Bu havalimanının yapılması için dunya tarihinin gorulmuş en buyuk dolgu işlerinin yapılması gerekiyordu. Şartnameye gore bu havalimanının deniz eviyesinin 90 metre kadar ustune yapılması gerekiyordu. İstanbul'un ilçelerinden buyuk bir alanın yukseltilmesi için 90 milyon avroluk bir hafriyat gerekiyordu. Ancak ihale sonrası 90 metre yukseltilmesi gereken alanın 60 metre yukseltilmesine karar verildi. Şişli ilçesi kadar bir alanı 90 metre yukseltme kararını değiştirince bu, maliyet hesabında da değişikliklere neden oldu. Aradaki 30 metrelik hafriyatın maliyeti cebinizde kaldı.
Bunu Sayıştay soyluyor: Niye 90 metre yukarı yaparsınız? Çunku alanın yuksekliği uçuş guvenliği için onemli. Havalimanını 60 metreye indiğinizde uçağın iniş kalkışı çok daha zor olur. Diğer turlu etraftaki yukseltilerin duşurulmesi lazım. Yapılan zemini doldurmak çok guç çunku surekli erime ve oynama halinde. Burada ciddi bir zemin problemi var.Devlet bana taahhut ettiğiniz buydu bunu yapın demiyor. Muteahhitlere kaynak aktarılmasına goz yumuyor. Havalimanını yapacağınız zemin etudunu ihaleden once yapmış olmanız gerekiyordu. Siz cumhuriyet tarihinin en buyuk yatırımını yapacağınız alanın zemin etudunu neden yapmadınız? İnşaatın gecikmesindeki temel sorunlardan biri bu.
Zeminin sağlam olmamasının uçuş guvenliğiyle ilgili yarattığı sorun şu: Yarın bir deprem olduğunda, zeminin 60 metre altında kayma olursa butun havalimanı projesi biter. Uçağın tam inişi sırasında tespit edilemeyen bir şey olursa facia çıkar.
(C) AA / İGA
Havalimanının gecikmesinin ikincil sebebi bu liman sadece pistlerden ibaret değil. Mesela uçağı indirdiniz, bunun park alanı, bakım alanı, yiyecek içecek servisi için gereken tesisler bitirilmedi. Turk Hava Yolları buraya operasyon yapamıyor diye suçlandı. Bu kadar geniş bir operasyonun geçtiğimiz 6 ay içinde yetiştirilmesi mumkun gozukmuyor. Bu yuzden işçiler kole gibi çalıştırıldı. Üçuncu havalimanıyla ilgili bir sorun da oradaki iklim koşulları. Normalde havalimanı yapacağınız yerde ruzgar yonunun tespit edilmesi, iklimin 5 sene incelenmesi gerekiyor. Orada donen ruzgar problemi var. Bazı coğrafyalarda ruzgar surekli yon değiştirir. Uçak kalkar ya da inerken burnundan ruzgar alması doğrudur. Eğer kanattan ruzgar alırsa pistten çıkabilir. Burada ayrıca kırağı sorunu da var.
Uluslararası uçuş guvenlik standartlarını derecelendirilmesi var. Kuba'da bir
havaalanına inmek zorundaysa da iniyor ama risklerle iniyor. Şu an elimizde
teknik ve detaylı bilgi yok. Ama bu konuda tartışma olduğunu biliyorum. Üçuncu
havalimanı tek başına bir proje değil. Kuzey Marmara otoyolu, uçuncu kopru ve
kanal var. Butun bunlar tesadufen seçilmiş projeler değildi. İstanbul
ormanlarının arsalaştırılması için hareket edildi. Bu yaklaşık 100 milyar
dolarlık inşaata yapılan bir yatırım anlamına geldi. Bu paraları tarımdan
sanayiden çektik. Turkiye'de tarımla sanayi Anadolu illerinde çoktu. Bu
illerin ekonomisi çokunce insanlar İstanbul'a gelmeye başladı. Normalde bu
şirketler uluslararası sermayeler buraya getirecekti ve ulkeye sermaye girmiş
olacaktı. Ama hiçbir yabancı kurum buraya kredi vermedi ve buraya devlet
bankalarından kredi kullandırılmasıyla hayata geçirdik.
Eğer bunu devlet yapacaksa neden yap işlet devret modeliyle yaptık? Neden
karını birkaç işadamı cebine indirdi? Madem kamu kaynağı yapacaksak kamu
işletip karı devlette kalsaydı… Kalyon ve Kolin arasında hisse devrinden
bahsediliyor. Kredi donuk bir kredi. Havalimanı işletilmeye başlanmadı. İşlese
dahi kendini kurtaramayacağı biliniyor. Devredilen hisseyi THY alacak,. Onun
da bir kısmı Katar'a satılacağı bilgisi dolaşıyor. İki konuda haklı çıktım ve
buna çok uzuldum. Birincisi Turk Telekom'un ozelleştirilmesi. Batmış bir
şekilde kamu kredileriyle devletin ustune yıkılmış durumda. Telekom'un
iflasını daha kimse anlamadı. Ne yazık ki batırılmış bir biçimde kamunun
elinde kaldı. Telekom'dan sonraki yurek yarası İstanbul havalimanı.
' TÜM EKONOMİK GÖSTERGELER ÇAKILDI'
Tuketici guven endekslerinden buyumeye kadar tum gostergeler çakılmışken iki milyon istihdam yaratmak mumkun mu? Şirketler ustunde çok buyuk şantaj var. Turk ekonomisinin daralma surecine girdiği donemde sosyal guvenlik teşvikleriyle kamu kaynakları kullandırılarak işçileri birkaç ay çalıştırarak seçim atlatma derdindeler. Tabi ki bunun kamuya çok buyuk maliyeti olacak. Tıpkı piyasadaki enflasyonu gıdadaki durdurmak için tanzim mağazaları açarak vatandaşın gozunu boyamak gibi yontemlerle seçime kadar gitmeye çalışmaları gibi. Ama bu işler referanduma kadar gidelim, cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar gidelim yerel seçimleri atlatalım diye diye tarihte gorulmemi bir ekonomik ve siyasal bir krize donuşturuldu. Hiçbir teknik karşılığı olmayan açıklamalar bir de cesaretle bu açıklamaları kam kaynaklarıyla kullanmaya çalışmanın Turkiye'yi getirdiği yer belli. Artık devletin çivisi çıktı hiçbir şey amacına uygun değil. Borçla bir varlık fonu kurdular hazine disiplinini ortadan kaldırdılar. Bakanlıklarımızı ve devlet sistemimizi perişan ettiler. Bakanlıklardaki nitelikli personeli perişan ettiler danışmanlarla bu işi goturmeye çalışıyorlar. Bir tek çaremiz var: 31 Mart tarihinde başta İstanbul olmak uzere sarı kart gosterip kendinize gelin dersek Turkiye'nin ekonomik hayatı için umut ışığı olacak.
' ŞİŞLİ'DE SORUN ÇÖZÜLDÜ'
Şişli Belediyesi 20 gun maaşları geciktirdi. İşçinin alın teri bizim için kutsal. Yaşanan derin ekonomik kriz yuzunden belediye rutin gelirlerini bile tahsil edemiyor. Bu durum belediyelerin tamamını etkiliyor. CHP'li belediyeler daha iyi durumda ama AK Partili belediyelerde durum daha çok oteleniyor. İller bankası teminat vermiyor. Banka kredisi bulunamıyor. Şişli ve Beşiktaş tertemiz ilçeler olacak.
Dun çok buyuk çabalar sarfettik. DİSK'in ust yoneticileri genel başkanları buyuk fedakarlık yaptık. Bir gun boyunca çop toplanmadı ve bu goruntuler oluştu. Çok uzulduk. Çozuldu ama sadece şunu bilsin insanlar: Ekonomik kriz dolayısıyla gelir toplamakta sıkıntı olunca, maaşlar da bir ay gecikince iş yavaşlatma eylemi yapıldı. Bugun butun havuz medyası aynı merkezden talimat almış gibi bizi manşetlere çıkarmışlar. CHP yonetimi bu konuda çok iyi niyetli. Bir haftadır seçim çalışmalarını bıraktık bu sorunla uğraşıyoruz. DİSK ile şunu konuştuk: İşçiler iş bırakma eylemini erteleyecek, herkes butun gucuyle çalışacak biz de işçi maaşlarını odeyecek kaynak bulmak için çalışacağız. Şişli halkı eminim ki gerçekleri ve sorunun neden kaynaklandığını biliyor. Butun bunlara 31 Mart itibarıyla son vereceğimizi de bilsinler."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.