Özet (TL;DR) @ 2019-02-27T13:12:00.000Z: Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski, Türkiye ekonomisinin küçüldüğünü belirterek, süreçten mümkün olduğunca hızlı çıkabilmek ve büyümeye geri…



Ekonomi

13:12 27.02.2019(Guncellendi 14:38 27.02.2019) URL'yi kısaltın

Turk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yonetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski, Turkiye ekonomisinin kuçulduğunu belirterek, sureçten mumkun olduğunca hızlı çıkabilmek ve buyumeye geri donebilmek için 2 temel koşul olduğunu soyledi.

TÜSİAD'ın yeni başkanı Kaslowski, gorevi devralmasının ardından derneğin 'İşgucu Piyasası Dinamikleri ve İşsizlik Sorunu' toplantısında konuştu.

İşsizlik rakamlarına değinen Kaslowski, "Son açıklanan veriler işsizliğin bir sıçrama yaparak yuzde 12.3'e yukseldiğini gosteriyor. Mevsim etkilerinden arındırıldığında işsizlik oranı sadece bir ay içerisinde 0.6 yuzde puan artarak yuzde 12'ye çıktı. Tarım dışı işsizlik yuzde 14, genç işsizliği ise yuzde 22.2 seviyesine yukseldi. Yuksek oranlar bazı tedbirler alınması gerektiğine işaret ediyor. Ekonomimiz geçtiğimiz ağustos ayından bu yana zorlu bir sureçten geçiyor. Bugunku buluşmamızda, yalnızca kısa vadede değil, uzun vadede de iş gucu piyasamızı nasıl daha etkin ve verimli hale getirebileceğimizi ve işsizlik oranını kalıcı olarak nasıl duşurebileceğimizi konuşacağız" dedi.

' KADIN İSTİHDAMININ ARTIRILMASI GEREKİYOR'

Kaslowski, "İş gucu piyasamız kayıtlı ve kayıt dışı olmak uzere ikiye bolunmuş durumdadır. Kayıt dışı ekonomi ile mucadele etkili şekilde surmeli, kuralsız ve guvencesiz çalışmanın onune geçilmelidir. Bunun yanında, kurallı çalışan kayıtlı kesimde iş gucu uzerindeki ucret dışı yukler uluslararası ortalamaların hala uzerinde. Bu yuklerin azaltılması kayıtlı ekonomiye geçişi de hızlandıracaktır. Ülkemizde kadın istihdamının artırılması ve hem kadınların hem gençlerin dinamik işgucu piyasasında ihtiyaç duydukları yetkinliklerin artırılması gerekiyor. Bugun maalesef kadın işsizlik oranları erkek işsizlik oranlarının çok uzerinde. Genç işsizliği ise hepsinden yuksek" diye konuştu.

' EKONOMİMİZ KÜÇÜLÜYOR'

İstihdam teşviklerinde onemli ilerlemeler kaydedildiğini soyleyen Kaslowski, konuşmasına şoyle devam etti:

"Bazı yeni teşvikler de gundemde. Teşvikler istihdam uzerinde genel olarak olumlu etki yapıyor. Ancak çeşitli istihdam teşviklerinin bir duzenleme altında birleştirilerek uygulamanın sadeleştirilmesinin, kullanım etkinliğini geliştirmek açısından faydalı olacağına inanıyoruz. Kuresel krizden bu yana dunyada bol ve ucuz para doneminde Turkiye dış borcunu yuzde 35'ten yuzde 53'e yukseltti. Bu finansman ekonomimizin yuksek buyume oranlarına ulaşmasını sağladı. Ancak 2013 yılından beri yurt dışında faizler yavaş yavaş arttı ve bu borcun maliyeti de ekonomimiz için her geçen gun artıyor. Bu nedenle ekonomimizde biriken risklerin azaltılması, ozellikle bazı sektorlerde yuksek artış gosteren kaldıraç oranlarının makul duzeylere inmesi gerekiyor. Dış borcumuzun buyuk kısmı ozel sektorun uzerinde. Kamu Özel İş birliği projeleri için sağlanan finansman da dahil yaklaşık 306 milyar dolar. 2018 yılı başından itibaren bu borç azalmaya başladı. Ağustos ayında yaşadığımız şoktan sonra hem kur hem de faizlerde gorulen artış ile sureç hızlandı. Banka kredilerinde gorduğumuz yavaşlama da bunun bir sonucu. Bu durum kullanılan kapasitede gerilemeye, yeni yatırımların ertelenmesine ve uretimde duşuşe neden oluyor. Dolayısıyla ekonomimiz kuçuluyor.

' İLK KOŞUL GÜVEN VE İSTİKRARI SAĞLAMAK'

Bu sureçten mumkun olduğunca hızlı çıkabilmek ve buyumeye geri donebilmek için temel iki koşul var. İlk koşul guveni ve istikrarı sağlamak. Hem yurt dışından ulkemize finansman sağlamaya devam etmek zorundayız, hem de yurt içinde ekonomiye olan guveni pekiştirmemiz gerekiyor. Bunu ancak ongorulebilir politikalarla ve şeffaflıkla sağlayabiliriz. Bu nedenle kurumların bağımsızlığını ve serbest piyasa ilkelerinden taviz verilmeden içinde bulunduğumuz zorluklarla mucadeleyi onemsiyoruz.

İkinci koşul banka bilançolarında artık geri odenemeyeceği duşunulen kredilerin bilanço dışına çıkaracak mekanizmaların kurulması. Pek çok ulke bu tur mekanizmalara gerektiğinde başvurdu. Kore ve İsveç gibi başarılı birçok ornek var. Bu sayede reel kesimde sağlıklı ve verimli alanlara taze kredi sağlamasının onunu açabiliriz. Boyle mekanizmaların olmadığı bir ortamda buyumeye elbette yine donebiliriz ancak çok daha uzun bir zaman beklememiz gerekir."