Özet (TL;DR) @ 2019-02-28T02:37:00.000Z: Eski İspanya Başbakanı Mariano Rajoy, 12 Katalan liderin yargılandığı davada tanık olarak verdiği ifadesinde, "1 Ekim'de referandum olmadı" dedi.



Eski İspanya Başbakanı Mariano Rajoy, 12 Katalan liderin yargılandığı davada tanık olarak verdiği ifadesinde, "1 Ekim'de referandum olmadı" dedi.

İspanya Anayasa Mahkemesi tarafından yasa dışı ilan edilmesine rağmen, Katalonya'da 1 Ekim 2017 tarihinde yapılan bağımsızlık yanlısı referandumundan dolayı 'devlete karşı ayaklanma' suçundan yargılanan 9'u tutuklu toplam 12 Katalan liderin davasında eski İspanya Başbakanı Mariano Rajoy tanık olarak ifade verdi.

Davaya konu olan hadiselerin yaşandığı donemde İspanya Başbakanı olan Rajoy, 1 Ekim 2017'deki yasa dışı referandum için "1 Ekim'de referandum olmadı, Merkez Seçim Kurulu da olmadığını soyledi. Başka bir şeyler, seçim masası filan vardı ama bu bir referandum değil." değerlendirmelerinde bulundu.

RAJOY: İSPANYA'NIN ULUSAL BİRLİĞİNİ TASFİYE EDECEK BİR REFERANDUMA ONAY VERMEZDİM

"Ne ulusal birliği ne de ulusal egemenliği muzakere ettim" diyen Rajoy, sozlerine şoyle devam etti: "İspanya'nın ulusal birliğini ve egemenliğini tasfiye edecek bir referanduma onay vermezdim. Katalonya hukumeti yetkilileri bunun net olarak bilincindeydi. Eski Katalonya Hukumet Başkanları Artur Mas ve Carles Puigdemont'a açık bir şekilde soyledim: İspanya'nın egemenliğine İspanyol halkının tamamı karar verir. Bir ozerk yonetim, İspanyol halkının bir bolumu, İspanya Hukumeti ya da meclisler karar veremez."

Rajoy, davada en çok tartışılan konulardan biri olan, 1 Ekim'deki yasa dışı referandum ile ilgili girişimlerde ayrlıkçı Katalanlardan ya da İspanyol polisinden şiddet uygulanıp uygulanmadığıyla ilgili sanık avukatlarının yonelttiği sorulara da cevap verdi.

' YASALARA UYULSAYDI BURADA OLMAZDIK'

Eski İspanya Başbakanı Rajoy, "Eğer yasalara uyulsaydı, bu tip goruntulerin hiçbiri olmazdı. Tum bu goruntulerden (polis veya gostericiler tarafından yapılan şiddet) dolayı buyuk uzuntu duyuyorum. Yasalara uyulsaydı, bugun burada da olmazdık." diye konuştu.

Davada tanık olarak ifade veren diğer isimlerden eski Başbakan Yardımcısı Soraya Saenz de Santamaria ise 1 Ekim'deki yasa dışı referandum ve onunla bağlantılı diğer girişimlerde 'şiddet olduğunu ve bunun Katalonya Hukumeti'nin sorumsuzca hareket etmesinden kaynaklandığını' savundu.

Santamaria ayrıca, Başbakan Yardımcısı olduğu donemde Katalonya Hukumeti temsilcileriyle hiçbir zaman bir referandum pazarlığına girmediğini hatta bunun konuşulmadığını vurgulayarak, "Kendilerine her zaman, (Eğer istediğiniz referandum ise Anayasa'da reform yapın. Çunku hiçbir hukumet ile bunun muzakeresi yapılmaz, hiçbir demokratik hukumet buna yetkili değildir) dedim." ifadesini kullandı.

MAS: BA ĞIMSIZLIK GİRİŞİMLERİ SÜRECİNİ YÖNETEN BİR STRATEJİ KOMİTESİ YOKTU

Öte yandan, diğer tanıklardan Eski Maliye Bakanı Cristobal Montoro, Katalonya ozerk yonetim hukumetinin butçe harcamalarıyla ilgili merkezi hukumete gonderdiği hesaplarda sahtecilik yapma olasılığının goz ardı edilemeyeceğini anlattı. Bu arada 2010-2016 yıllarında Katalonya Hukumet Başkanı olarak gorev yapan ve 9 Kasım 2014'te Katalonya'da yapılan yasa dışı bağımsızlık yanlısı halk oylamasından dolayı 2020 şubat ayına kadar kamu gorevlerinden men cezası alan Artur Mas da mahkemede ifade verdi.

Mas, Katalonya'daki bağımsızlık girişimleri surecini yoneten bir "strateji komitesi" olmadığını belirtse de Eski Katalonya Başkanı Carles Puigdemont'un bağımsızlık girişimleriyle ilgili yol haritasını çizmek için organize ettiği bazı toplantılara katıldığını aktardı.

KATALONYA 'DA BAĞIMSIZLIK REFERANDUMU ANLAŞMAZLIĞI

İspanya Anayasa Mahkemesi tarafından yasa dışı ilan edilmesine rağmen Katalonya'da 1 Ekim 2017 tarihinde yapılan bağımsızlık referandumu ve 27 Ekim 2017'de Katalonya parlamentosunda kabul edilen tek taraflı bağımsızlık deklarasyonu sonrasında eski Katalonya ozerk yonetim hukumeti başkanı Carles Puigdemont ve 6 eski Katalan siyasetçi İspanya dışına kaçmıştı.

İspanya'da kalan sanık Katalan siyasetçilerden 9'u tutuklu, 3'u de şartlı serbest olan 12'sinin, Madrid'deki Yuksek Mahkeme'de yargılanmasına ise 12 Şubat'ta başlanmıştı Savcılık sanıklar hakkında "devlete karşı ayaklanma" suçundan 7 ila 25 yıl hapis talep ediyor. Davanın ilk duruşmalarında Savcı Javier Zaragoza, "Bu, İspanya demokrasisinin savunulduğu bir davadır. Bu dava demokrasinin zaferidir" goruşunu savunmuştu. Savcı Zaragoza, "Katalonya'yı bağımsız bir devlet olarak yaratma sureci yasa dışıdır. Katalan halkının egemenliği yok, İspanyol halkının egemenliği vardır. Sanıklar devleti pes ettirmek istiyorlar." değerlendirmesini yapmıştı.

Katalonya'daki bağımsızlık yanlısı girişimlerde 25 yılla hakkında en fazla hapis cezası talep edilen eski Katalonya Hukumet Başkan Yardımcısı Oriol Junqueras ise kendisinin "siyasi tutuklu" davanın da "siyasi" olduğunu savunmuştu. Junqueras, "Yaptıklarımızın hiçbiri suç değil. Oy kullanmak suç değil, çunku boyle bir şey Ceza Yasası'nda yok." ifadesini kullanmıştı. Junqueras'ın goruşlerine benzeyen ifadeler, diğer sanıklar tarafından da kullanıldı. Sanıkların dinlenmesinin sona erdiği davada bugun itibarıyla tanıkların dinlenmesine geçildi. Davada 600'e yakın tanık bulunuyor.