Özet (TL;DR) @ 2019-02-26T21:18:00.000Z: Türkiye’nin Afrika ülkeleriyle ilişkilerini değerlendiren Kostelyanets, Türkiye’nin Afrika’daki ekonomik politikasının iyi düşünülmüş ve ilerleyici olduğunu belirtti.
Goruş
21:18 26.02.2019(Guncellendi 21:19 26.02.2019) URL'yi kısaltın
Turkiye'nin Afrika ulkeleriyle ilişkilerini değerlendiren Kostelyanets, Turkiye'nin Afrika'daki ekonomik politikasının iyi duşunulmuş ve ilerleyici olduğunu belirtti.
(C) AP Photo / Kayhan Ozer
Sudan Dışişleri Bakan Vekili Bedreddin Abdullah'ın, Turkiye'nin Hartum Buyukelçisi İrfan Neziroğlu ile goruşmede, Turkiye ile ilişkileri geliştirmeye çalıştıklarını ve Turkiye'yi onemli partner olarak gorduklerini soylediği bildirilmişti.
Rusya Bilimler Akademisi Afrika Enstitusu araştırma gorevlisi, Afrikanist ve siyaset uzmanı Sergey Kostelyanets, Sputnik'e açıklamasında, Turk- Afrika ilişkilerinin 3 aşamaya bolunebileceğini belirterek şunu dedi: "İlki, Turkiye'nin Afrika'ya yonelik açık kapı politikasını uygulamaya başladığı 1990'lı yılların sonlarında başlıyor. Birçok uzman bunu, Avrupa yonundeki politika yaşanan değişim ve Avrupa Birliği uyeliğinin mutlak olduğu goruşunden vazgeçmesiyle ilişkilendiriyor. Aynı zamanda Turk ulkelerle ilişkilerde hayal kırıklığı yonu de var. Afrika'ya doğu donuş, Ankara tarafından yeni gelişim vektorlerini bulma çabası olarak değerlendiriliyor".
' SON YILLARDA AFRİKA ÇİZGİSİ GÜÇLENDİRİLDİ'
Bu sure içinde çok sayıda goruşmelerin yapıldığını, hukumetler arası anlaşmaların imzalandığını ve Afrika'nın guneyindeki ulkelerde buyukelçilikleri açma kampanyasının başlatıldığını hatırlatan uzman, şu değerlendirmede bulundu:
(C) AA / Kayhan Özer
"İktidara Recep Tayyip Erdoğan'ın gelmesiyle dış politikadaki Afrika çzgisi devam ettirildi ve hatta daha da guçlendirildi. Açık kapı politikası başlatıldığında Afrika kıtasında toplamda 12 Turk buyukelçiliği vardı. 2012 başlarında bu sayı 26'ya çıktı. 2005, Turkiye'de Afrika Yılı ilan edilmişti. Turk lideri Afrika ulkelerine bir dizi ziyarette bulundu. Üstelik sadece geleneksel olarak Kuzey Afrikalı partnerleriyle kısıtlı kalmadı ve Etiyopya ile Guney Afrika Cumhuriyeti'ni ziyaret eden ilk Turk başbakanı oldu. Aynı zamanda Afrika ile ilişkileri kurumsallaştırmak için bazı adımlar atıldı: Turkiye'ye Afrika Birliği'nde gozlemci statusu verildi, Afrika Birliği'nde akredite edilen Turkiye'nin Addis Ababa Buyukelçiliği de birlik içinde Turkiye'nin çıkarlarını temsil etmeye başladı. 2005'te ilk kez Afrika Birliği Komisyon Başkanı Jean Ping, Turkiye'yi ziyaret etti".
' MODERN TÜRKİYE ÖRNEĞİ AFRİKA İÇİN CAZİP GÖRÜNÜYOR'
İlişkilerin ikinci aşamasında, Turkiye'nin Afrika'daki jeopolitik durumu etkileme ve kendi kalkınma modelini ihraç etme arzusunun ortaya çıktığını dile getiren Kostelyanets, bu konuyla ilgili şu yorumda bulundu:
(C) AA /
"Turkiye, Avrupa ile Avrupalıydı, Turk ulkelerle Turktu, oysa Afrika için Musluman ulke, ekonomik kalkınmaya yardımcı olan ileri ve gelişmiş İslam yolunu seçti. Elbette, politik ve ekonomik modernleşmeyi başarıyla hayata geçiren ve Ortadoğu'da az sayıda demokratik toplumlardan birini inşa eden Turkiye'nin deneyimi, oldukça cazibeli gorunuyor. Afrikalıların Turk liderlerinin ziyaretlerine çok olumlu tepkisi de bunu gosteriyor. Ankara, tum kıtada olmasa da Afrika'nın kuzeyinde ideolojik liderliğe soyundu. Ancak 'Arap Baharı' bu planın tamamen hayata geçmesine engel oldu ve Mısır dahil bazı ulkelerle ilişkiler bozuldu. Bu ulkeler, Turkiye'nin iç işlerine mudahale etme niyetinde olduğu goruşunde".
' AFRİKA İLE İLİŞKİLER SAYESİNDE DIŞ EKONOMİK BAĞLARIN ÇEŞİTLENDİRİLMESİ'
Mevcut aşamada, Sahra'nın guneyinde kalan ulkelerle ilişkileri geliştirmenin oncelik haline geldiğini soyleyen Rus uzman, sozlerini şoyle surdurdu:
"Halihazırda Turkiye'nin Afrika kıtasındaki en buyuk partnerleri Guney Afrika Cumhuriyeti, Etiyopya, Gana ve Sudan. Gerçi Kuzey Afrika ulkeleri, Turkiye'nin Afrika'yla ticaretin yarısından fazlasını oluşturmaya devam ediyor. Buna rağmen Sahra'nın guneyindeki ulkelerle ticaret daha hızlı buyuyor. Turkiye'nin genel olarak Afrika ulkeleriyle ticareti 3 kat buyudu. 2000'den bu yana Sahra'nın guneyindeki ulkelerle ticaret 10 kat arttı. Bunun en buyuk sebebi, bolgenin sergilediği yuksek ekonomik buyume. Bu buyumeyi diğer ulkeler de fark etti. Ama Turkiye hepsinden once davrandı. Misal Etiyopya, dunyanın en hızlı gelişen ekonomilerden biri. Bolgede Turk işletmeler için çok sayıda fırsat açılıyor. Turkiye'nin Afrika'daki ekonomik politikası, iyi duşunulmuş ve ilerleyici nitelik taşıyor ve 2003'te kabul edilen 'Afrika Ülkeleriyle Ekonomik İlişkilerin Geliştirilmesi Stratejisi' başlıklı dokumana dayanıyor. Ayrıca Turkiye dış ekonomik bağlarını çeşitlendirmeye çalışıyor, bu ozellikle Ortadoğu'daki durumun istikrardan uzak olduğu bir donemde guncel hale geldi".
Son 15 yılda 39 Afrika ulkesiyle ticari ve ekonomik işbirliği, 22 ulkeyle yatırımların korunması, 11 ulkeyle de çifte vergilendirilmenin kaldırılması ile ilgili anlaşmaların imzalandığını hatırlatan Kostelyanets şu ifadeleri kullandı: "Turkiye'nin bolgedeki ticari temsilciliklerin sayısı 4'ten 26'ya yukseldi. Turkiye'nin Afrika'ya doğrudan yatırımları 10 kat arttı. Bazı verilere gore, yatırım hacmi 5 ila 8 milyar arasında değişiyor. Üstelik soz konusu olan kuçuk ve orta olçekli işletmeler alanındaki projelerdir. Bunun içinde inşaat, hafif sanayi, ev eşyaları uretimi var. Yani misal Çin menşeili ve tamamen farklı olçekteki kaynaklara sahip buyuk şirketlerin guçlu rekabetinin olmadığı bir alan. Buyuk şirketler boyle kuçuk cirolara ilgi duymuyor. Halihazırda Turk şirketleri Afrika kıtasında toplam maliyeti 55 milyar dolar olan 1150 proje hayata geçirdi".
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.