Özet (TL;DR) @ 2019-02-25T12:45:51.000Z: Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki Yeniden Eğitim Merkezleri ile ilgili Sputnik'e açıklamalarda bulunan Çin İstanbul Başkonsolosu Cui Wei, "Aşırı dinci düşüncelerden etkilenen insanlar eğitim…



Çin'in Sincan Uygur Özerk Bolgesi'ndeki Yeniden Eğitim Merkezleri ile ilgili Sputnik'e açıklamalarda bulunan Çin İstanbul Başkonsolosu Cui Wei, "Aşırı dinci duşuncelerden etkilenen insanlar eğitim merkezlerinde yeni ve modern bir hayata kavuşuyor" dedi.

Çin'in Sincan Uygur Özerk Bolgesi'nde yer alan ve Turkiye ile Çin arasında gerilime yol açan Yeniden Eğitim Merkezleri ile ilgili açıklamalarda bulunan Çin'in İstanbul Başkonsolosu Cui Wei, "Çin tarafının bu konudaki tutumu çok nettir" diyerek, kısa sure once Çin'in Sincan Uygur Özerk Bolgesi'ne ziyarette bulunduğunu belirtti ve şunları soyledi:

"Mesleki Eğitim Merkezleri, yasalar kapsamında kurulmuş olup, radikalizmden etkilenmiş kişileri topluma, ailesine ve modern hayata yeniden kazandırmayı amaçlayan okullardır. Belli bir suredir, Sincan bolgesinde sıklıkla teror ve şiddet olayları yaşanıyordu ve tum yerel etnik gruplardan halklar bu durumdan çok fazla zarar gordu. Yerel yonetim bir taraftan teror faaliyetleri ile mucadele ederek teror orgutlerinin kokunu kazıyor, diğer taraftan da teror ve şiddet eğilimlerinin kaynağına, yani radikal duşuncelere karşı mucadelesini surduruyor."

DHA

Çin Halk Cumhuriyeti'nin İstanbul Başkonsolosu Cui Wei

' SUÇLARI HAFİF OLAN KİŞİLER EĞİTİLİYOR'

Sincan Uygur Özerk Bolgesi'ndeki Eğitim Merkezleri'nde 'radikal dinci duşuncelerle kışkırtılmış ve teror faaliyetleri içerisine girmeye zorlanmış, ancak suçları hafif olan kişilerin' kendi iradeleriyle eğitim aldıklarını vurgulayan Cui, "Aşırı dinci duşuncelerden etkilenen ve onun kontrolu altına girmiş insanlar burada yeni bir hayata kavuşuyor" ifadelerini kullandı.

' İKİ EŞ ALMAK YASAK, 'KAFİR' ÖLDÜRMEK CENNETE GİTME SEBEBİ DEĞİL, CİDDİ BİR SUÇTUR'

Başkonsolos Cui Wei, soz konusu eğitim merkezlerinde nelerin oğretildiğine dair soruyu ise şu şekilde cevapladı:

"Başlıca uç ana konu var. Birincisi Çince oğrenmek. Bir ulkenin vatandaşı, o ulkenin resmi ana dilini bilmiyorsa, ulkeyle nasıl kaynaşabilir, nasıl gelişme sağlayabilir? İkincisi, hukuk bilmek. Vatandaşlar, ancak yasaları oğrendiklerinde bilinçli olurlar. Örneğin, birden fazla eşe sahip olmak yasak, veya, sozde 'kafir oldurmek' cennete girme sebebi değil, ciddi bir suçtur ve ağır bir yaptırımla sonuçlanır. Merkezlerde eğitim verilen vatandaşlara bu gibi bilgiler oğretilmektedir çunku Sincan Bolgesi'ndeki vatandaşlar, uretilen sozde 'dini hukuk' yoluyla kontrolden çıkarılmaya çalışılıyorlar.

(C) REUTERS /

Sincan Uygur Özerk Bolgesi'ndeki Çin askerleri

' EĞİTİME KATILANLAR HAFTA SONLARI EVLERİNE GİDİYOR, TELEFONLA DA DIŞARIYLA İLETİŞİM KURABİLİYORLAR'

Üçuncu unsur ise mesleki beceri. Örneğin, aşçılık, kuaforluk ya da terzilik gibi alanlarda, oğrencilerin mezun olduktan sonra mesleki beceri sahibi olmaları, istihdam edilmeleri, topluma kazandırılmaları sağlanmaktadır. Ben uç ayrı mesleki eğitim merkezini ziyaret ettim, her birinde de bu soylediklerim oğretiliyor. Öte yandan, konaklama ve yemek koşulları da gayet iyi. Öğrenciler ise hafta sonları ailelerinin yanına donebiliyor ve eğitim merkezlerinde bulundukları sure içerisinde de aile ve arkadaşlarıyla iletişim kurabiliyorlar. Benim kişisel olarak tanık olduğum eğitim merkezleriyle ilgili gerçekler bu şekildedir."

Global Times yazarlarından Yu Jincui, 12 Şubat tarihli yazısında Turkiye'nin 20 aktif Uygur ayrılıkçısı gruba ev sahipliği yaptığını soylemişti. Konuyla ilgili goruşlerini ve bu yonde herhangi bir tespiti olup olmadığını sorduğumuz Cui ise, soz konusu bilgiyle ilgili olarak yazara danışılması gerektiğini soyledi ancak Turkiye'de Çin karşıtı ve ayrılıkçı guçlerin faaliyet yurutmekte olduklarını açıkladı: "Aksi durumda, sıklıkla Başkonsolosluğun onune gelip eylem yapan, bağırarak Çin'e hakaret eden, ayrılıkçı sloganlar atanlar kimlerdir?"

(C) AA / Zafer Goder

Çin'in Uygur Turkleri'ne baskı yaptığını ileri suren gruptan protesto gosterisi

' SAYIN ERDOĞAN, Şİ CİNPİNG İLE OLAN GÖRÜŞMELERİNDE TERÖR GÜÇLERİNE KARŞI OLDUĞUNU AÇIKÇA DİLE GETİRDİ'

Bu durumla ilgili Turk mercilere hassasiyetlerini ilettiklerini ekleyen Cui, cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuyla ilgili tutumunu hatırlatarak, "Aynı zamanda, net bir şekilde soyleyebilirim ki sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile olan goruşmelerinde 'Turkiye'nin 'Doğu Turkistan' teror guçlerine kesinlikle karşı olduğunu ve bu guçlerin iki ulkenin istikrarını bozmasına izin vermeyeceğini' açıkça dile getirdi" dedi.

(C) AA /

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çin Devlet Başkanı Şi ile bir araya geldi

' TÜRKİYE, KUŞAK VE YOL'U OLUMLU KARŞILADI'

Turkiye ile Çin arasındaki ilişkilere de değinen Cui, "Çin-Turkiye ilişkileri çok uzun bir geçmişe dayanmaktadır. Devlet Başkanı Şi Cinping, 'Kuşak ve Yol' inisiyaifini onerdikten sonra, bu oneri Turkiye tarafından olumlu karşılandı ve ikili işbirliğinde bir dizi onemli sonuç elde edildi. İki ulke arasındaki ilişkilerin ve somut işbirliğinin devam ederek artmasını temenni etmekteyiz, çunku bu durum iki ulke halklarının ortak çıkarına uygundur" ifadelerini kullandı.

NE OLMU ŞTU

Turkiye Dışişleri Bakanlığı Sozcusu Hami Aksoy'un, 9 Şubat'ta yaptığı yazılı açıklamada Çin'in Sincan Uygur Özerk Bolgesi'nde bulunan Yeniden Eğitim Merkezleri'ni 'toplama kampı' ifadeleriyle tanımlaması ve sonradan hayatta olduğu ortaya çıkan Uygur şarkıcı Abdurehim Heyit'in 'olumunun teessurle karşılandığını' açıklaması, iki ulke arasında siyasi krize yol açmıştı.

İddialar, once Çin'in Turkiye buyukelçiliği tarafından yalanlanmış, ardından, Heyit'in hayatta olduğunu gosteren bir video yayınlanmıştı.

Çin Dışişleri Sozcusu Hua Chunying de, yaptığı açıklamada "Turkiye'nin saçma yalanlara dayanarak Çin'i suçlaması çok anlamsız ve sorumsuzca" diyerek, Turkiye nezdinde resmi girişimde bulunacaklarını açıklamıştı.