Özet (TL;DR) @ 2019-02-26T11:03:00.000Z: Üç yıl önce, tek kelime Türkçe bilmeden yalnız başına Türkiye'ye gelen Suriyeli Muhammed Almahaini, ikinci yılında kayıt yaptırdığı lisede okul birincisi oldu. Almahaini, hedefinin İstanbul…
Üç yıl once, tek kelime Turkçe bilmeden yalnız başına Turkiye'ye gelen Suriyeli Muhammed Almahaini, ikinci yılında kayıt yaptırdığı lisede okul birincisi oldu. Almahaini, hedefinin İstanbul Üniversitesi Tıp Fakultesi'ni kazanmak olduğunu soyledi.
Hurriyet'ten Esra Ülkar'ın "Suriyeli Muhammed okul birincisi" başlığıyla yayımlanan haberinde, uç yıl once, henuz 15 yaşındayken tek başına Turkiye'ye gelen Suriyeli Muhammed Almahaini'nin hikayesi anlatıldı.
"Üç yıl once 15 yaşındayken yalnız başına Suriye'den tek kelime dilini bilmediği Turkiye'ye gelen Muhammed (Mohamad) Almahaini, 'kurtuluş yolu'nun okumak olduğunu gorunce İl Milli Eğitim Mudurluğu'ne gidip okula gitmek istediğini soyledi" ifadesiyle başlayan haber, şoyle devam etti:
(C) AA /
"Şimdi İstanbul Zeytinburnu'ndaki TRİSAD Tekstil Teknolojisi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 10'uncu sınıf oğrencisi. Kendi kendine Turkçe'yi oğrenen 18 yaşındaki Muhammed, Turkiye'ye geldiği ikinci yılında 93 karne puanıyla okul birincisi oldu. En sevdiği ders matematik, edebiyat notu ise 100. Bu başarıyı elde etmek kolay olmuyor tabii. 15 kişilik bir 'bekar evin'de yaşadığı için gurultude ders çalışması zor oluyor. Bazen kutuphaneye gidiyor, hava sıcaksa çocuk parkında çalışıyor.
Suriye'nin başkenti Şam'da yaşarken babasının kaybolmasının ardından ailesine bakmak için okulu bırakmak zorunda kalan Muhammed, ardından tek kelime dilini bilmediği Turkiye'ye gelmeye karar veriyor. İlk zamanlar çeşitli konfeksiyon atolyelerinde çalışıyor, ancak bazılarından çok duşuk ucretler alıyor bazılarındansa parasını hiç alamıyor. Bu sureci şoyle anlattı:
'Babam bir gun işe gitmek için çıktı bir daha haber alamadık. İki ablam var. Biri evli, diğeri doktor. Babam kaybolduktan sonra iki sene okuyamadım. Okusam geçinemeyecektik. Uçakla Turkiye'ye geldim. Önceden uçakla gelebiliyorduk. Şimdi sınırlar kapalı olduğu için gelemiyoruz. Zeytinburnu'nda tanıdıklarım vardı. İş ve ev ayarladılar. Bir sene çalıştım, bu arada kendi çabalarımla Turkçe oğrendim, ondan sonra okumayı duşundum.'
(C) AFP 2018 /
B İR DAİREDE 15 KİŞİ
Muhammed, bir apartman dairesinde 10-15 kişilik bir bekar evinde kalıyor. Hepsinin yaşı Muhammed'den buyuk. Üç odalı evin tum odaları ranzalardan ve yataklardan oluşuyor. Okuduğu için arkadaşlarının en az kalabalık odayı ona verdiğini soyleyen Muhammed şunları soyledi:
'İki arkadaşımla aynı odayı paylaşıyorum. Okuldan sonra direkt eve gidiyorum, ders çalışıyorum. Akşam geliyorlar, hafta sonu evde oluyorlar, kalabalık olunca gurultu oluyor. Ben de kutuphaneye gidiyorum. Orada da çok kuyruk oluyor, iki saat kuyrukta bekliyoruz. Hava iyi olunca parkta ders çalışıyorum. Şimdi soğuk olduğu için gidemiyorum, bir gun gittim dondum eve geldim. Bazen de erken kalkıyorum, herkes uyurken çalışıyorum.'
' SINIF ARKADAŞLARIMLA ARAM ÇOK İYİ'
(C) AA / Ali İhsan Özturk
Muhammed, Turkçe'yi kursa gitmeden, arkadaşlarıyla konuşa konuşa, internetten bakarak kendi çabalarıyla oğrendiğini soyledi. Suriye'de de derslerinin iyi olduğunu anlatan Muhammed, doktor ablasının kendisine yardımcı olduğunu belirtti. Turkiye'ye geldiğinde karşılaştığı zorluklar yuzunden daha da hırslandığını ve bu durumdan kurtulmak için okumak istediğini belirten Muhammed şunları soyledi:
'Tekstil atolyesinde çalıştım iki-uç ay. Sonra amcam geldi, o da burada atolye açtı. İki senedir onun yanında çalışıyorum. Çalışırken baktım bunun sonu yok. Çalışıyoruz çalışıyoruz aynı yerdeyiz. Bir şey yapmam lazım diye duşundum. Sordum, araştırdım. İl Milli Eğitim Mudurluğu'ne giderek okumak istediğimi, ne yapmam gerektiğini sordum. Onlar da bana liste verdiler. Listedeki evrakları getirdim. Sonra beni bu okula yerleştirdiler. Sınıf arkadaşlarımla aram çok iyi. Ben onları seviyorum, onlar da beni. Ders konuları aynı. Buradaki eğitim, oğretmenlerin davranışları daha iyi.'
' HEDEFİM İSTANBUL TIP FAKÜLTESİ'
Sekiz yıl daha ailesini goremeyeceğini duşunen Muhammed, tıp okumak istiyor. Hedeflerini şoyle ozetledi: 'Ailemin buraya gelme şansı yok. Çunku gelseler geçinemeyeceğiz. Ablamın Turkçesi olmadığı için çalışamayacak. Telefonla goruşuyoruz. Üç yıldır hiç gormedim. Turkiye'den çıkarsam geri donemem. Beklemek zorundayım. Çıkıp geri gelme şansım olsa ailemi gormeye gidebilirdim. Sekiz yıl daha, yani universiteyi bitirene kadar bu şekilde devam edeceğim. İstanbul Tıp Fakultesi'ni istiyorum. Üniversiteden sonra Turkiye'de kalmayı duşunuyorum. Tıp terimlerini Turkçe'de oğreneceğim. Arapça'sını bilmeyeceğim. O yuzden belki burada kalırım, belki giderim. Ailemi de getiririm burada kalırım. Ablam da gelir belki zamanla, birlikte hastane açarız.'
' ÜMİTSİZLİĞE KAPILMAYIN'
Bir ara pansiyonu olduğu için yakındaki bir imam hatip lisesine giden Muhammed, 'Orada kendimi yabancı hissettim ve geri dondum. Eğer mumkun olsa, bir pansiyonda kalıp, burada okumak isterim' dedi. Muhammed, kendisiyle aynı durumdaki Suriyelilere ise şu mesajı veriyor: 'Çoğu umitsiz. Hayattan kopmuş. Bence daha fırsat var. Hayata yeniden bağlansınlar. Her şey daha iyi olabilir. Ümitsizliğe kapılmasınlar.'
Üç yıl once tek kelime Turkçe bilmeden bir başına Turkiye'ye gelen Suriyeli Muhammed Almahaini, ornek bir başarı sergiledi. Bir yandan konfeksiyon atolyesinden çalışırken, diğer yandan Turkçe oğrendi. İkinci yılında kayıt yaptırdığı lisede okul birincisi oldu.
-- Hurriyet.com.tr (@Hurriyet) February 26, 2019
T ÜRKÇE DERSİ VERİYOR
Muhammed, aynı evdeki Suriyeli arkadaşlarına ve komşu çocuklarının evlerine giderek Turkçe dersi de veriyor: 'Birkaç haftadır tekstile ara verdim. Suriyeli oğrencilere akşam geç saatlere kadar ozel ders veriyorum. Turkçe oğretiyorum onlara. Şu anda sekiz oğrencim oldu. Ders vererek geçiniyorum. Durumum iyi olsaydı para almazdım.'
' ÇALIŞKAN HIRSLI BİR ÖĞRENCİ'
Hasan G unduz (Okul muduru): Öğrencimiz savaş şartlarında buraya gelmesine rağmen guzel bir başarı sergiliyor. Ülkemizde yararlı olacak iyi bir eğitimden geçtikten sonra guzel şeyler yapabileceğine inanıyoruz. Çalışmayı seven, hırslı bir oğrenci, Turkçeyi çok iyi kullanıyor. Okulumuz için gurur kaynağı. Öğrencimizle ovunuyoruz.
' EN SEVDİĞİ DERS MATEMATİK'
Suriyeli oğrenci, matematiği ve araştırmayı çok sevdiğini belirterek, 'Matematiği çok seviyorum. Okulu bırakmıştım, ona rağmen çozuyordum. Temelleri bildikten sonra her şey kolay oluyor. Öğrencilerin çoğu temeli bilmedikleri için matematiği yapamıyor. Tarihi merak ederim. Yaşadığım ulkenin tarihi nedir? Araştırmayı çok seviyorum. Boş boş oturup, yeni gelen oyunlarla uğraşmayı sevmiyorum' dedi."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.