Özet (TL;DR) @ 2019-02-25 08:06:21.922225: Bugün, Türk yazar ve şair Sabahattin Ali'nin doğum günü. 25 Şubat 1907'de doğan ve 2 Nisan 1948'de faili meçhul cinayete kurban giden Sabahattin Ali, Türk edebiyatının efsaneleşen isimlerinden biri…
ntv.com.tr
02.04.2017 - 12:31 25.02.2019 - 10:41 Son Guncelleme : 25.02.2019 - 10:41
K urk Mantolu Madonna romanında Maria Puder ve Raif Efendi'nin aşkını anlatan Sabahattin Ali , askerdeyken, kolu çatlak halde yazdı. Ali'nin kitabı yazarken yaşadığı acıyı giderebilmek için kolunu sık sık sıcak suya soktuğu biliniyor. Deyim yerindeyse Kurk Mantolu Madonna, Ali'nin dizinin ustunde yazdığı bir kitap.
Raif Efendi'nin içsel yolculuğunu aşk ile sarıp sarmalayarak okuyucuya sunan roman, ilk olarak 1940 yılında Hakikat gazetesinde "Buyuk Hikaye" başlığı altında 48 bolum olarak yayımlandı, sonra 1943 yılında Remzi Kitabevi tarafından basıldı.
Sabahattin Ali, romanın ana fikrini, "Dunyanın en basit, en zavallı, hatta en ahmak adamı bile, insanı hayretten hayrete duşurecek ne muthiş ve karışık bir ruha maliktir! Niçin bunu anlamaktan bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahluku anlaşılması ve hakkında hukum verilmesi en kolay şeylerden biri zannediyoruz?" sozleriyle açıkladı.
'Kurk Mantolu Madonna', 2016 yılı başında İngiliz yayıncı Penguin'in "Modern Klasikler" serisi arasında yer aldı. Penguin Yayınevi'nin Modern Klasikler Serisi kapsamında Maureen Freely ve Alexander Dawe tarafından geçtiğimiz mayıs ayında çevrilen 'Kurk Mantolu Madonna', 73 yıl sonra ilk kez İngilizceye çevrilmiş oldu.
'Kurk Mantolu Madonna'nın ONK Ajans aracılığıyla bugune dek İngilizce (Madonna in a Fur Coat), Almanca (Dorlemann), Fransızca (Le Serpent a Plumes), Rusça (Ad Marginem Press), Hırvatça (Hena Com), Arapça (Sphinx) ve Arnavutça (Shkupi) yayımlandı; İspanyolca (Salamandra), İtalyanca (Scritturapura), Hollandaca (Verlag Van Gennep) ve Gurcuce (Ustari) baskıları da yayına hazırlanıyor.
Romanda, 20'li yaşlarında babasının isteği uzerine gittiği Berlin'de, sanata olan ilgisi sayesinde bir sanat galerisini ziyaret eden Raif Efendi, galerideki tablolar arasında bir sanatçının otoportresini gorur ve tablodaki kadını hiç tanımamasına rağmen platonik olarak aşık olur. Bu tablo onda daha once hiç hissetmediği duygular uyandırır. Raif Efendi tablodaki portrenin, Andrea Del Sarto tarafından yapılmış "Madonna delle Arpie" isimli tablodaki Madonna'nın portresine benzediğini duşunur. Tabloya o kadar hayran olur ki fırsat buldukça tabloyu gormeye gider, fakat başka gozlerin onu takip ettiğini fark etmez. Artık rituel halini alan bu tabloyu seyretme seansınlarından birinde bir kadın onun yanına gelir. Bu kadın, tablonun sahibi olan sanatçı Maria Puder'dir. Bir tablodan başlayan aşkı anlatan roman için Sabahattin Ali'nin Andrea Del Sarto imzalı "Madonna delle Arpie" tablosundan ilham aldığı biliniyor.
1983'ten bu yana Yapı Kredi Yayınları'nın bastığı 'Kurk Mantolu Madonna', yayınevine geçtiği gunden bu yana on binlerce sattı. Hala populerliğini koruyan Turk edebiyatının başyapıtı, ayda ortalama 10-15 bin arasında satmaya devam ediyor.
Sabahattin Ali'nin kızı muzikolog Filiz Ali, 'Kurk Mantolu Madonna'nın bu kadar ilgi gormesini ve en çok satanlar listesinde yer almasını "Kitap genç insanların duygularına hitap ediyor. Edebiyat oğretmenleri, hala oğrencilerine bu kitabı tavsiye ediyor ve gençler duygularını aktardığı için kitabı severek okuyor" sozleriyle ozetliyor.
Usta edebiyatçının şiirleri birçok sanatçı tarafından bestelenip şarkı sozu haline getirildi. Ali'nin bestelenmiş şiirlerinin bazıları şoyle: Aldırma Gonul (Edip Akbayram), Leyim Ley (Zulfu Livaneli), Çocuklar Gibi (Sezen Aksu), Ben Gene Sana Vurgunum (Nukhet Duru).
Kitap 1943 yılında basıldıktan sonra ilk eleştiri Nazım Hikmet'ten geldi. Nazım, Mayıs 1943'te Bursa Hapishanesi'nden gonderdiği mektupta Kurk Mantolu Madonna hakkında şunları yazdı:
"Kurk Mantolu Madonna, ben bu kitabı hem sevdim hem kızdım. Evvela niçin kızdığımı soyleyeyim. Kitabın birinci kısmı bir harikadır. Bu kısmın kendi yolunda inkişafı yani bir kuçuk burjuva ailesinin içyuzunu tahlili oyle bir haşmetle genişlemek istidadında ki, insan buradan ikinci kısma geçerken, elinde olmayarak, yazık olmuş, bu çok orijinal, çok mukemmel başlangıç ve imkan boşuna harcanmış, keşke bu başlangıç harcanmasaydı, diyor. Ben başlangıcı okurken yani Berlin'e kadar olan pasajı, senin benim anladığım manadaki realizmine hayran oldum. Beni dinlersen o başlangıcı almak ve kahramanın olumunu kısaca tekrarlamak suretiyle o ailenin efradı ve eşhasının hayatları etrafında bir ikinci cilt, ayrı bir roman yapabilirsin, boylelikle de dinlemeye başladığımız harika musiki birdenbire kesilmiş olmaz. Gelelim ikinci kısmına, o kısım, başlı başına bir buyuk hikaye olarak guzeldir ve boyle bir tecrube gerek senin için gerekse Turk edebiyatı için lazımdı. Sen bu tecrubeyi başarıyla yaptın."










Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.