Özet (TL;DR) @ 2019-02-24 08:22:01.549848: Türk ve dünya tarihçiliği önemli isimlerinden birini, Kemal Karpat’ı kaybetti. 96 yaşında hayata veda eden Karpat, kendisini şöyle tarif ediyordu: “Zengin olmamışım, yüksek mevki sahibi olmamışım ama…



İnsanın kendisiyle bile arasına bir mesafe koyarak hayattaki yerini tarif edebilmesi ne kadar ozel bir yetenek... Geçen hafta kaybettiğimiz buyuk tarihçi Kemal Karpat, 'Dağı Delen Irmak' adını verdiği hatıratında bunu yapmış; tum hayatlar ve imkanlar içindeki yerini belirlemişti: "İnsanlar denize doğru akan nehirlere benzerler. Nehir gibi belirli mecralardan yururler, yaşarlar ve bir yerde sonsuz denizlere erişirler. (...) Bazı insanlar da, kalbinde, zihninde ne yattığını bilmeden ama onların gucune boyun eğerek yeni yollar arar. Bulamazsa yolunu kendisi yaparak yurur. (...) Ta denize ulaşıncaya kadar. Tıpkı 'dağı delen ırmak' gibi."Dağı delen yolların başlangıcına gidelim... Kemal Haşim Karpat, 1923'te Turkiye'den epey uzakta, Romanya'daki Dobruca bolgesinde, Babadağ kasabasına yakın Armutlu Koyu'nde doğdu. Efsanevi Karpat Dağları'nın ardında... Ama bu mesafe, ona, o dağların ote yanında bir yerde, yepyeni bir cumhuriyet kuran liderin, Mustafa Kemal'in isminin verilmesine engel olmamıştı.

Ben her zaman mutlu
oldum

Soyad ının hikayesiKırım kokenli bir Turk ailenin çocuğuydu. Eğitimine, etnik kokeni yuzunden otekileştirildiği Romanya'da devam etmek istemedi; Turkiye'ye geldi. Hukuk eğitiminin ardından, tarihe ve siyaset bilimine yoneldi. 1946'da Turk vatandaşlığına geçip, o uzaklardaki dağlardan esinle 'Karpat' soyadını aldı. Sonrası bir omur... Epey de ilginç bir omur... 'Dağı Delen Irmak'ta onunla soyleşen, merhum gazeteci Emin Tanrıyar'a verdiği bir cevabı analım: "Zaman zaman kendi hayatım bana da ilginç gelir."

Nasıl ilginç olmasın? Dunyanın en onemli sosyal bilimcileriyle teşriki mesai yaptı; devrinin buyuklerini tanıdı. Turkiye ve ABD'nin en onemli universitelerinde dersler verip nihayet 1960'ların sonunda Wisconsin Üniversitesi'nde çalışmak uzere ABD'nin Madison kentine yerleşti ve hayatının sonuna dek de orada kaldı. 'Turk Demokrasi Tarihi', 'Osmanlı'dan Gunumuze Kimlik ve İdeoloji' gibi baş eserler bıraktı. 2012'den bu yana İstanbul Şehir Üniversitesi'nde de dersler veriyordu. Hatta bu universitede bir goç araştırmaları merkezi kurmak için çalışmalara da başlamıştı. Hep çalışıyordu Karpat. Kendisi için şoyle diyordu: "Zengin olmamışım, yuksek mevki sahibi olmamışım ama bir şey elde etmişim: Bir kafa, bir goruş! Ve bunu hiçbir şeyle değişmem."

Yaklaşık uç sene evvel, 'Bir Ömrun İnsanları' isimli kitabı vesilesiyle onunla Hurriyet Pazar için bir roportaj yapmıştım. İçeriden getirip, paketini ozenle soyup, yemem için ısrar ettiği çikolatayı ve teybi aramıza koymuş, halen koruduğu tatlı Rumeli şivesiyle, ağır ağır, tane tane anlatmaya başlamıştı. Ona ilkin, Turkiye'yi hiç bilmeyen bir yabancıya, ulkemizi nasıl tarif edeceğini sormuştum. Hemen şu yanıtı vermişti: "Turkiye'de toplum, 250 senelik bir değişim surecinde; orta sınıfın ortaya çıkışıyla ilgili bir değişim bu. Bu değişim kişiselleşme uzerinedir; kişinin kendi değerini anlaması, kendisinin farkına varmasıdır. Otoriteyi, hukmetmeyi on plana koyan bir devleti karşısında bulmasıdır."

Ben her zaman mutlu
oldum

92 ya şındaki oğrenciBahsettiği, kendisinin yıllarca incelediği değişimin ta kendisiydi. Karpat, bu alanda ortaya ciddi ve geniş bir kulliyat koydu. Tartışılmaz değildi; demokrasimizin gelişmesinde Turk ve İslam kimliğinin altını kalınca çizen liberal-muhafazakar bakış açısı, itirazlar uretmiştir ama titiz tarihçiliği, bıraktığı eserlerin kapsamı ve muthiş çalışkanlığı onun hem genel kabul gormesine hem de Turkiye'nin tarihini yazan en buyuk isimlerin arasına girmesini sağladı. Çalışkanlık derken, 'basmakalıp' bir ifade kullandığımı duşunmeyin. Roportajda ona "Hocam bir gununuz nasıl geçiyor, ne kadar çalışıyorsunuz?" diye sormuş ve o sırada 92 yaşını suren tarihçiden şu cevabı almıştım: "Gunde yedi-sekiz saat okuyorum. Her gun yeni şeyler oğreniyorum."Her şeye iyimser yaklaştığını da anlatmıştı: "Meşgul olmaktan mutlu olmaya zaman kalmıyordu ama ben aslında her zaman mutlu oldum. Karakter icabı, eski tabirle nikbinim; yani iyimserim."Zaten iyimser olmazsanız, herhalde dağları da aşamazsınız.

T urkiye'nin kuruluş tarihi onunla tamamlanacak

Kemal Karpat G oç Araştırmaları Merkezi kurucu ekibinden Doç. Dr. Alim Arlı (İstanbul Şehir Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakultesi Öğretim Üyesi):

Kemal Karpat'ın butun kişisel arşivini yakın zamanda İstanbul Şehir Üniversitesi'ne getirdik. Öte yandan bir de Kemal Karpat Goç Araştırmaları Merkezi kuruluyor. Kemal Karpat arşivinde çok onemli bir evrak var: Osmanlı muhaceret komisyonu evrakı. Merkez, bunun uzerinde de çalışıp yayım yapacak. Hoca, 20-25 yıldır bu evrak uzerinde uzerinde çalışıyordu. Bu dokuman, Turkiye'nin kuruluş tarihinin en onemli evraklarındandır. Muhacirlerin, Balkanlar'dan nasıl geldikleri, burada nereye yerleştirildikleriyle ilgili detaylı bilgi içerir. Bu çok kıymetli evrak bir tek hocamızdaydı.