Özet (TL;DR) @ 2019-02-23 08:05:52.410924: İlk sahne tecrübesini Alice müzikaliyle yaşayan Serenay Sarıkaya, "Hayatta her şey bir öğreti. Yaptığım seçimlerden memnunum. Hatalarıma da sahip çıktım. Korkularımın üzerine gidip cesur kararlar…



23.02.2019 - 09:41 23.02.2019 - 09:41

Lewis Caroll'ın yazdığı edebiyatın en unutulmaz eserlerinden biri olan Alice Harikalar Diyarında; çağdaş bir muzikal olarak sahneye taşındı. Başladığı gunden beri kapalı gişe olarak yoluna devam eden Alice'in yıldızı ise Serenay SarıkayaEzgi Mola ve Merve Dizdar, Gunaydın'a konuştu. İşte Sarıkaya'nın anlattıkları...

"Alice ilk sahne tecrubem olduğu için başta gozum korktu ama muzikalde rol almak çocukluk hayalimdi. İçinde sevdiğim her şey var; muzik, dans, oyunculuk, eğlence... Biz uyarlamada teknoloji çılgınlığı eleştirisinden yola çıktık. Alice, o sanal dunya çukuruna duştukten sonra oyle bir dunyaya gidiyor ki, orası gerçekten guzel olamayacak kadar guzel bir yer. O dunyada doğru, yanlış yok, alıştığımız sınırlamalar yok. Herkes o dunyanın bir parçası olmak isteyecek."

'Tavş

Tavşan'ı takip edip yeni bir dunyaya gitmek konusunda Alice kadar cesur olabilir miydim bilmiyorum çunku ben burada olmayı seviyorum. Ait olduğum yere ve değerlerine bağlı biriyim. Var olan şeyin kıymetini bilmek, ona sahip çıkmak, şu anki dunyamızı sevmek bana daha çok uyuyor. Mesela Mars'ta hayat kurma hayalleri var, ben yapabilir miydim bilmiyorum? Ben kendimi buraya ait hissediyorum.

Teknoloji tabii ki herkese lazım. Tıpta, bilim teknik anlamında teknoloji çokça hayatımızı kurtarıyor. Ben sanal dunyaya kendimi kaptırmıyorum. İnsanlarla goz goze ilişki kurmayı, dinlemeyi seven biriyim. Son donemde bunları kaybettiğimizi duşunuyorum. Bizi oyalayan butun bu teknoloji bulutu olmasaydı, bu yalancı dunya olmasaydı gerçekten neleri severdik? O zaman gerçekte kim olurduk diye sorguluyoruz biraz.

Alice'te anlatmaya çalıştığımız şey çok hoşuma gidiyor. Etrafımızda yarattığımız tum korkuların ve on yargıların tamamen bizimle ilgili olduğunu, bu korkuları kaldırdığımızda ve sadece deneyime izin verdiğimizde, aslında hiç de korkulacak bir şey olmadığını anlatmaya çalışıyoruz. Benim için de oyle. O yuzden belki de korkularımın uzerine gidip cesur kararlar alabilen bir insanım. Ne olacağını, başıma neler geleceğini merak ediyorum ve bunları tecrube etmek istiyorum.

'ZİRVEDEYIM DERSEN GERİ SAYARSIN'

Kendimi zirvede gormuyorum çunku benim için şu an ulaştığım bir yer ya da 'Tamam şimdi oldum' diyebileceğim bir yer hiçbir zaman yok. Gelişim her zaman devam ediyor. Zirvedeyim dediğin an geri saymaya başlarsın. Hayatımda yaptığım seçimlerden memnunum. Doğrularımla, yanlışlarımla bunlar benim seçimlerim. Hata yapmamak için uğraşmadım. Hatalarıma da sahip çıktım, ondan oğrenecek bir şey vardı, cebime tecrube olarak koyup yoluma devam ettim. Hayatta her şey bir oğreti.

OYNAMASAYDIM ÇATIR ÇATIR ÇATLARDIM 'Alice'le ne zaman tanıştınız? EZGİ MOLA: Çocukken okuduğun kitabı yetişkinken okuduğunda çok farklı oluyor. Benim VHS kasetim vardı. 6-7 yaşındayım. Surekli o kaseti izlerdim. 'Alice'le beraber her defasında ben de giriyordum o dunyaya. Çocuk aklımla kurduğum dunyamla 'Alice'in dunyası o kadar ortuşuyor ki... Mutluluktan ağlayasım geliyor.

MERVE DİZDAR: Ben kuçukluğumden beri hep super kahraman olayım derdim. DC, Marvel; hepsinin hayranıyımdır. Oz Buyucusu'ne de bayılırdım. 'Alice'i izlerken de hep 'Keşke ben de' diyordum.

Size cazip gelen şey ne oldu? M.D.: Alice'in dunyası. Mesela bir şarkımızda 'Bir sonraki durağımız Harikalar Diyarı' diyoruz. Orada tuylerim diken diken oluyor.

E.M.: Gerçekten benim de. O dunyada olmayı istiyorsun. Burada produksiyon olarak da o dunya oyle guzel yaratıldı ki. Sahne gerisinde izlerken, Enis'e tam şu cumleyi kurdum: "Biz bu işi yapmayıp seyirci koltuğunda otursak çatır çatır çatlardık."

AYATIMIN DÖNÜM NOKTASI Dans dersleri zorlu geçmiş sanırım; yorulmuşsunuz. E.M.: Nasıl yorulmayayım. Hayatımda dans mı ettim? Dans tecrubem duğunlerden ibaret. Biz Ferdi Özbeğen'in 'Dilek Taşı'yla dans ediyorduk. Şimdi çok surprizli bir projedeyiz. Dansın yanında orkestrayla birlikte canlı şarkı da soyluyoruz sahnede. Bizim için buyuk sınavdı.

Bu muzikal için hayatınızın donum noktalarından biri desek yanlış olmaz değil mi? M.D.: Kesinlikle. İlk defa 2 bin kişinin karşısında oynuyorum.

E.M.: Evet benim için de oyle.