Özet (TL;DR) @ 2019-02-21T13:48:00.000Z: Gazeteci yazar Mehveş Evin, Seyr-i Sabah programında Gezi Parkı olaylarıyla ilgili açılan yeni davaları değerlendirdi. Evin, 15 Temmuz ile ilgili tüm davalar tüketildiği için yeni malzemeye ihtiyaç…



Seyr-i Sabah

13:48 21.02.2019(Guncellendi 14:57 21.02.2019) URL'yi kısaltın

Gazeteci yazar Mehveş Evin, Seyr-i Sabah programında Gezi Parkı olaylarıyla ilgili açılan yeni davaları değerlendirdi. Evin, 15 Temmuz ile ilgili tum davalar tuketildiği için yeni malzemeye ihtiyaç duyulduğunu, yeni davaların bu yuzden açılmış olabileceğini dile getirdi.

Gezi Parkı olaylarıyla ilgili olarak, ustunden 7 yıl geçmiş olmasına rağmen yeni bir iddianame hazırlandı. Turkiye Cumhuriyeti (TC) hukumetini ortadan kaldırmaya teşebbus suçlamasıyla içinde Osman Kavala ve Memet Ali Alabora'nın da bulunduğu 16 kişi için ağırlaştırılmış muebbet hapis cezası istendi. Gazeteci yazar Mehveş Evin, Seyr-i Sabah programında açılan davanın olası sebeplerini değerlendirdi:

' YAPILAN ŞEYLERİN HUKUKLA VE GERÇEKLE İLGİSİ YOK'

"Niye şimdi iddianame hazırlandı? Zamanlama açısından yerel seçimlere yaklaşmamız diye duşunuyorum. Geziyle ilgili alınamayan bir intikam var. Davalar cezasızlıkla kapanmıştı, ustunden yıllar geçti. Kavala da tutuklandı. İddianamesiz bir şekilde tutuluyor. AİHM bununla ilgili bir açıklama istedi. Tam da ek surenin dolmasına bir gun kala bir iddianame hazırlayarak Osman Kavala'ya yonelik tutukluluğunu haklı gostermeyi amaçlayan bir çalışma olarak tanımlanabilir. Yapılan şeyin hukukla veya gerçekle alakası yok. Gezi'yi takip edenler katılanlar boyle bir şey olmadığını bilir. İsyanların surmesinin sebebi genç insanların polis şiddetiyle olmesiydi. Bazıları olaylardan sonra hayatını kaybetti. Bilinen 11 kişiden bahsediyoruz. Bunun hesabı sorulmadı failleri cezalandırılmadı. Gezi parkı korumak için çıkılmıştı ama Erdoğan bunu kendisine yapılmış buyuk bir kalkışma olarak niteledi.

15 Temmuz darbe kalkışmasıyla ilgili yapılabilecek butun davalar açıldı. Ama darbe girişimiyle ilgili iki yıldır tukettiler. Yeni bir darbe kalkışması ve tehdit var algısıyla siyaset yurutulduğu için yeni bir malzemeye ihtiyaç duyuldu. Onun dışında Gezi'ye eleştirel yaklaşanlar dahi biliyor ki bu yapılanlar hukumete karşı bir darbe girişimi değildi. Diyelim ki boyle bir şey var, bu insanların konuyla ne alakası var… Osman Kavala dahil olmak uzere one surulen iddialar nedir? Boyle bir şey yok.

' SİSTEMİN YENİ DÜŞMANLARA İHTİYACI VAR'

Benzer yontemi siyasilerin davalarında da gorduk. Demirtaş da birçok davadan yargılanıyor, orada da aynı şey var. Öğrenilmiş bir şey bu. Şimdi filan cemaatinden temizleniyoruz derken ne acıdır ki onların kullandığı yontemler, daha da hukuka uydurmayarak yapılıyor. Gezi iddianamesinde korkunç bir suçlama mantığı var. Muştekiler arasında cumhurbaşkanı, bakanlar kurulu uyeleri ve 700 kusur kişi var. Daha onceki davalar cezasızlıkla sonuçlandı. Geziyle ilgili en çok kullanılan Dolmabahçe ve Kabataş suçlamalarıyla ilgili hiçbir kanıt bulunamadı. Butun bu davalar boşuna mı yapıldı? 7 yıl aradan sonra birtakım insanlar gençleri yatıştırmak için konuşmuş olmasına rağmen tutuklandı. Parktaki protestodan nasıl hukumeti yıkmayı çıkarırsınız? Protesto etmek anayasal bir hak. Bu gosterilerin barışçıl olduğu biliniyor. Bu bir gozdağı. Gazeteci, sivil toplum ve akademisyenlere veriliyor bu gozdağı. Cumhur ittifakı ortak bir beka soylemiyle yerel seçime gidiyor. Bu ortamda bunun duğmesi de Aralık 2018 ayında 6 tane yeni dava açıldı Gezi ile ilgili. Yine binlerce insan yargılanacak. Daha onceki davalar cezasızlıkla sonuçlanınca boyle bir yol izleniyor.

Seçim donemlerinde daha once yapılan soylemlere dikkat edelim: Populist ve ayrımcı soylemler, teror orgutleri kokteyli yapmak, komplo teorileri uzerinden suçlamak… Bunlar bildiğimiz bir şey. Buradan bir şey çıkar mı? Bu sistemin ayakta kalmak için devamlı yeni duşmanlar yaratmaya ve halkın bir kesimini korkutmaya ihtiyacı var. Siz bana mecbursunuz korkusu soz konusu. Gezi'nin bir kalkışma olduğuna inananlar olabilir ama halkın bu bir teşebbustur diyecek hali yok. Ama ezberletilen 'Bunlar bize duşman, bizi yok etmek istiyorlar başortulu bacılarımıza saldırdılar" soylemler yaratmaya ihtiyaç duyuyorlar.

Başortulu ya da değil, taciz saldırı olduğu zaman bunu bir yere koymamız lazım. Mesele başortusu değil. İktidara gelince bana biat eden başortuluyle bana biat etmeyen diye ayrılıyor. Ankara'da başortulu bir kadına yapılan açık ve aleni taciz goruntulendiği için ustune gitmek zorunda kaldılar. Bunu kendi cenahlarında da eleştirenler çıkıyordur. Yapılan açıklamalar, tam tersine karşı tarafı suçlar nitelikte. Telaşla bilmeden olmuştur dediler. Diyelim ki oyle bir şey oldu, bizim polisimize yakışmamıştır deyip geçersiniz. Ama İçişleri bakanı diyor ki babası ve annesinin terorist orgutlerle ilişkisi var diyor. Kotu bir film seyreder gibiyiz, boyle bir şey diyerek bir kadına tacizi doğrulayamazsınız."