Özet (TL;DR) @ 2019-02-21T17:59:00.000Z: İstanbul Aydın Üniversitesi’nde Öğretim Görevlisi olan, emekli Tuğgeneral Babüroğlu’na göre silahlanma yarışını artırmak için elinden geleni yapan ABD Başkanı Trump, INF’yi askıya alarak “Soğuk Savaş…



İstanbul Aydın Üniversitesi'nde Öğretim Gorevlisi olan, emekli Tuğgeneral Baburoğlu'na gore silahlanma yarışını artırmak için elinden geleni yapan ABD Başkanı Trump, INF'yi askıya alarak "Soğuk Savaş doneminin işaret fişeğini de ateşlemiş" oldu. Emekli Buyukelçi Öymen'e gore de geriye donuk tek taraflı kararlar, barış çabalarını da geriletiyor.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Federal Meclis konuşmasında ABD'yi, Orta Menzilli Nukleer Kuvvetler Anlaşması'ndan (INF) çıkmasının ardından Avrupa'da kısa ve orta menzilli fuzeler konuşlandırmaması konusunda uyarmış, ABD'nin bunu yapması durumunda ise Rusya'nın da aynı şekilde yanıt vermek zorunda kalacağını ifade etmişti. Putin, ABD'nin Rusya için yeni tehditler oluşturabilecek kararlar almadan once Rus silah sistemlerinin menzilini ve hızını hesaplaması gerektiğini de vurgulamıştı.

ABD'nin Avrupa'ya orta menzilli fuzeler konuşlandırması halinde Rusya'nın bunu tehdit olarak algılamasının olağan olduğunu savunan uzmanlar, ABD'nin bu tutumunun silahlanma yarışını teşvik ettiğinin altını çizdi.

" TRUMP GİBİ LİDERLERİN DÜŞMANA VE SAVAŞA İHTİYACI VAR"

Sputnik'e konuşan İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi, Emekli Tuğgeneral Dr. Naim Baburoğlu, ABD'nin Donald Trump'ın başkanlığı ile birlikte "savaş çarkının hızını arttırdığını" ifade ederek, "Trump gibi liderlerin duşmana, ve savaşa ihtiyacı var. Savaş için para, para için savaş. Dolayısıyla hem savaş çarkını çevirirken o anda para çarkını da çevirmeye başlıyor. Trump silahlanma yarışını artırmak için elinden gelen turlu soylemi, açıklamayı ve uygulamayı yapıyor. İran'a olası bir operasyon mesajı, Korfez ulkelerine yaptığı ziyarette gosterdiği tutum, Irak ve Suriye'deki politikası hep silah satışının artırılması yonunde ve de 2018 yılı itibariyle ABD'nin savunma harcaması 716 milyar dolara ulaştı" dedi.

ABD'nin silah ticaretini en fazla Korfez ulkelerine yaptığı ancak bunun da yetmediğini belirten Baburoğlu, "Orta Menzilli Nukleer Kuvvetler Anlaşması'nı askıya almasıyla birlikte artık soğuk savaş donemi, iki kutuplu dunyanın da işaret fişeğini Trump ateşlemiş oldu" değerlendirmesinde bulundu.

" BU RUSYA'NIN İKİNCİ TEHDİTLE KARŞI KARŞIYA KALMASI DEMEK"

Baburoğlu, geçmişte Varşova Paktı'nı desteleyen ulkelerin hemen hemen hepsinin şimdi NATO uyesi olduğunu, Makedonya'nın da kabul edilmesiyle NATO'nun uye sayısının 30'a çıkacağına dikkat çekerek, "Dolayısıyla Rusya kuzeyden guneye NATO uyeleri tarafından kuşatılmış durumda, Rusya kendisini kuşatılmış hissediyor. ABD'nin de NATO'nun da, Polonya dahil Doğu Avrupa ulkelerinin bazı yerlerinde askeri varlıkları var. Şimdi de  orta ve kısa menzilli nukleer fuzeleri eğer Polonya, Macaristan, Çek Cumhuriyeti gibi ulkelere yerleştirmeye kalkarsa bu, fiziki olarak NATO uyeleri yani ABD'yi destekleyen ulkeler tarafından kuşatılmış olan Rusya'nın ikinci bir tehditle karşı karşıya kalması demek olur. Rusya, fuzelerin hemen çevresinde konuşlandırıldığı bir duruma gelecek" diye konuştu.

Bu durumun Rusya tarafından tehdit olarak algılanmasının olağan olduğunu soyleyen Baburoğlu, "Putin, 'ozellikle Doğu Avrupa ulkelerine nukleer silahlar konuşlanırsa bu benim için duşmanca bir tavırdır, ben bu duşmanca tavır karşısında sessiz kalamam, ben de aynı şekilde, sizi etki altına alacak şekilde nukleer silahları yerleştiririm' diyor. Bu, 'siz işaret fişeğinin ateşlerseniz ben de misliyle karşılık veririm' demek" dedi. Baburoğlu, ABD tarafından nukleer anlaşmanın askıya alınmasıyla birlikte soğuk savaş ruzgarlarının "sert bir şekilde esmeye başladığını" ifade etti.

" AB ÜYESİ ÜLKELER DE CEPHE OLARAK GÖRÜLEBİLİR"

Baburoğlu'na gore bu durumun diğer bir sonucu da, Varşova paktından kopan bu ulkelere ABD'nin daha fazla silah satması ve NATO'nun bu ulkelerde askeri varlığını artırması olacak ve bu da Rusya için bir tehdit.

NATO'ya uye olan ulkelerin daha sonra, yazılı olmayan bir anlaşma, geleneksel bir durum olarak Avrupa Birliği'ne de uye olduklarına dikkat çeken Baburoğlu, "Onun için Rusya karşısında sadece NATO'yu gormeyecek aynı zamanda AB uye ulkelerinin çoğunu da bir cephe olarak gorecektir" diye konuştu.

EMEKL İ BÜYÜKELÇİ ÖYMEN: ATILACAK HER GERİ ADIM BARIŞ ÇABALARINI DA GERİYE GÖTÜRÜR

Emekli Buyukelçi Onur Öymen de Trump'ın dış politika yaklaşımını eleştirerek, ozellikle geçmişte mesafe alınmış onemli konularda geri adım atılmasının barış çabalarını da gerilettiğini belirtti.

Geçtiğimiz 20-30 yıl içinde gerek orta menzilli fuzeler gerek nukleer başlıklar gerek konvansiyonel silahlar konusunda çok onemli gelişmeler sağlandığını kaydeden Öymen, "Bu konularda atacağınız her geri adım barış çabalarını da geriye goturecektir. Orta menzilli fuzeler konusunda anlaşmaya varılması kolay olmamıştı. Bunlardan vazgeçmek, İran'la yapılan anlaşmadan vazgeçmek, sağlanan olumlu gelişmelerden vazgeçmek barışa ve istikrara hizmet etmez, tam tersi sonuçlar verir" dedi.

Geriye donuk adımların diplomaside yılların emeğinin de ziyan edilmesi demek olduğunu belirten Öymen, şoyle devam etti:

"Bunlar masada konuşulabilir konular, Twitter uzerinden değil. Aynı şeyi İran konusunda da soyleyebiliriz; doğrudan doğruya 'ben İran'la yapılan anlaşmadan çekiliyorum' demek yerine, ilgili ulkelerin diplomatları oturacaklar masaya, o anlaşmayla ilgili ne sorunlar var, nasıl çozeriz, diplomasi bunun için var. Diplomasi yonuyle çozulebilecek meseleleri, karşılıklı suçlamalar, tek taraflı kararlar ve Twitter uzerinden çozmeye kalkarsanız bunca yılın emeğine zarar vermiş olursunuz. 'İran'ın fuze projesi var, bu bize zarar veriyor, o zaman ben obur anlaşmayı da iptal ediyorum' mu diyeceğiz yoksa bunları diplomasi kanalıyla mı çozeceğiz…"