Özet (TL;DR) @ 2019-02-22T06:55:00.000Z: 2. Abdülhamid'in torunu, Şehzade Ertuğrul Osman'ın karısı Prenses Zeynep Osman, Nilhan Osmanoğlu'na tepki gösterdi. "Bunları söyleyen kızcağızın babasını bile hayatımda bir defa gördüm," diyen Zeynep…



2. Abdulhamid'in torunu Nilhan Osmanoğlu, 5 Şubat'ta katıldığı bir konferansta Fransa'da yaşayan Abdulhamid ailesiyle eski Cumhurbaşkanı İsmet İnonu arasında geçtiğini iddia ettiği bir goruşmeyi anlattı.

Osmanoğlu, İnonu'nun Turkiye'ye donmek isteyen Osmanlı hanedanı uyelerine "Bunun bir bedeli var" dediğini ve ellerindeki mucevherleri aldığını iddia etti.

Soz konusu iddiaya yanıt bu kez Osmanlı hanedanından geldi.

2. Abdulhamid'in gelini, Şehzade Ertuğrul Osman'ın karısı Zeynep Tarzi Osman, "İlk defa konuşuyorum. İsmet Paşa'ya bu itham ağırıma gitti. Çok zoruma gitti. İsmet Paşa'yla alakalı bu sozler, doğru değil. Buyuk bir hata, buyuk bir yanlışlık, asla hakikat olmayan bir

lakırdı" ifadesini kullandı.

Sozcu yazarı Yılmaz Özdil'e konuşan Zeynep Osman, sozlerine "İsmet Paşa meselesi hakiki bir mesele olsaydı, Hanedan'ın reisi Osman Ertuğrul bilmez miydi? Hakiki bir mesele olsaydı, Osman Ertuğrul'un eşi olarak benim bilmemem duymamam mumkun mu?" diye sordu.

' ÇOK HAZİN BİR LAKIRDIDIR'

Osman, "Cumhuriyeti, demokrasiyi, Ataturk'u seven bir tek insan bile kaldıysa bu ulkede, bu çok ağır bir laf. Taşınamaz. Yenilir yutulur lakırdı değildir. Aslı esası yok. Çok hazin bir lakırdıdır" ifadesini kullandı.

"Padişah Abdulhamid'in kızı Şadiye Sultan, Osman Ertuğrul'un çok yakın olduğu halasıydı. Paris'e gittiğinde daima Şadiye Sultan'da kalırdı. Kitaplarına çok değer verirdi, kitaplarını Şadiye Sultan'a emanet ederdi" diyen Zeynep Osman, şunları kaydetti:

"Şadiye Sultan'ın kızı Samiye Hanımsultan, bir Amerikalıyla evlendi, New York'ta Osman Ertuğrul'a çok yakın otururlardı. Şadiye Sultan, New York'a kızına geldiğinde daima Osman Ertuğrul'la goruşurlerdi. İsmet Paşa meselesi hakikat olsa, Osman Ertuğrul'un bilmemesi mumkun muydu?"

Yılmaz Özdil, "Abdulhamid'in gelini, Hanedan'ın son reisinin eşi: Ataturk'u inkar edenler Turkum dememeli, Osmanlıyım dememeli" başlıklı yazısında Zeynep Osman'ın açıklamalarını aktarmaya şoyle devam etti:

"'Abdulhamid'in son geliniyim, Osman Ertuğrul'un eşiyim. Osman Ertuğrul hayatı boyunca yaşadıklarını kendi sesiyle teybe kaydetti, kendi el yazısıyla kağıtlara kaydetti. Bu hatıratın hepsi bende, hepsini benim yanımda kaydetti. Tek bir satırında bile boyle bir şey yok. Şadiye Sultan olayı hakikat olsa, Osman Ertuğrul'un hatıratında olmaz mı? Mevhibe hanımefendiyi yakından tanırdım. Annemin gayet iyi ahbabıydı. Ailece gidip gelirdik. Son derece saygıdeğer insanlardı. İsmet Paşa'nın butun ailesini tanırım. Kızı Özden hanımı pek severim. Mutlu İlmen yakın arkadaşımdır. Mevzubahis bile olamaz.

' BUNLARI SÖYLEYEN KIZCAĞIZIN BABASINI BİLE HAYATIMDA BİR DEFA GÖRDÜM, O DA GALİBA BİR SAAT'

'Bunları soyleyen kızcağızın babasını bile hayatımda bir defa gordum, o da galiba en fazla bir saat… Değil kendileri, babaları bile, buyukbabaları bile Şadiye Sultan'ı ne gormuştur, ne tanımıştır. Hanedan Avrupa'ya gitti, bunlar Şam'da buyudu.

'Sultan Abdulhamid'le Napolyon'un aynı donemde yaşadığını soyleyen birine ne denir ki.'

'Aslında bu sozleri soyleyenleri suçlamıyorum. Eski sultanları gormemişler, tanımazlar, bilmezler. Bambaşka bir yetişme tarzıyla yetişmişler. Hanedan'ın buyukleriyle temasları olmamış. Bunların aile fertleri, kendi buyukleri saraydan uzaktaydılar.'

'Neslişah Sultan mesela, Hanedan defterine kaydı yapılan son kişidir, Neslişah Sultan yarım asır İstanbul'da yaşadı, bunları tanımazdı.'

'Bu tur sozler, Osmanlıyım diyen birine yakışmaz. Hem Osmanlı'yı kuçuk duşuruyor, hem Cumhuriyet'i… Çok çirkin.'

' OSMANLIYSAN AĞZINDAN ÇIKANI KULAĞIN DUYSUN'

'Mal mulk istemek, Galatasaray adasının tapusundan falan bahsetmek, yakışacak iş mi… Osmanlıyım diyor. Osmanlıysan ağzından çıkanı kulağın duysun. Meziyet bu.'

Peki kim bunlar?
Prenses Zeynep Osman tane tane anlatmaya devam etti.

'2004 yılıydı, Tayyip Erdoğan başbakandı, New York'a gelmişti, Osman Ertuğrul'u davet etti, Waldorf Astoria otelinde eşiyle birlikte bizi karşıladı. İzzet ikramda bulundu. 'Efendim vatana hicret ne zaman?' diye sordu. Osman Ertuğrul o zamanlar Turkiye'ye vizeyle gelebiliyordu, vizeyi de dışişlerinden değil içişleri bakanlığından alıyorduk. Tayyip Erdoğan "insan kendi memleketine vizeyle gelir mi" dedi. İki ay sonra vatandaşlık işlemleri tamamlandı. Osman Ertuğrul o gune kadar vatansızdı. O gune kadar defalarca çeşitli ulkelerden teklif gelmesine rağmen, ABD vatandaşlığı dahil, hiçbir ulkenin vatandaşlığını kabul etmemişti. Turkum, Turk olarak oleceğim diyordu.'

' TAYYİP ERDOĞAN YARDIMCI OLDU'

'Turkiye'ye vatandaş olarak geldi, yerleşti. 2009 yılında vefat etti. Buyukdedesi II. Mahmud'un turbesinde toprağa verilmesini vasiyet etmişti. Tayyip Erdoğan yine yardımcı oldu, cenaze sırasında eşi Emine hanımla birlikte hep yanımızda oldu, taziyeleri kabul etmemiz için Yıldız Koşku'nu tahsis ettiler.'

'İşte bu tur lafları eden insanları, ben ilk kez orada, Yıldız Koşku'ndeki taziyede gordum. Sabahtan akşama kadar taziyeye geldiler, siyasilerle, bakanlarla orada tanıştılar, medyaya ilk orada çıktılar. Osman Ertuğrul yaşarken, biz bu insanları tanımazdık, bilmezdik. Osman Ertuğrul vefat etti, bu insanlar ortaya çıktı.'

'Osman Ertuğrul'un vefatı milat oldu. Meydan boş kaldı. Kurdun olmadığı yerde, kuzu ben padişahım dermiş… Yakışmıyor. Bunlar aileyi temsil edemezler, aile adına konuşamazlar.'

Prenses Zeynep Osman'ın biz gazetecilere de eleştirisi vardı… Yanlış terminoloji kullandığımızı soyledi.

' BUNLARA HANEDAN DİYEREK YANLIŞ YAPIYORSUNUZ'

'Osman Ertuğrul'u duşundukçe uzuluyorum. Bunlara hala 'hanedan' diyerek, Abdulhamid'in 'torunu' diyerek yanlış yapıyorsunuz, 'sultan' diyerek çok fena yanlış yapıyorsunuz. Hanedan mensubu demek için, sarayda dunyaya gelmesi gerek… Sarayda doğanların, saray adabıyla yetişenlerin terbiyeleri, oturmaları kalkmaları bile farklıydı, sarayda yetişenlerin hepsi birbirinin aynıydı. Sarayda dunyaya gelen son hanedan reisi Osman Ertuğrul efendi, doğumu kayıtlara geçmiş son saray mensubu ise Neslişah Sultan… Osman Ertuğrul vefat ettiğinde, hanedan fiilen tarihe intikal etti. Artık sozu edilecek olan 'aile'dir. Artık hanedan yok, Osmanlı ailesi var. Torunu bile denemez. Beşinci kuşakta, altıncı kuşakta torun denir mi? Ahfadı denir. Ahfaddır o, torun değildir. Sizden rica ediyorum, hanedan demeyin, torunu demeyin, aile deyin. Sultan diyorsunuz, bu nasıl sultanlık? Sultanlık makamı bu kadar ucuzlatılmamalı.'

' ÜLKEMİN İLERİSİNİ GÖREMİYORUM'

Peki, prenses Zeynep Osman Turkiye'yi nasıl goruyordu?

'Yurt dışından her geldiğimde biraz daha geriye gitmiş goruyorum' dedi!

'Ülkemin ilerisini goremiyorum, bu beni çok rahatsız ediyor' dedi.

'Annem Pakize Tarzi, buyuk bir vatanseverdi, buyuk bir Ataturkçuydu. 'Ben hekimsem, hastane sahibiysem, ozgursem bunu Ataturk'e borçluyum' derdi. Bizleri, çocuklarını boyle yetiştirdi. Cumhuriyet çocuğuyum, Ataturk çocuğuyum. Bugun sizinle bu roportajı yapabiliyorsam, bunu bile Ataturk'e borçluyuz. Osmanlı'nın kalıntısından Turkiye Cumhuriyeti'ni yarattı. Bunu inkar eden, Turkum dememeli, Osmanlıyım dememeli, vatandaşım dememeli… Hanedan'ın son reisi Osman Ertuğrul da aynen boyle duşunuyordu, aynen bunları soyluyordu. Mustafa Kemal Ataturk çalıştı, didindi, mucadele etti, Cumhuriyet'i kurdu, Allahaısmarladık dedi, gitti, bugun şu halimize bakın!'

' OSMANLI EĞİTİMSİZLİKTEN BATTI'

Peki, bu halimizin bir numaralı sebebi olarak neyi goruyordu?

'Eğitim' dedi.

'Elbette pek çok başka sebep vardı ama, Osmanlı niye battı? Eğitimsizlikten battı. Avrupa'yı ronesans kurtardı. Biz atlamışız. Abdulhamid'e kadar Anadolu'da okul yok, gitmemiş, goturulmemiş… Tarihten biraz ders almak lazım, ibret almak lazım. Eğitimsizlikle mucadele
edilmesi lazım. Ataturk bunun için mucadele verdi. Anadolu'ya eğitimi yayamamışız, Koy Enstitulerinin kıymeti bilinmemiş, Anadolu'nun ehemmiyeti kavranmamış… Eğitimi, sanayiyi, kulturu Anadolu'ya yaymak yerine, İstanbul'un taşı toprağa altın denilmiş, herşey ve herkes İstanbul'a taşınmış. Ne oldu? İstanbul da mahvoldu. Kultur, tarih mahvoldu. Eğitimsizlik hastalığı 50-60 yıllık değil, 500-600 yıllık hastalıktır… Mucadele edilmesi lazım.'

' WHATSAPP PROFİLİNDE ATATÜRK FOTOĞRAFI VAR'

****İ lk gorduğumde yurekten onur duymuştum…
Prenses Zeynep Osman'ın WhatsApp profilinde Ataturk fotoğrafı var.

Her sabah gune Sozcu okuyarak başladığını anlattı. Sadece Sozcu okuduğunu ve yabancı basını takip ettiğini soyledi. 'Sizin gazete de fetocuymuş, bilmiyordum' diyerek guldu. Burak Akbay'ın uğradığı haksızlıktan ve Sozcu'ye yonelik iftira davasından bahsettik, 'çok
uzuluyorum, rahatsız oluyorum' dedi. Medyanın eski donemlerinden, Hurriyet'ten Sabah'tan bahsettik.

'Bu aralar Osmanlı dizileri pek populer, Abdulhamid bile var, izliyor musunuz?' diye sordum… 'Televizyon benim evimde sadece ekran olarak duruyor, kablolarını bile sokturdum, bu televizyonlarla vakit kaybedecek kadar vaktim yok' dedi!

(C) AA /

Üç saatten fazla konuştuk… Roportaj amacımızın dışında kalan, ama omrum boyunca unutmayacağım anekdotlar, hatıralar dinledim. Asla yazmayacağım, aramızdaki guven ilişkisine emanet edilmiş, Osmanlı'ya dair, Turkiye'ye dair tespitler dinledim.

'İçimi dokmek istedim' diyerek, beni tercih etmesinden elbette tarifsiz onur duydum… Ama gazetecilik bir yana, Osmanlı'yı ve Cumhuriyet'i yucelten açıklamalarını tarihe kaydettirdiği için, kavram kargaşasıyla zehirlenmeye çalışılan topluma doğru istikameti gosterdiği için, Turkiye Cumhuriyeti yurttaşı olarak kendisine teşekkur ettim.

' HESABI ÖDETMEDİ, 'AYIP' DEDİ'

Hesabı odetmedi.

'Lutfen' diye çırpındım.

El işaretiyle kestirip attı.

'Ayıp' dedi.

Kendisi odedi.

Kalktık.
Kapıya kadar kendisine eşlik ettim.

Otomobilinin arka koltuğuna otururken, "Bodrum'u çok sevdiğinizi biliyorum" dedi… Işıl ışıl yıldızlı Lacivert gokyuzulu huzur dolu bir Bodrum akşamında yeniden goruşmek dileğiyle, ayrıldık.

Arkasından el sallarken, kulağa kupe sozleri hala kulağımda çınlıyordu… 'Osmanlı gelini olmakla iftihar ediyorum, padişah Abdulhamid'in gelini olmakla iftihar ediyorum, Hanedan'ın son reisi Osman Ertuğrul'un eşi olmakla iftihar ediyorum, ama ben Ataturk çocuğuyum, Ataturk çocuğu olmakla iftihar ediyorum, Mustafa Kemal Ataturk ve arkadaşlarından Allah razı olsun!'"