Özet (TL;DR) @ 2019-02-20T13:34:00.000Z: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ebeveynlerini huzurevine bırakmayan, onlarla birlikte yaşayan bir nesil yetiştirmek istediklerini söyledi. Erdoğan, "Ben anacığımın ayağının altını öperdim, anam…
Turkiye
13:34 20.02.2019(Guncellendi 14:08 20.02.2019) URL'yi kısaltın
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ebeveynlerini huzurevine bırakmayan, onlarla birlikte yaşayan bir nesil yetiştirmek istediklerini soyledi. Erdoğan, "Ben anacığımın ayağının altını operdim, anam ayağını çekerdi. Anacığım bana cennet kokusunu çok mu goruyorsun derdim; ağlardı" ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe'de duzenlenen Yaşlılık Şurası'nda açıklamalarda bulundu.
"İlk insandan bugune kadar yaşlılık hayatın kaçınılmaz bir donemi olarak karşımıza çıkıyor. Dunyaya gelip de er veya geç vakti saati geldiğinde darı bekaya goç etmemiş kimse yoktur. Tarihte, fikirde, sanatta, edebiyatta onemli eserler vermiş kişilerin pek çoğu yaşlılık uzerine, yaşlanma uzerine duşunmuşler ve onemli sozler soylemişlerdir" diyen Erdoğan, Yunus Emre'nin "Geldi geçti omrum benim şol yel esip geçmiş gibi. Hele bana şoyle geldi şol goz yumup açmış gibi" sozunu alıntıladı.
"Akıl yaşta değil baştadır" deyişini hatırlatan Erdoğan, "Ama bunun bir de 'Aklı başa yaş getirir' şeklinde devamı vardır. Yaşlılığı bir dağa tırmanmaya benzeten bir yazar, çıktıkça nefesin daraldığını ama goruş açısının genişlediğini soyluyor. Herkesin uzun yaşamak istediği fakat yaşlanmak istemediği bir dunyanın içindeyiz. Bugun bulunduğumuz yaşlara kadar gelmiş olmamız Rabbimizin bir lutfudur" ifadesini kullandı.
Erdoğan'ın konuşmasının devamında şunlar one çıktı:
' TÜRKİYE İÇİN DURUM İÇ AÇICI GÖZÜKMÜYOR'
-- Yaşlılık için uzulmek yerine bu donemimizi en guzel şekilde değerlendirmenin gayreti içinde olmalıyız. Dunya nufusu hızla yaşlanıyor. Bir kaç asır once 40'ı bulmayan ortalama hayat suresi bugun 70'in uzerindedir. Hatta bazı ulkelerde 90'ı zorlamaktadır. Bu durum çozum bekleyen pek çok meseleyi de beraberinde getiriyor. Batı ulkelerinde azalan genç nufusun yerini diğer ulkelerden gelen goçmenler kapatıyor. Asya, Afrika, Guney Amerika ortalamanın çok uzerinde buyuyen nufuslarıyla adeta dunyanın geleceğine talipler. Turkiye'nin durumu vahim değilse de çok da iç açıcı gozukmuyor. ulkemizde 65 yaş ve uzeri oran yuzde 8,8. Yaşlı nufus oranımızın yıllar içinde artması ve 2040 yılında iki katına ulaşmasına bekleniyor.
' BUNUN İÇİN EN AZ 3 ÇOCUK, MÜMKÜNSE DAHA FAZLASINI TAVSİYE EDİYORUM'
(C) AA / Salih Baran
- İşte bunun için tum nikah toreninde gençlerimize en az 3 çocuk, mumkunse daha fazlasını tavsiye ediyorum. Onun için bir olur garip olur, iki olur rakip olur, uç olur denge olur, dort olur bereket olur; gerisi Allah Kerim diyorum… Mecburuz, çunku bu yapıyı dinamik genç nufus yapısını sağlam tutalım. Bilhassa bizim gibi ulkeler için nufus guçtur. Ortada yeterli nufus yoksa, diğer imkanların kendiliğinden yok olup gitmesi kaçınılmazdır. Nufus yapımızdaki bu değişim bize diğer pek çok nufusun, hususun yanı sıra yaşlılarımıza goturulecek hizmetlerin artırılması gerektiğine de işaret ediyor.
-- Elbette kimsesi kalmayan veya ailesiyle birlikte hayatını surdurme imkanından mahrum olan yaşlılarımız için huzur evinden rehabilitasyon merkezine kadar her turlu altyapıyı oluşturmalıyız. Hatta hasta vatandaşlarımızın evde tedavilerini yapıyoruz. Niçin? Hastaneye gelemeyebilir. Davete anında icabetle, doktorlarımız evinde mudahaleyi yapıyorlar.
' ANAMIN DUASI, BABAMIN GÖLGESİ YETER'
-- Cennet anaların ayağı altındadır hadisi şerifini herhalde bilmeyen yoktur. Ben anacığımın ayağının altını operdim, anam ayağını çekerdi. Anacığım bana cennet kokusunu çok mu goruyorsun derdim; ağlardı. Tavsiye ediyorum analarınızın ayaklarının altını opun. Onlar gibisi yok. Onlar olduğu için biz varız. Onlar olmasa biz yoktuk. Zaman zaman araçların arkasında gorduğum bir yazı "Anamın duası, babamın golgesi yeter" diyor. Gerçekten de bizim milletimiz için başka hiçbir beklentiye girmeden, sadece duası bile anaya babaya omur boyu hizmet etmek için yeterli bir sebeptir.
(C) Fotoğraf : İHA
- Bir evde, buyukanne buyukbaba, anne baba ve torunlar bir arada yaşayabiliyorsa o ev gunun 24 saat yaşayan, içinde huzur bulunan bir yerdir. Olması gereken budur. Ama bu var mı şimdi? Yok. Şimdi kaçan kaçana… "Ben yetiştim" diyor gidiyor bir tarafa. Halbuki asıl olan bu değil. Buyukşehir hayatının boyle bir aile modelini zorlaştırdığının farkındayız. Fakat bu durumun aile buyukleriyle ilişkilerin neredeyse bayram ziyaretlerinin bile ihmal edildiği bir periyoda donuşmesini asla kabul edemeyiz. Ben kimsenin ozel hayatına karışamam o ayrı mesele ama doğrusu ben kabullenemiyorum. Aynı şehirde yaşayıp da en azından her hafta sonu anne babalarımızı torunlarımızı bir araya getirmiyorsak haksızlık yapıyor vebal altına giriyoruz demektir. Bizim en az yaşlı bakım hizmetleri kadar, aktif yaşlanma konusu kadar bu meseleye de onem vermemiz gerektiğini duşunuyorum. Hatta gerekiyorsa bunun için teşvik mekanizmaları kurmalıyız.
' ATİNALILAR İYİLİK NEDİR BİLİRLER AMA YAPMAZLAR'
-- Çiçero şoyle bir hikaye anlatır; Atina'da yaşlı bir adam tiyatroya gider, kimse yer vermez. Spartalıların olduğu yere geçer, orada hemen yer verirler. Bunun uzerine Atinalılar alkışlarlar. Çunku Atinalılar iyilik nedir bilirler, ama yapmazlar
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.