Özet (TL;DR) @ 2019-02-20T16:22:00.000Z: Yakın izlemedeki kredilere takibe atılmış muamelesi yapılmasının son derece yanlış olduğunu belirten Türkiye Bankalar Birliği (TBB), kredi derecelendirme kuruluşu Standard and Poor's'un (S&P)…
Ekonomi
16:22 20.02.2019(Guncellendi 16:23 20.02.2019) URL'yi kısaltın
Yakın izlemedeki kredilere takibe atılmış muamelesi yapılmasının son derece yanlış olduğunu belirten Turkiye Bankalar Birliği (TBB), kredi derecelendirme kuruluşu Standard and Poor's'un (S&P) değerlendirmesini 'haksızlık' olarak niteledi.
TBB, kredi derecelendirme kuruluşu S&P'nin bankacılık sektorune ilişkin değerlendirmesinin 'haksız' olduğu açıklamasını yaptı.
S&P değerlendirmesinin son donemdeki toparlanmayı dikkate almadığı kaydedilen açıklamada, değerlendirmenin, "en kotu varsayımlara dayalı senaryoların urunu olması nedeniyle temelsiz olduğu, Turkiye'nin kendine has ozelliklerini ve gucunu, bankacılık sektorunun tecrubesini ve reel sektorun dinamizmini yansıtmadığı" kaydedildi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
Kredilerin sınıflandırılmasında "kredi riskinde onemli artış" kavramı onem
kazanmıştır. Geçen yılda yaşanan dış gelişmeler, kur ve faiz artışı
çerçevesinde bu kavram dikkate alınarak yapılan hesaplamalar nedeniyle,
"odemelerde bir sorun olmasa da ileride olabilir" yaklaşımı ve bankaların
ihtiyatlı tutumlarının da etkisiyle, yakın izlemeye alınan kredilerde artış
olmuştur.
Ancak, bankaların kendi bunyelerinde geliştirdikleri modellerin sonucu
belirlenen "kredi riskinde onemli artış" nedeniyle ikinci gruba alınan
krediler sorunlu kredi olarak değerlendirilmemelidir. Değerlendirmenin,
"kredinin ilk verildiği tarihe gore kredibilitesinde kısmen azalma
olabileceği" şeklinde yorumlanması daha doğru olacaktır.
Kaldı ki, zorlu geçen yakın donemlere ilişkin verilere gore yakın izlemedeki
kredilerin takibe intikal oranı yuzde 5'ler seviyesindedir. Bu sınıftaki
kredilere takibe atılmış ve donuk alacak haline gelmiş kredi muamelesi
yapılması son derece yanlıştır. Sektorun aktif kalitesindeki bozulmanın yuksek
olacağına ilişkin değerlendirme yapılması hem bankacılık, hem de reel sektor
için buyuk bir haksızlıktır.
Bu nedenle, ileriye yonelik yapılan tahminler ve hesaplamalara gore ikinci
grupta, yakın izlemedeki kredilerin tamamının sorunlu hale geleceğine ilişkin
değerlendirme doğru değildir. Ülkemiz realitesi ile de uyuşmamaktadır… Yakın
izlemeye alınan kredi muşterilerinin tamamına yakını faaliyetlerini sağlıklı
olarak surdurmektedir.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.