Özet (TL;DR) @ 2019-02-21T03:04:08.000Z: Büyük Birlik Partisi kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopterin düşmesinin ardından, GPS cihazlarının sökülmesiyle ilgili 10 sanığın yargılanmasına devam…



Buyuk Birlik Partisi (BBP) kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile 5 kişinin 25 Mart 2009'da hayatını kaybettiği helikopterin duşmesinin ardından, GPS cihazlarının sokulmesiyle ilgili 10 sanığın yargılanmasına devam edildi. Goksun Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya başka bir soruşturmadan da tutuklu sanıklar Davut Uçum, Aydın Özsıcak ve Yusuf Yiğit ile tutuksuz sanıklar Ebubekir Semih Yuksekkaya, Halil İbrahim Açan, Bekir Çerikçi, Cemal Şahin, Suat Kaplan, Nedim Bakırhan ve Nusret Memiş ile avukatlar katıldı. Dosyaya eklenmek uzere mahkemeye gonderilen bazı belgelerin okunmasının ardından, tanıkların ifadeleri dinlendi. Ses ve Goruntu Bilişim Sistemi (SEGBİS) uzerinden ifade veren kaza kırım ekibi başkanı tanık Ferudun Seren, olay yerinde hava şartlarından dolayı sadece helikopterle havadan fotoğraf çekebildiklerini soyledi. Bir sonraki gun askeri helikopterle kazanın meydana geldiği bolgeye iniş yaptıklarını dile getiren Seren, şunları kaydetti: "Bolgeye giderken yanımızda Esas Havacılık teknisyeni Kenan Koksal da vardı. Bolgede 15-20 dakika kadar ancak kalabildik. ELT cihazını test etmek amacıyla soktuk. Aynı gun tekrar dondum. Ertesi gun olay yerine gidemedik. Ancak bir sonraki gun olay yerine gittik. O gun kokpitteki paneli soktuk, ancak iki gun once fotoğraflarımızda kokpitteki Argus 5000 adlı cihazın olmadığını fark ettik. Önem arz etmediğini duşunduğumuz için sokmemiştik. Kar altında kalabileceğini duşunerek tutanak tuttuk." Orta Doğu Teknik Üniversitesi tarafından hazırlanan raporun sorulması uzerine Seren, "ODTÜ oğretim gorevlilerince duzenlenen tutanak bizim gosterdiğimiz fotoğraflardan ve kendi yaptıkları araştırmadan yararlanılarak hazırlanmıştır." diye konuştu.

Seren, daha sonra avukatların olay tarihinde kaza kırım uzmanlıklarının bulunup bulunmadığına yonelik sorularına, "Kaza kırım tarihi itibarıyla bizim ekip olarak herhangi bir kaza kırım eğitimimiz ve belgemiz yoktu. Kaza kırım yapmak için de eğitim şartı yoktur." ifadesini kullandı.

Kaza kırım ekibinde gorevli tanık Şıhmehmet Sevdim ise olay yerinde 15-20 dakika kadar kaldıklarını ve fotoğraf çektiklerini belirterek, "ELT cihazının sokulup sokulmediğini bilmiyorum. Bir sonraki gun olay yerine gidemedik. 31 Mart'ta gittiğimizde helikopterin enkazının aşağıya doğru kaymış olduğunu gorduk. 29 Mart tarihinde olay yerinde yaptığımız çalışmalarda 'Argus 5000' isimli cihaz vardı. Ancak bu gittiğimizde cihaz yerinde değildi, bunu da savcılığa bildirdik." dedi.

" BİR EKİP SÖKTÜ, BİZ DE YAKTIK" İFADESİ

Başka bir soruşturma kapsamında tutuklu bulunan sanıklardan Yusuf Yiğit, suçlamaları kabul etmediğini soyledi.Hakkında Ahmet Ergeç'le yaptığı telefon konuşmasının delil olarak kullanılamayacağını savunan Yiğit, şoyle konuştu:"Ben Elazığ'da gorev yapıyordum, olay yerine hiç gitmedim. Ahmet Ergeç'le aynı yerde gorev yaptığım için tanışıyoruz. Telefonla goruşmemiz 2011 yılı 11'inci aydadır. Telefon goruşmemizde 'bir ekip soktu, biz de yaktık' ifadesi, kulak misafiri olduğum kişilerden duyduğum sozdur. Olmadığım bir yerde, dahil olmadığım bir olayda hırsızlık gibi bir ithamla karşı karşıyayım, beraatimi talep ediyorum."

Tutuklu sanıklar Davut Uçum ve Aydın Özsıcak da onceki savunmalarının geçerli olduğunu belirterek, beraatlerini talep etti.

Diğer sanıklar da suçlamaları kabul etmeyerek beraat talebinde bulundu.

" TUTUKLU YARGILANMALARINI TALEP EDİYORUM"

Yazıcıoğlu ailesinin avukatı Kemal Yavuz da soz alarak, "Karşımızda orgutlu bir yapının işlediği bir cinayet vardır. Beyanlar surekli değişmekte, deliller karartılmakta, dosyalar ayrılmakta ve sureç tıkanmaktadır. Sanıklar tutuklu yargılanmadığı muddetçe maddi hakikat ortaya çıkartılamaz. Bu nedenle sanıkların tutuklanmasını, tutuklu yargılanmalarını talep ediyorum." diye konuştu. Muhsin Yazıcıoğlu'nun eşi Gulefer Yazıcıoğlu ise geçen 10 yıllık surece rağmen olayın aydınlığa kavuşmamasını kabul etmediğini belirterek, "İsmi geçen her kim varsa tutuklu yargılanmasını ve huzur getirilerek bizzat savunmalarının alınmasını talep ediyorum." dedi. Duruşma, eksik belgelerin giderilmesi için 17 Nisan'a ertelendiGulefer Yazıcıoğlu, adliye çıkışında gazetecilere yaptığı açıklamada, ulke adına bu olayın aydınlatılmasının şart olduğuna inandığını soyledi.