Özet (TL;DR) @ 2019-02-20 08:25:14.613488: Belgesel yapımcısı ve yönetmen Nuray Kayacan'ın yönetmen Ahmet Uluçay'ın hayatını anlattığı Ardında Kalanlar belgeseli Bermuda Uluslararası Film Festivali'nde finale kaldı



"Ahmet Uluçay" belgeseli Bermuda'a finale
kaldı

Belgesel yapımcısı ve yonetmen Nuray Kayacan, "Ardında Kalanlar" belgeselinin çıkış noktasını Yonetmen Ahmet Uluçay'ın İstanbul Film Festivali'nde odul torenindeki yaptığı konuşma olduğunu soyleyerek, "Ahmet Uluçay'ın En İyi Film Ödulunu aldıktan sonra vicdan muhasebesi gibi dile doktuğu şeyler çok etkileyiciydi. 'Filmi eşim Ayşe'ye adamıştım, odulu de onun adına alıyorum' demişti. 'Buradaki kimsenin bilmediği bir yoksulluğun içine ittim ben ailemi' diyordu çunku evin butun geçimini eşi sağlıyormuş. Eşinin inanılmaz bir desteği var kendisine." dedi. Yapımcı ve yonetmen Nuray Kayacan, "Ardında Kalanlar" belgeselinde "Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak" filmiyle tanınan yonetmen Ahmet Uluçay'ı anlattı.

Goruntu yonetmenliğini Kurşat Taşçı'nın ustlendiği, yaklaşık 1 saat suren belgesel, dunya promiyerini yapacağı Bermuda Uluslararası Film Festivali'nde (BIFF) finale kaldı.

Kayacan, ilk kez tek başına bir belgesel yaptığını belirterek, Ahmet Uluçay'ın "O filmi çekmem lazım." demesi gibi kendisinin de "Bu belgeseli çekmem lazım." diyerek işe başladığını soyledi. Kayacan, belgeseli yapabilmek için montaj ve kurgu yapmayı oğrendiğini, 5 ay boyunca gunde 17 saat çalıştığını anlatarak, "Belgeselde kurgu olmaması gerektiğine inanıyorum. Bir şeyi tasarlayıp çekime başlayınca yonlendiriyorsunuz. Biz ne olacağını, ne çıkacağını bilmeden goruntuleri, roportajları ve konuşmaları aldık, Ahmet Bey'in ailesi, arkadaşlarıyla ve Safa Önal'la da yaptık. Butun bu malzemeden sadece gerçeği gostermeye çalıştım." diye konuştu.

" Fedakarlığının mutlaka bilinmesi gerektiğini duşundum"

Ahmet Uluçay belgeseli Bermudaa finale
kaldı

Ahmet Uluçay Sinema Gunleri'ne davet edildiğinde Uluçay'ın eşi Ayşe Hanım'la tanıştığını aktaran Kayacan, şoyle devam etti: "Yonetmen Mesut Uçakan'la beraber Kutahya'ya gittik, yanımda bir bayan oturuyordu. Önce kim olduğunu anlamasam da sonra eşi olduğunu anladım. Ayşe Hanım'ın sadeliği, duruluğu beni çok etkiledi. Onun fedakarlığının mutlaka bilinmesi gerektiğini duşundum. Ahmet Uluçay'ın en buyuk ozelliği, her turlu fikirden sinemacılar için, sinemaya gonul vermiş herkes için çok sevilen ve sayılan, 'idol' dedikleri bir isim olmasıydı. Tavşanlı ilçesinin Tepecik Koyu'nde doğmuş, ilkokul mezunu, kumes hayvancılığı ve kamyon şoforluğu yapan bir adam 'ben sinema yapacağım' diyor. İstanbul'da yaşamış Radyo-Sinema bolumunden mezun olan biri için bile sinema yapacağım demek çok buyuk bir iddia. Tabii insanlar deli gozuyle bakıyorlar, çekimleri evin içinde maketler kurup yapıyor, insanlar tepki gostermesin diye." Kayacan, Ahmet Uluçay'ın en buyuk destekçisinin eşi olduğunun altını çizerek, "Onun birçok belgeseli yapılmalı ama onun bir de vicdan muhasebesi yaptığı eşi ve çocukları var. Diğer bir boyutu, aile mefhumunun bu kadar yıkıldığı boşanmaların arttığı, çokuşe girdiğimiz bir donemde koşulsuz eşine destek olan, onun inancına inanan bir eşin varlığı aile mefhumu açısından da çok onemliydi. Bu yuzden belgeseli yapmam gerektiğini hissettim. Ayşe Hanım eşine soz verdiğini hiçbir yere fotoğrafını bile vermediğini soyledi. Daha once belgesel için gelenlerle konuşmamış mesela. Ben de ona durumu anlattım, 'Koyde yaşayan birinin bile içinde varsa bir şeyler başarabileceğinin orneği Ahmet Uluçay.' dedim. Ayşe Hanım da 'Bizim evimiz kuçuk bir universite, derdi rahmetli. Gerçekten de evde sadece sanat konuşulurdu, kitaplar konuşulurdu' diyor." ifadelerini kullandı. Kayacan, sozlerini şoyle tamamladı: "Ahmet Uluçay gibi bir değerin dunyaya anlatılması gerekiyor. Daha kuçukken bile çocukları toplayıp bir fincana su koyar, aya baktırırmış. Kuçuk yaşlarda sinemayı keşfetmiş bir dehadan bahsediyoruz. Çok ozel bir insan, ust duzey bir zekaya sahip. Öncelikle onu bizim tanımamız, okumamız ve tanıtmamız gerekiyor. Birkaç festivalin jurisi beni arayıp tebrik etti. Bence bunun sebebi benim ustun vasıflarım değil, hissederek yaptığım iş. Gelecekte yine boyle işler yapmak istiyorum. Çağımızın sorunlarını ailenin kopuşu, insanın yalnızlaşması ve kendine olan guvenin kaybolması olarak goruyorum. Bu noktada filmler ve belgeseller uretmek istiyorum."