Özet (TL;DR) @ 2019-02-19T07:28:54.000Z: Konya'da, 2003 yılında boğularak öldürülen ve cesedi tarlada çuval içinde bulunan şeker toptancısı Sezai Çakar'ın (29) katil zanlıları oldukları iddiasıyla tutuklu yargılanan lokumcu Hazmi Dağ (62) ve…



Şeker toptancısı Sezai Çakar'ın cesedi,8 Şubat 2003 tarihinde Selçuklu ilçesi Sille Ak Mahallesi Hakça Sokak'taki boş tarlada, şeker çuvalının içinde bulundu. Boğularak oldurulduğu belirlenen Çakar'ın uzun sure faili meçhul kalan cinayet dosyası, 2018 yılının ilk aylarında  Konya Emniyet Mudurluğu Asayiş Şubesi'ne bağlı Cinayet Buro Amirliği ekipleri tarafından yeniden açıldı.

Cinayet uzerindeki sis perdesini kaldırmak için oluşturulan ozel ekip, olay tarihinde ele geçirilen delilleri ve alınan ifadeleri tek tek inceledi. Çakar'ın yakınlarıyla yeniden goruşmeler yapılırken, şeker sattığı esnaf da incelemeye alındı.

Özel ekip, Sezai Çakar'dan surekli şeker satın alan lokum ureticisi Recep Dağ, oğlu Celalettin Dağ ve kardeşi Hazmi Dağ'a ait şirketin, o donem borç nedeniyle esnaftan şeker alamadığını ve iflas ettiğini tespit etti.

RUSYA 'YA GİTMİŞLER

Şupheler Dağ Ailesi uzerinde yoğunlaştı. Ekipler, cinayetin işlendiği gun Recep Dağ'ın Bursa'ya lokum satmaya gittiğini, oğlu Celalettin Dağ ile kardeşi Hazmi Dağ'ın Konya'da olduğunu ancak cinayetten kısa sure sonra Bursa'ya oradan da Rusya'ya geçtiğini saptadı.

Amca yeğenin Rusya'da 5 yıl kalıp, yurda donduğu belirlendi. Polis ayrıca olay gunu Recep Dağ'ın kardeşi Hazmi Dağ ile 18, oğlu Celalettin Dağ ile de 15 defa telefonla goruştuğunu, sonraki sureçte telefon goruşmelerinin azaldığını tespit etti. Recep Dağ'ın aynı gun 5 kez '155 Polis İmdat' hattını aradığı da ortaya çıktı.

VADEL İ ŞEKER SATMADIKLARI İÇİN ÖLDÜRMÜŞLER

Geçen yıl 9 Nisan gunu duzenlenen operasyonla Recep Dağ, oğlu Celalettin Dağ ve Hazmi Dağ yakalanarak, gozaltına alındı. Amca yeğen, emniyetteki sorgularında, Sezai Çakar'ı kendilerine vadeli şeker satmadığı için oldurduklerini itiraf etti. Amca Hazmi Dağ, "Recep Dağ, lokum satmak uzere Bursa'ya gitti. Biz de yaklaşan Kurban Bayramı nedeniyle ureteceğimiz lokumlara şeker temin etmek uzere Sezai Çakar'ın iş yerine gittik. Kendisinden vadeli olarak şeker istedik. Çakar, bize 'Siz zaten bataksınız, ben peşin parayla çalışıyorum. Size vadeli olarak şeker veremem' dedi. Bunun uzerine tartışma çıktı. Tartışma, kısa surede kavgaya donuştu. Kavga sırasında Sezai Çakar, başına aldığı ağır darbeler sonrası bayıldı. Sezai yerdeyken, boğazına ip geçirip, boğduk. Soluğu kesildikten sonra yakalanmamak için şeker çuvalı taşıyormuş gibi ayaklarına ve başına çuval geçirerek, minibuse bindirdik. Daha sonra cesedi boş bir tarlaya attık" diye konuştu. Hazmi Dağ ve Celalettin Dağ, tutuklandı. Recep Dağ ise polisteki ifadesinin ardından serbest bırakıldı.

HTS KAYTILARI ESK İ OLDUĞUNDAN BULUNAMADI

Konya 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde gorulen davada, mahkeme heyeti, Recep Dağ'ın olay gunu kardeşi ve oğlunu aradığı telefon goruşmelerinin dokumunu istedi. Bu amaçla Balıkesir Emniyet Mudurluğu ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na yazı yazıldı. Gelen yanıtta ise HTS kayıtlarının eski tarihli olması nedeniyle tespit edilemediği bildirildi.

30 'AR YILA KADAR HAPİS CEZASI İSTENDİ

Tanık ifadelerinin ardından mutaala veren Cumhuriyet savcısı, maddi olarak zor durumda olan Hazmi ve Celalettin Dağ'ın vadeli şeker almak için Sezai Çakar'ın dukkanına gittiklerini, vadeli şeker satma konusunda olumsuz yanıt vermesi uzerine Çakar'ı dovup, boğduklarını, cesedi şeker çuvalına koyup boş arsaya attıklarını anlattı. Sanıkların kovuşturma aşamasında Sezai Çakar'ın, kavga sırasında atılan yumruk sonucu yaşamını yitirdiğini anlattıklarını kaydeden savcı, yapılan otopsi sonucunda ise olayın tek başına gerçekleşme ihtimalinin olmadığının gorulduğunu kaydetti. Savcı, sanıkların poliste ve Cumhuriyet savcısı huzurunda verdikleri ifadelerden donerek, mahkeme aşamasında olayla ilgili bir ilgilerinin olmadığını soylemelerinin de cezadan kurtulmaya yonelik olduğunu belirtti.

SU ÇLAMALARI KABUL ETMEDİLER 

Davanın 15 Şubat gunu yapılan karar duruşmasına tutuklu sanıklar Hazmi Dağ ve Celalettin Dağ ile 2 tarafın yakınları ve avukatları katıldı. Hazmi Dağ son savunmasında, "Suçum, gunahım yok. Şeker ve tansiyon hastasıyım. Hastalığımdan faydalandılar. Bu iftirayla yaşayamam. Sezai Çakar'ı hiç tanımam. Ondan hiç şeker almadım. Beni mahvettiler. Ben boyle bir şey yapacak insan değilim"dedi. Celalettin Dağ ise, "Biz bu suçu işlemedik. Biz boyle bir olayı yapacak insanlar değiliz. Bize iftira atıldı. Beraatimi istiyorum"diye konuştu.

' 15'ER YIL HAPİS CEZASI'

Mahkeme heyeti, 2 sanığı suçun işlendiği tarihte yururlukte bulunan 765 Sayılı Turk Ceza Kanunu'nun 448'inci maddesi gereğince 'kasten oldurmek' suçundan, 24'er yıl hapis cezasına çarptırdı. Heyet, cezayı suçun tahrik altında işlendiğine kanaat getirerek 18 yıla indirdi. İyi hal indirimiyle de 15'er yıla duşurdu.