Özet (TL;DR) @ 2019-02-17 08:21:07.896846: Bir gece alınan ufak bir karar ve ardından değişen hayatlar... Bu hafta vizyona giren ‘Bir Aşk İki Hayat’ tam da bu konuyu işliyor. Filmin başrol oyuncuları Bergüzar Korel ve Engin Akyürek’le…
Y ıllardır sektordesiniz ama ilk kez bir proje için bir aradasınız. Sizi buluşturan bu filmin konusu ne?
Engin Akyurek: Filmde, Umut karakterinin bir gece k opeğini dışarıya çıkarması ya da çıkarmaması uzerine alacağı karar sonrası gelişen bir olay orgusu var. Umut'un Deniz'le karşılaştığında hayatında neler olduğunu veya karşılaşmasa neler olmayacağını goruyoruz. İyi bir roman, iyi bir film hayatın basit anlarına dokunur ya, bu filmi izlediğinizde de onu yaşayacaksınız.
A şk hayatı tersyuz edip tumden değiştirebilir
m Fragmanda "Hayatı buyuk olaylar yonlendirir derler. Oysa hayat aldığımız kuçuk kararların toplamıdır" diye bir cumle var. Kuçuk kararlar hayatlarımızı ne kadar etkiliyor?
Engin Aky urek: Kuçucuk kararlar hayatımızın butun yonunu değiştiriyor. Film de bunu çok guzel anlatıyor.
Sizin hayatlar ınızı değiştiren kararlarınız oldu mu?
Engin Aky urek: Ankara'da yaşarken buraya gelmek gibi bir hayalim yoktu. Ama İstanbul'a gelip televizyonda oyunculuk uzerine duzenlenen bir yarışma programına katıldım. Hayatım değişti.
Berg uzar Korel: Ben ufak bir karar anından sonra buradayım. Konservatuvarda oğrenciydim. Oyuncu olmak istiyordum ama televizyon dunyası ya da tanınmakla ilgili derdim yoktu. Hayatımı geçindirecek kadar para kazanıp oyunculuk yapmak istiyordum. Hiç iş duşunup değerlendirme yapamayacağım bir gun gelen bir teklif ve verdiğim "Evet" cevabıyla butun hayatım değişti. O yuzden kuçuk sandığım kararlara çok kafa patlatıyorum. Bunu seçtim ama diğer yolu seçseydim hayatımda ne olurdu diye duşunuyorum.
Bu kararlar ı vermeseniz bugun nerede olurdunuz?
Engin Aky urek: Bilmemek daha iyi. Yoksa hayat çok tatsız tuzsuz olurdu. Mesela kafamda yazmak istediğim bir hikaye var: Yolda giderken çatılardan atlayıp intihar eden insanları goruyoruz. Meğer herkes 30 yıl sonraki bir fotoğrafını goruyor ve kimse gorduğu fotoğraftan memnun olmuyor. İçinde yaşarken belki bir şeyleri kabulleniyoruz ama bence geleceği bilmek hiçbir zaman sizi mutlu etmeyecektir.
Biz asl ında birbirimize benziyoruz
Filmin fonunda g uçlu bir aşk hikayesi var. Aşk size ne ifade ediyor?
Engin Aky urek: Aşk birbirini tamamlama meselesi. O kişi geldiğinde eksik olduğun bir şeyine dokunuyor sanki. Aynı zamanda hesabın kitabın olmadığı bir şey. Hayatta her şeyi aklımızla hesaplayarak bulmaya ve onun doğrultusunda ilerlemeye çalışıyoruz. Ama aşk bunları devre dışı bırakıyor. Gizli saklı ne varsa her şey dokulup saçılıyor.
Berg uzar Korel: Vucudun butun dengesini bozuyor, aşk gudusel bir şey.
Filmde a şk Umut karakterinin hayatını değişiyor. Aşk gerçekte hayatı ne kadar değiştirir?
Berg uzar Korel: Aşk hayatı ters yuz edip tumden değiştirebilir. Aşkla birlikte hiçbir şeyden korkmayarak, her şeyi yapabilecek gibi hissedersiniz.
Filmde "İnsan sevilmek mi yoksa sevmek mi ister?" diye bir laf var. Sizce?
Engin Aky urek: Hepimizin şu sıralar fazlasıyla sevilmeye ihtiyacı var.
Peki, sizden nas ıl bir ikili oldu. Birbirinizi nasıl anlatırsınız?
Berg uzar Korel: Engin'in yanında insan kendini rahat ve guvende hissediyor. Engin size hep anlatsın, siz de ona hep bir şeyler anlatın istiyorsunuz. Çunku biliyorsunuz ki o hep dinler ve karşısındakine bir şekilde yardımcı olur. Hayata dair hep naif ve umutlu cumleleri vardır. Onunla çalışmak ve arkadaş olmak çok guzeldi.
Engin Aky urek: Biz aslında birbirimize benziyoruz; kafa yapımız, işe bakışımız... Berguzar'ın hayatla ilgili o kadar kıymetli duyarlılıkları var ki... Bunları da çok içten yaşıyor.
***Hayatta her şeyi aklımızla hesaplayarak bulmaya ve onun doğrultusunda ilerlemeye çalışıyoruz. Ama aşk bunları devre dışı bırakıyor.
BERGÜZAR KOREL: Tir tir titrediğim her an daha da guçlendim
30 'larınızın ortasındasınız. Hayat muhasebesi yaptınız mı?
- 30'ların ortasına dair soyleyebileceğim en onemli şey, 35 yaşında yaşadığım aydınlanma diyebilirim.
Bu ayd ınlanma sizde neleri değiştirdi?
- Kendimi daha çok sevmeye başladım. Kendi değerimin birinin beni ne kadar takdir edip sevdiğiyle değil benliğimle alakalı olduğuna ikna oldum. İçgudulerim ve duygularıma, ne istediğime, kendime daha fazla değer veriyorum.
Kendinize dair nelerle y uzleştiniz?
- Korkularımla çok fazla yuzleşip hepsinin uzerine gittim. Tir tir titrediğim her an daha da guçlendim. Artık kimse bana istemediğim hiçbir şeyi yaptıramaz, "Hayır" demeyi oğrendim.
Nelere ozlem duyuyorsunuz?
- Sosyal medyanın olmadığı, kameralı cep telefonlarının anlarımızı ele geçirmediği, ozel gunlerde kart attığımız gunleri. 'Bir Başka Gece' programını beklediğimiz, 'Super Baba' ile duygulandığımız cumaları. Daha sakin ve zamanın çok daha ağır ama çok daha enerjik olduğu 90'ları çok ozluyorum.
Hayat ı yıllardır surekli izlendiğini bilerek yaşamak nasıl bir şeydi sizin için?
- Zor bir şey ama bunun zorluğunu ne kadar anlatmaya kalksam cumle içinde anlamını ve değerini yitiriyor. Oyunculuğun temelinde olan oyun, sahne, izleyici uçgenine zıt bir soylem oluyor.
Bu i şi yapıp goz onunde yaşarken çektiğiniz en buyuk sancı neydi?
- Bir insan ve kadın olduğumu unuttukları, bunu bana hissettirdikleri, empatiden ve saygıdan yoksun curetkar olan her an.
Kimseyi umursamadan ya şamayı becerebiliyor musunuz?�
- Hayır tabii ki. Ama o "kimsecikler" çok elendi, halka kuçuldu artık.
Sa çlarınızı değiştirdiniz. Kadınlar mutsuzken saçlarıyla oynar derler. Sizin için de oyle bir donem miydi?
- Ben yıllardır saçlarımı kestirmek istiyordum, beni tanıyan herkes bilir. Tam tersi mutsuzluk değil bir yenilenme, arınma ve mutluluk gostergesiydi.
Bu sa çlarla daha zıpır gorunuyorsunuz. Oysa yıllarca hep daha ağır, durgun bir havanız vardı. Siz hangisisiniz?
- Berguzar bu saçlar gibi bence, çok da ruhuma denk bir saç, karmakarışık, doğal, eğlenmeyi seven ama bir yandan da her şeye uyum sağlayan. Ağır olan ben değildim, canlandırdığım kadınlardı ama biraz benim de o bahsettiğim korkularla, biraz izleyicinin tercihiyle oyle bir kadın oldum herkesin gozunde sanırım. Sizin beni en durgun gorduğunuz zamanlarda da ben yine boyleydim aslında.
Sosyal medya çok acımasız, çok curetkar ve vahşi
Y ıllardır dizi sektorunun en onde gelen isimlerindensiniz. Bu sektoru nasıl ozetlesiniz?
Berg uzar Korel: Ben ozetlemem, kimseyi benim başıma sarma Hakan! Bunun için 20 yıla daha ihtiyacım var.
Engin Aky urek: Sektor bir noktaya kadar geldi, artık kendine yeni bir yol, liman bulmalı. Bakış açısı ve vizyon geliştirmek zorunda. Hayatın ritmi, insanların duyguları değişti. Hikaye anlatıcılığı ve işlere bakış açımız değişmeli.
İ şlerinizde bir opuşme ya da sevişme sahnesinin her şeyin onune geçip gundem olmasına kızıyor musunuz?
Berg uzar Korel: Bence tum dunyada ikiyuzluluğu bırakmak gerekiyor. Samimi olmalıyız. O hikayenin, sahnenin aslında soylemek istediği kıymetli şeyi anlamaya çalışmak, empati kurmak, biraz daha iyi niyetli olmak gerek.
Sosyal medyada att ığınız her adım, paylaştığınız her şey etkileşim sağlıyor. Bu platformda şiddet ve kutuplaşma hakkında ne duşunuyorsunuz?
Berg uzar Korel: Sosyal medya çok acımasız, çok curetkar ve vahşi. Çunku gerçek hayatla sanal dunya birbirine karıştı. Surekli herkesin kendini gosterme hali var. Yetişkinler için artık soylenebilecek bir şey yok. Ama çocukları korumalıyız.
***A ğır olan ben değildim, canlandırdığım kadınlardı ama biraz benim de o bahsettiğim korkularla, biraz izleyicinin tercihiyle oyle bir kadın oldum herkesin gozunde sanırım. Sizin beni en durgun gorduğunuz zamanlarda da ben yine boyleydim aslında.
ENG İN AKYÜREK: iç dunyamdaki sesin peşinden gitmeyi seviyorum
Ankaral ısınız. Nasıldır Ankaralı olmak?
- Ankara memur şehri. Son donemde çok ciddi goç aldı ve o memur kimliğini yavaş yavaş kaybetmeye başladı. Babamın soylediği bir laf vardı bize: "Arkadaşının babası ne iş yapıyor? Eğer memursa o zaman sorun yoktur." Aslında bu Ankara'yı çok guzel tanımlayan bir cumle.
Dizileriniz çok izleniyor, filmleriniz gişe yapıyor ama siz ortalarda yoksunuz. Nedir sebebi?
- Hiçbir zaman gizli saklı bir dunya kurayım ve içinde yaşayayım gibi bir çabam olmadı. Zaten oyle bir çabayla yaşarsanız bu sizi sıkar. Biraz Anadolu Yakası'nda yaşamış olmanın verdiği kapalılık oluyor. Benim orada kendime ait bir dunyam var.
O d unyadaki adamı biraz anlatır mısınız?
- Kendi hislerimin ve iç dunyamdaki sesin peşinden gitmeyi seviyorum. Anadolu Yakası'nda kardeşimle birlikte yaşıyorum. Orada bir aidiyet duygusu olduğunu hissediyorum.
Latinler de bizim gibi duygular ını saklamayı sevmeyen insanlar
T urkiye ve dunya gundemine dair dertleriniz neler?
- Bu soruya eskiden samimiyetsizlik diye cevap verirdim. Ama şimdi açgozlu insanlar beni rahatsız ediyor.
Biraz a çar mısınız?
- Sahip olduğu şeyle mutlu olamayan insanlarla iletişim kuramıyorum, onlara ofkeleniyorum.
G unumuzde ne kadar açgozlu olduk?
- Fazlasıyla. Zaten dunyadaki bu çirkinliği yaratan da insanların açgozluluğu değil mi?
Latin Amerika 'dan Ortadoğu'ya uzanan bir ununuz var. Bu ilgi ne hissettiriyor?
- Önceleri sosyal medya uzerinden algıladığım bir şeydi. Bu yaz Çağan Irmak'la beraber çektiğimiz film vesilesiyle Arjantin'e, Peru'ya ve Şili'ye gittim. Orada Turk dizilerinin ve oyuncularının bir karşılığı olduğunu gordum.
Neden T urk işlerini kendilerine yakın buluyorlar?
- Farklı kulturler, dinlere sahibiz ama aslında çok benziyoruz. Dertlerimiz biraz ortak, kadının orada yaşadığı sureç aynı, Latinler de bizim gibi duygularını saklamayı sevmeyen insanlar. Bir de bizim aşkı anlatma biçimimizi çok sevdiklerini soyluyorlar.
İzleyici arkadaki lambayı tutan çıplak heykelden etkilenecekse vay halimize!
Dijitalle yabanc ı diziler daha çok hayatımıza girdi. Orada hikaye anlatırken sınırlar yok. Burada ise içki kadehi buzlanabiliyor. Bu size ne hissettiriyor?
Engin Aky urek: 10 yıl once bunlar vardı, gosteriliyordu, şimdi yok. Bir şey yanlışsa, topluma, insanlara kotu ornek oluyorsa zaten ortadadır.
Berg uzar Korel: Korkudan ziyade akılcı bir yontem bulunması lazım. Yeni nesli korkuyla, yasakla değil, eğitimle yonlendirmeliyiz. İzleyici eğer arkadaki lambayı tutan çıplak heykelden etkilenecekse vay halimize!

Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.