Özet (TL;DR) @ 2019-02-16T09:13:13.000Z: AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, Türkiye ekonomisinin dengelerinin 2019 yılı içinde çok daha sağlam bir hale döneceğini gördüğünü belirterek, "Bu dengeleme döneminden sonra iyileşme süreci…



Kurtulmuş, katıldığı bir televizyon programında gundeme ilişkin soruları yanıtladı:"Önceki yerel seçimlerle mukayese edersek, yerel seçim havasına henuz girilmedi mi?" sorusu uzerine Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başlattığı çevreye duyarlı seçim kampanyasının diğer partiler tarafından da takip edildiğini, parti binaları ve seçim buroları dışında çok fazla parti bayrağı ve gurultulu seçim araçlarının olmayacağını soyledi.Seçimlere 45 gunluk bir surenin kaldığını, ayın 19'undan sonra seçim listelerinin kesinleşeceğini, kampanyanın hızının bu sureçten sonra artacağını belirten Kurtulmuş, "Tansiyonun duştuğunu zannetmiyorum. Bu seçimin doğası, yeni sistemin gereği iki aksın olduğu bir seçimi ortaya çıkardı. Ayın 19'undan sonra butun partiler sahaya inecek. Bizim avantajımız çok erken başladık. Her gunun hesap ettiğimiz bir kampanya surecini tespit ettik." ifadelerini kullandı.Kurtulmuş, "Önumuzdeki gunlerde Sayın Devlet Bahçeli ve Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı bir kampanyanın bir tarafında, salonda, meydanda birlikte halka hitap edecek şekilde gorme soz konusu olabilir mi?" sorusu uzerine, prensip olarak az sayıda da olsa İstanbul ve Ankara başta olmak uzere ortak miting ve toplantıların yapılmasının konuşulduğunu aktardı.Liderler dışında da parti teşkilatlarının ilçe duzeyinde ortak çalışmalar yapabileceğini belirten Kurtulmuş, her partinin kendi seçim irtibat burolarının olacağını, ortak buroların da açılabileceğini ifade etti.

" İKİ AKSIN ETRAFINDA TOPARLANAN BİR SİYASET TARZI OLUŞACAK"

"Aday olmak için bu yarışta buyuk mucadele oldu. Neden bu kadar çok istenen bir şey belediye başkanı olmak?" sorusuna Kurtulmuş, "Belediye başkanlıkları, ilin tabiri caizse şehr-i emini yani şehrin her şeyinin kendisine emanet edildiği kişi. Bir şehirde, bir ilçede halkla iç içe olan, halkın sorunlarını birebir bilen bir siyasetçi profili olması lazım belediye başkanlarımızın. Dolayısıyla belediye başkanlıklarına bir teveccuh oluyor." yanıtını verdi."Turk siyasi hayatı butun bu değişimden nasıl etkileniyor?" sorusu uzerine Kurtulmuş, şunları soyledi:"Yeni bir sisteme geçtik ama bu sistemin sabahtan akşama butun unsurlarıyla kurulması mumkun değil. Yeni sistemin gereği, burokrasinin, bazı kurum ve kuruluşların yeniden dizayn edilmesi lazım. Yeni sistemin yerleşmesi bakımından siyasetin buna uyum sağlaması lazım. Yeni sistemin doğası artık iki akslı, belki hemen bugunden yarına iki partili bir sistem olmayacak. Ama bir tarafta AK Parti'nin başını çektiği, diğer tarafta CHP'nin başını çektiği iki aksın etrafında toparlanan bir siyaset tarzı oluşacak. Sadece Cumhurbaşkanlığı seçiminde değil, yerel seçim olmasına rağmen bu seçimde de goruyoruz ki belediye başkanlıkları seçiminde de yuzde 50+1'lik bir çıta ortaya çıkmış oldu. Turkiye'deki bu siyasi yapı belki onumuzdeki donemde sadece iki aksın etrafında toparlanan bir siyasi olmaktan daha ileriye gidecek, belki iki partili bir sistem diyeceğimiz bir sisteme donuşecek."Amerika'da çok sayıda parti olmasına karşılık bilinen iki partinin bulunduğunu hatırlatan Kurtulmuş, "Turkiye'nin oyle siyasi yapıya donmesi uzun yıllar alabilir. En azından iki parlamento donemi sonrasında yeni sistemin siyasal tabanı butunuyle oturmuş olur kanaatindeyim." dedi. "Tarif ettiğiniz gidilmekte olan model, Turkiye'nin şartlarına, ihtiyaçlarına daha uygun bir model mi?" sorusu uzerine Kurtulmuş, "Turkiye çok partili siyasi hayata geçtiğinden bu yana aslında siyasi teamuller boyle bir modelin içinde şekilleniyor. CHP, Demokrat Parti gibi... Anavatan Partisi, onun karşısında CHP'nin o gunku versiyonu gibi... Dolayısıyla bu yapı Turkiye'nin çok partili siyasi tarihinin doğasında olan bir şey. Buna artı bir şey daha geldi. O da Cumhurbaşkanlığı Hukumet Sistemi gereği, Cumhurbaşkanı seçilecek kişinin toplumun yuzde 50+1'inden fazla oy alması lazım. Bu, şu demek; mevcut siyasi partilerin birtakım ittifaklarla Cumhurbaşkanlığı seçimine girmesi demek. Ayrıca Turkiye'nin siyasi konuları da partiler arasında dirsek temasını, fikir yakınlaşmasını mumkun kılıyor." şeklinde konuştu.

" PARTİ LİDERLERİNİN PERFORMANSI BELİRLEYİCİ OLUYOR"

"Bazı siyasi partilerin, erimeleri veya başka bir siyasi partiye entegre olmaları gibi bir durumu gorecek miyiz Turkiye'de?" sorusu uzerine Kurtulmuş, ittifaklar sisteminin aynı zamanda oy oranı duşuk olan partilerinin kendilerini korumalarının zemini olduğunu soyledi.Hiçbir şart altında Parlamentoya giremeyecek olan çok sayıda partinin temsilcisinin şu anda Parlamentoda yer aldığını ifade eden Kurtulmuş, "Partiler kendi kimliklerini koruyor, belli bir ittifakın şemsiyesi altında seçime giriyorlar. Bunun siyasi temsil bakımından da doğru olduğu kanaatindeyim. Turkiye'de fikirler farklı olabilir ama nihayetinde halkın karşısına çıkıp bir yarışa giriyorsunuz. Halk burada farklı fikirleri konsolide edecek istikameti de gosteriyor." dedi. Kurtulmuş, "Seçmenler hangi parametrelere gore daha çok değerlendirmelerini yaparlar?" sorusuna, "Partinin ve parti liderlerinin performansı, partinin ortaya koyduğu seçim kampanyası oldukça belirleyici oluyor." yanıtını verdi.

" ASLOLAN TEZGAHI DAĞITTIRMAMAKTI"

Bir soru uzerine, Turkiye'de son donemdeki ekonomik sıkışıklığın sebebinin, ulke ekonomisinin kendi dengelerinden kaynaklanmadığını vurgulayan Kurtulmuş, "24 Haziran seçimlerinden sonra çok buyuk bir kur atağı, Guneydoğu Asya'daki piyasalar uzerinden, gece burada piyasalar kapandıktan sonra ortaya çıkarılan saldırılar... Butun bunların manipulasyon olduğunu biliyoruz." ifadelerini kullandı.Kurban Bayramı'ndan onceki hafta doların neredeyse 8 TL seviyesine çıktığını, kritik bir sureç yaşandığını, bu donemde ekonomi yonetiminin sakin, heyecana kapılmadan, elindeki butun enstrumanları kullandığını dile getiren Kurtulmuş, şunları kaydetti:"Bunun için butun bakanlıklar, uzerine duşen sorumlulukları yerine getireceği bir program hazırladı ve bir dengeleme donemine girdik. Bu dengeleme donemi kısa sure içinde başarıya ulaştı. Turkiye ekonomisinin dengelerinin 2019 yılı içinde çok daha sağlam bir hale doneceğini goruyorum. Bu dengeleme doneminden sonra iyileşme sureci hızla devam edecektir. Aslolan tezgahı dağıttırmamaktı, bir kriz, bir kaos ortamının ortaya çıkıp, Turkiye ekonomisinin hızlı bir kuçulme içine girmemesiydi. Bir daha 7,4 seviyelerinde bir buyume olmayacak, oyle gorunuyor yakın donemde ama Turkiye ekonomisi de negatif noktaya gelmeyecek, pozitif olarak buyumesine devam edecek. Önumuzdeki donemde yuzde 3,5-4'ler seviyesinde bir buyumeyi sağlayacağız."Kurtulmuş, fiyatlardaki artışlara değinerek, "Fiyatlarda hiç beklemediğimiz şeyler oldu. Dışarıdan gelen spekulatif atakların yanında, bazı fırsatçıların da içeride fiyatları yukarı çekecek hareketlilik içinde olduğu goruldu. Örnek olarak meyve, sebze fiyatlarındaki fahiş artışlardı. Önce tespit yapıldı, çozumu de piyasaların rahatlatılabilmesi için fiyatların tanzim edilmesiydi. Dolayısıyla ekonomiyi sıkı bir takip altında tutuyoruz, inşallah dengeleme doneminden sonra iyileştirme donemi başladı, bu donem sonunda da Turkiye ekonomisi daha iyi noktaya gidecek." diye konuştu.

" TÜRKİYE'NİN BİR TANE AKSI VARDIR O DA KENDİ AKSIDIR"

"Turkiye son yıllarda Çin ve Rusya ile ortak hareket ediyor. Dolayısıyla bu, Turkiye'nin Batı sistemiyle bir yol ayrımına geldiğini mi gosteriyor?" sorusuna Kurtulmuş, "Gostermiyor. Esas yanılgı şu; Çocukluğumuzdan beri Turkiye'nin bir aks tartışması vardır. Zaman zaman Turkiye siyasette alışılagelmişin dışına çıktığı zaman 'Turkiye aksını mı değiştiriyor?' Turkiye'nin, Doğu'ya ya da Batı'ya, Amerika'ya ya da Avrupa'ya, Rusya'ya ya da Çin'e bağlı olmak gibi bir tercihi asla olamaz. Turkiye'nin bir tane aks�� vardır o da kendi aksıdır, bir tane ekseni vardır, kendi eksenidir. Turkiye kendi eksenini tahkim etmek mecburiyetinde. Hem çevremizde yaşanan olaylar hem yeni dunyanın değişen dengeleri dolayısıyla Turkiye kadar buyuk bir meydan okumanın altında olan ulke hemen hemen yok. Aynı zamanda Turkiye kadar buyuk bir imkan ve fırsata sahip olan ulke de yok." yanıtını verdi.Kurtulmuş, Fırat'ın doğu ve batısının tam bir cehennem haline donuştuğunu, dunyanın butun ordularının ve buyuk teror orgutlerinin orada olduğunu ifade ederek, soyledi:

"Turkiye için bir beka ve guvenlik meselesi. Turkiye varlığını sahada surdurmek mecburiyetinde. Turkiye Suriye'nin kuzeyiyle ilgili olarak mesela Fırat'ın doğusunda Amerikalılarla muzakere ediyor aynı zamanda batısında Ruslar ve İranlılar ile muzakere ediyor. Bu çok buyuk bir imkandır. Gerekli rasyonel adımları atarak biz bu sureci yuruttuğumuz takdirde, onlar için bir satranç oyununun bir parçası burası. Hem de kanlı bir satranç oyununun parçası. Fırat'ın doğusu da batısı da bizi ilgilendiren bir coğrafya. Hatta Fırat'ın doğusu da batısı da bizim. Oradaki Kurt de Arap da Turkmen de batısındaki de doğusundaki de bizim kardeşlerimiz, akrabalarımız. Dolayısıyla bizi ilgilendiren bir guvenlik sorunuyla karşı karşıyayız."