Özet (TL;DR) @ 2019-02-16 08:22:22.031626: Yıllardır yazdığı, söylediği şarkılarla aşk acısı çekenlerin dert ortağı oldu. Kendi acılarını müzik yoluyla dile getirmekten çekinmedi. Kendi deyişiyle bunu bir iyileşme biçimi olarak kullandı.…
Yeni şarkınız 'Bu da Geçecek' umut dolu ama bunca yıl şarkılarınızın acı dozu hep çok yuksek oldu. Ne istediniz bizden?
- Bu topraklar acı dolu. Hepimiz acıyla besleniyoruz. Ben de oyle gorup oğrenmişim. Acımı dile getirmekten de çekinmiyorum. Şarkı yazmak benim iyileşme biçimim. O yuzden şimdiye kadar çekinmeden zayıflığımı da aldatıldığımı da soyledim. Zaten yazdığım şarkıların hepsi gerçek ve çoğu benim gerçek hikayelerimdi.
- Aldat ıldınız mı?
- Evet. Bir defa aldatıldım.
- Peki ya siz?
- Hiç aldatmadım. Benim yapımda yalan soylemek yok. Zaten oyle bir duyguyla yaşayabilmeme de imkan yok.
- Çok aşk acısı çektiniz mi?
- Çektim tabii, çekmez olur muyum? Yanlış insan seçmekte ustume yok.
- Y ıllardır şarkılarınızda aşkı anlattınız. Peki, nedir sizce aşk?
- Defalarca aşık oldum. Defalarca aşk acısı çektim ama onu tanımlayacak bir kelime bulamıyorum. Sadece bana aşkın tekrar gelmesini, aşk acısı çeksem de yine aşık olmayı istiyorum. Çunku o çok başka bir şey. Ruhuna verdiği heyecan, mutluluk hissi... Tabii sonra onun duşuşu de çok kotu oluyor. Ama keşke aşık olsak şimdi, fena mı olurdu?
- Neden hayat ınızda şu an aşk yok?
- Bilsem... Sen bana soyle sebebini! Herhalde gunluk şeylerle oyalanmıyorum, onun için yalnızım.
- Nas ıl birini diliyorsunuz?
- Hep yanlışı seçtiğim için bu sefer doğruyu bulmak adına once hayal ettim ve defterime yazdım. İstediğim şey; gerçek sevgiyi paylaşacağım, ortak zevklerimin olduğu biriyle yakın zamanda karşılaşmak...
Hayat pek çok insan gibi beni de zorladı
- Şarkının sozlerini Mabel Matiz'le yazmışsınız...
- İkimiz de çok mutsuzduk ve sokakta yuruyorduk. "Bu ruh halinden çıkmak için ne yapalım" derken eve gidip şarkı yapmaya karar verdik. İkimiz de sozleri yazdığımız anda çok mutlu hissettik.
- Sizin gibi çok ureten, kendi şarkılarını yazan bir isim neden yine tek bir şarkı çıkardı?
- İtiraf etmek gerekirse; Turkiye ve dunyada yaşanan uzucu hikayelerden çok etkilendim. Yakınlarımı kaybettim. Hayat pek çok insanı zorladığı gibi beni de zorladı. Ama boş da durmadım, ilaç niyetine bu şarkıyı yazdım. Tribute albumlerde şarkılar soyleyip konserler verdim.
- M uzik dunyası biraz eski heyecanını kaybetti mi?
- Evet. Şu an single donemi olduğu için yapımcılar da muzisyenler de tam bir albume konsantre olmakta zorluk çekiyor. Ben de album için ısrar ediyordum. Bizim Ozan Çolakoğlu'yla enerjimiz çok tuttu. Yeni album için de onunla devam etmek istedim. Ama Ozan'ın da hayatında değişiklikler oldu. Mesela şu an yeni studyosunun bitmesini bekliyor, ben de onu bekliyorum. Bu sureçte, "Single çıkarmaya direnip şarkılarımı bekletmeyeyim" dedim. O sırada Alper'le (Erinç) yıllar sonra yeniden bu şarkı için çalışmaya karar verdik. Mayısta bir single daha çıkaracağım. Sonbaharda da album gelecek.
- Alper Bey eski e şiniz. Zor oldu mu tekrar birlikte çalışmak?
- Alper'in muzikalitesi ve aranjorluğu tartışılmaz ama eski eşimle yıllar sonra çalışabilecek miyiz çok emin değildim doğrusu. Şarkının melodik yapısına bakınca onun bunu çok iyi yapabileceğini duşunup aradım. Bu şarkı bizim 'Korebe' albumundeki hisse yakın oldu, uzerine bir de Mabel Matiz eklendi. Tabii hiç kolay olmadı. Biz zaten anlaşamadığımız için boşanmıştık. Dedim ya sana monotonluğu sevmiyorum diye... Şarkı da oyle oldu (guluyor). Ozan Çolakoğlu, Mabel Matiz, Alper Erinç benim hem muzikteki hem hayattaki dostlarım. Hayatımda oldukları için şukrediyorum.
Sadece yak ınımdakilerin fark ettiği deli bir tarafım var
* D ışarıdan sakin, alışkanlıklarına bağlı biri gibi duruyorsunuz...
- Dışarıdan oyle duruyorum ama değilim. Sizin çok fark etmediğiniz, sadece yakınımdakilerin fark ettiği deli bir tarafım var. O da iyi ki var.
- Bu çekimde sanki masumdan seksiye evrilen bir Goksel var.
- Aslında ilk klibim 'Sabır'dan beri biraz yuvarlak hatlı, edalıyım falan ya... Kadınsı halim biraz seksi algılandı. Seksi olmak da çok guzel bir şey. Ama her şeyden once muzisyenim. Son yıllarda bende en çok değişen şey hayatla ilgili çok fazla şeyi fark etmiş olmak.
- Neleri fark ettiniz?
- Hepimizin çok acılar çektiği donemler oluyor. Ama hiçbir şey kalmıyor. Ölum acısı bile... Çunku hayat boyle ve insan yaşamaya motive. Fiziksel olarak nasıl yaralarımız iyileşiyorsa ruhsal yaralarımız da iyileşiyor. Hepsinin geçeceğine inandığımızda daha çabuk iyileşiyoruz. Ben eskiden karalar bağladıkça bağlıyordum. Halbuki anın ne kadar değerli olduğunu anladım.
- Yeni şarkınızın sozlerinde, "Neşemizi çalsan da dunya..." diyorsunuz. Dunya bizden neleri çaldı?
- Biz bu şarkıyı iki sene once yazdık. Hiç neşemiz yoktu. Sadece bizim değil, dunyanın neşesi yoktu. Şiddet, ayrımcılık... İnsanların vahşi tarafı son yıllarda daha çok ortaya çıktı. Eskiden daha sevgi doluyduk.
- Neden bunlar de ğişti?
- Dunya nufusu artıyor. Belki insanlar arasında daha fazla mucadele var. Sosyal medyanın megalomanlığı, narsisizmi koruklediğini duşunuyorum. Bu da bencilliğe yol açıyor. Ama umudum var. Son şarkım da çok umutlu bir şarkı. Birilerine iyi geliyor olma duygusu da bana çok iyi geliyor.
Babam kamyon şoforuydu Annem onu opucuklerle yolcu ederdi
- Y ıllardır bir Yeşilçam tarzı var imajınızda. Bunun sebebi ne?
- Annem Turkan Şoray'a inanılmaz benziyor, babam da Kadir İnanır'a... Babam kamyon şoforuydu. Annem onu opucuklerle yolcu ederdi.
- Sizin aile bir nevi 'Selvi Boylum Al Yazmalım' filmiydi yani?
- Evet. Turk filmlerini de çok severdik. Anneme de surekli, "Turkan Şoray'a benziyorsun" derlerdi. Oradan bende bir Turkan Şoray hayranlığı başladı.
- M uzik bu hikayeye nasıl dahil oldu?
- Annem ve babam çok duygusal insanlardı. Babam çok guzel şarkılar soyler, annem şiirler yazardı. Babamın ailesinde Turk sanat muziği soyleyenler vardı. İlk doğum gunu hediyem babamın aldığı gitardır. Sonra da hep muzikle ilgili şeyler aldı. Dokuz yaşımda Ajda Pekkan'ın 'Superstar' isimli kasetini verdi. O benim hayatımın kaseti oldu.

Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.