Özet (TL;DR) @ 2019-02-14T21:12:00.000Z: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Soçi Zirvesi’ndeki “Geleceğimizi 1998 tarihli Adana Mutabakatı çerçevesinde değerlendiriyoruz” sözleri Ankara-Şam arasında yeniden üst düzey temas gerçekleşmesi olasılığını…
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Soçi Zirvesi'ndeki "Geleceğimizi 1998 tarihli Adana Mutabakatı çerçevesinde değerlendiriyoruz" sozleri Ankara-Şam arasında yeniden ust duzey temas gerçekleşmesi olasılığını çok guçlu bir şekilde gundeme getirdi. Sputnik'e konuşan uzmanlara gore bu, Ankara-Şam ilişkilerinde "yepyeni bir başlangıcın" habercisi olabilir.
Astana garantoru uç ulke olan Rusya, Turkiye ve İran'ın liderleri, Suriye'deki çatışmaları sona erdirecek çozum arayışı için bu kez de Rusya'nın Soçi kentinde bir araya geldi. Zirve kapsamında Rusya Lideri Vladimir Putin, Turkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, hem uçlu hem de ikili goruşmeler gerçekleştirdi. Zirvenin ardından duzenlenen basın toplantısında Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan kilit onemde bir açıklama geldi. Toplantıda, 1998'de imzalanmasının ardından 21 yıl sonra ilk kez 24 Ocak'ta Moskova'da gerçekleşen ikili zirvenin ardından Rusya Lideri Putin tarafından Turkiye'nin guvenlik endişelerinin çozumu olarak gundeme getirilen 1998 tarihli Adana Mutabakatı'na değinen Erdoğan "Geleceğimizi 1998 tarihli Adana Mutabakatı çerçevesinde değerlendiriyoruz" diye konuştu. Ancak bu, Erdoğan'ın Turkiye ile Suriye arasında ust duzey resmi temas sağlanma ihtimaline işaret eden ilk açıklaması değil. Zira, Erdoğan, Ocak ayında Rusya Lideri Putin'le goruşmesinin ardından da benzer doğrultuda bir açıklama yaparak "Adana mutabakatının yeniden gundeme gelmesi gerektiğini çok iyi anlıyoruz" demişti.
ANKARA İLE ŞAM ÜST DÜZEY TEMAS KURAR MI?
****Peki, 1998 y ılında imzalanan ve PKK'yla mucadeleyi amaçlayan Adana Mutabakatı ile Suriye'de 8 yıl suren çatışmalara evrilen olaylar başlamadan hemen once, 2010 yılında, bu anlaşmayı geliştirmeyi hedefleyen 'Teror ve Teror Örgutlerine Karşı Ortak İşbirliği Anlaşması' iki ulke arasında yeniden kopru vazifesi gorebilir mi? Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu açıklaması, Ankara-Şam hattında en ust duzey olası bir temasın habercisi niteliğinde sayılabilir mi? Konuyu Sputnik' e değerlendiren Maltepe Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bolumu oğretim uyesi Prof. Dr. Hasan Ünal ve Aydınlık Gazetesi Ankara Temsilcisi İsmet Özçelik'e gore, bu soruların yanıtı "evet."
Zira, Prof. Dr. Ünal, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamasının "son derece yerinde ve olumlu" olduğuna işaret ediyor. Adana Mutabakatı'nın, imzalandığı 1998 yılından onceki 10 yıllar boyunca ilişkileri iyi gitmeyen Turkiye ve Suriye'yi "dost ve muttefik" hale getirdiğini hatırlatan Ünal, Erdoğan'ın bugunku açıklamalarının da iki ulkenin yeniden işbirliğine gideceğine işaret ettiğine değindi:
' TÜRKİYE-SURİYE İLİŞKİLERİNDE YEPYENİ BİR BAŞLANGIÇ' İHTİMALİ
(C) Sputnik /
"Adana Mutabakatı, Suriye'nin PKK'yla mucadele konusunda Turkiye'ye taahhutlerinden oluşan çok teknik bir metin gibi gorunse de bu anlaşmanın bir de ruhu var. Zira bu anlaşmanın imzalandığı 1998 Ekim'inden itibaren, o gune kadar 10 yıllar boyunca hiç iyi gitmemiş olan Suriye-Turkiye ilişkileri bir anda duzelme yoluna giriyor. Daha da onemlisi Adana Mutabakatı bu iki ulkeyi once barış içinde yaşayan ulkeler; sonra da adım adım fevkalade kapsamlı işbirliği yapan ulkeler haline getiriyor. Nihayetinde de bu iki ulke once dost daha sonra da adeta bolgesel muttefik gibi hareket etmeye başlıyorlar. Ben Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Suriye'yle ilişkilerin Adana Mutabakatı'nın ruhuna uygun bir şekilde surmesi gerektiğine vurgu yaptığı kanaatindeyim. Zaten Suriye tarafı daha once yaptığı açıklamada, Adana Mutabakatı'nın yururlukte sayılabileceğini soylemişti. Dolayısıyla bu, Turkiye-Suriye ilişkilerinde yepyeni bir başlangıca işaret ediyor olabilir."
' TÜRKİYE VE SURİYE FIRAT'IN DOĞUSUNDA ORTAK OPERASYON YAPABİLİR'
****Prof. Dr. Ünal'a gore, Cumhurbaşkanı'nın bu açıklamaları, Turkiye ve Suriye'nin İdlib ve Fırat'ın doğusunda da olası işbirliği yapabileceğine kanıt niteliğinde:
"Sayın Cumhurbaşkanı'nın ısrarla uzerinde durduğu uzere, Adana Mutabakatı çerçevesinde iki ulkenin ilişkileri yeniden formatlanacaksa; bu, Suriye'nin kendi topraklarındaki PKK'yla mucadele edeceği ve onları topraklarından çıkarıp Turkiye'ye teslim edeceği anlamına gelir. Suriye, Turkiye'yle istihbarat değişimi dahil her turlu işbirliğini yapacaktır. O zaman 2010'daki Adana Mutabakatı'nı genişleten anlaşmayı da dikkate alırsak demek ki Fırat'ın doğusunda da Turkiye'yle Suriye ortak operasyon yapabilir. Veya taraflardan birisi otekinin yardım, rıza ve koordinasyonuyla operasyon yapabilir ve bu iş birliği Suriye'nin toprak butunluğunu sağlarken aynı zamanda Ankara ve Şam'ın geleceğe umutla bakmasını da beraberinde getirebilir."
' ANKARA-ŞAM İŞBİRLİĞİ KAÇINILMAZ HALE GELDİ'
****Gazeteci Özçelik'e gore ise iki ulkenin işbirliği, her iki tarafın da çıkarları açısından "kaçınılmaz" bir noktaya geldi:
"Suriye konusu oyle bir noktaya geldi ki hem Suriye'nin hem de Turkiye'nin çıkarları iki ulkenin işbirliğini zorunlu kılıyor. Turkiye başından beri bazı hatalar yaptı, Şam'la diyaloğa geçmemek konusunda uzunca bir sure ayak surudu. Bu ayak surumesi Astana surecini yuruten ulkelerde guvensizliğe de yol açtı. Fakat Turkiye'nin çıkarları artık bunu dayatıyor. Turkiye'nin hem guvenliği hem ekonomik hem de diğer alanlardaki çıkarları için Şam'la ilişkilerinin iyi olması şart. Buna AKP'nin içindeki ezici bir çoğunluk da katılıyor."
' SURİYE, KENDİ TOPRAKLARINDA OPERASYON YAPARKEN BİLE TÜRKİYE'YE HABER VERMİŞTİ'
****Ankara 'nın "Şam'la ilişki kurulamaz" noktasından bu yana çok mesafe kat ettiğine işaret eden Özçelik "Bir sure once Suriye kendi topraklarında operasyon yapacakken bile Turkiye'ye haber verdi. Gerek İdlib'de, gerek Hama'daki operasyonları bile Turkiye'ye haber verdi. Bunu, biliyoruz çunku bu gerçeği, o donem Adana Mutabakatı'nı yoneten Turk komisyonunun başındaki İsmail Hakkı Pekin açıkladı. Turkiye'nin guvenliği için Şam'la diyalog şart. Erdoğan'ın bu açıklamaları da bence o anlamda umut verici. Eskiden 'Şam'la hiçbir ilişkimiz olmayacak' denirken Moskova donuşunde 'Alt duzeyde diplomasi yuruyor, istihbaratçılar goruşuyor' deme noktasına gelindi. Sureç yavaş yavaş da olsa yuruyor" dedi.
' SURİYE'DE AMERİKA'YLA ÇÖZÜM OLMAYACAĞI KESİNLEŞTİ'
****İ ran Cumhurbaşkanı Ruhani'nin Erdoğan'a yonelik "Şam'la diyaloga geçin" çağrısının da hayati onemde olduğunun altını çizen Özçelik "Ankara'ya, Şam'la diyaloğa geçmesi için hem Astana ortaklarından gelen hem de Turkiye'nin ihtiyaçlarından doğan ciddi bir basınç var. Suriye'nin içinde gorev yapan kesimler de bir an once Şam'la diyaloğun kurulmasından yana. Çunku sahada çarpışan bu kişiler de, guvenlik açısından Şam'la beraberliğin gereğine inanıyor. Fırat'ın doğusunda da aynı şeyi yapmak gerekiyor. Fırat'ın doğusunda Amerika'yla bir anlaşmaya vararak çozume ulaşılamayacağı artık belli. Turkiye'nin Fırat'ın doğusunu teroristlerden temizlemek için de Şam'la diyaloğa ihtiyacı var. Zaten Rusya'nın ısrarla konuyu gundeme getirmesi 'Fırat'ın doğusunu Amerika'yla değil Şam'la çoz' anlamına geliyor" ifadelerini kullandı.
' ASTANA SÜRECİNDEN VAZGEÇİLEMEZ'
****Astana s urecinin devam edeceğine işaret eden Özçelik "Ben Astana surecinden Turkiye'nin de diğer ulkelerin de vazgeçeceğini sanmıyorum. Soçi'de 'Önce İdlib, sonra Fırat'ın doğusu' mesajı one çıktı. Yani oncelikle İdlib'in çozulmesi gerekiyor. Çunku Suriye yonetimi ne zaman Deyr ez Zor uzerinden, Fırat'ın doğusuna yonelse; o zaman İdlib'de sorunlar çıktı. Yani İdlib ve bolgeyi tamamen temizlemeden Fırat'ın doğusunda daha kalıcı operasyon yapmak zorlaşıyor. Çunku oradaki teror grupları Amerika'yla birlikte hareket ediyorlar. Bu orgutlerin Amerika'yla bağlantılarını herkes biliyor. Amerika'nın oradaki faaliyetlerini durdurmak için de İdlib'de Suriye yonetiminin denetimi ele alması gerekiyor" diye ekledi.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.