Özet (TL;DR) @ 2019-02-13T13:19:00.000Z: CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, Seyr-i Sabah programında hazırladığı Beton Ormanı Raporu’nu anlattı. Karaca, 2002 yılından bu yana betonlaşmanın deprem toplanma alanlarının çoğunu ve…
Seyr-i Sabah
13:19 13.02.2019(Guncellendi 17:05 13.02.2019) URL'yi kısaltın
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gulizar Biçer Karaca, Seyr-i Sabah programında hazırladığı Beton Ormanı Raporu'nu anlattı. Karaca, 2002 yılından bu yana betonlaşmanın deprem toplanma alanlarının çoğunu ve doğanın dengesini elimizden aldığını dile getirdi.
(C) REUTERS / Murad Sezer
Şu anda şehirlerdeki betonlaşmadan iktidar ve mevcut belediye başkanları dahi şikayet ediyor. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve avukat Gulizar Biçer Karaca tarafından hazırlanan 'Beton Ormanı Raporu'nda, AK Parti'nin iktidara geldiği 2002 yılına gore yapı ruhsat izinlerinin 8 kat arttığı, 16 yılda toplam 2 milyar 350 milyon metrekarelik alanın betona donuşturulduğu dile getirildi. Seyr-i Sabah programına katılan Karaca, bu beton yapılanmasının depremler için daha sağlam binalar yaratmadığını vurgularken, iklim felaketleri yarattığını soyledi:
' 493 AFET TOPLANMA MERKEZİNİN 416'SI AVM OLDU'
"AK Parti Genel Başkanı, 31 Mart yerel seçimleri oncesinde 11 maddelik bir manifesto açıkladı. Dikey yapılaşmayı kotuleyen akıllı kentler doğa ve çevre mucadelecisi içerikli bir manifestoydu. Biz de bunun ustunde 2002 yılından bu yana AK Parti iktidarı sırasında olanları araştıran bir rapor hazırlamak istedik. O çalışmanın sonucunda AK Parti doneminin 16 yılda beton ve rant iktidarı olduğu ortaya çıktı. Yapı ruhsatlarındaki artış, betonlaşmadaki 2 milyar 350 milyon metrekarenin ustunde bir alan bizi dehşete duşurdu. Bunlar ormanların talanı demektir. Yurt genelinde 9 aydır surdurduğum gezilerde ormanların talan edildiği taş ocakları madenler açıldığını gorduk. Bu kadar taş çakıl İstanbul, Ankara ve Bursa gibi AK Parti'nin yerel yonetimlere sahip olduğu yerlere betonlaşma olarak gittiği ortaya çıktı. Bu betonlaşma ve orman talanının sonucunda hepimizin yakından takip ettiği gibi iklim felaketleri geldi. 2002 yılında AVM'lerin metrekaresi 1 milyon 250 bin metrekare olarak ortaya çıktı. 2017 yılında İstanbul'daki AVM'lerin ulaştığı alan 11 milyon metrekarenin ustune çıktı. İstanbul ciddi bir deprem beklentisinin olduğu şehir. Bu nedenle 1999 depreminden sonra dayanıksız binaların yeniden depreme dayanıklı hale getirileceği iddialarıyla yola çıkıldı. Ama bunların yapılamadığını goruyoruz. 493 afet toplanma alanlarının 416'sı AVM ve rezidanslara donuşturulmuş.
Kentin dikey yapılaşma yontemiyle hava akımının ve iklim donuşumlerini engellendiği ortamlarda yaşanan yoğun yağışların toprağa kavuşamaması neticesinde sel felaketlerinin arttığını oruyoruz. 2002 yılında meteorolojik 140 doğal afetin yaşandığı ulkemizde 2017 yılında 731 doğal afet yaşanmış durumda. Bu afetlerin yaşandığı illere baktığımızda İstanbul, Balıkesir ve Antalya gibi AK Parti'nin belediye yonettiği ve bizim raporlarımızda betonlaşmanın dikey yapılaşmanın en yuksek seviyede olduğu iller olduğu ortaya çıktı. İstanbul 2,2 metrekare yeşil alan ile en duşuk olduğu il. AK Parti beton ve rant ekonomisi ustune dayalı bir anlayışın sonucunda buraya geldik. AK Parti'de yeşilin yerini beton grisi ve asfalt siyahı aldı. Toplanma alanının onlar için hiç onemi yok. 2002'de iktidara geldiklerinde depreme dayalı kentsel donuşum gibi bizler için onemli olan projelerle iktidarda kalmayı başardılar. Hangi akla hizmet ettiğini bilemediğimiz yandaşlara inşaat şirketlerine dayalı ekonomiyle insan yaşamını hiçe sayan bir şekilde toplanma alanlarını yok ettiler. AFAD kentlerdeki deprem sonrası toplanma alanlarını kuçuk yeşil alanları, çocuk parklarını, cami alanlarını ve hatta benzin istasyonlarını hesaplayarak yapıyor. Takdir edersiniz ki bu alanlar depremde bilimsel olarak toplanma alanı olarak bilimsel olarak gosterilemez. Betona 5 trilyon TL harcanma hesaplamasını, 2 milyon 350 bin metrekarelik betonlaşmaya yonelik 2002 yılından bu yana TUİK verileriyle hesaplayarak ortaya çıkardık. Bilime ve uretime harcanması gereken, geleceğe yonelik çağdaş Turkiye yaratılmasına yonelik verilmesi gereken paranın belli başlı inşaat şirketlerine aktarıldığını fark ettik.
' MEVCUT GÖKDELENLERİ BULDOZERLE YIKAMAZSINIZ'
(C) AA / Kayhan Özer
İstanbul olçeğinde ifade etmek gerekirse, İBB Buyukşehir belediye başkan adayı, Beylikduzu başkanı. İktidara geldiğinde o bolgenin de çok farkı yoktu. Oradaki yaşam alanlarını 2.2 metrekareden 12 metrekareye çıkardığını gorduk. Özellikle atıl olan bolgelerde 10 bin metrekare buyukluğunde Turkiye'nin en buyuk parkını açarak yaptı bunu. Mevcut gokdelenleri elbette buldozerle yıkmak mumkun gozukmuyor. İklim felaketini tersine çevirmenin tek yolu gokdelenleri yıkarak yeşil alan yaratmak değil. Recep Tayyip Erdoğan'ın bir talimatla yapamayacağı hiçbir şey yok. TV ekranlarına çıkarak bunu bir şekilde ifade etmesi herkes için emir sayılırdı. İstanbul'da yuzde 50'nin ustunde kaçak yapılama var. Kaçak konusunda insan hayatına kasteden binalarla barış yapılamaz. Kaçak konusu sadece insanlardan alınan bir ceza bakış açısından vazgeçilecek. İnsanların bu anlamdaki isteklerine CHP kulaklarını tıkamayacak ama onemli olan insanların yaşamı. Bu binaların bilimsel verilere ve yasal koşullara uygun bir sağlamlık olup olmadığı tespit edilip ruhsatlandırma yapılacak. Kanuna aykırı olan her yapılaşmanın hukuki altyapısı oluşturulup mucadelesi verilecek."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.