Özet (TL;DR) @ 2019-02-11T11:44:00.000Z: Diyanet İşleri Başkanlığı, alkollü içecek şirketine dava açarak içinde "ala" geçen rakı markasının iptalini istedi.



Turkiye

11:44 11.02.2019(Guncellendi 11:47 11.02.2019) URL'yi kısaltın

Diyanet İşleri Başkanlığı, alkollu içecek şirketine dava açarak içinde "ala" geçen rakı markasının iptalini istedi.

Diyanet İşleri Başkanlığı dava dilekçesinde, 'ala' sozcuğu için Din İşleri Yuksek Kurulu'ndan goruş istendiğini, kurulun da "Dinen haram kılınan bir nesne için Allah'ın sıfatlarından birinin marka olarak kullanılmasının doğru olmadığını" bildirdiğini kaydetti.

İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'ne avukatları aracılığıyla başvuran Diyanet İşleri Başkanlığı dava dilekçesinde, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) ve kendilerine yapılan şikayetler ile 'ala' kelimesinin alkollu bir içecekte marka olarak kullandığının anlaşıldığını anlattı.

Şikayetler uzerine 'Ala 'isminin dini bir değer ve sembol içerip içermediği hakkında araştırma yapıldığı kaydedilen dilekçede bu yonde Din İşleri Yuksek Kurulu'ndan goruş istendiği ifade edildi. Kurul tarafından 25 Ocak'ta kendilerine gonderilen cevapta "Turkçemizde her ne kadar iyi, pekiyi, anlamında kullanılmış olsa da Cenab-ı Hakk'ın sıfatlarında biri olan 'Ala'yı çağrıştırması Kur'an-ı Kerim'de sure ismi olarak geçmesi, gelenekte dini çağrışımı bulunması ve Allah Teala'nın haram kıldığı bir nesneyi ovme, yuceltme anlamı taşıması yonleriyle bahis konusu ismin bir içki turune ad/marka olarak kullanılmasının dinen uygun olmadığı değerlendirilmektedir" denildiği bildirilen dilekçede Din İşleri Yuksek Kurulu'nun dini konularda en yuksek karar ve danışma organı olduğu vurgulandı.

' HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE KARAR VERİLSİN'

Bu doğrultuda markanın dini değer içerdiğinin ortaya çıktığı kaydedilen dilekçede, Sınai Mulkiyet Kanunu'nda yer alan "Dini değerleri ve sembolleri içeren işaretlerin mevcut olması halinde mahkeme tarafından markanın hukumsuzluğune karar verileceği" yonundeki ifadeye de atıfta bulunuldu.

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın dilekçesinde "Din İşleri Yuksek Kurulu'nun dinen haram kılınan bir nesne için Allah'ın sıfatlarından birinin marka olarak kullanılması doğru değildir. Ala markasının hukumsuzluğune karar verilsin" denildi.