Özet (TL;DR) @ 2019-02-10T11:34:00.000Z: CHP lideri Kılıçdaroğlu yerel seçim bildirgesini açıkladı. 12 maddeden oluşan bildirgede eğitim, çevre, ortak yaşam gibi başlıklar öne çıktı. Kılıçdaroğlu maddeleri açıklamaya geçmeden önceki…
Ankara Spor Salonu'nda duzenlenen CHP aday tanıtım toplantısında konuşan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, yerel yonetimlerde temel ilkeleri açıkladı. 12 maddelik ilkeler şoyle sıralandı: "Hoşgorulu ve saygılı kentler, hakça paylaşan kentler, hesap veren ve şeffaf yonetilen kentler, yoksulluğu yenen kentler, ureten ve istihdam edilen kentler, yenilikçi, akıllı kentler, ulaşım ve altyapı sorunları çozulmuş kentler, sosyal adaleti sağlayan kentler, kultur ve sanatı geliştiren kentler, doğa dostu yeşil kentler, mutlu ve gulumseten kentler."
Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından one çıkanlar şoyle:
- Turkiye'yi 21. yuzyılın yıldızı haline getirmek için mucadele edeceğiz. Bizim mucadelemiz; onur, hak, adalet, birlikte kardeşçe yaşama mucadelesidir. Biz dostluktan, haktan, adaletten soz edeceğiz. Bu ulkenin adalete, hakka ve hukuka ihtiyacı var. Bu ulkenin birlikte yaşamaya ihtiyacı var. Bu ulkede herkesin ekmeğe, işe ihtiyacı var. Biz bu guzel toplumu cennete donuşturmek için mucadele edeceğiz. Belediye başkanlarımızın temel gorevlerinden birisi bu olacaktır.
(C) AA / Mehmet Ali Özcan
- Bu toplantıdan sonra herkes alana çıkacak. Asla ve asla kırıcı bir kullanmadan, herkesi dinleyerek ve onun sorunlarına nasıl çozum ureteceğimiz anlatarak ulke sathına yayılacağız. İYİ Parti ile işbirliği yaptık, Sayın Akşener'e ve tum İYİ Partililere sevgilerimizi ve saygılarımızı gonderiyoruz. Saadet Partisi ile dirsek teması yaptık, butun Saadet Partililere sevgilerimi, saygılarımı gonderiyorum.
(C) Fotoğraf : DHA
-
Turkiye'nin çozulemeyecek hiçbir sorunu yoktur. Herhangi bir soruna çozum bulmak istiyorlarsa CHP'nin kadrolarına başvuracaklar. Bugune kadar bu kararlılıkta, bu inançla çozum ureterek yolumuza devam ettik. Sorunu çozmek için sağlıklı planlamalar yapmanız gerekiyor. Biz yurt genelinde sorunları yeri geldiğinde anlatacağız. Hepimizin yaşadığı ortak sorun Turkiye iyi yonetilmiyor, bırakın yonetilmeyi Turkiye savruluyor. Eğer bir siyasal iktidar sorunları çozme kapasitesini kaybetmişse, o siyasal iktidar çozum uretemez bir sure sonra şikayet makamı haline donuşuyor. Mevcut iktidar çozum uretemiyor, vatandaşa şikayet ediyor. Çozum uretemiyorsan o koltuğu bırakacaksın.
-
17 yıldır iktidar olanların şikayet etmeye hakkı yoktur. 17 yılda istedikleri kanunu çıkartıp, istedikleri atamayı yaptılar. İstedikleri genelgeleri çıkarttılar, istediklerini değiştirdiler. Yani 17 yıldır tek başına Turkiye'yi yonetiyorlar. Bugun Turkiye'yi bir sorunlar yumağıyla karşı karşıya bıraktılar. Dunyanın borcunu yaptılar yetmedi, şimdi borç bulmak için kapı kapı dolaşıyorlar. Borç bulunca da seviniyorlar. Turkiye Cumhuriyeti, Osmanlı'dan sonra Londra'daki bir avuç tefeciye teslim edildi.
-
Bugun geldiğimiz noktada siyasal bağımsızlığımız olmakla birlikte Turkiye ekonomik bağımsızlığını kaybetmiştir. Dışarıdan talimat alan bir iktidar yonetimdedir. Tweet atıyor ABD başkanı: "Papaz'ı bıraktın bıraktın yoksa seni mahvederiz." Gece hemen toplanıyorlar: Papaz'ı serbest bırakın. hani adaletin elinde terazi vardı, gozunde bank vardı. ikisini de aldılar Saray'a teslim ettiler. Hani bu ulkede adalet vardı. Trump emrediyor siz bırakıyorsunuz, Merkel emrediyor, siz bırakıyorsunuz. Bu ulkenin akademisyenlerini, gençlerini bırakmıyorsunuz. Turkiye'yi kurtaracak kadro Kuvay-i Milliye kadrolarıdır.
-
Turkiye'yi uretimden kopardılar, uretmeyen Turkiye oldu. Cumhurbaşkanlığı koltuğunu işgal eden bir zat şikayet eder bir knouma geldi. Çatışma kulturu, nefret uretiyor. Sanıyor ki ben milleti kandıracağım. Sivas'ta diyor ki, "Ne diyorlar domates, patlıcan, sivri biber. Yahu duşunun bir merminin fiyatı nedir?" Yahu şu anlayışa bakın. Domates, biber diyen kim? Vatandaş. Soğanı unutmuş ama. Mahsuni diyordu ki: "Yiğit muhtaç olmuş soğana. Soylesem mi, soylemesem mi."
-
Bu ulkede 35 yıldır terorle mucadele ediliyor hiçbir Başbakan millete biberin fiyati kurşunun fiyatı demedi. Allah akıl fikir versin. Sanıyor ki millet akılsız millet de buna inanacak. Sen askeri bu kadar seviyorsan, daha bu kış iki asker donarak oldu sen bunlara kılık kıyafet buldun mu? Eğer sen kendi kotu yonetiminin faturasını askere çıkarmaya çalışıyorsan sen neden tank palet fabrikasını satıyorsun kardeşim. Kime satıyor? Katar'a satıyor. Sonra da diyor ki bu ozelleştirme değil, devleti yoneten kişi halkına yalan soyluyorsa ve soylemeye devam ediyorsa o kişinin bu millete toplu iğne ucu kadar faydası olmaz.
-
Bizi televizyonların başında izleyen AK Partili kardeşlerime bir soru: Dunyada kendi silah fabrikasını yabancılara peşkeş çeken bir iktidar var mı? Peşkeş çekenlere ne denir? Mutfakta yangın var. Bu millet kendisini açlığa mahkum eden siyasi anlayışa ders vermek zorundadır. Çıkıyor bir bakan diyor ki "Et yemeyin, ot yiyin" E ot da pahalı. Saraydaki sanıyor ki herkes dort bin liralık çay içiyor, ejder meyvesi yiyor. Turkiye bu hale plansızlıktan geldi, kotu yonetimden geldi. Turkiye kotu yonetiliyor. Pahalılık, iflasi konkordato gunluk hayatımızın bir parçası oldu.
-
İsraf halen var, yazlık sarayda israf var, kışlık sarayda israf var. Sarayda oturan kişi halkın arasına 3 bin kişilik polis ordusuyla gidiyorsa onun israftan yana problemi olmaz. İsraf itibar değil gorgusuzluktur. Butun inançlarda da israf haramdır.
-
Bugun gunumuz yerel yonetimler. Aynı yonetimsizlik, kayırmacılık AKP'li yerel yonetimlerde de var. Onlara biz 'Saray'ın belediyeciliği' diyoruz. Ne demek Saray'ın belediyeciliği? Saray Belediyeciliği'nde asıl olan ranttır, ve rantın yandaşlara aktarılmasıdır. Bunun orneği var. Toplu Konut İradesi'nin (TOKİ) bir raporu var; 76 gokdelen dolayısıyla yapılan hazırlanan yonetime sunulan bir rapor. Diyor ki İstanbul ayrıcalıklı plan değişiklikleri raporunda diyor ki; 76 gokdelen dolayısıyla bu patronlara bunları yapanlara sağlanan ayrıcalıklı rant 240 milyar lira. İkincisi, yeşil alanları imara açmaktır. Nerede yeşil gordulerse AVM yapacağız diyorlar. Üçuncusu, kent değil rant belediyeciliği yapıyorlar. Dorduncusu, halkın seçtiği belediye başkanı ve meclisi belde için karar alamaz. Kararı Saray alır, onlar. Saray Belediyeciliği'nin bir başka ozelliği denetim dışı kalmalarıdır. CHP'li belediyeler yılın dort mevsim denetleniyor. Biz de dedik ki, denetlemezseniz namertsiniz.
-
" Peki biz ne yapacağız, ne istiyoruz?
1- Beldede yaşayan herkese eşit davranacağız. Belediye başkanlarımız toplumun butun değerlerine saygılı olacaklar. Bir mahallede farklı bir anlayış varsa, ve bu anlayış tarihsel değerlerden geliyorsa, saygı duyacak.
2- Halkça belediyecilik. Rant tum belediyelerde vardır. Rantın halkça paylaşılmasını istiyoruz. Pendik Çınarca mahallesine sesleniyorum, senin sorununa biz sahip çıktık, şimdi sen CHP'yi seçeceksin. Rantı sana vereceğiz kardeşim. Üskudar'daki, Kirazlıtepe'deki kardeşime sesleniyorum. Sen CHP'ye oyunu vereceksin. Oradaki rant sana ananın aksutu gibi helaldir.
3- Hesap veren kentler. Biz belediye başkanları olarak halktan vergi topluyoruz. Dolayısıyla harcadığımız her kuruşun hesabını belde halkına vermek biizm namus borcudur. Biz kul hakkı yemeyiz, yaptığımız her harcamayı beldeye hesap veririz. Belediyelerimiz şeffaf yonetilecek.
4- Yoksulluğu yenen kentler. Hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği kentler. Asgari ucret alan kardeşlerimize sesleniyorum. 1 Ocak'tan itibaren CHP'li belediyelerde asgari ucret 2 bin 200 liradır. İster buyukşehir ister belde. 2 bin 20 lira değil de 2 bin 200 lira almak istiyorsan oyunu CHP'ye vereceksin. Yetmiyor, 1 Ocak'tan itibaren nisan ayına kadar butun farkları sana odeyeceğiz.
(C) AFP 2018 / Yasin Akgul
5- Üreten ve istihdam yaratan kentler. Her alanda uretmeli. Buyukşehirler kırsalla iş birliği yapmalı. Bunu ozellikle CHP'li olmayan belediyedeki insanlarıma sesleniyorum. Senin ektiğin çiçek ithal ediliyorsa, ona oy verme kardeşim. Onları sen ureteceksin. Belediye satın alacak, sen de kazanacaksın, belediye de kazanacak. Kırsalı da zenginleştireceğiz, kenti de mutlu edeceğiz.
6- Teknolojinin insana hizmet ettiği kentler. Bugun soruyorlar İstanbullulara "Nerede yaşamak istersiniz?" diye. "Kadıkoy'de, Beşiktaş'ta, Kadıkoy'de, Sarıyer'de isterim" diyor. Ama sozumuz soz, butun İstanbul'u boyle yapacağız.
(C) AA /
7- Ulaşım ve alt yapı sorunlarını çozeceğiz. İstanbululara soruyorlar: "En temel sorununuz ne?" Yuzde 50'ye yakını "Ulaşım ve trafik" diyor.
8- Nefes alan kentler. Gokdelenler, binalar, çimenler gorunmuyor. Kuşlar yok oluyor. Bağcılar'da kişi başına duşen yeşil alan, 30 santimetre. Bu insan Kadıkoy'de, Sarıyer'de yaşamak istiyor. Esenler'de 1 santimetre kare. Sosyal adaleti sağlayan kentler, yoksullara, yaşlılara pozitif ayrımcılık yapacağız. Engeliler için yaşanabilir kent, yoksullar için karnı doyan bir kent. Butun çocuklara kreş yapacağız.
9- Sosyal adaleti sağlayan kentler. Yoksullara, yaşlılara pozitif ayrımcılık yapacağız. Engeliler için yaşanabilir kent, yoksullar için karnı doyan bir kent. Butun çocuklara kreş yapacağız.
10- Kultur ve sanatı geliştiren kentler. Özelliği nedir kentte yaşamanın? Kentin bir kulturu, sanatı, sporu vardır, bunları yaşayacaksınız. Biz bunu sağlayacağız. İstanbul'da ev hanımlarının yuzde 50'si boğazı gormemiş. Yazık gunah değil mi bu insanlara? Neden evlere hapsediliyorlar? Butun bunların ustesinden geleceğiz.
(C) AA / Ahmet Bolat
11- Doğa dostu kentler.
12- Biz işçisi, memuru, emeklisi, sanayicisi, çiftçisi, oğrencisi velhasıl tum yurttaşlarımızla beraber mutlu yaşamak istiyoruz. Bu sozun arkasında duracağız. Son, başaracağız, başarmak zorundayız, bizim mucadelemiz başarı uzerine kurulan bir mucadeledir. Bayrağımız, cumhuriyet, çocuklarımız, vatanımız, mutlu yaşamak için, duşuncelerimizi ozgurce yaşamak için başarmak zorundayız. Kimlik ayrımının, inanç ayrımının yapılmaması için başarmak zorundayız.
(C) AA / Raşit Aydoğan
"Ve biz bahara ozlem duyuyoruz, baharı bu ulkeye getirmek zorundayız. Baharda butun canlılar canlanır. O nedenle baharda başarmak zorundayız. Kavgasız, bilgiye dayalı bir mucadele vereceğiz ve başaracağız."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.