Özet (TL;DR) @ 2019-02-11T00:58:00.000Z: Türk Dışişleri'nin Uygur halk ozanı Abdurrehim Heyit'in hapiste öldüğünü iddia eden açıklamasını, Çin devleti yalanladı.



Turk Dışişleri'nin Uygur halk ozanı Abdurrehim Heyit'in hapiste olduğunu iddia eden açıklamasını, Çin devleti yalanladı.

Çin Halk Cumhuriyeti'nin Ankara Buyukelçiliği internet sitesi ve Çin Uluslararası Radyosu (CRI), Uygurların yaşadığı Doğu Turkistan'la ilgili Pekin'in Ankara'ya sert yanıtlarını yayımladı.

Turk Dışişleri'nin Xinjiang'daki bir hapishanede tutuklu bulunduğu sırada olduğunu iddia ettiği Abdurrehim Heyit'in sağlık durumunun iyi olduğuna dair açıklamalardan birine CRI yer verdi:

"Turkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Sozcusu, 9 Şubat'te yaptığı açıklamada, Heyit'in, Xinjiang Uygur Özerk Bolgesi'ndeki bir hapishanede olduğunu iddia etti.

' TAMAMEN ASILSIZ'

Xinjiang Uygur Özerk Bolgesi Basın Ofisi soz konusu iddiayı yalanladı. Basın Ofisi'nin bugun Çin Medya Grubu'na sağladığı bilgilere gore, 57 yaşındaki Heyit Xinjiang Şarkı ve Dans Topluluğu'na bağlı olarak muzisyenlik yapıyordu. Daha sonra ulusal guvenliği zedeleyici girişimlerde bulunması nedeniyle tutuklanan Heyit'in sağlık durumunun şu anda iyi olduğu tespit edildi.

Xinjiang Uygur Özerk Bolgesi Basın Ofisi, Turkiye Dışişleri Bakanlığı Sozcusu'nun açıklamasından buyuk hoşnutsuzluk duyduklarına işaret etti. Turk tarafının Xinjiang'daki mesleki eğitim merkezlerini 'toplama kampları' olarak nitelemesi eleştirilirken, 'Uygurlara yonelik sistematik bir asimilasyon' yapıldığı, 'insan haklarının ağır şekilde çiğnendiği' ve 'mesleki eğitim merkezlerindeki kursiyerlerin yakınlarıyla irtibat kuramadıkları' yonundeki iddiaların da tamamen asılsız olduğu vurgulandı.

' TERÖRİZM ORTAK TEHDİT'

Terorizm ve radikalizmin tum dunya ulkelerinin yuz yuze geldiği ortak tehdit olduğuna dikkat çekilen açıklamada, Xinjiang'da faaliyet gosteren terorist ve aşırıcı guçlere ağır darbe indirildiği, teror eylemlerinin onlenmeye çalışıldığı, bu amaçla hukuka bağlı kalarak mesleki eğitim merkezlerinin kurulduğu belirtildi.

' TOPLUMA YENİDEN KAZANDIRMAK İÇİN'

Açıklamaya gore, daha once terorizm ve radikalizm suçlarına karışarak hafif cezai hukum verilen veya cezadan tamamen muaf tutulan kişilere, mesleki eğitim merkezlerinde verilen eğitimler aracılığıyla yardım eli uzatıldı, onların terorizm ve radikalizmin yeni mağdurlarına donuşmeleri engellenerek, topluma yeniden kazandırılması sağlandı.

Diğer yandan mesleki eğitim merkezlerinde uygulanan mufredat esas olarak ulusal dil yeterliliği, hukuk bilgisi, mesleki beceri ve dini aşırıcı duşuncelerden arındırma olmak uzere dort bolumden oluşuyor. Tum şubelerde ortak bir eğitim programı uygulanıyor, aynı ders kitapları kullanılıyor. Ayrıca kursiyerlerin şartlarına gore farklı eğitim programları da uygulanabiliyor, ancak eğitim sistemi tum şubelerde standart.

' TEMEL İNSAN HAKLARI KORUNUYOR'

Bununla birlikte, Xinjiang'daki mesleki eğitim merkezlerinde Çin Anayasası ve ilgili yasalar gereğince kursiyerlerin temel insan hakları korunmaktadır. Eğitim merkezlerinde gorev yapan oğretmenler ile personelin kursiyerlerin onurunu kırıcı davranışlarda bulunması veya onlara şiddet uygulaması yasaklanmıştır.

' İLETİŞİM SERBESTİSİ VAR'

Eğitim merkezlerinde kursiyerlerin ozgurluğune de saygı gosterilmektedir. Yatılı okul şeklinde kurulan bu merkezlerde kursiyerler haftada bir kez izne çıkabiliyor ve ailelerinin yanına donebiliyorlar. Özel durumlarda da kursiyerlerin izin alarak evlerine donmeleri mumkun. Kursiyerler ayrıca goruntulu veya telefonla arama yoluyla yakınlarıyla temas kurabilmekte, yakınları kendilerini ziyaret ettiğinde onlara da konaklama imkanı sağlanmaktadır.

T ÜRK GAZETECİLERİN BEYANLARI

Turkiye'deki bazı medya kuruluşlarından temsilciler 9-16 Ocak gunlerinde Xinjiang'a gelerek mesleki eğitim merkezlerini ziyaret etti ve bu merkezler hakkında etraflıca bilgi aldı.

Ziyarette bulunan bir Turk basın mensubu Çin Medya Grubu'na verdiği demeçte, "Roportaj yaptığım butun kursiyerler, yaşamlarından ve eğitim merkezlerinin şartlarından memnun olduklarını belirtti. Ziyaret sayesinde, Çin hukumetinin terorizm ve radikalizmle mucadele konusunda izlediği net stratejiyi gordum. Yani bu strateji terorizme darbe indirme, ekonomiyi kalkındırma, halkın yaşam seviyesini yukseltme ve eğitime onem verme gibi bir dizi tedbirden oluşuyor. Bu strateji çok mantıklı, Turkiye dahil tum dunya ulkelerinin ornek alması gerekir. " diye konuştu.

' REHABİLİTASYON GÖRÜYORLAR'

Bir başka Turk basın mensubu da aynı fikirde olduğunu ifade ederek şunları ekledi:

"Batı medyası Xinjiang hakkında çok olumsuz haberler yaptı. Bu haberlerden biri ise 'toplama kampları'. Bazı kişilerin bu sozde kamplarda işkence gorduğunu iddia ettiler. Ben de aynı onyargıyla buraya geldim. Ancak bu ziyaret sayesinde on yargılarım tamamen silindi. Bunlar toplama kampı değil, birer eğitim merkezi. Kursiyerler bir yandan burada 'rehabilitasyon' goruyor, diğer yandan da kendini geliştiriyorlar. Boylece ahlaklı ve doğru bir insan olabilirler. Kısacası, buradaki atmosfer çok olumlu, kursiyerler topluma yeniden kazandırılıyor. Mesleki eğitim merkezlerinin umut dolu bir yer olduğunu soyleyebilirim."

Xinjiang Uygur Özerk Bolgesi Basın Ofisi'nin açıklamasında, Turkiye Dışişleri Bakanlığı Sozcusu'nun 'Çin'in tum dinleri ve inançları Çinlileştirme politikası izlediği' iddiası da yalanlanarak, bu iddiaya cevaben, dinlerin bulundukları toplumla bağdaşmasının varlıklarının temeli olduğu belirtildi.

' SOSYALİST TOPLUMLA BAĞDAŞMA'

Açıklamada, Çin hukumetinin oteden beri din ve inanç ozgurluğu politikasını izlediğine dikkat çekilerek, din işlerinin hukuk çerçevesinde yurutulduğu, Çin'in bu konuda da 'tam bağımsızlık, kendi gucuyle kalkındırma ve dış mudahaleye izin vermeme' ilkesine sadık kaldığı kaydedildi.

Çin hukumetinin din ile sosyalist toplumun bağdaşmasını aktif şekilde yonlendirdiği vurgulanan açıklamada, farklı dinlerin temel kuralları ve ilkeleri dikkate alınarak topluma ve çağa uyum sağlamasına onem verildiği, bu dinlerin seçkin geleneksel Çin kulturuyle iç içe olduğu ifade edildi."

' 1990'LARDAN BERİ ETNİK BÖLÜCÜLÜK, DİNİ AŞIRICILIK VE TERÖR'

Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Buyukelçiliği "Turkiye Dışişleri Bakanlığı sozcusunun ilgili açıklamaları tamamen gerçek dışıdır. Çin tarafı buna şiddetle karşı çıkmaktadır" açıklamasını yayımlayarak şoyle devam etti:

"20. yuzyılın 90'lı yıllarından itibaren, Çin'in içinde ve dışında bulunan 'uç şer guç' (etnik boluculuk, dini aşırıcılık, şiddet ve teror), Çin'in Xinjiang Uygur Özerk Bolgesi'nde binlerce şiddet ve teror olayı planlayıp duzenleyerek çok sayıda masum vatandaşın hayatını kaybetmesine, yuzlerce polisin şehit duşmesine ve sayılamayacak kadar mal kaybına yol açmıştır.

' TOPLAMA KAMPI DEĞİL MESLEKİ EĞİTİM MERKEZİ'

Çin, aşırıcılıkla mucadele çalışmalarını, kendi ulkesinin durum ve koşullarına uygun bir biçimde surduruyor; soz konusu kamplar da toplama kampı değil mesleki eğitim merkezi. Mesleki eğitim merkezleri kurulduktan sonra Xinjiang Uygur Özerk Bolgesi'nde 25 aydır herhangi bir şiddet ya da teror olayı meydana gelmemiş ve guvenlik durumu buyuk oranda iyileşmiştir.

Çin hukumetinin Uygurların ve diğer Musluman toplulukların etnik, dini ve kulturel kimliklerini tasfiye ettiği iddiaları tamamen asılsızdır."