Özet (TL;DR) @ 2019-02-08T11:38:48.000Z: Selçuk Üniversitesi bünyesinde oluşturulan çalışma ve araştırma ekibi tarafından, eş zamanlı kanser teşhisi üzerine hızlı sonuç veren yeni bir teknik geliştirildi. Yurt dışına da pazarlanması…
Konya'da, Selçuk Üniversitesi Fen Fakultesi Fizik Bolumu Öğretim Üyesi, araştırma ekibinin lideri Prof. Dr. Hamdi Şukur Kılıç, gazetecilere yaptığı açıklamada, gelişmiş ulkelerde insanların yuzde 4-6'sının her yıl kanser tedavisi gorduğunu soyledi. Cerrahi yontemin kanser tedavisinde kullanılan en iyi yontemlerden biri olduğunu ancak bu yontemde bazı olumsuz durumların soz konusu olabildiğini belirten Kılıç, şoyle devam etti:
"Cerrahların, kanser li ile normal doku arasında bulunan sınır bolgeyi net bir şekilde henuz gorememeleri nedeniyle cerrahi mudahale sonrasında kanserli dokunun bir kısmının vucutta kalması, istenmeyen ama kaçınılmaz bir durum ortaya koyuyor. Eğer cerrah, dokunun normal ya da kanserli olduğundan emin değilse doku patolojiye test için gonderiliyor. Yapılan patolojik test 20-30 dakika zaman alıyor, çoğunlukla bu sure uzuyor ve sure boyunca hasta anestezi altında tutuluyor."
Cerrahinin kozmetik başarısı ve fonksiyonelliğinin kanserli olmayan dokunun en az duzeyde kesilmesine bağlı olduğunu dile getiren Kılıç, şunları soyledi:"Elde edilen bilgi birikimi ve mevcut onkolojik cerrahi teknikler, sık sık yetersiz kalmaktadır ve goğus kanseri hastalarının yuzde 20 oranı cerrahi mudahale sonrası kalan malign dokunun temizlenmesi için ekstra cerrahi işleme gereksinim duymaktadır. Bu durum kalan kanserli dokunun birçok kanser durumunda en onemli prognostik faktorlerden birisi olması nedeniyle onemlidir. Buna ilave olarak yumuşak doku tumoru veya kolon kanseri gibi durumlarda cerrahi mudahale ile kesit alma imkansız bir durumdur. Dolayısıyla ikincil tumor oluşumunu ortadan kaldıracak uygun ilave yontemlerin gerekli olduğu duşunuluyor."
AR-GE ÇALIŞMALARI TAMAMLANDI
Kılıç, mevcut kanser teşhis tekniklerinin oldukça geliştirilmiş olmasına rağmen, cerrahi sınırların yeterince hassas şekilde belirlenmesinin zorluğu nedeniyle yeni tekniklerin geliştirilmesine ihtiyaç duyulduğunu dile getirerek şoyle konuştu:"SÜ grubu tarafından Ar-Ge çalışmaları tamamlanan ve literature kazandırılan çalışmalarla cerrahi operasyon esnasında eşzamanlı tanı gerçekleştirmek uzere yeni ve hızlı bir yontem geliştirilmiştir. Bu yontemde lazer demeti biyolojik doku uzerine odaklandığında, biyolojik molekullerden ibaret bir plazma demeti oluşturur ve bu plazma demeti, yuksek çozunurluklu bir kutle spektrometresinin etkileşme bolgesine pompalanır, analiz edilir. Butun biyolojik molekullerin lazer radyasyonuna maruz kalmaları durumunda çok benzer bir fragmentasyon desenine sahip olmalarına rağmen, temel kutle bileşenlerinin yoğunlukları kesinlikle çok farklıdır. Gorunen, dokunun belirgin parmak izi olarak kullanılabiliyor ve ozel istatistik yontemlerle dokular arasındaki temel farklar ortaya konulabiliyor."Yeni yontemle sağlıklı doku ile kanserli doku ve diğer doku tipleri arasındaki farkların lazer desorpsiyon kutle spektroskopi kullanılarak ortaya çıkarıldığını anlatan Kılıç, şu değerlendirmede bulundu:"Bu teknik, cerrahların tumor ve sağlıklı doku arasında kalan sınır dokuyu belirgin bir şekilde ayırt etmelerine imkan sağlayacak ve ilave cerrahi operasyon gereksinimlerini buyuk olçude azaltacaktır. SÜ araştırma grubu tarafından gerçekleştirilen bu çalışmalarla dunyada henuz bulunmayan bir yontem geliştirildi. Teknolojisi geliştirilip prototipi uretilerek gerekli patent çalışmalarının tamamlanması planlanıyor."
Y ÖNTEMİN DÜNYAYA PAZARLANMASI HEDEFLENİYOR
Kılıç, yeni kanser teşhis yonteminin hızlı ve guvenilir olduğuna işaret ederek şunları kaydetti:
"Her klinikte kullanılabilecek, yeni, ileri teknoloji urunu olan bu sistemin butun dunyaya yerli, milli, ileri teknoloji urunu olarak pazarlanması hedefleniyor. Geliştirilen teknikle hasta vucudunda herhangi bir kesiye sebebiyet vermeden, kanamanın gerçekleşmesine sebep olmadan, hastadan parça almadan, akciğer, bobrek, karaciğer, goğus ve ana damarlar gibi hassas organlarda yaralanmaya sebebiyet vermeden teşhis yapılabilecek. Özellikle ciğerlerden parça alınması sureçleri dikkate alınacak olursa hastaya narkoz verilmeksizin, patolojik parça alınmasının ne kadar ızdırap verici bir sureç olduğu gerçeğinden hareketle beyinden parça alınmasının çok zor ve riskli olduğu goz onune alınacak olursa hasta uzerinde herhangi bir yaralanmaya, kesiğe ve kanamaya meydan vermeksizin gerçekleştirilebilecek bir guvenilir ve hızlı teşhis surecinin bu alanda gerçek bir donum noktası olduğu tartışılmaz bir gerçektir."
Araştırma ve çalışma ekibinde yeni yonteme en buyuk katkıyı Dr. Yasemin G undoğdu'nun hazırladığı doktora teziyle sunduğunu aktaran Kılıç, patolojik numune hazırlanması ve sonuçlar ışığında ekibin yonlendirilmesini Do ç. Dr. Pınar Karabağlı'nın, numune sağlanması ve veri analizlerini Prof. Dr. H usnu Alptekin'in yaptığını ifade etti.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.