Özet (TL;DR) @ 2019-02-05T18:21:52.000Z: Gazeteci Fatih Altaylı'nın, aracının park edilmesiyle ilgili tartıştığı polis memuruna hakaret ettiği ve tehditte bulunduğu iddiasıyla hakkında açılan dava kapsamında yargılanmasına başlandı.



Gazeteci Fatih Altaylı'nın, aracının park edilmesiyle ilgili tartıştığı polis memuruna hakaret ettiği ve tehditte bulunduğu iddiasıyla hakkında açılan dava kapsamında yargılanmasına başlandı.

Altaylı hakkında, Nişantaşı'nda aracının park edilmesiyle ilgili tartıştığı polis memuruna hakaret ettiği ve tehditte bulunduğu iddiasıyla 1 yıl 8 aydan 4 yıl 4 aya kadar hapis cezası talebiyle açılan davanın ilk duruşması goruldu.

İstanbul 28. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yapılan duruşmaya, tutuksuz sanık Fatih Altaylı ve avukatı ile muşteki Abdullah Kesercioğlu katıldı.

' KENDİ KENDİME SÖYLENMEK İÇİN KÜFRETMİŞTİM'

İddianamenin okunması ve tarafların kimlik tespitlerinin yapılmasının ardından savunma yapan Altaylı, olay gunu rahatsızlanan eşini hastaneye goturmek için yola çıkmaya hazırlandıklarını belirterek, bu sırada kendilerini bekleyen araçla ilgili cezai işlem uygulandığını oğrendiğini aktardı.

Eşinin durumundan dolayı sinirli olduğunu belirten Altaylı, polis memurları ile goruşme esnasında yaşanan tartışmada sadece şikayette bulunacağından bahsettiğini savunan Altaylı, şoyle devam etti:

"Ben 'sizi mahvedeceğim' şeklinde bir cumle kullanmadım. Ayrıca içinde bulunduğum durumdan dolayı sinirli olduğumdan kufrettiğim doğrudur. Yalnız ben tartışmanın sonunda kendi kendime soylenmek için bu şekilde kufretmiştim. Muştekinin yuzune karşı soylenmiş sozler değildir. Uzaklaşırken arkam donuk halde soyledim. Bu esnada oradaki vatandaş telefonuyla bu sozleri kaydetmiş. Suçlamaları kabul etmiyorum. 'Şikayette bulunacağım' şeklinde ifadede bulunmam yasal hakkımı kullanacağımı belirtmek içindir. Diğer sozleriyse muştekiye karşı soylemedim."

Sonrasında emniyet mudurluğunu arayıp olayın farklı yansımasından dolayı goruşme talebinde bulunup muştekiden ozur dilediğini ifade eden Altaylı, "Beraatimi istiyorum. Mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hukumlerin uygulanmasını talep ediyorum." dedi.

' MÜVEKKİLİM ÖZÜR DİLEMİŞTİR'

Altaylı'nın avukatı Emine Rezzan Aydınoğlu, muvekkilinin eşini hastaneye goturme amacıyla şoforune haber verip eşini evinden çıkardığını anlatarak, buna rağmen polis memurlarının uyarısı uzerine şoforun park edemeyip tur atmak zorunda kaldığını soyledi.

Altaylı'nın polis memurlarına durumu izah etse de "Hastanız varsa ambulans çağırın" şeklinde donuş aldığından sinirlendiğini one suren avukat Aydınoğlu, "Muvekkilin soylediği sozler muştekiye karşı değildir. Muvekkil sonrasında muştekiden ozur dilemiştir." ifadelerini kullandı.

(C) AA /

POL İS MEMURU: ŞİKAYETÇİ DEĞİLİM

Duruşmada ifadesi alınan muşteki Abdullah Kesercioğlu, Altaylı'nın anlattıklarının genel olarak doğru olduğunu belirterek, sinir anında Altaylı'nın kendisine "Sizi mahvedeceğim" dediğini aktardı.

"Altaylı benden ozur dilediği için şikayetçi değilim" diyen Kesercioğlu, "Yuzume karşı hakaret ettiğini duymadım. Bir vatandaş tarafından kaydedilen goruntulerde izledim" diye konuştu.

G ÖRÜNTÜYÜ ÇEKEN TANIK HAKKINDA ZORLA GETİRİLME KARARI

Muşteki Kesercioğlu'nun ardından, sanık Altaylı'nın şoforu Kenan Gungor de tanık sıfatıyla dinlenildi.

Gungor, olay gunu Altaylı'nın kendisini aradığını ve eşinin rahatsızlandığını bildirdiğini dile getirerek, "Eşini hastaneye goturmek için arabaya bindim. Evin onune geldiğimde polis memurları duraklama yapmanın yasak olduğunu soylediler. Ben hasta beklediğimi soylememe rağmen hakkımda cezai işlem uyguladılar. Yapılan işlemden sonra ben bir tur atıp tekrar gelmek için aracı hareket ettirdim. Dava konusu olay bu esnada yaşanmış. Donduğumuzde polis memurları hastayı araca aldığımızı ve durumumuzu gorduler"dedi.

Ara kararını açıklayan mahkeme, dava konusu olayı cep telefonuyla goruntuleyen ve çağrılmasına rağmen duruşmaya katılmayan tanık Talip Guven hakkında zorla getirilme kararı çıkarılmasına hukmetti. Sanık Altaylı'nın bundan sonraki duruşmalara katılma zorunluluğunu kaldıran mahkeme, duruşmayı erteledi.

(C) AA /

İ DDİANAMEDEN

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, İstanbul Trafik Denetleme Şube Mudurluğu'nde polis memuru olarak gorev yapan muşteki Abdullah Kesercioğlu'nun, 16 Ekim saat 11.30 sıralarında, "Harbiye Mahallesi Abdi İpekçi Caddesi'nde çok sayıda yasak park" anonsu gelmesi uzerine, ekiplerle birlikte bu bolgeye gittiği ve burada park etmiş araçlardan içinde surucusu bulunanlara uyarı yaptığı, içinde surucusu bulunmayanlara ise cezai işlem uyguladığı aktarıldı.

Muşteki Kesercioğlu'nun olay yerinde park halinde bulunan araç içindeki tanık Kenan Gungor'e (Altaylı'nın şoforu) aracını çekmesini soylediği, Gungor'un de "Aracın Fatih Altaylı'ya ait olduğunu, ceza yazamayacağını" soyleyip aracını kaldırmadığı bildirilen iddianamede, muştekinin Gungor'un surucu belgesini alarak "duraklama ihlali, uyarı ve ikazlara uymamak" maddelerinden cezai işlem uyguladığı ifade edildi.

Cezai işlemin ardından, muşteki yoldaki diğer araçlara uyarıda bulunduğu sırada Fatih Altaylı'nın olay yerine geldiği belirtilen iddianamede, Altaylı'nın "Aracım orada, hasta bekliyor, insan olsanız azıcık halden anlarsınız." diyerek polis memuru ile tartışmaya başladığı anlatıldı.

Daha sonra Altaylı'nın muştekiyi tehdit ettiği ve çeşitli hakaretlerde bulunduğu kaydedilen iddianamede, ifadesi alınan muşteki Keserlioğlu'nun şupheliden davacı olduğunu beyan ettiği bildirildi.

Tanık Gungor'un ifadesinin de yer aldığı iddianamede, CD izleme tutanağına gore gorevli polis memuru Kesercioğlu'nun arkası donuk bir vaziyette durduğu, Altaylı'nın sağ kolu havada işaret parmağıyla bir şeyler soylediği, memurun motoruna doğru gittiği ve polis memurunun arkasından "Haysiyetsiz adamlar…" şeklinde konuştuğunun belirlendiği aktarıldı.

İddianamede, Altaylı'nın, "kamu gorevlisine hakaret ve tehdit" suçlarından 1 yıl 8 aydan 4 yıl 4 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.