Özet (TL;DR) @ 2019-02-05T21:43:00.000Z: SON DAKİKA HABERİ: TBMM Başkanı ve AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım, Gebze-Halkalı banliyö hattının 10 Mart'tan itibaren açılacağını açıkladı. Yıldırım, "Benim…



Son dakika haberi! TBMM Başkanı ve İstanbul Buyukşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım, Gebze-Halkalı banliyo hattının Mart ayının 10'undan itibaren yolculu seferlerine başlayacak hale geleceğini belirterek, "Bu biraz uzun surdu. Bu aslında Marmaray'ın ikinci bolumudur." dedi.A Haber'de "Binali Yıldırım ile Özel" programına katılan Yıldırım, FETÖ'nun darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz gecesi yaptığı konuşmalarla ilgili goruntulerin izletilmesi uzerine, o gece olayı sevk ve idare etmek için ayrıca 200'den fazla telefon goruşmesi gerçekleştirdiğini soyledi.O gece ulkenin buyuk bir felaketin eşiğinden donduğunu, asker kılığına giren teroristlerin vatandaşların uzerine ateş ettiğini, devletin tankını, uçağını ve helikopterini çalarak, bu olayı gerçekleştirdiklerini ifade eden Yıldırım, 251 kişinin şehit, 2 bin 194 gazi olduğunu kaydetti.Yıldırım, o gece medyanın da buyuk bir iş yaptığını, ulkenin demokrasinin, geleceğinin teminat altına alınması için buyuk bir mucadele verdiğini, askerin, polisin de sahada olduğunu, milletin de meydanlara indiğini, halkın gucunun tankın gucunu yendiğini vurguladı."Boyle bir milletin evladı olmaktan gurur duyuyorum." derken gozleri dolan Yıldırım, darbe gecesiyle ilgili bir anısını şoyle anlattı:"Bu alçaklar Akıncı Üssunu işgal etmişler ve Eskişehir Hava Harekat Merkezi'ni devre dışı bırakmışlardı. Biz, insanlar uzerine alçak uçuş yapan, bomba indiren uçakları engellemek için başka başka merkezlerden uçak kaldırmaya karar verdik. Bunun için 4 saat mucadele ettik ve sonunda başardık. O uçakların kalkıp gelmesiyle darbe girişiminin seyri değişti. Baskıladılar duşman uçaklarını ve sonra da zaten teslim oldular."

İ STANBUL İÇİN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Yıldırım, İstanbul'un ulaşım sorunuyla ilgili çozumlerini de harita uzerinden gostererek anlattı.Toplam 5 bin 462 kilometre kare yuz olçumu bulunan İstanbul'un, Turkiye'nin yuz olçumunun binde 7'si olduğunu, nufus olarak da ulkenin yuzde 20'sine denk geldiğini ifade eden Yıldırım, yerleşim alanının da toplam yuz olçumunun beşte biri olduğunu dile getirdi.Yıldırım, kuzey kısmı yapılaşma dışında kalan kentin TEM ve D-100 kara yolu arasındaki kesimde nufusun buyuk kısmının yaşadığını anlatarak, "Her turlu olumsuzluğun bir araya toplandığı bir yerden bahsediyoruz, fiziksel olarak, coğrafya olarak. Diğer yandan, İstanbul'un başkalarıyla kıyaslanamayacak ozellikleri var. Eğer İstanbul tek başına ulke olsa, Avrupa'da 13'uncu buyuk ulke, dunyada da 200 ulkeden 41'inci buyuk ulke olur nufusu itibarıyla." diye konuştu.İstanbul'un, Turkiye'nin ihracatının yarısını karşıladığını, Turkiye'deki vergilerinin yarısının da İstanbul'da toplandığını, 500 buyuk sanayi kuruluşunun 250'sinin kentte olduğunu vurgulayan Yıldırım, 5 milyon 664 bin aktif çalışan kişinin bulunduğu İstanbul'un, Turkiye'nin milli gelirinin uçte birini sağladığını dile getirdi.Yıldırım, "İstanbul demek Turkiye'nin lokomotifi demek, Turkiye'nin kalbi demek, Turkiye'nin ozeti demek. 81 vilayetten İstanbul'da yaşayan vatandaşlarımız var. İstanbul, Turkiye'nin mozaiği, Turkiye'nin ozetidir." dedi.İstanbul'un nufus yoğunluğunun Turkiye'nin yoğunluğundan 27 kat fazla olduğunu vurgulayan Yıldırım, kente bu ozelliğiyle Hong Kong'un biraz benzediğini anlattı.

" İSTANBUL'UN ULAŞIMINI BEN ÇÖZERİM"

Binali Yıldırım, "İstanbul'un ulaşımını ben çozerim. Çunku ben Turkiye'nin ulaşımını çozdum." diyerek, kentin Anadolu'ya, Avrupa'ya ulaşımıyla bir sorununun olmadığını kaydetti.Kentten Anadolu'nun 56 havalimanına uçuş yapıldığını aktaran Yıldırım, şimdi hava yolunun halkın yolu haline geldiğini, Anadolu'nun butun şehirlerinde 15 yılda 22 bin kilometre bolunmuş yol yaptıklarını dile getirdi.Yolları bolerek hayatları, milleti ve Turkiye'yi birleştirdiklerini belirten Yıldırım, "Ama bir şeye asla izin verdirmedim. Yolları boleriz, Turkiye'yi boldurtmeyiz."dedi.Kentten Anadolu'ya ve dunyaya ulaşım problemi olmamasına rağmen, şehir içinde sorun yaşandığını vurgulan Yıldırım, 170 kilometre raylı sistem bulunan kentte Gebze'den başlayıp Halkalı'ya giden Devlet Demir Yolları'nın banliyo hattının eklenmesiyle bunun 233 kilometreye çıkacağını soyledi.Binali Yıldırım, bu hattın açılış tarihine bakanlığın karar vereceğini ifade ederek, "Benim edindiğim bilgi, Mart ayının 10'undan itibaren yolculu seferlere başlayacak hale gelecek. Bu biraz uzun surdu. Bu aslında Marmaray'ın ikinci bolumudur." diye konuştu.

RAYLI S İSTEM 520 KİLOMETREYE ÇIKACAK

Yıldırım, 110 dakikada Gebze"den Halkalı'ya kadar gidileceğini belirterek, raylı sistemlerin yapımı tamamlandığında, 5 yıl içerisinde kentteki metro uzunluğunun yaklaşık 520 kilometreye geleceğini, yuzde 18 olan raylı sistemle taşınan yolcu oranının yuzde 48'in uzerine çıkacağını soyledi.İstanbul'da 31,5 milyon kişinin seyahat ettiğini, bunun 15 milyonunun araçla gerçekleştiğini vurgulayan Yıldırım, raylı sistem uzunluğunu 25 yılda 45 kilometreden 170 kilometreye çıktığını anlattı.Yıldırım, raylı sistemin İstanbul'da geç kalınmış bir iş olduğunu ifade ederek, şoyle konuştu:"İstanbul'un trafikle ilgili sorununda rahatlama, 5 yılı beklemeyeceğiz, yıldan yıla gorulecek. 'Ben, İstanbul'un trafik sorununu yuzde yuz çozeceğim' diyen kim varsa doğru soylemiyor. Buyuk şehirlerin hepsinde trafik sorunu var. Ancak bizim hedefimiz ne olmalı? Trafik akışı durmadan ulaşım devam etmeli. Yani surekli 70-80 kilometrede gidemezsiniz ama en azından 20 kilometre de olsa, surekli trafik akmalı. Ben bunu garanti ediyorum. Trafikte gunluk bekleme suresi yaklaşık 45-50 dakika. Bu sureyi 25 dakikaya çekmek. Bu hedef, raylı sistem 518 kilometreyi bulduğunda gerçekleşecek."

Yıldırım, akıllı trafik sistemleri uygulanarak trafikte iyileştirme yapılacağını, 2023 sonunda İstanbul'da evinden çıkan bir kişinin her 750 metre mesafede bir metro istasyonuna ulaşacağını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İstanbul Buyukşehir Belediye Başkanı olduğu donemde, İDO Genel Mudurluğu gorevinde bulunduğunu hatırlatan Yıldırım, Turkiye'yi 75-80 kilometre hız yapabilen feribotlarla tanıştırdıklarını, İDO'nun dunyanın kendi sınıfındaki en buyuk şirketi haline geldiğini belirtti."Denizi daha çok kullanacağız, İstanbul'un trafik sorununu bitireceğiz." şeklindeki soyleme katılmadığını ve bunu gerçekçi bulmadığını dile getiren Yıldırım, "Yok boyle bir şey, kim derse desin. Niye? Çunku Avrupa'dan Asya'ya, Asya'dan Avrupa'ya geçişlerin toplamı 1 milyon 600 bin. Yani hepsini denizle taşısanız toplam yolculuğun yuzde 10'u ediyor." ifadelerini kullandı. İstanbul'da Marmaray, Avrasya Tuneli ve Yavuz Sultan Selim Koprusu ile karşıya geçiş alternatiflerinin arttığını, deniz yoluyla gunde yaklaşık 500, 550 bin yolcunun karşıya geçtiğini hatırlatan Yıldırım, şoyle devam etti:"Bunu ne kadar zorlarsanız, bir 50 bin daha artırırsınız. Daha fazla artıramazsınız. Çunku oturduğunuz yerde, kesintisiz gitmek mi var, bir iskeleye geleceksiniz, oradan motora bineceksiniz, gideceksiniz, oradan inip başka bir araca bineceksiniz. Halbuki Marmaray'da biniyorsunuz, iniyorsunuz. Avrasya'da arabanızla gidiyorsunuz. Deniz ulaşımını iyi bir şey değil diye anlatmıyorum, gerçekçi olmamız gerektiğini soyluyorum. İstanbul'da denizin payı ancak yuzde 1, yuzde 2 daha artırılabilir, artan yolculuk talebine gore. Onun dışındakiler boş. Bazıları diyor ki, 'Ben sahilin kuzeyinden Sarıyer'den Eminonu'ne, Üskudar'a sefer koyacağım'. Koy kardeşim. Boğaz'da 10 mil surat var. Boğaz'ın mesafesi minimum 16 mil, etti sana 1,5 saat. 8'de çıktım, 9,30'da geldim. Bir tane sefer yaptın. Ne olacak? Kaç kişi getireceksin? 300 kişi. Denize paralel taşımacılık iş gormez. Mesleğim bu, hayatımı bu işe verdim. Onun için çozum toplu ulaşımda, toplu ulaşımda da raylı sistemde. Artı deniz, bununla ilgili de guzel entegrasyona yonelik projelerimiz var, onu da daha sonra anlatacağız."Binali Yıldırım, "18'inden sonra, belirli bir takvime gore biz projelerimizi açıklayacağız, İstanbul'a çok guzel mujdelerimiz var." dedi.

AVRASYA T ÜNELİ'NİN HİKAYESİ

İstanbul'un iki yakasını lastik tekerli araçlar için deniz altından bağlayan Avrasya Tuneli projesinin çıkış hikayesini paylaşan Yıldırım, Ulaştırma Bakanı olarak gorev yaptığı 2004'te trafikte kaldığını belirterek, "Havaalanından çıktım karşı tarafta da Goztepe'de programım var. Bir an once yetişmek istiyorum, geç kaldım. Sahil yoluna duştuk, aman ya Rabbi bir trafik, bir trafik zaman geçiyor, Beni sancılar aldı, toplantıya da geç kalmayı çok sevmem, vaktinde gitmeye hep gayret ederim. Geldik, geldik Yenikapı'ya doğru yaklaştık, Sarayburnu'na. Dedim ki keşke şuradan bir tunel olsa da direkt Üskudar'a geçsek, oradan da Goztepe'ye ne guzel olur ve elimdeki kağıda oturdum çizdim..." ifadelerini kullandı. Orada karar verdiğini, tunelde zor bir teknolojinin kullanıldığını dile getiren Yıldırım, şoyle devam etti:"En derin yeri 106 metre. Dunyadaki en derin tunel 44 metre, Amerika'da. 2,5 kat daha derinden geçiyor. Önce bu muhendislik olarak olur mu olmaz mı bunların çok uzun araştırmalarını yaptık. Model deneylerini yaptırdık. Burası meşhur İstanbul'un deprem fay hattına paralel ve yakın bir yerde. Depremsellik araştırmalarını yaptık ve sonunda teknolojik olarak bunun yapılacağını belirledik ama resmen bir şey yok. 'Kim bu işi buluyor?' dedik. Bir Japon, 75 yaşında, ihtiyar bir muhendis. Adamı bulduk, davet ettik, geldik anlattık. 'Ben bunun fizibilite ve on projelerini yaparım' dedi. 'Yap kardeşim. Ne istiyorsun?' '400 bin dolar.' 'Para yok, resmen veremeyiz. 'Yap, bitir, biz bunu ihale edeceğimiz zaman deriz ki bunun on fizibilite ve proje bedeli şu kadardır, ihaleyi kazanan firma, filanca firmaya oderiz diye işin içine koyarız' dedik. Adam kabul etti, yaptı getirdi. Nihayet bunun temelini zannediyorum 2012'de atabildik. 2012'de ama bir şey soyleyeyim mi yani o sureye kadar oyle bir proje olduğunu kimse bilmedi. Bir gun Marmaray'ı incelerken Cumhurbaşkanımıza dedim ki 'Yan tarafta da bir etkinliğimiz var, oraya gidebilir miyiz?' 'Ne oldu?' dedi. Marmaray'a bir kardeş geliyor, bir tunel daha yapacağız. 'Nereden çıktı?' dedi. Hemen orada geldik, temel attık ve açılışını da geçtiğimiz sene, 20 Aralık'ta gerçekleştirdik, 2017'de. Boylece çok guzel hizmet veriyor. Şu anda 50 bine yakın araç geçiyor. 2 dakikada, 3 dakikada Yenikapı'dan giriyorsunuz, karşıdan çıkıyorsunuz."

F İYAT DEĞİŞİKLİĞİ AÇIKLAMASI

Bir soru uzerine, Avrasya Tuneli'nin internet sitesinde kısa sureliğine yer alan ve daha sonra kaldırılan "yeni ucret tablosu" konusuna değinen Yıldırım, "Fiyat işi bu biraz kafa karıştırdı. Ben arkadaşlarla goruştum, Sayın Bakan'ı aradım, 'Bu neyin nesi?' 'Efendim' dedi, 'Bir fiyat değişikliği kesinkes bu sene olmayacak. Aslında anlaşma da buna imkan veriyor. Biz boyle bir fiyat artışı yapmayacağız'..." şeklinde konuştu. "Seçimden sonra artıracaklar" şeklindeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını vurgulayan Yıldırım, "Milleti yanıltıyorlar, Boyle bir şey olmadığını soyleyebilirim. Çunku ben de bunu Sayın Bakan'dan aldığım bilgiye dayanarak, burada sorulabilir diye duşundum. En taze bilgi, bu fiyatlar bu yılın sonuna kadar aynen devam edecek." dedi.

YE ŞİL ALANLAR

Yıldırım, İstanbul'da 5 millet bahçesinin açıldığını, 15'inin de ihale hazırlıklarının surduğunu açıkladı. İstanbul'da kişi başına ortalama 8,2 metrekare yeşil alan bulunduğunu hatırlatan Yıldırım, "İstanbul'da yeşil alan artıyor. 2003'ten beri 3 katına çıktı yeşil alan. Yetiyor mu? Yetmez. 10 metrekarenin uzerine çıkması lazım kişi başına." ifadelerini kullandı.Literaturde yeşil alanların insanların gidip vakit geçirebildikleri, erişebildikleri alanlar olarak tanımlandığını kaydeden Yıldırım, "Erişilen yeşil alan bakımından daha yapacağımız iş var. Onlar da Millet Bahçeleri. Mesela Ataturk Havalimanı tamamen Millet Bahçesine donuşuyor. Erenkoy Gumruğu var. O tamamen Millet Bahçesi'ne donuşecek, oradan Gumruk taşınacak hem ağır araçlar kalkmış olacak." dedi.

Dereleri tekrar İstanbul'a kazandırmayı hedeflediklerini aktaran Yıldırım, "Derenin etrafında yeşil alanlar oluşacak. İnsanlar yeşil alana çıkmak isterse çıkacak veya yerleşim alanından denize inmek isterse inecek. Ne olacak? Burada trafik olmayacak, burada yaya yolları olacak, etrafında ağaçlar olacak, uygun yerlerde bisiklet yolları olacak. İstanbul'un çok buyuk yeşil alanıyla yerleşim alanını birbiriyle birleştirme projesi..." şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'la İstanbul Buyukşehir Belediyesi'nden, TBMM başkanlığına kadar olan surede beraber çalıştığını ifade eden Yıldırım, şoyle konuştu:"Gorev surem içerisinde onemli birkaç olay yaşadık. Bunlardan biri 40 gun geçtikten sonra 15 Temmuz hain darbe girişimi. Hemen arkasından başlayan anayasa değişikliği, parlamenter sistemden başkanlık sistemine geçiş sureci. Halk oylaması. O arada PKK teroruyle, FETÖ ile mucadele, Afrin Harekatı, Fırat Kalkanı Harekatı ve ekonomide yapılan çok onemli işler. İki yılda belki de 20 yıla sığabilecek olaylar yaşadık. Ben hep o surede şunu soylerdim: Ya bu ne biçim işmiş, ne biçim başbakanlık, keyfini suremedik. İki yılda başımıza gelen pişmiş tavuğun başına gelmedi. Butun bu sureçlerde ve sonraki sureçte de Cumhurbaşkanımız hep bize guvendi, biz ona guvendik ve memleketin zor gunlerinde omuz omuza vererek bu sıkıntıları aşmayı başardık. Bana duyduğu guvenden dolayı teşekkur ediyorum. Cumhurbaşkanımızın bir ozelliği vardır; Sever, takdir eder ama teşekkuru içinden eder. Bu çok nadir bir şeydir ama takdir edilmek insanı çok mutlu ediyor."Yıldırım, Cumhurbaşkanının takdir etmesiyle ilgili Marmaray'ın açılışında yaşadığı bir anısını şoyle anlattı:"Açılıştan sonra kendisine (Recep Tayyip Erdoğan) bir hediye verdik. Hediye de Sultan Abdulhamid doneminde Üskudar'dan Sirkeci'ye deniz altından Marmaray'ın 1904 yılında çizilmiş projesi. Fransızlara çizdirilmiş. Onun temsili projesinin tablosunu verdim, aldı sonra elimi tuttu çekiyor. Ben çekiyorum, o çekiyor, ben çekiyorum o çekiyor. 'Yav niye çekiyorsun, ver elini' dedi. 'Ne yapacaksınız efendim' deyince, 'Elini havaya kaldıracağım, teşekkur edeceğim' dedi. Çok alışık değiliz dedim. Sağ olsun Cumhurbaşkanımız çok çalışır, çalışmayı çok sever, rahatı hiç sevmez ama rahat edenleri de hiç sevmez. Onunla çalışmak çok keyifli ama bir o kadar da kolay değil."

" YEDİ TEPELİ İSTANBUL'A 7 TANE ESER YAPTIK CUMHURBAŞKANIMIZLA BERABER"

Bugune kadar 17 yıldır çeşitli gorevlerle millete hizmet ettiğini hatırlatan Yıldırım, İstanbul Buyukşehir Belediye Başkanlığı'nın eksik kaldığını, İstanbulluların duası ve desteğiyle başarılı olurlarsa doya doya hizmet edeceklerini soyledi.İstanbul'a neden talip olduğuyla ilgili de konuşan Yıldırım, şoyle konuştu:"Neden İstanbul? İstanbul orta okul oğrencisi Binali'yi, Binali Yıldırım yapan şehirdir. Dolayısıyla bu şehre bir borcumuz var ve bu borcu odememiz lazım. Bugune kadar boş mu durduk? Yedi tepeli İstanbul'a 7 tane eser yaptık Cumhurbaşkanımızla beraber. Ankara'dan İstanbul'a gelen hızlı tren, uçuncu Boğaz koprusu, Marmaray, Avrasya Tuneli, dunyanın en buyuk havalimanı, İstanbul-İzmir Otoyolu ve Osmangazi Koprusu, Kuzey Marmara Otoyolu. Bir de sekiz var, dunyanın en uzun koprusu olan Çanakkale koprusu ve o da 2022'de bitecek. Bu da İstanbul'u ilgilendiren bir proje."AK Parti'nin 11 maddelik manifestosu içerisinde bulunan 'Yatay Şehirleşme' uzerine konuşan Yıldırım, sozlerini şoyle surdurdu:"Yatay şehirleşmeden kastım, herkesin İstanbul'un manzaralarından istifade etmesidir. Şehircilik açısından yukarıya doğru yapılaşma komşuluk ilişkilerini de zayıflatıyor. Yuksek katlı bina ve sitelerde insanlar birbirlerini tanımıyor, birbirlerine gitmiyor. Aynı binada yaşıyor ama birbirlerine yabancılar. Mutlaka yatay yapılaşma ada bazında olacak ve adada yaşam alanları, yeşil alanlar, ulaşım konuları çozulecek. İstanbul'da var mı? Kısmen var. Maalesef kotu bir alışkanlığımız var, Turkiye'nin butun buyuk şehirlerinde once buyuk paralar harcayarak berbat ediyoruz sonra da yıkarak onu abad ediyoruz. Bu çok maliyetli bir iş, maalesef bunun onune geçemiyoruz. Geçebilsek bugun İzmir'in yuzde 60'ı, İstanbul'un yuzde 40'ı-50'si sağlıksız, depreme dayanıksız, imar yanlışlıkları olan yapılardan oluşuyor. Kentsel donuşum denilen şey, İstanbul için depremsel veya dayanıklılık donuşumu olarak anlaşılması lazım. İstanbul'da deprem donuşumune şiddetle ihtiyaç var. Bu kısmen yapıldı ama çok acil donuşmesi gereken 30 bin yapı var."Binali Yıldırım, kentsel donuşum konusundaki tartışmalara da değinerek, "Kentsel donuşumun gonullu donuşum olması lazım. Hiç kimse istemediği bir donuşume zorlanmayacak." dedi.Tek tek bina donuşumu yerine bir ada, bir mahalle donuşumu yapmanın daha doğru olduğunu vurgulayan Yıldırım, şunları kaydetti:

"Aksi halde imar uyumsuzluklarını yaşama durumuyla karşı karşıya kalırız. Şehir planlamaları uzerinde en fazla durulması gereken konu. Yani, 'Aklıma geldi, ben binayı kafama gore yıkayım, imar değişikliği yapayım. Beş katlıysa 15 katlı yapayım.' Boyle bir plan anlayışını asla benimsemiyoruz. Eğer İstanbullu beni başkan olarak seçerse benim vaadim şudur; Plan tadilat değişiklikleri, benim meclisimde ilk gundem maddesi olmayacak. Yani ısmarlama, kişiye ozel plan tadilatları yer almayacak. Daha butuncul, uzun vadeye yayılı planlar olacak. Açık parsel bazlı plan değişiklikleri. Bu benim dediğimin başka turlu bir ifadesi. Bu haksızlık demek. Yani aynı mahallede bakıyorsunuz binalar yan yana dizilmiş, bir tanesi boyle kazık gibi yukarı doğru gitmiş. Ne oluyor, oburlerinin hakkına tecavuz etmiş oluyor. Bunun olmaması lazım. Haksız kazanca da sebep. Bunlar oldu mu, oldu. İnsanın olduğu yerde maalesef hata da oluyor. Cumhurbaşkanımızın İstanbul için soylediği bir laf var, bunu dillerine doladılar, 'Efendim itiraftır bu' diye. Cumhurbaşkanımız da bir ozeleştiri yaptı, bir tehlikeye dikkat çekti. Butun belediyelerde oluyor bu."