Özet (TL;DR) @ 2019-02-04T16:07:00.000Z: CHP'nin cumartesi günkü PM toplantısında İzmir Bayraklı'dan aday gösterilmesi talebine Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun istifa restiyle karşılık vermesini değerlendiren Erdal Aksünger, "Her şey…
CHP'nin cumartesi gunku PM toplantısında İzmir Bayraklı'dan aday gosterilmesi talebine Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun istifa restiyle karşılık vermesini değerlendiren Erdal Aksunger, "Her şey demokrasi içinse, cumartesi gunu yaşananlar bir demokrasi yarasıysa, bu partide bunun hesabını gun geldiğinde herkes verir" ifadesini kullandı.
(C) AA /
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partinin cumartesi gunku Parti Meclisi'nde (PM) Erdal Aksunger'in İzmir Bayraklı'dan aday gosterilmesi için bir grup uyenin verdiği onergeye karşılık istifa resti çekti. Kılıçdaroğlu PM'de, "Bu MYK'nın oylanmasıdır. İsterseniz guven oylaması yapabiliriz. Sorun değil arkadaşlar, ben istifa eder, çeker giderim" dedi.
Kılıçdaroğlu'nun istifa resti uzerine soz alan ve kendisi de PM uyesi olan Aksunger ise, "Seçime giderken ne arkadaşlarımı ne de partimi boyle bir sıkıntıya sokarım. Seçim surecinde partimi lidersiz bırakamam, ben adaylıktan çekiliyorum" diye konuştu.
' BİR GENEL BAŞKANIN BİR İLÇE İÇİN İSTİFA EDERİM DEMESİ ÇOK ANLAMSIZ'
Gazete Duvar'dan Özlem Akarsu Çelik'e konuşan Aksunger, Kılıçdaroğlu'nun tepkisini anlayamadığını ifade ederek, şu açıklamaları yaptı:
"- Açıkça soyleyeyim bu kadar buyuk bir karşıtlığın nedenini ben de çozmuş değilim. Bir genel başkanın bir ilçe için istifa ederim demesi gerçekten çok anlamsız. Hiç tutarlı bir tarafı yok. Arka planda ne vardır, onu ben de bilemiyorum. Govdesini ortaya koyuyorsa bizim goremediğimiz farklı bir şey donuyordur.
- Parti içi demokrasiden soz ediyorsunuz ve Kemal Bey o kadar hırsla bunu yanlış değerlendirdi ki, bunu kendisine karşı bir ayaklanma olarak gordu ve MYK uyeleriyle ilgili de ciddi bir tepkide bulundu.
-- Bir ilçeye adaylık için 11 imzalı bir onerge verildi. Bu onerge bir onceki PM'de verildiği halde Kemal Bey bunu yok saydı. Yeniden verildi ve bunu bir gundem maddesi olarak değerlendirmesi hukuksuzluktur. Açık oylamayla yapılmasına rağmen insanlar hem vicdani hem hukuki davrandılar ve bu baskıcı anlayışa karşı durdular. PM uyelerinin bir kısmı ise bu baskı karşısında dışarıda kalmayı tercih etti. Kemal Bey içeride kalıp çekimser oy kullananlara tepki gosterdi.
' SEÇİME GİDERKEN BUNLARLA UĞRAŞILMAZ'
- (MYK uyelerinin çoğunluğunun çekimser kalmasının sonucu olarak Kemal Kılıçdaroğlu 31 Mart'a kadar bir MYK değişikliği yapabilir mi?) Bu saatten sonra Kemal Bey MYK'sını değiştiremez ama 31 Mart'tan sonra değiştirmek isteyebilir. Ancak ne yazık ki deneyeceği insan kalmadı! Kendisi şimdiye kadar 200 kusur MYK uyesi değiştirdi, yuzlerce insanla çalıştı. Çoğunluğu bu partide geçmişi olan insanlar. Paraşutle getirdikleri de oldu. MYK'yı almayı duşunmesi hiçbir şey kazandırmaz kendisine. Seçime giderken bunlarla uğraşılmaz.
-- Zaten hukuksuz bir oylamanın figuranı olmam ama vicdanlı PM uyesi arkadaşlarımın daha fazla hırpalanmasına gonlum razı olmadığı için çekildim adaylıktan. PM uyesi gencecik insanları ağlayacak pozisyona getirmeye benim vicdanım elvermedi.
' BAYRAKLI'DA VE BODRUM GİBİ YERLERDE ÖRGÜTÜN İSTEKLERİ GÖZ ARDI EDİLEMEZ'
-- Adaylıktan çekildim ama Bayraklı'daki insanların, orgutteki insanların istekleri goz ardı edilemez. Bugunden itibaren orada aday adaylığını koymuş arkadaşlarımızdan birinin seçilmesi gerekir. Reddedilmiş kişiyi getirmemesi gerekir. Bodrum ve diğer yerler için de geçerli bu.
- Bugune kadarki surece baktığınızda Kemal Bey liyakaten değil o koltukta oturması için sağlayacağı aritmetiğe uygun ekip seçiyor. Kendisi dahil 19 kişilik MYK, PM'nin uçte birini oluşturuyor. Bence şoyle duşunuyordu, 'kararlarımı MYK'ya aldığım insanlara da kolayca geçirtebilirim'. Ancak hem MYK uyelerinin hem de PM uyelerinin bir vicdan ve liyakat ortaya koydukları bir oylama oldu. Bu insanlar iradelerini ortaya koydular. Üzerlerinde kurulan şiddetli baskıya ve tehdide rağmen bunu yapmış olmalarını doğru değerlendirmek lazım. Ortada bir Erdal Aksunger oylaması değil liyakat ve vicdan oylaması vardı.
-- MYK ve PM uyesi arkadaşlarım sağ olsunlar bir irade ortaya koydular. Bu irade demokrasi meselesidir.
' ÖNEMLİ YERLER BELİRLENMEMİŞKEN TAM YETKİ ALMAK, PARTİ İRADESİNİN TECELLİSİNİ ENGELLEMEKTİR'
- Aksunger, Kılıçdaroğlu'nun Parti Meclisi'nden birçok yerde adayları belirlemek için tam yetki almasına dair ise şunları soyledi: Bunun bugun tartışılıyor olmasının sebebi bir guven problemi bana gore. Normal şartlar altında kimse bunu mevzubahis yapmaz. Her yer belirlenir ve teknik olarak bir daha PM'nin toplanmasının zor olduğu duşunulerek bu karar verilir.
-- Adayların bazılarında duşme olabilir, hukuki problemler çıkabilir o zaman bu yetki verilir. Bu bir siyasi tercih veya PM yerine atamayla ilgili bir konu değildir. Önemli yerler belirlenmemişken bu istendiğinde parti iradesinin tecellisini onlemiş oluyorsunuz. İstanbul, Maltepe, İzmir'de birkaç ilçe ve başka yerler duruyor.
' KİMSE İKTİDARA GELMEK İSTEDİĞİNDE BİR CENAZE DEVRALMAK İSTEMEZ'
- Siyasi partilerde liderlerin aday listelerini koltuklarını koruma kaygısıyla oluşturduğu iddiasını hatırlattığımız Erdal Aksunger'in yorumu şoyle oldu: AKP ve MHP'de lider sultası var zaten. CHP'de ise onumuzde olağan kongreler var ama bu tartışmalara gebe bir suru şey de olabilir. Hiçbir gerçek CHP'linin buna gore hareket etmesinin makul ve mantıklı gerekçesi olmadığını duşunurum. Kendi açımdan da boyle. Kimse partide iktidara gelmek istediğinde bir cenaze devralmak istemez. Kendine gore bazı hesaplar yapılabilir ama partiye zarar veriyorsa herkes, parti tabanı da notunu verir bunun.
-- (Dostlarının, 'lutfen siyasetten kopma' sozlerini aktararak) Bu bir sorumluluk. İntikam duygusuyla hareket edemezsiniz. Her şey demokrasi içinse cumartesi gunu yaşananlar bir demokrasi yarasıysa bu partide bunun hesabını gun geldiğinde herkes verir.
' ANKARA'YI HİÇBİR ZAMAN TASVİP ETMEDİM'
(C) AA /
- Üç buyuk kent açısından buraya gelmesi, bu kadar uzaması doğru değildi. Çok uzun sure oncesinden Kılıçdaroğlu'nun aklında bu isimler vardı. Tunç Soyer doğru bir aday. İstanbul için İmamoğlu aklında vardı, onun da doğru bir aday olduğunu goruyorum. Ankara'yı hiçbir zaman tasvip etmedim. Onu açıkça beyan etmiştik. Kazansa da benim açımdan parti kazanmış olmaz. Geçen zaman artı eksi mi yazar bunu 31 Mart'ta goreceğiz. Çok daha onceden bu nokta koyulmalıydı. Bunlar içerideki vesayet savaşları duşunulerek yapılıyorsa o da ayrı bir sorundur. 31 Mart'ta yaşayıp goreceğiz hepsini.
-- Ben kişiliğim itibariyle bugune kadar kafamın arkasında bir şeyle konuşmadım. Bence problem şu, Turkiye siyaseti açısından sentetik değil sahici insanlara ihtiyaç var. Buna bazen vesayet, bazen parti içi iktidar savaşı, bazen rant savaşı, bazense ulke içi iktidar savaşı diyoruz ama insanların bence sahici insanlara ihtiyacı var. Solcusu solcu gibi, sağcısı da sağcı gibi olmalı.
' DÜNYANIN GİDİŞATI TARTIŞILIRKEN BİZİM DÜŞTÜĞÜMÜZ SORUNA BAKIN'
-- Dunyanın gidişatı tartışılırken bizim içine duştuğumuz soruna bakın! Yemen'de insanlar oluyor, milyonlarca insan açlıkla susuzlukla boğuşuyor, doğuda insanlar farklı şartlar altında eziliyor, Aleviler normal yurttaş olmak istiyorlar. Biz ise geldiğimiz noktada başka şeyler tartışıyoruz. Bu konuda çok uzuntuluyum."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.