Özet (TL;DR) @ 2019-02-04T17:44:00.000Z: Bilim insanları bir robota aşık olup onunla evlenmenin mümkün olup olmadığını tartışıyor. Robotlara yönelik cinsel istek duyan insanlar ise, dijiseksüel olarak adlandırılıyor. Kimi Asya ve Avrupa…
Bilim insanları bir robota aşık olup onunla evlenmenin mumkun olup olmadığını tartışıyor. Robotlara yonelik cinsel istek duyan insanlar ise, dijiseksuel olarak adlandırılıyor. Kimi Asya ve Avrupa ulkelerinde ileri teknoloji ve yapay zeka, şimdiden insan hayatının en ozel alanlarına girdiler bile.
Emory Üniversitesi hukuk fakultesinden Mark Golfeder ve robotik bolumunde yuksek lisans yapan Joseph Reisin, 2015 yılında şu soruya yanıt aradı: Hangi koşullar altında bir robotla nikah kıyılabilir? Bunun cevabı ise, robotun bir birey olarak kabul edilip edilemeyeceğine dayanıyordu.
Bu durumda, kanunlarca ongorulen yukumluluk ve sosyal sorumlulukların kabul edilmesi gerekir. 2012 yılında Seattle'da, Angela Marie Vogel ve bir heykel arasında bir evlilik gerçekleştirilmişti. Evlilik hukmu kısa surede iptal edilmiş olsa da, bu alanda bir ilk yaşanmış oldu.
Evliliğin temel esası, tarafların karşılıklı rızasına dayanmasıdır. Eğer ki robotlar bir 'gerçek kişi' olarak kabul edilecekse, bu durumda evlilik sozleşmesi hakkındaki rızalarını da belirtebilmeleri gerekir. Ancak bu da birçok felsefi soruya neden oluyor. Yasal kıstasların otesinde, yapay zeka evliliğin esaslarını gereğince idrak edebilir mi? Bilim insanları, evlilik yasalsa ve kimseye zarar vermiyorsa onunde de bir engel olmaması gerektiğini savunuyor.
Bilgisayara karşı oynanabilen satranç oyununu kodlamış olan İngiliz yapan zeka uzmanı David Levy; 2007 yılında yayınladığı 'Robotlarla Aşk ve Seks' isimli kitabında, 2050 yılında robotlarla ilk evliliğin yapılabileceğini ongordu.
2016 yılında Lilly isminde bir Fransız kadın, 3D yazıcı vasıtasıyla uretilen InMoovator isimli robotuna aşık olduğunu ve onunla evlenmek istediğini açıkladı.
Bundan bir sene sonra ise Jiajia Zheng isimli Çinli bir yapay zeka uzmanı, kendi yaptığı robotla resmi olmayan bir nikah kıydı. Yapılan açıklamalara gore genç adam, kendisine uygun bir kadın bulacağından umudu kesmiş ve ailesinin baskılarından da usanmıştı. Bu sebeple robotuyla dini bir evlilik toreni duzenleyerek ailesini ve arkadaşlarını da davet etti.
' ROBOTLAR İNSANLARI YALNIZLAŞTIRABİLİR'
Kar amacı gutmeyen 'Robotik Sorumluluk' kuruluşu, 2017 yılında Londra'daki Bilimsel Basın Merkezi'nde 'Robotlarla Cinsel Geceleğimiz' başlıklı bir basın toplantısı duzenledi. Basın toplantısına katılan uzmanlar, bilim insanları ve yazarlar; yakın gelecekte robotlarla cinsel birliktelik kurulabileceği ve bunun da insanlığı ongorulemez seviyede etkileyeceğine ikna oldu.
Basın toplantısında, seks robotu piyasasının gelişiminin toplumun yalnızlaşmasına yol açabileceğine değinildi. Ancak robot imalatçıları, bu gelişmenin tam aksine insanları yalnızlıktan kurtaracağını savunuyor.
İnsansı robotlar gunumuzde tam manasıyla kusursuz olmasalar da, teknolojinin gelişimiyle romantik ilişki ve cinsel birliktelik kurmak gibi davranışları taklit edebilecekler. Dolayısıyla bu da, seks işçiliğinin boyutunu da değiştirecek. Soz konusu açıklamada, robotların genelevlerde kullanılabilecekleri de savunuldu. Hatta Asya ve Avrupa'da gunumuzde dahi bu tur hizmetler mevcut. Robotlar, karmaşık cinsel hastalıkların tedavisinde birer araç olabilirler. Bunun yanında robotların insanların en karanlık gudulerini tatmin etmesi de mumkun gozukuyor.
Ancak bu durum kamuoyunda ve uzmanlarda endişe uyandırıyor. Bu gelişmeler insan vucudunun robotlarla girişeceği ilk cinsel birlikteliğin ayak sesleri olabilir mi? Eğer makinelere şiddet uygulanmasına izin verilirse, insanlar gerçek partnerleriyle bir araya geldiklerinde kendilerini kontrol edebilirler mi?
Seks robotlarına karşı 2015 yılında yurutulen protestoda, bu tur bir otomatizm ortamı yaratmadan evvel ahlaki kaygıların goz onunde buldurulması gerektiği savunuldu. Eylemciler bu sektoru, insanlık için buyuk bir tehlike olarak goruyor. Bu gelişme sonucunda toplumsal eşitsizlik, kıtlık ve şiddetin artacağı; insanların birbirleriyle empati kurma yetilernin ise koreleceği duşunuluyor.
YALNIZCA B İR SEKS OYUNCAĞI OLARAK KALABİLİRLER
Manitoba Üniversitesi'nden Kanadalı filozof Neil Macarthur ve Nevada Üniversitesi'nden Amerikan psikolog Mark Twist, yeni gelişen bir dizi toplumsal olgu uzerine çalışıyor: Cinsel davranışlarını teknoloji ile destekleyen insanlar robotlarla birliktelik kurmayı tercih ediyor. Bu tur insanlara 'dijiseksuel' deniliyor. Bunun yanı sıra, medyada 'roboseksuel' ifadesi de kullanılmakta.
Bilim insanları, dijital cinselliği iki farklı kategoriye ayırıyor. Bunlardan ilki; insanların birbirleriyle iletişim kurmasına aracılık eden program, site, uygulama ve cihazlar. Bunlar aracılığıyla insanlar, flortleşmek, goruntulu konuşmak ve sanal seks avatarları içeren oyunlar oynamak gibi birçok imkana sahip oluyor. Bu kategoride teknoloji, yalnızca iki gerçek insanı birbiriyle buluşturan bir araç gorevi goruyor.
Ancak ikinci kategoride durum çok daha farklı. Sanal gerçeklik gozlukleri ve seks robotları işi çok daha ileri bir boyuta taşıyabilir zira insanların cinsel gereksinimleri karşılamak için gerçek bir partnere ihtiyaçları yok. Gelişmekte olan bu sektor, gerçek insanlar arasındaki ilişkilerin pabucunu dama atmaya hazırlanıyor. Üstelik MacArthur ve Twist, bunun çok da uzak olmadığını duşunuyor.
Araştırmacılar dijital cinselliğin kaderini henuz tam manasıyla ongoremiyor. Robot partnerler yalnızca seks oyuncağı ve fetiş olarak da kalabilirler. Zira toplumun tutumu hala pek olumlu değil. Doktorlar roboseksuelliğin ne anlama geldiğine dair henuz bilinçli değil, ancak bu durum gelecek yıllarda değişebilir.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.