Özet (TL;DR) @ 2019-02-01T15:19:00.000Z: 2013 yılından beri Pasifik'te yer alan Manus Adası'nda bir gözaltı merkezinde tutulan İranlı Kürt mülteci Behrouz Boochani, cep telefonuyla yazdığı kitabıyla Avustralya'nın en prestijli ödüllerinden…
Yaşam
15:19 01.02.2019(Guncellendi 15:24 01.02.2019) URL'yi kısaltın
2013 yılından beri Pasifik'te yer alan Manus Adası'nda bir gozaltı merkezinde tutulan İranlı Kurt multeci Behrouz Boochani, cep telefonuyla yazdığı kitabıyla Avustralya'nın en prestijli odullerinden Victoria Edebiyat Ödulu'nu kazandı.
Boochani, Farsça olarak yazdığı kitabın bolumlerini İngilizceye çevirmesi için WhatsApp uzerinden Avustralya'daki İranlı bir mutercime gonderdi ve girmesine izin verilmeyen Avustralya'da ulkenin saygın odullerinden Victoria Edebiyat Ödulu'ne layık goruldu.
Yazar ayrıca katıldığı yarışmada birinci olduğu için 100 bin Avustralya dolarının (72 bin Amerikan doları) da sahibi oldu.
"No Friend But the Mountains: Writing from Manus Prison" (Dağlardan başka dost yok: Manus cezaevinden notlar) isimli kitabıyla dikkatleri uzerine çeken Boochani, hayat hikayesiyle de kamuoyunda şaşkınlık yarattı.
AVUSTRALYA 'YA ALINMADI
2013 yılına kadar İran'ın İlam kentinde yaşayan 36 yaşındaki Boochani, kurucusu olduğu Kurtçe edebiyat dergisi Werya'nın burosuna İran rejimine bağlı paramiliterler tarafından baskınlar gerçekleştirilip, hakkında tutuklama kararı çıkartılınca ulkeyi terk etmek zorunda kaldı.
Boochani, bunun uzerine Avustralya'ya gitmek için yola çıktı ancak sığınma başvurusu Melbourne yonetimi tarafından kabul edilmeyince Avustralya hukumeti tarafından Manus Adası'ndaki gozaltı merkezine gonderildi.
Adada multeciler, işlemleri tamamlanıncaya kadar bu ve benzeri denizaşırı gozaltı merkezlerinde dunyadan soyutlanmış bir şekilde tutuluyor.Bazı multecilerin başvurusu reddedildiği için tekrar geldikleri ulkelere geri gonderiliyorlar.
Ö DÜLÜNÜ ALMAYA GİDEMEYECEK
Melbourne'deki odul torenine katılamayan Boochani, "Ne diyeceğimi bilmiyorum. Bu kitabı odul kazanmak için yazmamıştım" diye konuştu.
"Benim hedefim her zaman için Manus ve Nauru'da bu sistemin masum insanlara son altı yıldır sistematik bir şekilde işkence ettiğini Avustralya ve dunyadaki halkların derinden anlamasını sağlamaktı" diyen Boochani, sozlerini şoyle surdurdu:
"Bu odulun içinde bulunduğumuz duruma daha fazla dikkat çekeceğini, değişim yaratacağını ve bu barbar politikayı sonlandıracağını umuyorum."
WhatsApp'ın adete ofisi gibi olduğunu soyleyen yazar "Kağıtlara yazmıyordum çunku gardiyanların almasından ya da başka bir şekilde yazdıklarımın kaybolmasından korkuyordum" dedi.
2017 yılında ise Behrouz Boochani'nin, Arash Kamali Sarvestani ile birlikte Manus Adası'ndaki gunlerini konu alan "Chauka, Please Tell Us the Time" adlı bir belgesel yayınlanmıştı.
Boochani'nin ayrıca daha once İngiliz gazetesi The Guardin'a yazdığı da biliniyor.
Manus Adası'nda kaldığı sure içerisinde multeci haklarıyla ilgili Avustralya hukumetini eleştiren yorumlarıyla one çıkan gazeteci Boochani, Twitter hesabından kaldığı adayı 'Manus Cezaevi' olarak tanımlıyor.
Why is Manus Prison Theory important? And why is in-depth historical research necessary? Manus & Nauru are vivid mirror-images of neocolonialism; a horrifying monster with a face that even frightens itself.#Manus
-- Behrouz Boochani (@BehrouzBoochani) January 10, 2019
Avustralya'nın sert multeci politikaları sık sık diğer ulkeler tarafından da eleştiriliyor. Zira,yasalara gore, ulkeye deniz yoluyla gelmek 'ulkeye ulaşmak için tehlikeli girişimde bulunmak' olarak değerlendiriliyor ve bu şekilde gelen multeciler Avustralya'ya asla yerleştirilmiyor.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.