Özet (TL;DR) @ 2019-01-30T22:13:00.000Z: Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton'un basın toplantısı sırasında elinde tuttuğu defterdeki “5000 asker Kolombiya’ya” yazılı notu hararetli tartışmalara neden oldu. RIA Novosti köşe…
Beyaz Saray Ulusal Guvenlik Danışmanı John Bolton'un basın toplantısı sırasında elinde tuttuğu defterdeki "5000 asker Kolombiya'ya" yazılı notu hararetli tartışmalara neden oldu. RIA Novosti koşe yazarı İrina Alksnis, "Washington'un Venezuella'daki krize askeri mudahale planının Bolton tarafından sızdırılması ne kadar tesaduf olabilir?" diye sordu.
Durumun gerçekten de kasıtlı gorunduğunu kaydeden Rus gazeteci, Bolton'un defterini ozellikle içindeki ifadelerinin gazeteciler tarafından fark edilmesi için o şekilde tuttuğu vurguladı.
Alksnis, RIA Novosti için kaleme aldığı koşe yazısında, bu konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu:
''Venezuella'daki mevcut durumda, hukumet karşıtı guçlere desteğin sağlanması konusunda kilit ulkenin Kolombiya olduğu dikkate alındığında, oraya Amerikan askerlerinin gonderilmesi, ABD'nin alışık olduğu istenmeyen rejimleri değiştirme metotlarına başvurmaya hazır olduğunun açık bir ipucu olarak gorunuyor. Soz konusunun, yarım asırdır ABD'nin malikanesi ve 'arka bahçe' muamelesi yaptığı ve amaçlar veya yontemler anlamında kurallara gore oynamamaya alıştığı Latin Amerika olduğu dikkate alındığında ise bu tahmin çok gerçekçi gorunuyor.
' ABD, VENEZÜELLA'DA İKTİDAR DEĞİŞİMİ İÇİN ASKERİ SEÇENEK ÜZERİNDE ÇALIŞIYOR'
Washington'un, Caracas'a yonelik "tum seçeneklerin masada olduğu" yonundeki resmi açıklamaları da bariz şekilde iki anlamlı, daha doğrusu, Amerikan yonetiminin aktif olarak Venezuella'da iktidar değişimi için askeri guç kullanılması seçeneği uzerinde çalıştığını şeffaf bir şekilde ortaya koyuyor.
Bu tur mesajların hedefinde kimlerin olduğu ise ayrı bir konu. Muhtemelen, oncelikle ABD içindeki kamuoyu yoklanıyor. Diğer ulkelere demokrasi dersi vermeme ve her tarakta bezi olmama vaadinin, Donald Trump'ın seçim kampanyasının anahtar maddelerinden biri olduğu hesaba katılırsa bu ihtimal guçleniyor.
Amerikalıların bu notla, Venezuella'da meşru yonetime sadık ordunun moralini bozmaya çalıştığı ihtimali de dışlanmamalı. ABD'nin askeri gucuyle karşı karşıya kalma ihtimali, birçok ordunun dengesini bozabilir.
' ABD, VENEZÜELLA'NIN PARTNERLERİNE BASKI YAPIYOR'
Belki de ABD, bu tur mesajlarla Venezuella'nın partnerlerine baskı yapıyor ve onları Maduro'nun devrilmesinin kaçınılmazlığı ile korkutmaya çalışıyor.
Buyuk olasılıkla soz konusu olan bu uç faktorun kombinasyonu ve Washington'un tek taşla birçok kuş vurma çabasıdır.
Ancak bu durumun, uzmanların gozunden kaçan bir başka yonu de var: Venezuella'ya askeri mudahale çabası, beraberinde ABD için buyuk riskler taşıyor.
' ABD'NİN TEHDİTLERİ ÖLÜMCÜL OLMAKTAN ÇIKTI'
Sorun şu ki, 1999 veya 2009'da değiliz. ABD'nin askeri mudahale tehdidi olumcul olmaktan çıktı.
Mesele sadece işgal ettiği bir yığın ulkede batan Amerikalılar, 20 yıl oncekinden çok daha az etkileyici ve yenilmez gorunmesi değil. Dunyanın son yıllarda, Amerikalılara ve genel olarak Batı'ya karşı nasıl direnip zafer elde edilebileceğinin bariz bir orneğini gormesi daha onemli. Elbette soz konusu olan Suriye'dir. Moskova, Şam'a destek çıktı ve sadece bu ulkede değil tum Ortadoğu bolgesindeki durumu onemli olçude değiştirerek istediğini elde etti.
Oysa dunya genelinde bu zaman içinde birkaç bolgesel ve kuresel aktor daha guçlenerek kendini bu rolde denemekten hiç ama hiç çekinmiyor. Eğer Devlet Başkanı Maduro, Kolombiya veya Amerikan olsun dış mudahaleyi puskurmek için yardım isterse bunu yapmak isteyecek ulkelerin ortaya çıkacağı ihtimali goz ardı edilmemeli.
ABD'nin Venezuella'ya karşı askeri guç kullanmasını engelleyen en buyuk sorun da bu. ABD, direnilmesi yararsız ve anlamsız olan yenilmez guç statusunu kaybetti. Aksine son zamanların birkaç orneği (Suriye, Kuzey Kore veya İran) şunu gosterdi ki, ilk bakışta Batı'nın sert ekonomik, politik ve askeri baskısı karşısında ayakta duramayacak gibi gorunen bir ulke ne kadar sert ve uzlaşmaz konum alırsa bunu başarma şansı o kadar yuksek olur.
Bu tur ornekler, ABD'nin "her zaman ve her yerden zaferle ayrılan" gezegenin en buyuk askeri gucu imajı için tehlikeli şekilde çoğalıyor.
' ABD, YENİLGİYİ DE HESAPLAMAK ZORUNDA'
Yani Washington, Venezuella'nın iç işlerine askeri mudahale seçeneği uzerinde çalışırken Maduro'nun ayakta kalma, Amerikan ve yandaş guçlerin ise askeri yenilgi alma ihtimalini de ciddi bir şekilde hesaplamak zorunda. Soz konusunun Latin Amerika olduğu dikkate alındığında ise boyle bir sonuç, dunya lideri imajına darbe çok ağır olacak ve ABD'nin super guç statusunu kaybetme surecine buyuk katkıda bulunacak.
Boylelikle Bolton'un bu 'sızdırması' ve Washington'un, Venezuella'ya askeri operasyon hazırlığı yapıldığı yonunde açık ipuçları sadece blof olduğu ve ABD'nin bu blofu, Venezuella'da iktidar değişimi için yeterli gorduğu ihtimali çok yuksek.
Sorun şu ki bu ipuçları, mevcut durumu hiç de iyileştirmiyor, çunku ABD'nin mevcut idaresi, gerçek adımlar atmadan yanakları şişirmeye eğilimli olduğunu defalarca sergiledi. Kuzey Kore ve Suriye'ye yonelik benzer çabalar hala hafızalarda taze kalıyor. Bu ulkelere yonelik dile getirilen sayısız tehdit ve uyarı gerçekten hiçbir eyleme yol açmamıştı. Venezuella'nın ismi de ABD'nin bu 'siciline' dahil edilebilir''.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.