Özet (TL;DR) @ 2019-01-29T15:00:00.000Z: CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, "CHP'nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı üzerinden 12 Eylül darbesinde CHP'nin tutumunu ağzına almak ya da buradan Tunç Soyer'e dil uzatmak, hiç kimsenin haddi…
Politika
15:00 29.01.2019(Guncellendi 16:37 29.01.2019) URL'yi kısaltın
CHP Grup Başkanvekili Özgur Özel, "CHP'nin İzmir Buyukşehir Belediye Başkan adayı uzerinden 12 Eylul darbesinde CHP'nin tutumunu ağzına almak ya da buradan Tunç Soyer'e dil uzatmak, hiç kimsenin haddi değildir" dedi.
Özel, yaptığı yazılı açıklamada MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, Soyer'e yonelik değerlendirmelerde bulunmak yerine Soyer'in babası Nurettin Soyer'e saldırmayı tercih ettiğini belirtti.
Nurettin Soyer'in, gorev suresi boyunca aldığı çoğu kararla bir grup açısından kahraman, aldığı bazı kararlar nedeniyle toplumun bir kesimi açısından eleştiri konusu olabileceğini ifade eden Özel, ancak bunların hiçbirisinin yaklaşan 31 Mart yerel seçimleriyle ilgisi bulunmadığına dikkati çekti.
AL İ KEMAL'İN OĞLU ZEKİ KUNERALP ÖRNEĞİ
CHP'yi her donem 'tarihin yanlış tarafında bulunmakla' itham eden Bahçeli'ye bazı tarihi gerçekleri hatırlatma ihtiyacı hissettiklerini vurgulayan Özel, CHP'nin, kurucu genel başkanı Mustafa Kemal Ataturk'un 19 Mayıs 1919'da başlattığı kurtuluş mucadelesinden başlayarak tarihi kararlara onculuk etmiş bir siyasi parti olduğunun altını çıktı.
Özel, CHP'nin tarihinin, İsmet İnonu'nun Johnson mektubuyla, Bulent Ecevit'in afyon ekimine yonelik baskılara boyun eğmeyen tavrıyla ve Deniz Baykal'ın 1 Mart tezkeresindeki dik duruşuyla tertemiz olduğunu belirtti.
CHP'nin, askeri ve sivil tum darbe girişimleriyle mucadele ettiğini, bu çerçevede yoneticilerinin hapiste yattığını, oldurulduğunu, mal varlıklarına el konulduğunu anlatan Özel, "Partimizin İzmir adayı uzerinden 12 Eylul darbesinde partimizin tutumunu ağzına almak ya da buradan Tunç Soyer'e dil uzatmak, hiç kimsenin haddi değildir" değerlendirmesinde bulundu.
Babalarının iş ve işlemleri nedeniyle oğullarının sorumlu tutulamayacağına en iyi orneğin Turkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna muhalif gazeteci Ali Kemal'in oğlu Zeki Kuneralp olduğuna işaret eden Özel, Kuneralp'in Dışişleri Bakanlığı'nın açtığı sınavı kazanmasının ardından, Dışişleri yetkililerinin 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnonu'ye babasının pozisyonunu anımsattığını, İnonu'nun ise "Evlatlar, babalarının yapmış olduğu yanlışlardan sorumlu tutulamazlar" diyerek tepki gosterdiğini anımsattı. Özel, Kuneralp'in, Bern, Londra ve Madrid'de buyukelçilik gorevlerinde bulunduğunu, Turkiye'ye sayısız faydaları dokunmuş bir diplomat olarak emekli olduğunu vurguladı.
' BU DURUMUN EN ÇOK DEVLET BAHÇELİ'NİN İŞİNE GELMEYECEĞİ ORTADADIR'
Özel, şunları kaydetti:
"Bizler eğer babalarının yaptıkları nedeniyle çocuklarını sorumlu tutmaya başlarsak, onların soyadları uzerinden siyaseti kurgularsak, halen siyasette bulunan ve babaları hakkında çeşitli iddia ve ithamlar olan onlarca ismi tartışmaya açarız. Bu durumun en çok Devlet Bahçeli'nin işine gelmeyeceği ortadadır.
O zaman orneğin 'Turkeş ismi ancak MHP'de ve ulkucu harekette anlamlıdır. Soyadı Turkeş de olsa, Tayyip'in yanına giden ancak kendi govdesini goturecektir' diyerek Tuğrul Turkeş'in AK Parti'ye gitmesine 2015'te tepki gosteren bir siyasi partinin topyekun bir biçimde AK Parti'ye bitiştirilmesi konusunu gundeme getirmemiz gerekecektir. Eğer Bahçeli, 12 Eylul askeri darbesiyle samimi bir hesaplaşma istiyorsa, yuzleşmeye 12 Eylul darbesini gerçekleştiren Kenan Evren'e, 'Paşam, sizin zamanınızda ben olacaktım ki İstanbul'u desteğinizle uçururdum. Paşam, bu ulkenin sizin gibilere ihtiyacı var' diyecek kadar hayran olan yeni ortağı AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan başlamasını tavsiye ederiz.
Bahçeli bir savcıyla uğraşmaya bu kadar meraklıysa, bu ulkenin yurtseverlerine kumpas kurulan Ergenekon ve Balyoz davalarının siyasi savcısı Recep Tayyip Erdoğan ile uğraşmalıdır. Sonuçlarından yararlanılan 15 Temmuz darbe girişiminin siyasi ayağını çıkartmamaya ozen gosteren yeni ortaklarına soz geçirmeye çalışmalıdır.
Turkiye Cumhuriyeti, tarihiyle, o tarihin karanlık yonleriyle ve aktorleriyle elbette yuzleşmelidir ve bu yuzleşmeye en samimi katkıyı yapmaya da CHP hazırdır. Bu surece halen aydınlatılamayan ve Turkiye'nin bir donemine damga vuran faili meçhul cinayetlerin arkasındaki ilişki ağlarının ortaya çıkarılmasıyla başlanması onerimizdir. Ancak Bahçeli adeta bir siyasi kan davası mantığıyla hareket ederek, Turkiye siyasetini çıkmaz bir sokağa, bir kısır tartışmanın gobeğine çekmeye çalışmaktadır."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.