Özet (TL;DR) @ 2019-01-29T15:55:00.000Z: CHP, gelinen noktada Suriye sorunun çözümü için 7 maddelik yol haritası açıkladı. Buna göre, Türkiye, Suriye yönetimi ile en kısa zamanda temas kurmalı, güvenli bölge oluşturulması tartışmalarına…



Goruş

15:55 29.01.2019(Guncellendi 15:56 29.01.2019) URL'yi kısaltın

CHP, gelinen noktada Suriye sorunun çozumu için 7 maddelik yol haritası açıkladı. Buna gore, Turkiye, Suriye yonetimi ile en kısa zamanda temas kurmalı, guvenli bolge oluşturulması tartışmalarına taraf olunmamalı ve Suriye Kurtleri ile Şam yonetimi arasındaki diyaloğu desteklemeli, Suriye'de yeni anayasa yapım surecine yapıcı katkı vermeli.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Ahmet Ünal Çevikoz, TBMM'de yaptığı açıklamada, Suriye ile ilgili son gelişmeleri ve tartışmaları değerlendirdi. Çevikoz, Suriye sorununun çozumune ilişkin partisinin 7 maddelik yol haritasını ise şoyle açıkladı:

' TÜRKİYE, SURİYE YÖNETİMİ İLE EN KISA ZAMANDA TEMAS KURMALI'

- Turkiye, Suriye yonetimi ile en kısa zamanda temas kurmalı, Suriye'nin toprak butunluğune ve egemenliğine verdiği desteği ve duyduğu saygıyı açıkça belirtmelidir. Şam yonetimi ile ABD dahil herkes goruşurken, Suriye'nin en onemli komşusu olan Turkiye'nin bunu yapmamasının ulusal çıkarlarımız açısından makul ve geçerli hiçbir nedeni yoktur. İleride koşullar değiştiğinde yine aynı coğrafyada komşu olarak yaşamaya devam edeceğimiz Suriye ile hasım değil dost olarak kalmak ulkemizin guvenliği ve bolgemizin istikrarı için kritik onemdedir.

' GÜVENLİ BÖLGE OLUŞTURULMASI TARTIŞMALARINA TARAF OLUNMAMALI'

- Suriye toprakları uzerinde bir guvenli bolge oluşturulması tartışmalarına taraf olunmamalıdır. Birleşmiş Milletler Guvenlik Konseyi kararına veya Suriye devletinin davetine dayanmaksızın kurulacak bir guvenli bolge hukuki temelden yoksun olacaktır. Uluslararası hukuka uygun olmayan, dolayısıyla meşru olmayan boyle bir durumda, soz konusu bolgede yaşanacak her turlu ihlal ve suçlardan bu bolgede silahlı unsurlar bulunduran ulkeler sorumlu tutulacaktır. Ayrıca, boyle bir bolgenin kurulması, ulkede devam eden çatışmaları uzatacak ve Suriye'nin siyasi birliğinin ve toprak butunluğunun korunmasını zorlaştıracaktır.

' SURİYE'DE BİR GÜVENLİ BÖLGE OLUŞTURLAMASINA GEREK DE YOKTUR'

-- Esasen, Suriye'de bir guvenli bolge oluşturulmasına gerek de yoktur. Suriye toprakları uzerinde guvenliğin sağlanması Suriye yonetiminin sorumluluğunda olmalıdır. Suriye ordusu soz konusu bolgede kontrolu sağladığında o topraklar zaten guvenli hale gelecektir. Turkiye'nin duşunmesi ve planlaması gereken Suriye topraklarında daha çok askeri varlık oluşturmak değil Suriye'den guvenli bir çıkış stratejisi geliştirmek olmalıdır.

' SURİYE KÜRTLERİ İLE ŞAM YÖNETİMİ ARASINDAKİ DİYALOK DESTEKLENMELİ'

- Turkiye, Suriye Kurtleri ile Şam yonetimi arasındaki diyaloğu desteklemeli ve Suriye'de yeni anayasa yapım surecine yapıcı katkı vermelidir. Suriye'nin iç barışının sağlanması ertesinde, Kurtlerin Suriye'nin bir unsuru olarak Suriye yonetimiyle uyum içinde yaşamlarını surdurmeleri ulkenin birlik, butunluk ve huzuru bakımından şarttır. Suriye halkının butun unsurlarıyla huzurlu olması, Turkiye'nin Kurt sorunu açısından da olumlu yansıma sağlayacaktır. Sadece Suriye'de değil, bolgemizdeki tum Kurtlere guven telkin etmek en once ve en çok Turkiye'nin gorevi olmalıdır.

' ŞAM YÖNETİMİNİN İDLİB'TEKİ CİHATÇI ÖRGÜTLERE KARŞI SESSİS KALMAYACAĞI GERÇEĞİNE UYGUN SİYASET GELİŞTİRİLMELİ'

-- Turkiye, Astana ve Soçi sureçleri doğrultusunda İdlib'de ustlenmiş olduğu gorevin en kısa zamanda gerçekleşmesi için Rusya, İran ve Suriye yonetimleriyle işbirliği içinde çalışmalarını hızlandırmalıdır. Bu konuda giderek artan eleştiriler, Turkiye'nin bu gorevi yerine getirme bakımından henuz yeterince guven veremediğini gostermektedir. Turkiye, Şam yonetiminin İdlib'deki cihatçı orgutlere karşı sessiz kalmayacağı gerçeğine uygun bir siyaset geliştirmelidir. Suriye tarafından İdlib'e yonelik bir askeri mudahale ihtimali giderek artmaktadır. Boyle bir gelişme, bir yandan Turkiye'ye karşı yeni bir goç dalgasını tetikleyebilecek, bir yandan da terorist unsurların Turkiye'ye sızma riskini artıracaktır. Bu tehlike ve riskleri onlemenin de yolu yine Şam yonetimi ile diyalog kurulmasından geçmektedir.

' BU HUSUSLAR ADANA MUTABAKATI VE 2010'DA İMZALANAN ANLAŞMA İLE MÜMKÜN OLUR'

- Tum bu hususlar, 1998 yılında imzalanan Adana Mutabakatı ve bu mutabakatı geliştirmek ve yenilemek için 2010 yılının sonunda Turkiye ile Suriye Dışişleri Bakanları tarafından imzalanan Teror ve Teror Örgutlerine Karşı Ortak İşbirliği Anlaşması'nın işletilmesi ile mumkun olacaktır. Bu işbirliği surecinin ruhuna uygun hareket edildiği takdirde, iki ulke arasındaki guven bunalımının da ortadan kalkacağı açıktır.

' SURİYE GİBİ İRAN DA TÜRKİYE'NİN BARIŞ İÇİNDE YAŞAMASI GEREKEN BİR KOMŞUDUR'

-- Suriye'den başlamak uzere, bolgemizde artan şekilde hissedilen İran'ın çevrelenmesi politikaları Turkiye'nin taraf olmaması gereken gelişmelerdir. İran'a karşı izlenmekte olan politikalar bolgeyi derin ve kalıcı istikrarsızlığa mahkum edecektir. Suriye gibi İran da Turkiye'nin barış içinde bir arada yaşaması gereken onemli bir komşusudur.