Özet (TL;DR) @ 2019-01-28T16:32:00.000Z: Habertürk yazarı Oray Eğin, ‘Müslüman ama solcu' başlıklı yazısında, "Kılıçdaroğlu'nun İmamoğlu'nu hizmetleri veya kapasitesinden değil sadece adı için seçtiğine iddiaya girerim" ifadelerini kullandı.



Haberturk yazarı Oray Eğin, 'Musluman ama solcu' başlıklı yazısında, "Kılıçdaroğlu'nun İmamoğlu'nu hizmetleri veya kapasitesinden değil sadece adı için seçtiğine iddiaya girerim" ifadelerini kullandı.

Eğin'in yazısı şoyle:

"Aslında buyukşehir belediye başkanlığına aday olmadan once Ekrem İmamoğlu'na karşı hislerim herhangi bir ilçe belediye başkanına kıyasla daha olumluydu. Uzaktan bir Mustafa Sarıgul'e benzemiyor mesela. CHP'nin hiçbir iş yapmaz ama şaibeye bulaşan Çeşme, Beşiktaş ya da Ataşehir'deki başkanlarıyla da alakası yok gibi. Dahası, ustunkoru baktığımda Beylikduzu'nde iyi işler başarmış gibi.

Sonra, kendisinin de pek gonullu olmadığı ve alelacele hazırlanan buyukşehir adaylığı geldi. Kemal Kılıçdaroğlu'nun hizmetlerinden ya da kapasitesinden dolayı değil de sadece adından dolayı onu aday gosterdiğine iddiaya girerim. Tıpkı Ekmeleddin İhsanoğlu gibi bir "Diet Cola" aday arayışına taktı çunku CHP genel başkanının, "İmamoğlu" soyadında bir adayla da seçime girmesinin altında da hiçbir zaman gerçekleşmeyecek sağdan oy alma hayali var.

TUTMAYAN TAKT İK: PARTİ HEM İSTANBUL'U KAYBEDECEK HEM DE İMAMOĞLU ŞAHSİ OLARAK SİYASETTE YARA ALACAK

Geçenlerde İmamoğlu hakkındaki bir biyografi video'suna denk geldim; belli ki destekçileri hazırlamış. Ne yalan soyleyeyim, Kıbrıs'ta universite okumak gibi zayıf noktalarla çok parlak gozukmuyor kağıt uzerindeki CV'si. Ama beni asıl rahatsız eden beş dakika içinde defalarca ustune basa basa dindarlığının dile getirilmesi oldu… Dindarlığı değil, dindarlığının siyaset malzemesi olarak kullanılması. Daha da rahatsız edici olan her dindar vurgusunun ardından "Aynı zamanda da sosyal demokrasiye gonul vermiş" ifadesinin dengeleyici unsur olarak aralara serpilmesi.

Ancak insan dindar ya da sosyal demokrat olmasa bunlar boyle sık vurgular halbuki. Karikaturu çizilse rakı şişesine benzetilecek Muharrem İnce'de de bu mesaj denenmişti, tutmadı. Ekrem İmamoğlu'nda da tutmayacak. Parti hem İstanbul'u kaybedecek hem de İmamoğlu şahsi olarak siyasette yara alacak.

' MÜSLÜMAN AMA SOLCU MESAJININ TALİHSİZLİĞİ DE KARŞISINDA BİNALİ YILDIRIM GİBİ UZLAŞMACI, KAVGADAN UZAK BİR ADAYIN OLMASI'

Aynı yanlışı uç kere ust uste yapmaya ne deniyordu; hatırlatırsanız sevinirim.

Zaten bu "Musluman ama solcu" mesajının talihsizliği de karşısında Binali Yıldırım gibi uzlaşmacı, kavgadan uzak bir adayın olması. Sağdan oy almayı bekleyen CHP için daha da buyuk bir kabus Yıldırım'ın "soldan" (daha doğrusu merkezden) oy alabilme ihtimali.

90'lı yıllarda kendilerini solcu tanımlayan, ama dini inancı da olan, tam da Ekrem İmamoğlu'nun çizmeye çalıştığı profildeki tanıdıklarım Refah Partisi'ne oy vermişti belediye seçimlerinde. Sorduğumda gerekçeleri hizmetlerin aksamamasıydı. O zamanlar da Turkiye bu kadar bolunmuştu. Hangi İslamcı marketlerden alışveriş yapmamamız gerektiğine dair listeler bile dolaşıyordu.

' SEÇMEN AK PARTİ İKTİDARINDA BÜYÜK BİR ŞEHRİ BAŞKA BİR PARTİNİN ALMASININ AKSATMAYA YOL AÇABİLECEĞİNİ DE DÜŞÜNEBİLİR'

Bugun de ideolojik anlamda iki partiye de oy veren bir kesim elbette var, ama belirleyici oy belediye hizmetlerine gore muhrunu basacak seçmen bloklarına ait. Ulaştırma bakanlığı, başbakanlık gibi geçmişi bulunan ve "yapan adam" imajına Binali Yıldırım'ın bu açıdan da net bir ustunluğu var. Dahası, seçmen AK Parti iktidarında buyuk bir şehri başka bir partinin almasının aksatmaya yol açabileceğini de duşunebilir.

ZAMANIN RUHUNU OKUYAMAMAK

Ekrem İmamoğlu'nun bu aşamadan sonra, bu kadar kısa sure kalmışken yeni bir soylem geliştirip ruzgarı dondurmesine de imkan var mı? Bilmiyorum. Demirel'in dediği gibi 24 saat Turkiye'de çok uzun bir sure ama pek ihtimal vermiyorum.

Çunku CHP'nin bireyleri de aşan, genel başkanların da otesinde genetiğine işlemiş engelli bir tarafı var. Parti adeta Turkiye'deki değişim ruzgarlarını, talebi, ulkenin sosyolojisini okumamaya programlanmış. Bir yanda sosyal medyada başortusunu açan kadınlar seslerini yukseltiyor, diğer yanda İslamcı mahallede deizm tartışmaları yaşanıyor. Hayrettin Karaman yeni neslin inançsızlığından endişe ediyor mesela; Abdurrahman Dilipak ise marijuana'nın faydalarını yazıyor. Zamanın ruhu Turkiye'yi hiç beklemediği bir donuşume surukluyor ve toplumun onderi olması gereken sol siyaset farkında değil.

Cumhurbaşkanlığı seçiminden once "Muharrem İnce'nin tıbbı marijuana, Meral Akşener'in evlilik eşitliği hakkında bir fikri var mı" diye sormuştum. İşte, uzerinden bir sene geçmeden geldi bu sorulardan biri gundemimiz oldu.

Üstunkoru saydığım bugunku ornekler de birer değişim işareti, onumuzdeki donemde hayatı da siyaseti de belirleyecek tartışmalar. Bu değişimi okuyamayan CHP hala "Musluman ama solcu" diye İstanbul'da oy toplamaya çalışıyorsa…

Ne diyeyim, bu partiye umut bağlayanlara yazık."