Özet (TL;DR) @ 2019-01-29T09:12:00.000Z: MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Venezüella'da yaşananlara ilişkin olarak “Biz, bunlara rıza gösterirsek Türkiye’nin de başına bela olurlar. Yarın Türkiye’de de, ‘Ben sizi tanımıyorum. Kemal…



MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Venezuella'da yaşananlara ilişkin olarak "Biz, bunlara rıza gosterirsek Turkiye'nin de başına bela olurlar. Yarın Turkiye'de de, 'Ben sizi tanımıyorum. Kemal Kılıçdaroğlu'nu kabul ediyorum' derse ne yapacağız?" dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ABD Başkanı Donald Trump'ın, Venezuella Ulusal Meclis Başkanı Juan Guaido'yu ulkenin 'geçici devlet başkanı' olarak tanımasına tepki gosterdi.

Milliyet'ten Ömer Yılmaz'ın haberine gore Bahçeli, "Eğer ABD Venezuela'daki gibi yarın Turkiye'de de, 'ben sizi tanımıyorum, Kemal Kılıçdaroğlu'nu kabul ediyorum' derse ne yapacağız? Risk burada. Biz de buna rıza gostermeyeceğiz. Bunlara rıza gosterirsek Turkiye'nin de başına bela olurlar" dedi.

Bahçeli, İstanbul ziyareti donuşu mola yerinde bazı gazetecilerle sohbetinde ozetle şu mesajları verdi:

' İNSANLIĞIN HUZURU' PROJESİ

- (Maduro'ya darbe) Ben diyorum ki; artık her turlu duşunce insanı, farklı ideolojiye sahip bilim insanları, ulke yoneticileri, 'insanlığın huzuru'nu sağlayabilecek bir siyasal projeye hazır olmalı. Bu proje insanlığın huzurunu sağlasın. Barıştı, demokrasiydi, şuydu buydu bunlar alt soylemler. Ne yaparsanız yapın demokrasi adına yapılıyor ve demokrasi adına yapılan bir mudahalede kan akıyor, darbeler yapılıyor.

' İSTEMESE DE İÇ SAVAŞ'

-- 21. yuzyılın sonuna doğru yaklaşırken bir 'insanlığın huzuru' projesi nasıl olacak? Burada ABD'ye gelişi guzel bir misyon yukleyemezsiniz. Eğer rejim ve bazı temel kavramlarla çatışan bir yonetim oluşmuş ise o zaman dunyadaki kuresel guçler, demokrasinin gelişmesine, demokratik kulturun artmasına ve demokrasi yoluyla iktidarların yeniden yonetilmesi veya yonlendirilmesine fırsat tanıyan gayretler içerisinde olmalıdır. Ama Venezuela'da, 'ben seni değil bunu tanıyorum' diyor. Her iki taraf da sokağa çıkıyor. Ne olacak? (İç savaş mı?) İstese de istemese de olacak. ABD burada netice alırsa ne olacak? İnsan hakları, demokrasi, self determinasyon açısından sorgulanması lazım. Bir ulkeye değişik yontemlerle mudahale veya uluslararası yasalar açısından sorgulanması lazım. Kendisi gibi seçimle gelmiş olanları katledecek bir politika takip ediyor. Bu yanlıştan insanlığı, ulkeleri kurtarmak lazım.

' TRUMP 'KILIÇDAROĞLU' DERSE'

-- (Turkiye için Maduro'nun yaşadığı gibi bir risk goruyor musunuz?) Bir cumle soyleyeceğim başlık atacaksınız. Başlığa gelelim: Eğer ABD, Venezuela'da Maduro'nun karşısındaki bir muhalefete, 'ben bundan sonra seni tanıyorum' der, buna da Turkiye rıza gosterir, komşu ulkeler, Avrupa ve AB rıza gosterir ise yarın Turkiye'de de, 'Ben sizi tanımıyorum. Kemal Kılıçdaroğlu'nu kabul ediyorum' derse ne yapacağız! 'Kemal Kılıçdaroğlu'nu gorevlendirdim ben bu konuda' dediği zaman CHP'nin ust yonetimi Maduro için soylemedikleri sozleri bundan sonra nasıl kullanacaklar? Risk burada. Ne yapacağız? Trump bunu istedi diye CHP'liler sarı gomlekliler mi, kırmızı gomlekliler mi yoksa başka bir şey mi sokağa dokuldu, biz de buna rıza mı gostereceğiz? Diyelim ki Trump sabah kalktı; baktı ki hava bulutlu, şiddetli hortumlar var. Onun tesiri altında kaldı. Twit'in başına geçti, 'Turkiye'de Kemal Kılıçdaroğlu'nun ulke yonetimine geçmesinde Amerika ve Turkiye menfaatleri açısında fayda goruyoruz. Yonetim değişsin Kemal Kılıçdaroğlu olsun' dediği taktirde ne yapacak CHP'liler? Kemal Bey bu soylediklerime alınganlık gostermemeli. 'Hepimiz birlikte milli bir duruş sergilemeliyiz' demeli.

' İNCE'Yİ Mİ GÖREVLENDİRECEK?'

-- (Onun için mi surekli beka vurgusu yapıyorsunuz?) İşte biz bunların hepsini bir beka meselesi olarak goruyoruz. Bir tane çok ince akıllı, o da bizim karşımıza zeka sorunu olarak çıkıyor. Hadi diyelim ki muhalefeti çok yoğun olarak sokağa taşıdı. Trump, Muharrem İnce'yi mi gorevlendirecek?

' SOYER'İ ÜLKÜCÜ DE DEVRİMCİ DE İSTEMEZ'

-- (Tunç Soyer'in CHP adayı olması) Siyasi hayatımızda, 12 Eylul'de herkesin uzerinde olumsuz kararları bulunan bir kişinin (12 Eylul donemi Savcısı Nurettin Soyer) evladını sen İzmir'e aday gosteriyorsun? Bu ismi ulkucu kimliği taşıyan hiç kimse kabul edemez. Onu belediye başkanı olarak gormez. Devrimci olan hiç kimse bunu kabul edemez. Kim kabul edebilir, 12 Eylul'un bir avuç yandaşı bunu kabul eder. ABD'ye veya başka bir ulkeye kaçan savcılar var mesela Zekeriya Öz. Turkiye'ye gelse, FETÖ'nun bir partisi olmasa hangi parti alıp bunu aday gosterebilir. Boyle şey olur mu? İçişlerine karışamayız, istediğini yapar da siyaseten baktığınız vakit herhalde kime ne hizmet ediyorlar?

' KEMALİSTLERİN SORGULAMASI LAZIM'

- Siz kalkacaksınız 12 Eylul'u yargılayacaksınız, apoletlerini sokeceksiniz. Sonra belli bir doneme geleceksiniz. Hepsi hayatlarını kaybetmiş hakkın rahmetine kavuşmuş insanlar. Onlara karşı onemli duruşlar sergilediniz. Şimdi kalkıyorsunuz onların savcısının oğlunu aday yapıyorsunuz. Bunun izah edilmesi lazım. Kim izah edecek? Çok konuşan Manisa Milletvekili (Özgur Özel) izah edemez. Ama Ataturkçu, Kemalist, CHP geleneğini, fikrini samimiyetle savunan, demokrasiden yana tavrını koyan insanların bunu sorgulaması lazım. Devrimci hareketin mensupları var. Onlar nasıl kabul edecek? Sadece 'benim savcım Nurettin Soyer değildi' mi diyecek? Peki darbenin bir başka savcısı seni sorguladı ve ağır cezalar verdi, idam etti. İsmi Nurettin Soyer olmadı diye onun oğlunu kabul edeceksin, oburunu bilmem ne yapacaksın? Turkiye'nin esas bu karmaşayı çozmesi lazım. Bu gidişat sağlıklı bir gidişat değil.